Ana içeriğe geç
Sözlük

yeryüzü ile cümle

yeryüzü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kim yeryüzünü O'na emanet etti?Et les habitants cultivent la terre pour leurs propres besoins.
Hûd Sûresi'nde 'Ey yeryüzü!Et il fut dit: "Ô terre, absorbe ton eau!
Onlar orada yeryüzünde tekrar doğmaya hazırlanırlar.Sur terre, ils se réunissent pour rigoler entre eux.
Bu dirilme Gökteki Krallık hüküm sürerek yeryüzünü cennete dönüştürdüğünde yeryüzünde olacaktır.Le ciel est uni à la terre, Une ombre est venue sur la terre, aujourd'hui, Et le ciel est collé à la terre.
Allah yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır ki, oradaki geniş yollarda yürüyesiniz.Entrez dans la terre sainte qu'Allah vous a prescrite.
İnsan, yeryüzünde Allah’ın temsilcisidir ve yaratılmış her şey insanın kullanımına tabii kılınmıştır.Il a créé l'Univers, il a créé la Terre, il a créé les humains, et que reçoit-il en réponse ?
Yeryüzünün o zamanki cehennemvari koşulları gözetilerek bu ad verilmiştir.Le sol s'ouvre alors sous eux et ils chutent vers les flammes de l'enfer (Hell's Pit).
Yeryüzü şekillerini gerçeğe en yakın gösteren yöntemdir.C’est une terre propice et proche d'une source donc convoitée.
"Ey Davud, gerçek şu ki, Biz seni yeryüzünde halife (temsilci) kıldık.Et nous les avons annexés à la limite de la terre, et ils appartiendraient aux deux Sidon pour toujours.
Eğer yeryüzüne çıkmaya çalışırlarsa ceza olarak derhal buz tutarlar.Lorsque tu quitteras la terre, elles seront transmises à ceux qui (en) sont dignes.
Yeryüzüne kırk gün kırk gece yağmur yağdı.La pluie tomba sur la terre quarante jours et quarante nuits.
Ve yeryüzüne hâkim kıldı.C'est lui qui acquis la terre de Sourdéac.
Güneş, bu kapıdan yeryüzüne (Imbar’a) geri dönüyor ve gündüz başlıyordu.C'est elle qui engendra le soleil et les étoiles, les avalant, elle les fit renaître le jour et la nuit.
Ancak ilahların kudretini yeryüzünde elde etmiş olanlara verilir.Ceux-ci servaient de résidence terrestre aux divinités auxquelles ils étaient attribués.
Yeryüzünün büyük bir kısmını zorla ya da yıldırma yoluyla almış durumdadır.En effet, s'il y a plusieurs mises à la terre un courant peut circuler entre elles et échauffer le noyau.
Onun yeryüzündeki ölçü aletlerine, tartılara benzemediği söylenmiştir.La Terre Sainte, ainsi appelle-t-on l'en-but adverse, n'était pas chez eux un vain mot ».
Yeryüzünde ondan başka cennetten gelmiş hiçbir şey yoktur.” demiştir.Aucun ne se jette dans la terre ; et si quelques-uns y disparaissent, c'est pour se remontrer bientôt.
Yeryüzünde saf ve temiz olan şeyleri korur.Vers de terre et haute couture Un souper (plus que) parfait!
Virüsler hala yeryüzünde keşfedilmemiş genetik çeşitliliğin en büyük rezervuarlarından biridir.Ils restent l'un des plus grands réservoirs de diversité génétique inexplorés sur la planète.
Eşanlam: Yerindiz (Yerintir) – YER Özelliği: Yeryüzü.The earth can have but earth, which is his due; My spirit is thine, the better part of me.
İran yeryüzündeki en dağlık ülkelerden biridir.L'Iran est un des pays les plus montagneux du monde.
Yeryüzündeki her canlı ölecek.Tous les gens sur la terre sont morts.
Ambar’ın (yeryüzünün) üzerine yerşekillerini yaparlar.Ont-ils donné leurs possessions terrestres en vain ?
Bu noktada, o sismoloji’ye (deprem ve onlar yeryüzünde üretmek dalgaların çalışma) hayran oldu.C'est à ce moment qu'il commence à s'intéresser à la Sismologie.
O zamanlar ve daha sonraları yeryüzünde Nefilim (Anlamı: Yere Serenler) vardı.Nous le jetâmes sur la terre nue, indisposé qu'il était.
Sessizlik zamanın başlangıcından bu yana yeryüzünde var olmuştur.Pour lui, le Monde existe depuis le commencement du temps.
Sonradan yeryüzüne gönderilmiştir.Le résultat est alors transmis vers la Terre.
Jord - Yeryüzü tanrıçası.Zeme - déesse de la terre.
Tufan yükseldi ve bütün yeryüzünü kapladı.Son commandement est alors étendu et couvre toute la vallée du Giffre.
Coyolxauhqui: Ay ve yeryüzü tanrıçası.Coyolxauhqui, déesse de la Lune.
Yer kabuğunun içinde (iç püskürük taşlar) ya da yeryüzünde (dış püskürük taşlar) oluşurlar.Diodore en fait les fils de la Terre (Gaïa) ou bien des Dactyles.
Mutlu çift birlikte yeryüzüne dönerler.Le couple finit par regagner la Terre.
Gemi yeryüzüne sekiz dönemde (aşamada) indi.Couvrant la terre de part en part, il la dépasse encore de dix doigts.
Yeryüzünde ilk inşa edilen mescid hangisidir?” diye sordum.Et de la terre, les quartiers du firmament sont nés."
Tepe bir yeryüzü şeklidir.Que la Lune est une Terre habitée.
Yeryüzü, dünya.La Main, Le Monde.
Sen yeryüzünü ve haklarını fethettin; Özgürlüğün cesaretinden ortaya çıkacaktır.Il perd ses biens plus précieux : sa liberté et son épée, et découvre la puissance de la répression.
Yeryüzü Alt-Dünya (Alsó világ): Ölüler ve Şeytanlar yurdu.La terre contenait des débris de poteries et de tegulae.
Bilindiği gibi Güneş yeryüzündeki hayatın var olması için çok önemlidir.Le climat revêt une grande importance pour savoir si la vie est ou a été présente sur la planète.
Yeryüzüne gönderilirken Ulukayın (veya Ulu Ata) tarafından kendisine Su, Ateş ve Demir verilmiştir.Il vit sur l'eau, et ne va sur la terre ferme que pour la nidification et le repos.
Yeryüzündeki şamanlar bu âlemi ziyaret edebilirler.Les gopurams sont visibles depuis cette salle.
Kıyamet koptuğunda yıldızlar yeryüzüne dökülür.Adieu la Terre (さらば!故郷の星, Saraba!
Bu olay İsa'nın yeryüzünde yaşadığı dönemde gerçekleşir.L'histoire se déroulerait au début de la vie de Jésus.
Yeryüzü bir daire şeklinde izdüşürülür.Le bâtiment se présente sous la forme d'une onde.
Ayrıca yeryüzü şekilleri bakımından bir ovadır.Chi no kata : forme de la Terre.
Bazen yeryüzüne yakın bir noktada güçlü bir deprem gerçekleştiğinde tsunamiye sebep olabilir.Parfois, un fort tremblement de terre peut entraîner un glissement de terrain suivi d'un tsunami.
Teide, yeryüzünün üçüncü en yüksek ada volkanıdır.Le Hualālai est le troisième volcan le plus actif de l'île.
Yerlerine, insanoğlu tayin edilmiş, yeryüzünün sahipliği makamına getirilmiştir.Ensuite ils bifurquèrent vers l'est pour atteindre la Terre du Milieu.
Yazıtlar yeryüzünün hemen her yerinde mevcuttur ve bu halen devam etmektedir.L'agence l'envoie dans le monde partout où il se passe quelque chose.
Evet, yeryüzüne atıldı ve melekleri de onunla birlikte atıldılar.Elle mourut de soif et fut conduite au ciel par des anges.
İğnenin sabit olarak aynı yönü göstermesi yeryüzünde iğneyi çeken bir gücün olmasından kaynaklanmaktadır.Il apparaît ovale, vu de la Terre, alors qu'il a une forme parfaitement circulaire.
Yeryüzüne bereket dağıtır.Heureux sur terre.
Gök bilimi yeryüzündeki en eski bilimlerden biri olarak kabul edilir.L'astronomie est considérée comme la plus ancienne des sciences.
Yeryüzü sürekli güneş rüzgârının etkisi altındadır.La Terre est sous l'influence du Soleil.
Bâzen yeryüzüne çıkarlar.Ils débarquent alors sur la Terre.
Doğrular yeryüzünü miras alacak, Orada sonsuza dek yaşayacak.Il cherche à connaître la vérité et ainsi atteindre l'éternité.
Yeryüzü Doktorları, 15 yıldır birçok Afrika ülkesinde aktif olarak çalışmaktadır.Elle s'est spécialisée depuis 10 ans sur le continent Africain.
19. yüzyılla birlikte yeryüzünün her köşesi kapitalist dünya ekonomiye entegre oldu.Vers 1900, le réseau commercial couvre le monde entier.
Tanrı göğü ve yeri yarattığında,Yeryüzünde yabanıl bir fidan, bir ot bile bitmemişti.Il voulait une place, mais le ciel collé à la terre ne lui en laissait aucune.
Yeryüzü onun görkemiyle aydınlandı.Il brillait de tout son éclat.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod