Ana içeriğe geç
Sözlük

yetenek ile cümle

yetenek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yeteneklerini daha da geliştirmiştir.Она начинает развивать свои способности.
Onun yabancı diller ve müzikteki yeteneklerini teşvik edip destek verdi.Имеет большие способности к иностранным языкам и музыке.
Bu arada yeni bir yetenek doğmuştu; Steve Davis.Его соперником вновь стал Стив Дэвис.
Bu bölgelerin şekilleri hayvanların algılama yeteneklerinden etkilenmektedir.Форму этих зон определяет чувствительность органов восприятия рыбы.
Bu genelde oyuncudan bir yetenek ister.Однако, это часто зависит от мастерства игрока.
Bu güç sayesinde mucizevi yetenekler sergileyebilirler.Одним из побочных эффектов этого может быть проявление магических способностей.
Konuşması için beslenen en yetenekli papağanlardır.Из амазонских это наиболее одарённые попугаи, способные к обучению.
Ender bir yetenek olup olmadığı belli değildir.Обыкновенный человек и не обладает никакими способностями.
Bugüne kadar hep genç ve yetenekli oyunculara şans verdim.Актёрский состав постоянно пополняется молодыми и талантливыми актёрами.
Annesi yetenekli bir piyanistti.Он был талантливым пианистом.
Karakterler geliştikçe seviyeleri artmakta ve yeni yetenekler kazanmaktadır.При этом растут характеристики персонажей, и они получают новые способности.
Yetenekli bir müzisyen ve şövalye olduğu düşünülürdü.Славился также искусным музыкантом и художником.
Şimdi, Kazuma yetenekli bir Fū-Jutsu, Rüzgâr Sanatları ustası Kazuma Yamagi olarak geri dönüyor.А теперь Кадзума возвращается под именем Кадзумы Ягами, мастера фу-дзюцу, искусства ветра.
Jersey All Pro Wrestling (JAPW)'de güreşen genç bir yetenekti.Вскоре она стала выступать в Jersey All Pro Wrestling (JAPW).
Sovyet yönetimince yetenekli görüldü ve İzvestiya'da çalışmak için Moskova'ya davet edildi.Талантливого артиста пригласили работать в Москву.
Herkes, yetenek ve becerileri ölçüsünde iş görmeli, topluma ve ülkesine bu bağlamda hizmet etmelidir.Где бы вы ни были, умом и сердцем вы обязаны служить народу.
Beş yaşındayken yetenekli bir şarkıcı olarak kabiliyetleri fark edilmeye başlandı.В пять лет у неё обнаружились способности к пению.
Tüm devlet savaş gemilerini ve ticari gemileri üretebilecek onları bir yerde muhafaza edebilecek yetenekteydi.Защищать все торговые корабли рас-членов, если это возможно.
3 jüri üyesi yetenekler için "Evet" ya da "Hayır" der.Каждый из членов жюри говорил конкурсанту «да» или «нет».
Annesi çok yetenekli bir amatör müzisyen idi ve büyük babası bir opera şarkıcısı idi.Бабушка была популярной оперной певицей, а отец - известным композитором.
Japonların askerî yetenekleri de dikkat çekmiştir.Она также увенчалась успехом японских сил.
Bu görevde yetenekleri ve yetenek geliştirme departmanlarını denetlemektedir.Для ловли на них требуется мастерство и талант.
Anakin çok akıllı bir çocuktur ve teknik yetenekleri çok gelişmiştir.Гремлины — сообразительная раса с выдающимися техническими навыками.
Kullanmadığında da yetenek kaybolmaz.Про умение надеяться и талант не разочаровываться.
2005 yılının sonlarında Televizyon yetenek gösterisi Operación Triunfo 'na katılmıştır.В конце 2005 года Эдурне проходит прослушивание для четвёртого выпуска шоу «Operación Triunfo».
İnsanlara yeteneklerini ve becerilerini o verir.Они отдают ему все своё умение и любовь.
Yalnız bu ancak toplumsallaştırılma sürecinde kişinin kazanabileceği bir yetenektir.إن هذه الدنيا ما هي إلا مسرحٌ تعرض عليه الأعمال كما هي، والناس يتلقفون ما يرونه ذا صلة بنفوسهم.
Gençliğinde, askeri alıştırmalarında cesur ve yetenekli olduğu yazılmaktadır.في شبابه كان أفاد أن يكون شجاعا وماهرا في التدريبات العسكرية.
Bireyin kişisel yeteneklerini geliştirmek.لتطوير المهارات الشخصية.
Bir duyu etkilense de, diğer bölümlerdeki bilişsel yetenekler korunabilir.على الرغم من نمط واحد قد يتأثر فإنه يتم الاحتفاظ بالقدرات المعرفية في المناطق الأخرى.
Charly erken yaşta müzikal alanda yetenek göstermeye başladı.بدأت شارلي في إظهار المواهب الموسيقية في سن مبكرة.
Paleo-Kızılderili gruplar yetenekli avcılardı ve çok çeşitli aletler taşıyorlardı.وكانت مجموعات هنود باليو صيادين محترفين وحملوا معهم مجموعة متنوعة من الأدوات.
Bu da onların insanüstü güçlerinin ve yeteneklerinin bir göstergesidir.وهذا يدل على مقدار قوتهم وعظمتهم.
Maggie'nin üstün artistik yetenekleri olduğu ortaya çıktı.تبدو ماغي بأنها ذات مهارات فنيه متميزه .
Genellikle yetenek gücü olurlar.تكون عادة ذات قدرات عالية.
Her seviye atlandığında bir yetenek puanı kazanılıyor.عند التعادل يتحصل كل رياضي على نقطة.
Gün ışığına çıkmasıyla birlikte, Mayer'ın diğer alanlardaki yetenekleri de talep görmeye başladı.ومع خروجه للأضواء والشهرة، نالت قدرات ماير في المجالات الأخرى إقبالا كبيرا.
Genç yeteneklerin elinden tuttu.وما يزال يساند المواهب الشابة.
Bu keşif Herschel Uzay Gözlemevi'nin uzak-kızılötesi yetenekleri kullanılarak yapılmıştı.تم الكشف عن طريق استخدام قدرات الأشعة تحت الحمراء البعيدة للمرصد الفضائي هيرشل.
Kısa sürede dans konusunda da yeteneklerini geliştirdi.كانوا معروفين أيضا لمواهبهم في الرقص.
Özellikle baş kahramanın yardımcısı veya "aksi ihtiyar" rollerinde yetenekliydi.وكان ماهرا في لعب دور معاون البطل أو كعجوز حاد الطبع.
Eisentein bu filmde montaj yeteneklerini de test etmiştir.وأظهر نيكلسون قدراته الفنية بشكل واضح في هذا الفيلم.
Çok yetenekli bir devlet idarecisi idi.كان حاكما موهوباً .
Bu yetenek muhtemelen yarasa soyları içerisinden bağımsız olarak gelişmiştir.ويبدو أن هذه القدرة على الركض قد تطورت بشكل مستقل داخل سلالة الخفافيش.
Bugüne kadar hep genç ve yetenekli oyunculara şans verdim.هناك لاعبون كبار وشباب يتمتعون بمهارات عالية.
Yeteneklerini daha da geliştirmiştir.تحسنت مهاراتها كثيراً في استخدامه.
Keefecomp'ın eleştirisinin bir bölümü: "Şarkı bize, Swift'in yeteneklerini bir kez daha gösteriyor.هذا جزء من نقد جونثان:"الأغنية تظهر لنا أكثر من مرة مهارات سويفت.
Desmond, Animus’un “Kanama Etkisi” sayesinde Ezio’nun yeteneklerini elde etmeye çalışır.يأمل ديزموند في الحصول على قدرات إيزيو من خلال تأثير النزيف ليساعد الأساسنز.
Kişiler kaçışta kendilerine yardımcı olabilecek farklı yeteneklere sahiptirler.تعمل على مساعدة الأشخاص ذوات القدرات المختلفة.
Deve kuşları en başta uçma yeteneklerini kaybetmiş olup, tinamular da kuvvetli uçucu kuşlardan değildir.سميت الطيور طيوراً لقدرتها على الطيران بالطبع ومع ذلك فليست كل الطيور طائرة.
İsa'nın mucizeleri, Hristiyan ve İslam kaynaklarında İsa'ya atfedilen doğaüstü yeteneklerdir.معجزات السيد المسيح هي الأفعال خارقة للطبيعة المنسوبة إلى يسوع في النصوص المسيحية و الإسلامية.
Güçlü ve yetenekli bir siyasi kişiliğe sahip olduğu söylenmektedir. ^ "Iran Heads of State".سألني إن كنت أستطيع أن أجسد لهجة شخصية إيرانية (...)
İş bölümleri üyelerin yetenekelri ile doğru orantılı olup kendi talepleri ile ortaya konulmaktadır.كلا مؤيدا النقاش قد رأي أنهم علي حق وبرر لأنفسهم بالأدلة القوية.
"Cazu": Uçmak ve insanları farklı kılıklara sokmak gibi doğaüstü yetenekleri olan yaratıklardır.السحرة لديهم القدرة على الطيران وتحت قيادتهم مخلوقات مختلفة مثل أنفونتشي.
Telekinetik yetenek: Cisimleri düşünce gücüyle hareket ettirebilir.تطوير القدرات الذهنيه: لكى يصبح تفكيرك تفكيراً خلاقاً.
Aynı şekilde yetenekleri ve oyun görüşleri de bu aralıktadır.وكذلك كان شأن الأدب والعلوم، والمباحث الدينية، في هذه الفترة.
Ancak Nietzsche, Salomé'yi yetenekli bir öğrenciden çok, uygun bir eş olarak gördü.لم يكن نيتشه يعتبر سالومي ندا مساويا له بل كطالبة موهوبة.
Anthemius, yetenekli bir matematikçiydi.كان دونجلاس رياضي موهوب.
Bu yetenek sayesinde de üçüncü akıla, yani "kazanılmış akıla" ulaşabilir.مثل هذه الحالات يمكن علاجها باستخدام "المشورة الحكيمة".
Arashi (嵐, kelime anlamı Fırtına), Johnny & Associates adlı Japon yetenek ajansına bağlı Japon müzik grubudur.JUMP هي فرقة يابانية مكونة من عشرة ذكور من وكالة المواهب Johnny & Associates.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod