Yeryüzüne inmiş ölümsüz bir melek olan Kalona'yı diriltir ve ölümsüzlüğe ulaşmak için onu kullanır.Città Terrena È la città dei Terreni che vengono custoditi e irretiti da Angels e Devils.
Yeryüzünü korur.Difesa della nazione.
Yeryüzünde binlerce meslek bulunmaktadır.Nel mondo vi sono migliaia di religioni.
Mutlu çift birlikte yeryüzüne dönerler.Felici, i due sposi ritornano alla civiltà.
Varlık yeryüzünde ölünce ka’sına geçer.(Dodicesimo) viaggio a sud ai confini della terra.
Yeryüzünde ilk inşa edilen mescid hangisidir?” diye sordum.Qui si consolida la struttura che è a fondamento del mondo".
Eski yöntemlerle dünyayı vampirlerin hüküm sürdüğü ilkel haline çevirmek ve yeryüzünün kraliçesi olmak ister.Vuole che i vampiri governino la Terra ed esserne la regina, e odia gli umani.
Kendisini Tanrı'ların yeryüzündeki gölgesi olarak tanımlar.Ha ancora incubi sul il Signore delle ombre.
Oyunun temel kuralları şunlardır: The Game'i, yeryüzündeki herkes oynamaktadır.Le regole sono semplici: Chiunque nel mondo sta attualmente giocando al Gioco.
Kyoto Protokolü şu anda yeryüzündeki 160 ülkeyi ve sera gazı salımının %55'inden fazlasını kapsamaktadır.Il Protocollo copre 180 nazioni globalmente e più del 55% delle emissioni di gas serra globali.
Yeryüzüne kırk gün kırk gece yağmur yağdı.Secondo la leggenda ne seguirono quaranta giorni di pioggia.
Stark onu kurtarır ve yeryüzüne geri döner ve birbirlerine aşık olurlar.Quindi decidono di ritornare sulla Terra, e si innamorano di Assembler.
Bazen yeryüzüne iner.Talvolta compare in superficie.
Yeryüzünde çok bol olan bazalt, bazı memleketlerde, binlerce kilometrekarelik yerleri örter.La signoria, però, possedeva altri territori, alcuni molte miglia nell'entroterra.
Yeryüzünün en büyük kıyı buzullarından biridir.È una delle risorse più importanti della costa.
Bu ise yeryüzünün %2'i, karaların % 7'si Avrasya'nın 1/5'i demektir.Meno del 2% è avventista del 7º giorno.
Sistem haberleşme sinyalini yansıtmak için yeryüzü ve iyonosferi kullanır.I sistemi di comunicazioni utilizzano la ionosfera per riflettere i segnali radio su lunghe distanze.
Yeryüzündeki kötülükleri yönetir.Sputare a Terra è sputare su sé stessi.
Çünkü Tanrı henüz yeryüzüne yağmur göndermemişti.Così li punì smettendo di mandare la pioggia.
Sessizlik zamanın başlangıcından bu yana yeryüzünde var olmuştur.La fermata è attiva fin dall'epoca dell'inaugurazione.
Yeryüzü yaklaşık altı adet ay büyüklüğündedir.Земля примерно в 6 раз больше Луны.
İnsanlar yeryüzünde yaşar.Люди живут на земле.
Yeryüzünde yüzün üzerinde ağaç çeşidi vardır.На Земле существует свыше ста разновидностей деревьев.
Bu konuşma dili yakında yeryüzünden silinme tehlikesiyle karşı karşıya olan bir dildir.Это язык, находящийся под угрозой исчезновения.
Tüm hayvanlar, sürüngenler, kuşlar, yeryüzünde yaşayan her tür canlı gemiyi terk etti.Все звери, и все гады, и все птицы, все движущееся по земле, по родам своим, вышли из ковчега.
Kâfirlerden hiç kimseyi yeryüzünde bırakma!Не оставь на земле ни одного неверного!» (71:26).
Hûd Sûresi'nde 'Ey yeryüzü!Упоминается в Коране: «И было сказано: „О земля, поглоти свою воду!
Sen yeryüzünü ve haklarını fethettin; Özgürlüğün cesaretinden ortaya çıkacaktır.Ты завоевал землю и свои права; Твоя свобода родится из твоей храбрости.
Sonradan yeryüzüne gönderilmiştir.Потом послали его на Землю.
Kendisini Tanrı'ların yeryüzündeki gölgesi olarak tanımlar.Называет себя Тенью Богов на земле.
22 Eylül - Hitler'in emri, "Sankt Peterburg, yeryüzünden silinmelidir."22 сентября: Гитлер заявляет, что «Санкт-Петербург должен быть стёрт с лица Земли».
Çünkü o gün yeryüzünde yaşayan herkesin başına gelecek.В этот день Земля поглощает клятвопреступников и клеветников.
Ama yakında o yeryüzünde hayat özleyeceğim.Но вскоре он станет скучать по земной жизни.
Ona göre yeryüzü şekil bakımından silindir biçiminde, ve yüksekliği genişliğinin üçte biri kadardır.В третий день Бог сотворил землю и растения: траву и деревья различных видов.
Yeryüzünde çoğaldıkça çoğalsınlar.›› diyerek torunlarını kutsadı.Тот ответил: «Много грехов земля носит.
Kurma (Kurbağa): Tufan esnasında suların altına batmış olan yeryüzünü suyun üzerine çıkartır.И пусть из-под корней твоих течет источник, скрытый в земле, и пусть даст Нам воду утолить жажду».
Yer kabuğunun içinde (iç püskürük taşlar) ya da yeryüzünde (dış püskürük taşlar) oluşurlar.Ветви распростёртые по земле или свисающие, искривлённые.
Eğer layık görülürse, ölü yeryüzünde ruhsal düzeyde varlolmaya devam edebilir.Если его считали достойными, умерший мог продолжать своё существование на земле в духовной форме.
Yeryüzüne inmiş ölümsüz bir melek olan Kalona'yı diriltir ve ölümsüzlüğe ulaşmak için onu kullanır.Указывая на землю своей правой рукой, Ангел закричал громким голосом: «Покайтесь, покайтесь, покайтесь!»
Yeryüzündeki kötülükleri yönetir.Об этом свидетельствуют борозды, оставшиеся на земле.
Ve yeryüzüne hâkim kıldı.Им стали нарезать землю вдали от селения.
Aman ise yeryüzünde bir kıtaydı.На Землю стремительно надвигается похолодание.
"Ey Davud, gerçek şu ki, Biz seni yeryüzünde halife (temsilci) kıldık.Ужели для тебя опустеть земле и сдвинуться скале с места своего?“ (18:4).
Yeryüzünde ilk inşa edilen mescid hangisidir?” diye sordum.Первый же вопрос на земле был: «Кого вы сбили?»
Evet, yeryüzüne atıldı ve melekleri de onunla birlikte atıldılar.Растут в долинах и предгорьях Анд.
Onlar orada yeryüzünde tekrar doğmaya hazırlanırlar.Наконец, те, которые воплощаются на земле (например, люди) приобретают их единичное телесное тело.
Erbain (Kırkıncı Gün), Yeryüzündeki en büyük anma törenlerinden biridir.Валаам - "высокая земля" (неопр.).
Güneş, bu kapıdan yeryüzüne (Imbar’a) geri dönüyor ve gündüz başlıyordu.Солнце ходит с востока на запад, следуя установленному ему пути, ровно как и звезды.
İmparatorun ikametgâhı olan Yasak Şehir de bu yıldızın yeryüzündeki yansımasıydı.Запретный город, как резиденция земного императора, являлся земным эквивалентом этой сферы.
Bazen yeryüzüne iner.Изредка спускается на землю.
Yeryüzünde iyilik yaparlar.Бог дарует лучшие места на земле (неопр.).
Allah yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır ki, oradaki geniş yollarda yürüyesiniz.Но земля растлилась пред лицем Божиим, и наполнилась злодеяниями.
Yeryüzündeki suları ve su kaynaklarını, bulakları, pınarları korur.Место обитания: почва, воды и кожа млекопитающих.
Sonsuz sulara dalarak çamuru çıkarmıştır ve böylece yeryüzü meydana gelmiştir.А жёлудь покатился, и Скрат побежал за ним, при этом раскручивая ядро Земли и образуя дрейф континентов.
Yeryüzündeki kin ve nefret kendisinden kaynaklanır.На земле и под землёй (неопр.).
Yeryüzündeki insanları yaratır.Быть человеком на Земле.
Eşanlam: Yerindiz (Yerintir) – YER Özelliği: Yeryüzü.С любовью к своей земле (неопр.).
Fırsat bulduğunda İnsanlara ve yeryüzüne zarar verir.Если же с ним что-нибудь случится, войску и народу грозят несчастья.
Yeryüzündeki her canlı ölecek.Всё земное при этом погибнет.
Yeryüzünün o zamanki cehennemvari koşulları gözetilerek bu ad verilmiştir.Они утверждают, что огонь — лишь образ Бога на земле.