Ana içeriğe geç
Sözlük

yetenek ile cümle

yetenek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Fakat neden yetenekli oldukları tamamen açıklanabilmiş değildir.Hvorfor krillen har disse organer er ikke fuldt ud forstået.
Aynı zamanda yetenekli bir ressamdır.Han var også en dygtig portrætmaler.
Zaten kendisi çok büyük bir yetenek benden daha iyi olacağına inanıyorum.På nogle måder er han en lille smule modigere end jeg.
Edward büyük bir askeri yetenek göstermişti.Carl viste et særligt stort talent for det.
Bunlardan biri pasif iken 4'ü aktif yeteneklerdir.En er omtrent intakt mens fire er sunkne vrag, der er blevet bjærget.
Yaz eğitimini, adamlarının yeteneklerini ve kendi generalliğini geliştirmek için harcadı.Han opfordrede også sine studerende til at udvikle deres egne talenter og deres egen stil.
3 jüri üyesi yetenekler için "Evet" ya da "Hayır" der.Godt 17 % svarede "måske ja" og 11 % "måske nej".
Ama eski imparatorun 5 kardeşi de pek yeteneksizlerdi.De første kendte medlemmer af slægten var fem brødre.
Jakob’un ölümünden sonra bu kıskançlık kendi yetenekli oğlu Daniel için devam etti.Etter Jakobs død gikk Johanns sjalusi over til hans talentfulle sønn, Daniel.
Bu pozisyonda birliklerini örgütlemek ve eğitmek için büyük bir yetenek gösterdi.I denne stillingen viste han store kunnskaper i organiseringen og treningen av sine tropper.
Bu çalışanların başka yetenekleri de vardır, bu becerilerden de yararlanmamak boşunadır (bir tür kayıptır).Frelsen er oppnåelig på grunn av Guds nåde og kan ikke bli nådd som følge av gode gjerninger.
Gençliğinde, askeri alıştırmalarında cesur ve yetenekli olduğu yazılmaktadır.I ungdommen var han kjent for å være en modig og dyktig i militære øvelser.
Bu keşif Herschel Uzay Gözlemevi'nin uzak-kızılötesi yetenekleri kullanılarak yapılmıştı.Oppdagelsen ble gjort ved hjelp av Herschel Space Observatorys fjerninfrarøde funksjoner.
İşte o noktadan sonra yeteneklerini bir komedyen ve drama oyuncusu olarak şekillendirmeye başlamıştır.Her utvikler han sine krefter som dramatiker og komponist.
Yetenek her şeydir.Han mener at makt er alt.
Buffy ve arkadaşları, okulun yetenek şovuna katılırlar.Buffy og vennene begynner på universitetet.
Masolino'nun dönüşüne kadar o eski yetenekli öğrencisinden öğreniyordu.Han ble deretter skolemester før han senere returnerte til sin tidligere arbeidsgiver Mitsubishi.
Bunun anlamı, iyi teknik çözümler, çalışanların teknik yetenekleridir.Tekniske ferdigheter danner dermed grunnlaget for de taktiske ferdigheter.
Yeteneklerde sınırlama yoktur.«Talent uten grenser».
Bu inanılmaz bir yetenektir."Han er veldig dyktig».
Servet diller konusunda yetenekliydi, Latince, Yunanca ve İbranice eğitimi görmüştür.Interesse for språk ble vekket her og han leste latin, gresk og tysk.
"Mutant Cure" (Mutant tedavisi) denen bir yöntemle mutantların bütün özel yetenekleri ellerinden alınmaktadır.Kitty Pride: Mutant kan ved konsentrasjon gå gjennom alt.
Tehdidin konumu ve sahip olduğu yetki ve yetenekler.Til sist om kongens makt og rett og plikter.
Kuruluş daha çok gençlerin sosyal hizmet yeteneklerini geliştirmek amacını taşır.Det å kunne kommunisere bedre hjelper barn med å utvikle gode sosiale evner.
Her gün yarışmacılar yeteneklerini sergiledikten sonra jüri bir karara varır.Årlig konkurranse hvor en jury kårer en vinner hver år.
"Terk etme konusunda yetenekliyim".«Trer av for å reise».
Fakat neden yetenekli oldukları tamamen açıklanabilmiş değildir.Hvorfor de aldri ble fullført er uklart.
Onlar 80,000 veya 90,000 yetenekli okçu savaşçılardır.Det tilsvarer mellom 80.000 og 90.000 lyttere.
İlk turu geçen yetenekler 11 Ocak'ta sergilendiler.Første versjon ble lansert 11. januar 1999.
Mütevazi kökleri vardı ama yetenekli ve hırslıydı.Flyene var primitive, men solide og pålitelige.
Kitap Vladimir’in yetenekleri ve onun uzlaşmaz kişiliğini anlatır.Boken beskriver Wallaces utbrenthet og hans rekonvalesens.
Franklin çocukluğunda olağanüstü skolastik yetenekler sergilerdi.Jean-François viste allerede som barn et eksepsjonelt språklig talent.
Onlar 80,000 veya 90,000 yetenekli okçu savaşçılardır.Mereka memiliki 80.000 atau 90.000 pemanah ahli.
Ichigo yetenekli bir öğrencidir, okulda 322 kişi arasında 23. sıradadır.Ichigo juga adalah seorang pelajar yang berbakat, ia menempati peringkat ke-23 dari 322 pelajar di sekolahnya.
Python veya C ++ yazılı eklentileri, QGIS yeteneklerini genişletmektedir.Plugins ditulis di Python atau C++ memperluas kemampuan QGIS.
2015 yılında Lust yetenek ajansı Society 15-e başladı.Pada 2015, Lust meluncurkan agen bakat, bernama Society 15.
Ancak hâla yeteneklerini gösterememişti.Dia gagal menunjukkan kemampuannya.
2010 yılında, o yetenek gösterisi bir yargıç olarak atandı, "Indonesian Idol".Pada tahun 2010, ia diangkat sebagai salah satu juri pada ajang pencarian bakat Indonesian Idol.
Basit şöhret namına ardı ardına koşan yeteneksiz Qaranəfəs'in (Rəsmi Cəbrayılov) ise ona kıskançlığı tutar.Barang siapa yang melepaskan (hak kisas) nya, maka melepaskan hak itu (menjadi) penebus dosa baginya.
Not alma, öğrenciler için, özellikle de üniversite düzeyinde önemli bir yetenektir.Mencatat adalah skill penting untuk siswa, terutama di perguruan tinggi .
Deri kanserlerini tedavi etme yetenekleri de araştırılmaktadır.Penelitian juga sedang dilakukan dalam kemampuan mereka untuk mengobati kanker kulit.
Temel ninja yeteneklerine sahiptir.Dengan kemampuan seperti ninja.
Bu yetenek ona babası tarafından öğretilmiştir.Kemampuan mereka telah dilatih ayahnya.
Tüm MissingNo.'lar kalıcı olarak yetenek, tür, istatistik ve seslere sahiptir.Semua makhluk MissingNo. menunjukkan kemampuan, jenis, statistik dan suara yang konsisten.
Bir yaşından sonra yavru filin kendini temizleme, su içme ve beslenme yetenekleri tamamen gelişir.Setelah setahun, kemampuan anak gajah untuk mengurus, minum dan makan sendiri sudah berkembang sepenuhnya.
Bu yetenek hayvanlar arasında çok nadirdir.Hewan ini amat langka.
Dae Gu Young Shin Orta Okulu'nda yetenekli bir su kayakçısıydı.Key adalah water-skier di Dae Gu Yeong Shin Middle School.
Aynı zamanda yetenekli bir ressamdır.Ia juga seorang penari berbakat.
Yeteneklerini daha da geliştirmiştir.Dia terus mengembangkan kekuatannya.
Gençliğinde, askeri alıştırmalarında cesur ve yetenekli olduğu yazılmaktadır.Di masa mudanya dia konon merupakan seorang yang gagah berani dan terampil dalam latihan militer.
Perspektif ve pragmatizm ile takım lideri olarak sahip olduğu yetenekleri büyük beğeniyle topladı.Kemampuannya sebagai pemimpin tim dengan perspektif dan pragmatisme sangat dikagumi.
Görünmez olabilme yetenekleri, onları iyice tehlikeli bir hale getirmektedir.Karena sifatnya yang tak terduga, membuatnya sangat berbahaya bagi manusia.
"Ölümsüz Yetenek"."Pertaruh bakat luar biasa".
Her yüce insan, belirli yeteneklerle doğar.Setiap manusia lahir dengan talenta dan bakat yang berbeda-beda.
Ayrıca şiir, resim, hat ve müzik sanatlarında yetenek sahibidir.Dia juga tertarik dan berbakat dalam puisi, sastra, musik, dan seni.
Ama eski imparatorun 5 kardeşi de pek yeteneksizlerdi.Lima bersaudara putera-putera dari Maharaja Pandu Dewata.
Garrincha futbola yetenekli olmasına rağmen, bir o kadar da umursamaz tavırlara sahipti.Walau karisma yang dimilikinya tinggi ia sebenarnya cukup bodoh.
Beş yaşındayken yetenekli bir şarkıcı olarak kabiliyetleri fark edilmeye başlandı.Pada usia 5 tahun ia sudah menjadi seorang pelukis yang sangat berbakat.
İki üç sayfalık bir tretman yazıp Hollywood'taki yetenek ajanlarına yolladılar.Sajak ini terdiri atas dua buku dan ditulis dalam heksameter daktil.
Çok acımasız ve yetenekli bir katildir.Dia adalah petarung yang gigih dan berbakat.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod