Çünkü Tanrı henüz yeryüzüne yağmur göndermemişti.Ani déšť neodradil od putování za měsíčnicí.
Yeryüzündeki iyiliklere vesile olur.Prospěšnost pro krajinu.
Yeryüzünde felaketlere neden olur.Na Zemi však nastávají komplikace.
Bazen yeryüzüne iner.Někdy se na zemi vrství.
Yer sürati (GS), uçuştaki herhangi bir hava aracının yeryüzü üzerindeki izdüşümünün hızı.Traťová rychlost (GS - Ground speed) je rychlost letadla vůči zemi.
Öyle ki Yeryüzü'ndeki helyumun % 99,99986'sını oluşturmaktadır.Pozemské helium se skládá téměř výhradně (z 99,999 86 %) z tohoto izotopu.
Buğday yeryüzündeki en eski ekili tarım ürünlerinden biridir.Ječmen patří mezi nejstarší zemědělské plodiny.
Bu efsaneye göre yeryüzünde kaybolmuş her şey ayda bulunmaktadır.V dochovaném textu je zmínka o zákrytu planety Měsícem.
Yeryüzünü korur. Doğaya can verir. Yeşillik alanlarda rüzgar olup gezer.Alahçın je ochránkyní země, dárkyně života přírodě.
Gökte bir Tanrı vardır, yeryüzünde de bir Hakan olacaktır.”Dumnezeu este lumina cerurilor și a pământului!
Eşanlam: Yerindiz (Yerintir) – YER Özelliği: Yeryüzü.Voi să-i îndepărtez de la semnele Mele pe cei care sunt îngâmfați, pe pământ, pe nedrept.
"Allah yolunda hicret eden kimse yeryüzünde gidecek çok yer bulur, bolluk bulur..."Drept pedeapsă îentru fapta lor, Dumnezeu îi alungă din Paradis, trimițându-i pe Pământ.
Yeryüzündeki doğal karbonun yaklaşık 1.1%'ini meydana getirmektedir.Acesta reprezintă aproximativ 1,1% din totalul de carbon natural de pe Pământ. ^ Carbon Carbon
Kur'an'da kullanımı: "Rabbin, Meleklere: 'Ben, yeryüzünde bir halife (temsilci) var edeceğim' demişti.O lumină i-a luminat, căci un înger al Domnului era cu ei, păzindu-i.”
Eğer layık görülürse, ölü yeryüzünde ruhsal düzeyde varlolmaya devam edebilir.Dacă se consider demn, decedatul putea să-și continue existența pe pământ în formă spirituală.
Yeryüzünü korur.Să salvăm țara.
Yeryüzündeki sular yerle gök arasında durmadan devam eden bir döngü içindedir.Persanii cereau pământ și apă ca un semn de supunere.
Bunlar Samanyolu Galaksisi haricinde yeryüzünden gözlemlenen ilk galaksilerdi.Este și prima supernovă observată în afara galaxiei noastre.
Asteroit, Yeryüzü'nün yüzeyinden 27.700 km uzaktan geçecek.Asteroidul s-a aflat la 27.700 km deasupra scoarței terestre.
İmparatorun ikametgâhı olan Yasak Şehir de bu yıldızın yeryüzündeki yansımasıydı.Orașul Interzis, ca reședință a împăratului pământesc, era omologul acestei incinte pe Pământ.
Yeryüzüne aydınlık sağlar.Se zărește pământul.
Eşyükselti eğrilerinin amacı, üç boyutlu yeryüzü şekillerini, iki boyutlu harita üzerinde temsil edebilmektir.Este suficient de mare pentru a conține două sau trei planete de dimensiunea Pământului.
Tanrının küçük oğludur ve cezalandırılarak yeryüzüne gönderilmiştir.Dumnezeu Fiul este unicul Fiu al Domnului, trimis spre a ridica păcatele lumii.
Doğrular yeryüzünü miras alacak, Orada sonsuza dek yaşayacak.Credincioșii vor moștenii viață eternă în Rai și se vor bucura de frăția eternă cu Dumnezeu.
Çünkü Tanrı henüz yeryüzüne yağmur göndermemişti.Nu toată ploaia ajunge în sol.
Yeryüzünde yalnızca Java adasında bulunurlar.Într-o altă călătorie ajunge în insula Java.
Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), "Yeryüzü Doktorları" (Doctors Worldwide) ile karıştırılmamalıdır.Termenul „Internet” nu trebuie confundat cu serviciul internetic World Wide Web (www).
Gökte olduğu gibi yeryüzünde de Senin istediğin olsun.Facă-se voia Ta precum în cer așa și pe pământ.
Angut kuşları, yeryüzündeki kuş türleri arasında tek eşli olan nadir türlerden birisi.Aceste mici diferențe dovedesc însă, că numai păsări din aceeași specie se atrag reciproc.
Söylenenlere göre bu kılıç, yeryüzüne düşen bir meteorun madeninden yapılmıştır.După anumite surse, sabia a fost creată de sciți dintr-un meteorit.
Bu noktada, o sismoloji’ye (deprem ve onlar yeryüzünde üretmek dalgaların çalışma) hayran oldu.Se crede că tot atunci a contractat sifilisul.
Ama yakında o yeryüzünde hayat özleyeceğim.Acest lucru ar fi permis apariția rapidă a vieții pe Pământ.
Bâzen yeryüzüne çıkarlar.Poate s-ar furișa spre pământ....
Godzilla zorlanır ve en sonunda Godzilla devrilir ama Mutoları yeryüzünden silmiştir.Godzilla se luptă cu Mothra și o învinge, apoi Godzilla învinge cu ușurință armata oamenilor.
Bu yüzden tanrıların hepsi yeryüzüne inerler.Stelele cerului au căzut pe pământ...
Ölü yaprak yeryüzüne düştü.O frunză moartă a căzut pe pământ.
Evet, yeryüzüne atıldı ve melekleri de onunla birlikte atıldılar.Letaszították a földre, és vele együtt angyalait is letaszították. - fel.
22 Eylül - Hitler'in emri, "Sankt Peterburg, yeryüzünden silinmelidir."Szeptember 22: Hitler azt parancsolja, hogy „Szentpétervárt le kell törölni a föld színéről!”
Yeryüzünde 40Ar doğal argonun %99.6' sını meydana getirir.A földi természetes argon 99,6%-a 40Ar.
Tanrı'nın Yeryüzündeki İşaretleri, Çev.Jer, lássuk az Úr Keresztjét.
Yeryüzüne kırk gün kırk gece yağmur yağdı.A víz százötven napig áradt a földön.
Yeryüzü yok edildi.A bolygó elpusztult.
Yaklaşık 106 milyon yıldır yeryüzünde oldukları düşünülmektedir.Körülbelül 6,7 millió évig élt a Földön.
Bu ise yeryüzünün %2'i, karaların % 7'si Avrasya'nın 1/5'i demektir.15% feletti a 2/1 csillagos szállodák aránya is.
Yeryüzündeki insanları yaratır.Ők teremtették az életet a Földön.
Gezegenin yeryüzüne çıkarlar.Így jutottak el a Föld bolygóra is.
Sen yeryüzünü ve haklarını fethettin; Özgürlüğün cesaretinden ortaya çıkacaktır.Tele van az ég és föld a te dicsőségeddel.
Eski Türk mitolojisine göre, Türkler yeryüzünü bir dikdörtgen biçiminde tasavvur etmişlerdi.Az ókori görögök mérései szerint a Föld gömb alakú volt.
Yeryüzünün verimliliği ile ilgiliydiler.A föld jövedelmezősége.
Fakat yeryüzünde bu yeteneği ya da beceriyi elde edebilmiş insanlar çok nadirdir.Nagyon ritkák az olyan egyének, akik tökéletesen birtokolják e képességet.
Süperkıtaların biçimlenmesi ve ardından ayrışmaları Yeryüzü tarihinde döngüsel olarak tekrar etmektedir.A szuperkontinensek kialakulása és szétszakadása ciklikusan ismétlődik a Föld történetében.
Yeryüzünde yaratılan ilk kişi olduğuna inanılır.Ádám a földön teremtett első ember.
Yeryüzünde adaleti sağlar.Az országban igazságot tett.
Bu görüş insanların tarımsal faaliyete geçişlerinin yeryüzünü etkilediği savıdır.Ez az érdekellentét polgári életük gazdasági feltételeiből fakad.
Sonradan yeryüzüne gönderilmiştir.Ezt később átadta a fővárosnak.
Yeryüzü de denir.A neve pedig Föld.
Yeryüzünde felaketlere neden olur.A földeken károkat okoznak.
Bu noktada, o sismoloji’ye (deprem ve onlar yeryüzünde üretmek dalgaların çalışma) hayran oldu.Egy ideig ezzel ő volt a szimultán világcsúcstartó.
Sisyphos daha yıllarca yeryüzünde yaşayacaktır.A zoospóra a talajban évekig életképes marad.
Çünkü RAB Tanrı henüz yeryüzüne yağmur göndermemişti.Mégis Isten az ő irgalmában nem engedte a földnek csak negyedrészét sújtani.