Namaz tamamlanınca yeryüzüne yayılın, işinize gücünüze gidin, Allah'ın lütfundan nasibinizi arayın.When the prayer ends, disperse through the land and seek the favor of God.
Sizi yerleştirmediğimiz bir biçimde onları yeryüzüne yerleştirmiştik.We established those nations in the land with abilities far beyond those given to you.
Halkın hakkını yemeyin. Düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın.Do not cause any deficiency in people's property or destroy the land after it has been reformed.
Yeryüzünde haksız yere büyüklenenleri mucizelerimden çevireceğim.We will deprive those who are wrongly proud in the land of the blessing of revelations.
Onları yeryüzünde topluluklara ayırdık. Bir kısmı iyi, diğer bir kısmı ise aşağılık durumdaydı.We divided them into nations on the earth; some are righteous and others are not.
Onları (yeryüzünün) yöneticileri yaptık. Ayetlerimizi yalanlayanları ise boğduk.The others, who had called Our revelations lies, were drowned.
Biz, kimlerin erdemli davranacağını sınamak için, üzerindeki maddelerle yeryüzünü süsledik.We have caused earthly things to seem attractive so that We can see who will excel in good deeds.
Onları sarsmasın diye yeryüzüne dağları yerleştirdik.We placed firm mountains on earth lest it would shake them away.
Bir bakmışsınız ki, o (yeryüzü) sallanıp-çalkalanmaktadır.Then lo! it shall be in a state of commotion.
O vakit görürsün ki o sakin yeryüzü, çalkanıp durmada, titreyip kıvranmada.Then lo! it shall be in a state of commotion.
De ki, "Yeryüzünde dolaşın da öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakın." Çokları ortak koşanlardı.Say: Travel in the land, then see how was the end of those before; most of them were polytheists.
Düzeltilmesinden sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın.Do not corrupt the land after it has been set in order.
Ölüden diriyi, diriden de ölüyü O çıkarıyor; yeryüzünü ölümünün ardından O canlandırıyor.He brings forth the living from the dead and the dead from the living.
Mat yeryüzünü aç/ kapatToggle flags in the displayToggle opaque ground
Gökyüzü haritasında mat yeryüzü gösterilsin mi?Draw opaque ground in the sky map?
Ufuk çizgisi ve mat yeryüzü için renk.The color for the horizon line and opaque ground.
Mat yeryüzü çizilsin mi?Draw opaque ground?
Mat & yeryüzüOpaque & ground
Çünkü yeryüzünde iyi insanların sayısı kötü insanlardan daha fazladır.Because there are more good people in the world than bad people.
Bu referans noktası Dünyada yeryüzü olarak kabul edilir.This reference point naturally takes the name earth or ground.
Yeryüzü KaynaklarıTerrestrial sources
İnsan uzay yolculuğu yeryüzünden büyük ölçüde altyapı desteğine ihtiyaç duyar.Human spaceflight currently requires a great deal of supporting infrastructure on Earth.
Yeryüzündeki yaşam, Galaktik kozmik ışınlarından bir dizi faktör tarafından korunmaktadır:Life on the Earth's surface is protected from galactic cosmic rays by a number of factors:
Yeryüzünde 40Ar doğal argonun %99.6' sını meydana getirir.On the Earth, 40Ar makes up 99.6% of natural argon.
Yeryüzüne çarpan bir asteroid korkusu gibi yeni teknoloji de gelişecek.New technology will also develop, as will fears of an asteroid hitting the earth.
Yeryüzündeki orman örtüsünü % 25 artırmak, son 20 yıldaki insan emisyonlarını telafi edecektir.Increasing the forest cover of Earth by 25% will offset the human emissions in the latest 20 years.
Kai-matutsi yeryüzünde ve altında yaşıyordu.The word is associated with 'sky occupation.' Kai-matutsi lived on the earth and below.
Şahin dalar ancak ilk gün herhangi bir yeryüzü bulamaz.Hawk dives but fails to find any earth the first day.
Sonunda bir sorun ortaya çıkana kadar tüm hayvanlar ve insanlar yeryüzünde işlerini yaptılar.All the animals and humans did their jobs on the Earth, until eventually a problem arose.
Mısır ve Tıbbın Öyküsü yeryüzünün ve hayvanların yaratılmasıyla başlar.The Story of Corn and Medicine begins with the creation of the earth and animals.
O zamandan beri yeryüzünde ateş var.Then she crossed back to the other animals.
Abosom, alt tanrılar veya ruhlardı. yeryüzündeki insanlara yardım ederler.The abosom, the lower deities or spirits, assist humans on earth.
Medeina, Litvan orman, ağaç ve hayvan tanrıçası Zemes māte, yeryüzü tanrıçasıMedeina, Lithuanian goddess of forests, trees, and animals Zemes māte, goddess of the earth
(Yeryüzüne) inecektir.He will descend (to the earth).
Bununla birlikte, yeryüzünde hava, gelen ışığı filtreler ve güneş spektrumunu değiştirir.However, on earth, air filters the incoming light, changing the solar spectrum.
Yeryüzünde konuştuğu kadın aslında orijinal ve yaşlı Elizabeth Hansen'dır.The woman she has been speaking to on earth is the original, and now elderly, Elizabeth Hansen.
Ağır metaller yeryüzünde doğal olarak bulunur.Heavy metals are found naturally in the earth.
Çünkü şanlı adamların mezarı bütün yeryüzüne sahiptir.For illustrious men have the whole earth for their tomb.
Yeryüzü Ağacı Yggdrasil'in üç kökü vardır.Yggdrasil the World Tree has three roots.
Yeryüzünde, Deriades birliklerine nutuk çeker ve filleriyle hücum eder.On earth, Deriades harangues his troops and charges with his elephants.
Tasavvufa göre kadın, Allah'ın yeryüzüne saçtığı güzelliklerin nurudur.According to tasawwuf, woman is the light of Allah's beauty shed onto this earth.
Biz onu yeryüzünde güçlü kıldık ve ona her şeye bir yol verdik.We made him strong in the land and gave him unto every thing a road.
Yeryüzü ve Gökyüzü arasında daha bilmediğimiz çok şeyler var.Es gibt mehr Dinge zwischen Himmel und Erde, von denen wir keinen blassen Schimmer haben.
Gökte bir Tanrı vardır, yeryüzünde de bir Hakan olacaktır.”Gott gehören die Heerscharen der Himmel und der Erde.
Gök âleminin de yeraltı âlemi gibi yeryüzü ile benzerlikleri varsa da bu âlemde insanların ruhları bulunmaz.Weit reicht Sein Thron über die Himmel und die Erde, und es fällt Ihm nicht schwer, sie (beide) zu bewahren.
Allah yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır ki, oradaki geniş yollarda yürüyesiniz.So stieg der Gott zur Erde hinab und bezwang den Ganges, indem er ihn durch sein Haar fließen ließ.
Arda yeryüzü (Ambar) ve çevresindeki yakın göğü (uzayın gök cisimlerini içeren kısmını) içerir.Für die Erde: geeint – für den Himmel: entzweit.
Yeryüzünün o zamanki cehennemvari koşulları gözetilerek bu ad verilmiştir.Auf diese Weise bereiteten sie sich selbst die Hölle auf Erden.
Yeryüzünde kötülüklere ve bozgunculuğa sebebiyet verir.Die Erde wird von häufigen Unwettern und Stürmen, die sie erschüttern, verwüstet werden.
Kim yeryüzünü O'na emanet etti?Und er belebt die Erde (wieder) nachdem sie abgestorben war.
Yeryüzüne hakim olan, onu yöneten odur.Auf der Erde kommt es zur ersehnten Wende.
Sen yeryüzünü ve haklarını fethettin; Özgürlüğün cesaretinden ortaya çıkacaktır.Du hast die Erde und dein Recht erobert; Deine Freiheit wird aus deinem Mut entstehen.
Yeryüzündeki sular yerle gök arasında durmadan devam eden bir döngü içindedir.Die Erde ist demnach eine flache Scheibe, die von einem Himmelsgewölbe (dem Firmament) überragt wird.
İnsanlara gökyüzü ve yeryüzü yolculuklarında; refakât eden varlıklar, kuş şeklindedir.Als seine Eltern gelten Himmel (Dyaus) und Erde (Prithivi), die er gleich nach seiner Geburt verschlingt.
Yeryüzünde biz ancak yurdumuzun kuluyuz.Gesetzt, sie wären nicht auf Erden, Wie könnt alsdann das Mein und Dein Bestimmet und entschieden werden?
"Ey Davud, gerçek şu ki, Biz seni yeryüzünde halife (temsilci) kıldık.O Erd, herfür dies Blümlein bring, o Heiland, aus der Erden spring.
Yeryüzü Alt-Dünya (Alsó világ): Ölüler ve Şeytanlar yurdu.Auf der Erde wird dann der Heiland Saoschjant die Toten auferwecken.
O zamanlar ve daha sonraları yeryüzünde Nefilim (Anlamı: Yere Serenler) vardı.Wie auf der Erde haben sich auch hier die Menschen verstritten und in einzelne Gruppen aufgeteilt.
Ancak ilahların kudretini yeryüzünde elde etmiş olanlara verilir.Dazu gehört das Besitzergreifen der Erde, das Auseinanderstreben, das Sich voneinander Absetzen.
Onlar orada yeryüzünde tekrar doğmaya hazırlanırlar.Diese waren meist Gruben in der Erde, die mit Lehm verputzt wurden.