Ana içeriğe geç
Sözlük

yetenek ile cümle

yetenek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kölenlerin fiyatları yeteneklerine göre değişmektedir.המחירים השתנו לפי איכות העבד.
Kişinin eğitiminin, çalışmalarının, yeteneklerinin, deneyimlerinin ve potansiyelinin kapsamlı bir özetidir.למצות את יכולת העבודה של האדם, את הכישורים שלו ואת הפוטנציאל שלו.
Oldukça yetenekli bir avcıdır, daha çok irili ufaklı kuşları avlar.הוא מספיק חזק לצוד תן או צבי צעיר.
Emma Goldman'ın sözleriyle "Amerika'nın yetiştirdiği en yetenekli ve keskin zekalı anarşist."דה קלייר הייתה, לפי תיאורה של אמה גולדמן, "האנרכיסטית המחוננת והמבריקה ביותר שאמריקה ראתה".
Bu muhtemelen bir tuzaktı, fakat Jedilar kabiliyetlerinden ve yeteneklerinden hiç şüphe etmiyorlardı.חומר הלימודים היה כלי חשוב בידי המורה, אך לא היה די בכלים משוכללים ובמיומנויות השימוש בהם.
En azından sadece zihni yetenekleri yerine getirebilmelidir.בצורה זו המוח הקטן מאפשר גם למידת מיומנויות מוטוריות.
4 yaşında, yetenekli bir piyanist olan annesinden piyano çalmayı öğrendi.בגיל 4, למד נגינה בפסנתר אצל אמו, שהייתה פסנתרנית מוכשרת.
Yarı Final: Yarışmacılar daha da üstün yetenek göstermek zorundadır.המשמעות היא שהיריבים יצטרכו להתחרות בגובה גבוה יותר.
Fortunato onu hem yetenekli hem de disiplinsiz bir öğrenci olarak görmüştür.כבר בילדותו התגלה הוקינג כתלמיד מוכשר, אך גם כתלמיד עצלן ורשלן, חסר כל משמעת.
Yetenek kullanmak için mana gereklidir.אולם, השימוש בה דורש מיומנות.
Armstrong'un 1920'lerdeki performansı yeteneklerinin sonuna kadar kullanılmasıdır.ביצירתו של ארמסטרונג בשנות ה-20 הוא מתח את יכולותיו לשיא.
Felaket günü cihazları ve atomik süper insanlar yaratmada yetenekli ve tutkuludur.לרוב החשודים, כארגונים מרכזיים ובעלי עוצמה ישנה היכולת וההזדמנות.
Ablası ve kendisinden küçük erkek kardeşi müzik bakımından yetenekliydi.גם אחיו ואחיותיו גילו כשרון מוזיקלי.
Pasif yetenekler ise, mana istemez ve sizin aktifleştirmenize gerek olmayan yeteneklerdir.יש לך יכולות רבות שאינך משתמש בהן ושלא ניצלת לתועלתך.
Bazı yetenekleriyle Davis'e benzer.דומה ביכולות שלו לנאקלס.
Dom Cobb (Leonardo DiCaprio) çok yetenekli bir hırsızdır.לאונרדו דיקפריו - דומיניק "דום" קוב, גנב חלומות מיומן.
Genç ve yetenekli bir sanatçıdır.הוא מוזיקאי מוכשר.
Üstün zekâ ve yetenekte olan öğrenciler, öğrenci seçme heyetince belirlenmektedir.הידע או היכולת האמיתיים של התלמיד נקראים ציון אמיתי.
Akademideki hoca ona yetenek yoksunu olduğunu söyler.הוא טען שהאוניברסיטה לא ממצה את יכולותיה.
Çok yetenekli bir devlet idarecisi idi.הוא היה שליט מוכשר ונמרץ.
Bazı karakterlerde 4'ten fazla yetenek olabilir.ישנן מיומנויות שיכולות להשתייך ליותר מסוג אחד.
Her karakterin kendine has bazı özel yetenekleri vardır.לכל אחד יש את היכולת המיוחדת שלו.
Süper güçlü olmamasına rağmen fiziksel yetenekleri insanın olabileceği maksimum seviyededir.למרות כוחו הפיזי החלש יותר משל חבריו הוא בעל יכולות על-חושיות חזקות במיוחד.
Bu da onların insanüstü güçlerinin ve yeteneklerinin bir göstergesidir.היה בכך סימן לבאות ליכולותיו וכישוריו.
Bu yetenek insanlara ne emrederse insanların onu sorgulamadan yerine getirmesini sağlar.יכולת זו מאפשרת לאדם שליטה בדחפים כאשר המצב מצריך זאת.
Ama eski imparatorun 5 kardeşi de pek yeteneksizlerdi.כרבע מראשי המשפחות היו זקנים ולא כשירים לעבוד.
Soap onu yetenekli bulur.הגוף יודע לאגור אותו.
Bu yetenek canlı bot yoluyla Kali'ye taşındı.הוא העביר את הסירה לטבריה בדרך היבשה.
Çok yetenekli, çok becerikli bir öğrencimdi.היא הייתה נערה יפת-מראה ותלמידה מוכשרת.
2016'da Amerikalı yetenek yarışması The Voice'un onuncu sezonunda yarışmacı olarak yer aldı.בשנת 2016, היא הייתה מנטורית בעונה ה-11 של תחרות השירה The Voice בארצות הברית.
Sanatçı yetenekli.האומן מוכשר.
Yetenekli bir piyanist olarak Harvard'ın futbol takımı için birkaç şarkı besteledi.Надарен пианист, той композира няколко песни за футболния отбор на Харвард.
Önceleri yetenekli bir ressamdır.В началото той е много талантлив художник пейзажист.
Her iki ordu da güçlüydü ve yetenekli generaller tarafından komuta ediliyordu.Двете войски са силни и са водени от способни военачалници.
General olarak imparator, kendi savaş becerilerini iyileştiren yeteneklere sahip olur.Като военачалник императорът придобива умения, които подобряват бойните му способности.
Bu terim Japon yetenek ajansları tarafından pazarlanılır.Терминът се комерсиализира от японски агенции за таланти.
Küçük beyninden ötürü koalanın karmaşık ve sıradışı davranışları gerçekleştirme yetenekleri kısıtlıdır.Поради малкия си мозък, коалата притежава ограничена способност да изпълнява сложни и непознати задачи.
Avrupa futbolunun en büyük genç yeteneklerinden biri olarak görülmektedir.Считан е за един от най-големите млади таланти на Европейския футбол.
12 yaşındayken İngiltere yetenek yarışması olan Open Mic UK'ı kazanmıştır.Тя печели състезанието „Open Mic UK“ през 2008 г., когато е на 12 години.
2010 yılında, o yetenek gösterisi bir yargıç olarak atandı, "Indonesian Idol".През 2010 г. е арбитърка на шоуто за таланти „Индонезийски идол“.
Devrin en yetenekli hocaları eğitim vermesi için tutulurdu.Въвел е метода по-силните да обучават по-слабите.
Yetenekli ustalar halen Dhow gemilerinin yapımına devam etmektedirler.Продължават непрекъснати проучвания за това как да се запази корабът за поколенията.
Bazı yeteneklere sahiptir.Има различни видове умения.
Fagositoz yetenekleri vardır.Нямат фагоцитна способност.
Avrupa'da savaş patlak verirken, Sellers bateristlik yeteneklerini geliştirmeye devam ediyordu.Въпреки че войната плъзва по цяла Европа, Байер запазва оптимизма си.
Athena ise savaşta kullanabileceği bilgeliği ve yetenekleri vadetti.Атина му обещала мъдрост, умения в битка и възможността да стане един от най-великите войни.
Liderlik ve yönetim konusunda ayrıca politik manevra konularında yetenekleri iyi düzeyedir.Маневреността и управляемостта също са на високо ниво.
Bilinen nesneyle ilgili zekice davranışa imkân veren yetenek ve eğilimlerin olmasını gerektirir.Всичко, което ти трябва са твоите шофьорски умения и решителност".
Basit şöhret namına ardı ardına koşan yeteneksiz Qaranəfəs'in (Rəsmi Cəbrayılov) ise ona kıskançlığı tutar.И кои либо щет битъ вамеш под Дѫбовнцѫ, и тои та(ко)ждере да имъ ѹзимат."
İmparatorluk hazinesi güçlendirildi ve daha yetenekli mali yöneticiler atandı.Богатството на графството е толкова голямо, а администрацията достатъчно силна.
Çok yetenekli bir oyuncu olmaktan dolayı mutluyum.Проявява се като добър и изкусен актьор.
Yetenekli gençlerin seçimi ile eğitime geçildi.За експеримента се избират здрави млади мъже.
Kuruluş daha çok gençlerin sosyal hizmet yeteneklerini geliştirmek amacını taşır.Да работи за повишаване на социалната ангажираност на младите хора.
Çok yeteneklidir fakat sorunları yüzünden kendini oyuna tam veremez.Поставя си високи цели и не се оставя на предизвикателствата, към които се отнася като към игра.
Genç yetenekli bir kardeşimiz.Той е талантлив млад оратор.
Ancak sanatçı bu süreçte yeteneksizlikle itham edildi.Най-вероятно художникът преживява тежко този период.
Diğer karakterler: Sybil Vane - Dorian'ın aşık olduğu oldukça yetenekli, güzel ama aşırı fakir aktris.Сибил Вейн – талантлива актриса и певица, тя е бедно, красиво момиче, в което Дориан Грей се влюбва.
Uygurlar çok becerikli ve yeteneklidir.Тукановите са любопитни и интелигентни.
Çok yeteneklidir.Той е много талантлив.
Deve kuşları en başta uçma yeteneklerini kaybetmiş olup, tinamular da kuvvetli uçucu kuşlardan değildir.Птиците, вторично загубили способността си да летят имат плътни кости.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod