Bu grup onun yeteneklerinin göze çarpmasına yol açmıştır.Dari benda-benda itulah, dia menggali kemampuan.
Kaçırılan yetenekli insanları kurtarmak için bu güçten faydalanmışlardır.Kesempatan itu dimanfaatkan olehnya untuk merekrut orang-orang berbakat.
Gayet yetenekli, zeki ve iyi düşünür olduğu ve bunun için bir harika deha olduğu bildirilmektedir.Dia terbukti terampil dan penuh keterampilan dan itu karena dia memiliki niat yang kuat.
Ender bir yetenek olup olmadığı belli değildir.Tanpa diasah, bakat itu tak pernah ada.
Tehdidin konumu ve sahip olduğu yetki ve yetenekler.Bisa menilai batas kekuatan sendiri dan situasi yang dihadapi.
Aynı şekilde yetenekleri ve oyun görüşleri de bu aralıktadır.Ia adalah hasil pandangan dan kemampuan pengukuran pada waktu itu.
Japonların askerî yetenekleri de dikkat çekmiştir.Sastra Jepang juga mendapat pengaruh yang besar.
Bu arada yeni bir yetenek doğmuştu; Steve Davis.Sejak itu, ia dimainkan oleh Steve Whitmire.
Son derece güçlü ve sıra dışı yeteneklerinin varlığına inanılır.Dihadiahi kemampuan tak biasa yang sangat kuat.
Fakat herkes benim yetenekli olduğumu söylüyor.Tentulah perempuan-perempuan akan menyebutkan aku berbahagia.
İnsan – Rahip Rahipler yeteneklerini insanlığın ruhani doğasından alırlar.Priester (Imam), Priester memiliki tanggung jawab langsung untuk perawatan rohani anggota.
Günümüze ulaşan Roma kaynakları, Quintillus'u ılımlı ve yetenekli bir imparator olarak dikkate alırlar.Những tài liệu về La Mã còn lại đến nay đều coi Quintillus là một hoàng đế ôn hòa và có tài.
Kendisini hep över ve yeteneklerinden bahseder.Luôn luôn đặt câu hỏi về bản thân và khả năng của bạn.
Paleo-Kızılderili gruplar yetenekli avcılardı ve çok çeşitli aletler taşıyorlardı.Các nhóm người Paleo-Indian mang theo nhiều công cụ.
Ancak Nietzsche, Salomé'yi yetenekli bir öğrenciden çok, uygun bir eş olarak gördü.Tuy nhiên, Nietzsche xem Salomé kém hơn là một người ngang hàng mà như là một học sinh có tài.
Bir atın ölçüsü ile onun doğal atletik yetenekleri arasında doğrudan bir ilişki yoktur.Không có tương quan trực tiếp giữa kích thước của một con ngựa và khả năng thể thao vốn có của nó.
Her yıl Nisan ayında yetenek sınavı yapılır.Mỗi năm có 1 kì thi vào tháng 11.
İki çocuğu da huzurlu ve yeteneklidirler.Có hai con trai là Kiên và Thuận.
Her sınıf eşsiz yeteneklere ve silahlara sahiptir.Tất cả các thành viên đều có khả năng và vũ khí phi thường.
İnanılamayacak kadar yetenekli biri.Và cậu là một nghệ sĩ có tài năng không được công nhận.
Taylor Swift çok yetenekli bir sözyazarı olma yolunda devam ediyor."Taylor Swift thực sự là một trong những người viết lời trẻ tuổi tài năng nhất."
Annesi çok yetenekli bir amatör müzisyen idi ve büyük babası bir opera şarkıcısı idi.Thang Duy có mẹ là một diễn viên kì cựu và cha là họa sĩ.
Procopius onun nezaketini, zekasını ve gelel yeteneklerini övmüştür.Procopius ca ngợi tính hòa nhã, sự thông mình và các khả năng nói chung của ông.
Bu yavruların hayatta kalma ve üreme yetenekleri de birbirlerinden farklıdır.Các con non khác nhau về khả năng sống sót và sinh sôi.
Franklin çocukluğunda olağanüstü skolastik yetenekler sergilerdi.Từ thời thơ ấu, Franklin đã thể hiện khả năng học tập đặc biệt nổi trội.
Dil kullanımında çok yeteneklidir.Kiến thức của ông về ngôn ngữ là tuyệt vời.
Her farklı pokémon’un farklı güçleri ve farklı yetenekleri vardır.Mỗi Pokémon mang một đặc điểm riêng biệt và có một hay nhiều khả năng sức mạnh khác nhau.
Yetenek Sizsiniz yarışmasına katıldı.Tác phẩm này được tham gia vào cuộc thi.
Planck müzikte de yetenekliydi.Planck rất có khiếu về âm nhạc.
O büyük bir yetenekti." dedi.Anh ấy là một tài năng đỉnh cao.”
İsis, büyük bir büyücüdür ve büyü yeteneklerini kullanması ile meşhurdur.Jie Mei là người có khả năng biết đựợc tương lai và là một pháp sư vĩ đại.
Kullanmadığında da yetenek kaybolmaz.Khi chủ sở hữu chết thì năng lực vẫn không bị mất.
VII. Konstantinos, yazar ve bilim adamı olarak sahip olduğu yeteneklerle ünlüdür.Konstantinos VII nổi tiếng về khả năng của mình trong vai trò là một nhà văn và học giả.
Oyunda yönettiğimiz her karakterin kendine ait bir yetenek ağacı bulunur.Mỗi nhân vật trong game đều có khả năng trang bị vật dụng.
Annesi yetenekli bir piyanistti.Hopkins là một pianist có tài.
Onlar 80,000 veya 90,000 yetenekli okçu savaşçılardır.Đội quân này phải chiến đấu với số lượng khổng lồ 80.000 tới 290.000 chiến binh có vũ trang của quân Ba Tư.
Gerçekte ise beyinde hasar görüp bir yetenek kaybına yol açmayacak bir bölge yoktur.Nhưng thay vào đó, gần như không có vùng não nào bị tổn thương mà không mất đi khả năng.
En yetenekli Sovyet zırhlı birlik komutanlarından biri olarak görülüyordu.Ông từng được nhìn nhận là một trong những chỉ huy bộ binh tài giỏi nhất của Đức.
Her zaman çok fazla çalışmıyordu, ancak çok yetenekliydi ve başarmak onun için kolaydı.Ông không thường chăm chỉ lắm, nhưng vẫn đạt được những thành quả dễ dàng.
2001-02 sezonu sonunda KNVB En İyi Genç Yetenek Ödülüne layık görüldü..Cuối mùa 2001-2002, anh nhận được giải thưởng cầu thủ trẻ xuất sắc nhất mùa giải do KNVB trao tặng.
Clara çok yetenekli bir besteci idi.Sư là một người rất tài năng uyên bác.
Annesi çok yetenekli bir büyücüydü.Ginny là một phù thủy tài năng và mạnh mẽ.
X Factor Endonezya yetenek yarışmasını kazanmıştır.Cô là nhà vô địch của cuộc thi tài năng X Factor Indonesia.
Çok yetenekli, çok becerikli bir öğrencimdi.Cô là học sinh giỏi và rất có năng khiếu,.
Oysaki son derece yetenekli bir piyanisttir.Anh là một nghệ sĩ piano rất tài giỏi.
Yetenekli bir savaşçı olduğu söylenir.Ông được công nhận là một người đa tài.
Hadeland'ın en yetenekli kızıydı."彼女はHadelandで最も熟練した技術を持つ女だった。
17 yaşında, bir müzik yetenek yarışmasını kazandıktan sonra, Atlanta Tiyatro'sunda çalışmaya başlamıştır.17歳で音楽才能コンテストで勝った後、Theater Atlantaで働き出した。
Paleo-Kızılderili gruplar yetenekli avcılardı ve çok çeşitli aletler taşıyorlardı.パレオ・インディアンは効率の良い狩猟者であり様々な道具を携行した。
Bir de garip ve olağanüstü yeteneklere sahiptir.その他にも不思議な能力があるようだ。
Gerçekte ise beyinde hasar görüp bir yetenek kaybına yol açmayacak bir bölge yoktur.実際には、ダメージを受けても能力の喪失をもたらさない脳の領域は存在しない。
Kendilerini yılana ya da kuşa çevirebilme yetenekleri vardır.ハツカネズミに変身する能力や飛行能力も持つ。
Yaygın olarak E. E. Barnard ismiyle, yetenekli bir astromomi gözlemcisi olarak tanındı.E. E. Barnard の名で広く知られ、多くの業績を残した観測天文学者である。
Kişi, belirli yetenek ve özellikleri olan bir varlık.属性と特殊能力を持つ生き物たち。
Yetenek kullanmak için mana gereklidir.スキルを使用するのに消費するポイント。
Çete üyelerinin hepsinin kendine özgü yetenekleri vardır.仲間達はそれぞれ専用のスキルを持つ。
Edward büyük bir askeri yetenek göstermişti.アルバートには優れた財政の才能があった。
Adam öldürmekte yetenekli değilim.相手を殺すほどの威力はない。
Müziğe yetenekleriyle ünlüdürler.音楽の才能に秀でている。
Taklit yapma da ve kılık değiştirmede oldukça yeteneklidir.催眠術や変装も得意としている。