22 Eylül - Hitler'in emri, "Sankt Peterburg, yeryüzünden silinmelidir."9월 22일: 히틀러가 "샹트페테르부르크"는 지구상에서 사라져야 한다고 발언.
Yeryüzündeki doğal karbonun yaklaşık 1.1%'ini meydana getirmektedir.지구에서는 전체 탄소의 약 1.1%를 차지한다.
Yeryüzündeki şamanlar bu âlemi ziyaret edebilirler.지구의 반사광 만으로도 이 광조를 볼 수 있다.
Allah'ın yeryüzündeki gölgesi.하나님의 속성으로서의 의.
Sonsuz sulara dalarak çamuru çıkarmıştır ve böylece yeryüzü meydana gelmiştir.태자태사 문하시랑에 추증하고 은렬(殷烈)이란 시호를 내려져서 은열공파 가 탄생되었다.
Vatanım bütün yeryüzü, milletim insanlıktır.성 전체는 세계유산이며 국가 사적이다.
İnanca göre bundan sonraki âleme geçebilmek yeryüzündeki varlıklar için mümkün değildir.이 때가 되면 생명체는 지구상에 존재할 수 없게 된다.
Yeryüzü şekli engebelidir.지구는 완전한 구형이다.
Yeryüzündeki macera bir "dışlaşma" işleminden ibarettir.우발적인 위계는 행성의 "행동 능력"이다.
Yeryüzünde yalnızca Java adasında bulunurlar.토바고 섬에서만 발견된다.
Yeryüzü, idealar dünyasına benzer.적위는 지구의 위도와 비슷한 개념이다.
Bu noktada, o sismoloji’ye (deprem ve onlar yeryüzünde üretmek dalgaların çalışma) hayran oldu.이에 시바타 번(6만 석)이 성립하였다.
Tufan yükseldi ve bütün yeryüzünü kapladı.또한 필체는 단정하고, 점획(點畫)이 모두 심체(心體)에 근본을 두었다고 하였다.
Çünkü Tanrı henüz yeryüzüne yağmur göndermemişti.그렇다고 모든 빗물이 강으로 흐르는 것은 아니다.
Sinkrotron Radyasyonu yeryüzündeki en parlak ışıklardan biridir.싱크로트론 방사는 엑스선의 가장 밝은 인공의 광원이다.
Günümüzde insanları yaşadığı acı ve sıkıntıların kaynağı halen yeryüzünde olan o varlıkların ruhlarıdır.하나, 나는 오늘 이 순간부터 고통 받는 인류의 복지와 행복을 생각하며 그들을 위해 살아갈 것입니다.
Bazen yeryüzüne iner.간혹 땅 위로 올라오기도 했던 것 같다.
Arka arkaya sıra halinde yürürler ve yeryüzünde görünmez olurlar.다리가 몸 뒤쪽 끝에 붙어 있기 때문에 땅에서 걷지 못하나 물 속에서는 능숙하게 생활할 수 있다.
Kıyamet koptuğunda yıldızlar yeryüzüne dökülür.천하 (天下) 1.하늘 아래 온 세상.
Gök âleminin de yeraltı âlemi gibi yeryüzü ile benzerlikleri varsa da bu âlemde insanların ruhları bulunmaz.그에게 있어서의 ‘이(理)’는 ‘천지가 천지여야 할 것’으로서 그 입론의 기초는 송대(宋代)의 다른 사상가와 다른 바가 없다.
Bu da gölün yeryüzündeki en derin yarıklardan biri olduğunu göstermektedir.이 호수는 지구에서 가장 높은 곳에 위치하는 호수이기도 하다.
Yeryüzü halen yaklaşık olarak 23.4° eksen eğimine sahiptir.지구의 자전축 기울기는 약 23.4°이다.
Bazen bu varlıklar yeryüzünü ziyaret ederler ama insanlara görünmezler.외계인은 존재하고 이미 지구에 방문하였지만 그것을 알지 못할 뿐이다.
(Yani cehennem bizzat yaşadığımız kötülük dolu yeryüzü olarak kabul edilebilir.)(자살한 인간은 사후 세계에 올 수 없는 것 같다.)
Ama yakında o yeryüzünde hayat özleyeceğim.“그때…그때가 인생이 싫어질 때.
Yeryüzünde felaketlere neden olur.땅에 사는 사람은 재앙이로다!
Yeryüzü geçmişinde en azından beş başlıca buz çağı bulunmaktadır.과거 지구 상에는 적어도 네 번 이상의 큰 빙하기가 있었다.
Yeryüzü yok edildi.כדור הארץ נהרס.
Yeryüzüne kırk gün kırk gece yağmur yağdı.במבול (בראשית פרק ז) "ויהי הגשם על הארץ ארבעים יום וארבעים לילה".
Eğer layık görülürse, ölü yeryüzünde ruhsal düzeyde varlolmaya devam edebilir.אם הוא נמצא ראוי, המשיך הנפטר להתקיים על פני הארץ באופן רוחני.
Sen yeryüzünü ve haklarını fethettin; Özgürlüğün cesaretinden ortaya çıkacaktır.ניצחת את הכוכבים, לך התהילה וזרי הדפנה, מעשיך מזכים אותך בכתר."
İnsanlığın karşılaştığı sorunları gözlemlemek üzere yeryüzüne gönderilmiştir.היא יורדת לכדור הארץ כדי לבחון את בעיותיהם של בני האדם.
Çin, o zamandan başlayarak Ay ile ilgili yeryüzündeki araştırmalara odaklanıyor.ביצוע המחקרים הראשונים של סין על הירח.
Villa emperyal ailenin yazlığı oldu; İmparator Franz Joseph burayı "Yeryüzü cenneti" olarak nitelendirmiştir.הוילה הפכה להיות בית מגורי הקיץ של הזוג, שאותו כינה פרנץ יוזף "גן עדן עלי אדמות".
Sisyphos daha yıllarca yeryüzünde yaşayacaktır.פילוקטטס נותר במשך שנים על האי.
Bu çektikleri görüntüler yeryüzüne incelenmek üzere gönderildi.צילומים אלו נשלחו לכדור הארץ כדי שהמומחים יבחנו אותם לעומק.
Sonradan yeryüzüne gönderilmiştir.לבסוף, הם הוחזרו לכדור הארץ.
Tanrı'nın Yeryüzündeki İşaretleri, Çev.אין סתירות ביקום האלוהים, אומר חאן.
Bilindiği gibi Güneş yeryüzündeki hayatın var olması için çok önemlidir.לשכבה זו חשיבות רבה בקיום החיים על פני כדור הארץ.
Nijer-Kongo dilleri, yeryüzündeki büyük dil ailelerindendir.משפחת השפות הניז'ריות-קונגולזיות היא בין המשפחות הגדולות בעולם והגדולה ביותר באפריקה.
Eserin diğer parçaları Yeryüzü Cenneti, Der Abstieg der Verdammten in die Hölle ve Cehennem adlı eserlerdir.את שארית חייהם הם בילו בין גן עדן לגיהנום, בשאול של האדס.
Yeryüzünde görülen ne varsa bu üç türden birine bağlıdır.בכל צוות כל דמות היא בעלת אחת משלוש התכונות האלו.
Geçmişte yeryüzüne gelmiş olabilecek Uzaylıların torunları olabilir.ייתכן שהם הביאו צאצאים חיים לעולם.
Kalsiyum yeryüzünde en bol bulunan beşinci elementtir.הסידן הוא היסוד החמישי הכי נפוץ בקרום כדור הארץ.
Yeryüzünü korur.אנו מגינים על אדמתנו.
Yeryüzündeki her nesne, idealar dünyasından pay almıştır.В Обетованата земя всяко коляно (без Левиевото) е получило свой дял.
Yeryüzünde ondan başka cennetten gelmiş hiçbir şey yoktur.” demiştir.На земята настъпила голяма суша и хората нямало с какво да се препитават.
Evet, yeryüzüne atıldı ve melekleri de onunla birlikte atıldılar.9 свален на земята, а заедно с него бидоха свалени и ангелите му“.
Böylece yeryüzündeki su, dengesi sürekli olarak korunmuş olur.Когато удари по земята, от нея бликва вода.
Örneğin yeryüzü bir beşik, dağlar ise birer kazıktır.На тях се раздавала земя (гора).
Onlar orada yeryüzünde tekrar doğmaya hazırlanırlar.Явяват се на земята от пролетта до есента (от Благовещение до Секновене).
Bunlar Samanyolu Galaksisi haricinde yeryüzünden gözlemlenen ilk galaksilerdi.Това се първите галактики, освен Млечния път, наблюдавани от Земята.
Yeryüzündeki her canlı ölecek.Тогава на Земята всичко ще загине.
Bundan ancak 25 yıl sonra helyum yeryüzünde izole edilebildi.25 години по-късно хелият бива изолиран и на Земята.
Sonradan yeryüzüne gönderilmiştir.След това те преминават на земята.
Yeryüzünü korur.Той защитава града.
Bu iklim değişimlerini, Yeryüzü yörüngesindeki değişmelerin yol açmış olması teziyle açıklamaya çalıştı.Той се опитва да покаже, че те произлизат от промени в земната орбита.
(Türkçe yeryüzünde az sayıda olan eklemlemeli dillerden biridir.)(Когато пристигнах в Словения, не знаех нито една словенска дума.)
Buzul örtülerinin ağırlıkları Yeryüzü kabuğu ve mantosunu deforme edebilecek kadar yüksektir.Тежестта на ледената покривка е толкова голяма, че тя е деформирала кората и мантията на Земята.
Jord - Yeryüzü tanrıçası.Жива – богиня на живота.