Ana içeriğe geç
Sözlük

yeryüzü ile cümle

yeryüzü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Atmosfer bizim için harika, yeryüzünde hayatta kalmamızı sağlıyor.Атмосфера дуже корисна для нас; вона дозволяє нам вижити тут, на Землі.
Atmosfer bizim için harika, yeryüzünde hayatta kalmamızı sağlıyor.Атмосфера очень полезна для нас; она позволяет нам выжить на Земле.
Atmosfer bizim için harika, yeryüzünde hayatta kalmamızı sağlıyor.Атмосферата е прекрасна за нас; тя ни позволява да оцелеем тук, на Земята.
Atmosfer bizim için harika, yeryüzünde hayatta kalmamızı sağlıyor.האטמוספירה נהדרת עבורנו; היא מאפשרת לנו לשרוד כאן על כדור הארץ.
Atmosfer bizim için harika, yeryüzünde hayatta kalmamızı sağlıyor.الغلاف الجوي عظيم لنا، أنه يمكنّنا من النجاة على سطح الأرض
Atmosfer bizim için harika, yeryüzünde hayatta kalmamızı sağlıyor.すばらしいものです しかし大気を通して天文光源をみる天文学者には
Atmosfer, Yeryüzünü çevreleyen görünmez bir maddedir.Có 1 đại dương vật chất vô hình bao quanh Trái Đất.
Atmosfer, Yeryüzünü çevreleyen görünmez bir maddedir.Esiste un oceano di materia invisibile che circonda la Terra
Atmosfer, Yeryüzünü çevreleyen görünmez bir maddedir.ll y a un océan de matière invisible autour de la Terre.
Atmosfer, Yeryüzünü çevreleyen görünmez bir maddedir.Oceán neviditelné matérie obklopuje Zemi.
Atmosfer, Yeryüzünü çevreleyen görünmez bir maddedir.Ocean niewidzialnej materii otacza Ziemię.
Atmosfer, Yeryüzünü çevreleyen görünmez bir maddedir.Tengernyi láthatatlan anyag veszi körül a Földet.
Atmosfer, Yeryüzünü çevreleyen görünmez bir maddedir.Um die Erde herum gibt es einen Ozean aus unsichtbarer Materie.
Atmosfer, Yeryüzünü çevreleyen görünmez bir maddedir.Un ocean de materie invizibila inconjoara Pamantul.
Atmosfer, Yeryüzünü çevreleyen görünmez bir maddedir.Ένας ωκεανός αοράτων ζητημάτων περιβάλλουν την γη.
Atmosfer, Yeryüzünü çevreleyen görünmez bir maddedir.Океан невидимой материи окружает Землю.
Aynısı olacak. Hala yeryüzüne yakınız.זה יהיה אותו הדבר. אנחנו עדיין בקירבת כדור הארץ.
‹Babil düştü› sesiyle yeryüzü titreyecek, Çığlığı uluslar arasında duyulacak.››Al fragore della presa di Babilonia trema la terra, ne risuonerà il clamore fra le nazioni»
‹Babil düştü› sesiyle yeryüzü titreyecek, Çığlığı uluslar arasında duyulacak.››Ao estrondo da tomada de Babilônia estremece a terra; e o grito se ouve entre as nações.
‹Babil düştü› sesiyle yeryüzü titreyecek, Çığlığı uluslar arasında duyulacak.››Au bruit de la prise de Babylone la terre tremble, Et un cri se fait entendre parmi les nations.
‹Babil düştü› sesiyle yeryüzü titreyecek, Çığlığı uluslar arasında duyulacak.››Babilon bevételének zajától megindul a föld, és kiáltása hallatszik a nemzetek között!
‹Babil düştü› sesiyle yeryüzü titreyecek, Çığlığı uluslar arasında duyulacak.››De strigătul luării Babilonului se cutremură pămîntul, şi se aude un strigăt de durere printre neamuri.``
‹Babil düştü› sesiyle yeryüzü titreyecek, Çığlığı uluslar arasında duyulacak.››Huuto käy: `Baabel on valloitettu!` ja maa vapisee, parku kuuluu kansoissa."
‹Babil düştü› sesiyle yeryüzü titreyecek, Çığlığı uluslar arasında duyulacak.››바벨론의 함락 하는 소리에 땅이 진동하며 그 부르짖음이 열방 중에 들리리라 하시도다
‹Babil düştü› sesiyle yeryüzü titreyecek, Çığlığı uluslar arasında duyulacak.››När man ropar: »Babel är intaget», då bävar jorden, och ett skriande höres bland folken.
‹Babil düştü› sesiyle yeryüzü titreyecek, Çığlığı uluslar arasında duyulacak.››Nghe tiếng Ba-by-lôn bị bắt lấy , đất đều rúng_động , và có_tiếng kêu nghe_ra giữa các người .
‹Babil düştü› sesiyle yeryüzü titreyecek, Çığlığı uluslar arasında duyulacak.››Nghe tiếng Ba-by-lôn bị bắt lấy, đất đều rúng động, và có tiếng kêu nghe ra giữa các người.
‹Babil düştü› sesiyle yeryüzü titreyecek, Çığlığı uluslar arasında duyulacak.››Od glasu: Babilon je vzet! se potrese zemlja, in vpitje se bo čulo med narodi.
‹Babil düştü› sesiyle yeryüzü titreyecek, Çığlığı uluslar arasında duyulacak.››Od hlasu, že je dochytený Babylon, zatrasie sa zem, a medzi národami sa počuje krik.
‹Babil düştü› sesiyle yeryüzü titreyecek, Çığlığı uluslar arasında duyulacak.››Od huku przy dobywaniu Babilonu poruszy się ta ziemia, a krzyk między narodami słyszany będzie.
‹Babil düştü› sesiyle yeryüzü titreyecek, Çığlığı uluslar arasında duyulacak.››Od zvuku při dobývání Babylona třásti se bude ta země, a křik mezi národy slyšán bude.
‹Babil düştü› sesiyle yeryüzü titreyecek, Çığlığı uluslar arasında duyulacak.››Und die Erde wird beben von dem Geschrei, und es wird unter den Heiden erschallen, wenn Babel gewonnen wird.
‹Babil düştü› sesiyle yeryüzü titreyecek, Çığlığı uluslar arasında duyulacak.››Ved det rop: Babel er inntatt, bever jorden, og det høres skrik blandt folkene.
‹Babil düştü› sesiyle yeryüzü titreyecek, Çığlığı uluslar arasında duyulacak.››Ved Råbet: "Babel er indtaget!" skal Jorden skælve, og deres Skrig skal høres blandt Folkene.
‹Babil düştü› sesiyle yeryüzü titreyecek, Çığlığı uluslar arasında duyulacak.››Απο του ηχου της αλωσεως της Βαβυλωνος εσεισθη η γη, και η κραυγη ηκουσθη εν τοις εθνεσι.
‹Babil düştü› sesiyle yeryüzü titreyecek, Çığlığı uluslar arasında duyulacak.››От слуха за превземането на Вавилон Земята се потресе, И вопълът се разчу между народите.
‹Babil düştü› sesiyle yeryüzü titreyecek, Çığlığı uluslar arasında duyulacak.››От шума взятия Вавилона потрясется земля, и вопль будет слышен между народами.
‹Babil düştü› sesiyle yeryüzü titreyecek, Çığlığı uluslar arasında duyulacak.››מקול נתפשה בבל נרעשה הארץ וזעקה בגוים נשמע׃
‹Babil düştü› sesiyle yeryüzü titreyecek, Çığlığı uluslar arasında duyulacak.››من القول أخذت بابل رجفت الارض وسمع صراخ في الشعوب
‹Babil düştü› sesiyle yeryüzü titreyecek, Çığlığı uluslar arasında duyulacak.››因 巴 比 倫 被 取 的 聲 音 、 地 就 震 動 、 人 在 列 邦 都 聽 見 呼 喊 的 聲 音
‹Babil düştü› sesiyle yeryüzü titreyecek, Çığlığı uluslar arasında duyulacak.››因 巴比倫 被 取的 聲音 、 地 就 震動 、 人 在 列邦 都 聽見 呼喊 的 聲音
Bakan Genesio, Yeryüzündeki çocuklarımı görmem gerek.Domnule ministru Genésio, trebuie sa-mi vad copiii de pe Pamant.
Bakan Genesio, Yeryüzündeki çocuklarımı görmem gerek.Genésio Miniszter, szeretném látni a gyermekeimet a Földön.
Bakan Genesio, Yeryüzündeki çocuklarımı görmem gerek.Minister Genésio, ich muss meine Kinder auf Erden sehen.
Bakan Genesio, Yeryüzündeki çocuklarımı görmem gerek.Ministre Genésio, je dois voir mes enfants sur Terre.
Bakan Genesio, Yeryüzündeki çocuklarımı görmem gerek.Ministro Genésio, ho bisogno di vedere i miei figli sulla Terra.
Bakan Genesio, Yeryüzündeki çocuklarımı görmem gerek.Ministrze Genésio, muszę zobaczyć moje dzieci na Ziemi.
Bakan Genesio, Yeryüzündeki çocuklarımı görmem gerek.Otče Genésio, musím vidět své děti na Zemi.
Bakan Genesio, Yeryüzündeki çocuklarımı görmem gerek.Tôi cần thấy những đứa con ở trên Trái Đất.
Bakan Genesio, Yeryüzündeki çocuklarımı görmem gerek.Υπουργέ Genesio, πρέπει να δω τα παιδιά μου στη Γη.
Bakan Genesio, Yeryüzündeki çocuklarımı görmem gerek.Министр Генесио, я хочу увидеть своих детей на Земле.
Bakteriler, yeryüzünde yaşamakta olan en eski canlılardır.A baktériumok a Föld legősibb élő szervezetei.
Bakteriler, yeryüzünde yaşamakta olan en eski canlılardır.As bactérias são os organismos vivos mais antigos na Terra.
Bakteriler, yeryüzünde yaşamakta olan en eski canlılardır.Bacteriën zijn de oudste levende organismen op aarde.
Bakteriler, yeryüzünde yaşamakta olan en eski canlılardır.Bacteriile sunt cele mai vechi organisme vii de pe Pământ.
Bakteriler, yeryüzünde yaşamakta olan en eski canlılardır.Bakteri adalah organisme hidup tertua di Bumi.
Bakteriler, yeryüzünde yaşamakta olan en eski canlılardır.Bakterie jsou nejstarší žijící organizmy na Zemi.
Bakteriler, yeryüzünde yaşamakta olan en eski canlılardır.Bakterien sind die ältesten Organismen, die auf der Erde leben.
Bakteriler, yeryüzünde yaşamakta olan en eski canlılardır.Bakterier är de äldsta levande organismerna på jorden.
Bakteriler, yeryüzünde yaşamakta olan en eski canlılardır.Bakterie są najstarszymi organizmami Ziemi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod