Ana içeriğe geç
Sözlük

yerli ile cümle

yerli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ama bazı şeyler değişiyor, bunun nedenlerinden biri dijital yerliler, ya da gen-Y'ler.But things are changing, and one of the reasons why is the digital natives, or Gen-Y.
Yani, Yerli Amerikalılara, orduya, Cumhuriyetçi partiye,So, how warm or cold do you feel about, you know,
Yerli insanların yardımıyla ve sadece kürek ve kazmaları kullanarak kendi yolumu yaptım.With the help of the locals and using just shovels and picks, I made my way.
O Avustralyanın yerlilerinden ihtiyar... ...bir sanatçı.He's an Australian Aboriginal elder, and he's also an artist.
Bu ölçekli modeller tüm yerli mimaride evrensel değil midir?Aren't these scaling patterns just universal to all indigenous architecture?
Amerikan yerlileri, dairesel ve dört kat simetrinin kombinasyonunu kullanmışlardır.So Native Americans use a combination of circular symmetry and fourfold symmetry.
ABD'de yaşayan Afro-Amerika ile Amerikan Yerlileri ve Latin öğrencilere odaklandık.We've focused in the U.S. on African-American students as well as Native American and Latino.
21 yıl oldu, ama bu duygular hala yerli yerinde duruyor.It's something that comes out from the past. It's 21 years, but they are still all there.
Büyük ülkelerde, film çektiklerinde, bütün bu şeyler yerli yerindedir.In big countries, when they do the movies, they have all these things in place.
Yani Fransa yarattığı bu devasa yerli ordusuyla galip olmuştur.So France is victorious, with this huge citizen army that it created.
Yerli çocuklarını ebeveynlerinden alıp onları modern dünyada büyütebilirsin.If you take native children away from their parents you can bring them up in the modern world.
Bizim yıllardır yerli yerinde duran bir sistemimiz var.I think we've had a system that's been in place for lots of years.
Üç beş Annas üzerinde yerli Kayıkçılar kavga korkunç bir satır yapıyorlardı dirsek.Three native boatmen quarrelling over five annas were making an awful row at his elbow.
Bunlar yerlidirler.They are domestics.
Chicago'da, oranın yerlisiydim.And in Chicago, I was Quebecois.
Geri, geri yerli bahar aptalca gözyaşları; kolu damla, keder aitBack, foolish tears, back to your native spring; Your tributary drops belong to woe,
Hollandalılar için, hem rakip şirketler hem de yerli tüccarlar korsandı.For the Dutch, both competing companies and indigenous merchants were considered pirates.
Hepimiz gençlere "dijital yerli" dendiğini duymuşuzdur.I mean, all of us have heard young people referred to as "digital natives."
Gençleri dijital yerliler olarak düşünmeli miyiz emin değilim.I'm not so sure we should be thinking of young people as digital natives.
Bilgeliğimizi yitirmiş gibiyiz, yerli insanların bilgeliğini.We seem to have lost wisdom, the wisdom of the indigenous people.
Afrika'da ki yerli kadınlar... ...gelir ve "İşte bu kadar!" derlerdi.Ça!" And then aboriginal women in Africa would come and say, "This is it!"
Hadi deneyelim! Onun bir yerli olduğunu görebiliyoruz.Now I just want to change that guy's race.
Sanırım Kraliyet Vakfı nihayet yerli yerine oturdu.I think the Imperial Foundation is finally settling in.
Zamanla, yerliler giderek doğadan uzaklaştılar. -And settled people became more detached from the natural world.
Haftalarca, tüm gönüllüler ve yerliler benzer şeyler buluyorlardı.For weeks, all the volunteers and locals alike had been finding similar things.
Bizi yönlendiren inanılmaz bir yerli kadın vardı.We had an amazing local woman who guided us.
Burada yerli bir işadamı olarak Hamburg bölgesinde,Being a local businessperson here in the Hamburg area,
Yerli halk duygusal değil, nostaljiden dolayı da güçsüzleşmemiş.Well, indigenous people are neither sentimental nor weakened by nostalgia.
Alcatraz adasını ele geçiren yerliWhen I was an intern in San Francisco,
Ve bu yerli araba marketi bile degil; be taksi marketi.And this isn't even the domestic car market; this is the taxi market.
Fabrikanin 10,000 tane calisani var, ve yerli ayakkabilari yapiyorlar,The company itself had about 10,000 employees, and they're doing domestic shoes.
Fakat yerli olana girmek cok daha kolay.But the domestic was much easier to do.
Öyleyse bunu yapmadan önce, bir şekilde biyolojiyi yerli yerine koymak istiyorum.Before we do that, I want to kind of put biology in its place.
Ben bir ebeveynim, bir yerli ve bir öğretmenim.I'm a parent, I'm a resident and I'm a teacher.
Afrika'da, yerli ve yabancı özel yatırımlara destek olunuz.Support private investment in Africa, both domestic and foreign.
Binlerce ürün tanımınız olsa dahi 5.000 yerli tercümandan oluşan dünya çapındaki ağımızEven if you have thousands of product descriptions
Biz karışık bir kültürde büyüdüm bu yüzden babam yerli,.My father was aboriginal, so we grew up in a mixed culture.
Ve aniden, Yerli din adamlariyla basi belaya girdi Vakum yapamazsin dediler.And immediately, he got into trouble with the local clergy who said, you can't make a vacuum.
Bu olayla, Amerikan Yerlileri tarihinde yeni bir dönem başladı.With this event, a new era in Native American history began.
Yerli halkların çektikleri kolay düzeltilecek basit bir konu değil.The suffering of indigenous peoples is not a simple issue to fix.
Yerlilerin kullandığı ölümcül bir mekanizma.A man-killing contraption the natives use.
Bir Polinezya yerlisi şöyle dedi:But you have intense energy.
Döndüğümde dağıttığım her şey yerli yerine yerleştirilmiş durumda oluyordu.By the time I returned everything had always been neatly returned to its place.
Taze eşim için yerli malı bir hijyenik ped neden yapmayayım?Why not make a local sanitary pad for my new wife?
Herşeyi nasıl da yerli yerinde!Look at how he's put together![br]
Nitekim bu nesne yerli bir çiftlik, balıklar ve yeşillik için.Indeed, this object is a domestic farm, for fishes and green.
Bizim görüşümüz yerel üretim, yerli gıda hareketi gibi, üretim için.Our vision is local manufacturing, like the local food movement, for production.
Bütün teçhizat yerli yerinde.All the equipment is still here.
Böylelikle yerlilerin büyük kýsmýnýn yok olmasý çok zaman almadý çünkü saftýlar.- Right off the bat, with Christopher Columbus
Montreal'in yakýnýnki Oka, Quebec'teki Mohawk Yerli Topluluđunda, kanlý bir gündü.And the problem is that this culture has clearly defined hierarchy.
Yedi gün çardaklarda kalacaksınız. Bütün yerli İsrailliler çardaklarda yaşayacak.You shall dwell in booths seven days. All who are native-born in Israel shall dwell in booths,
Bu yüzden (Allah) onlara karşı (sana) imkan verdi. Allah (herşeyi) bilendir, yerli yerince yapandır.So He gave you mastery over them, for God is all-knowing and all-wise.
O, (her tedbiri) bilen, her şeyi yerli yerince yapandır."He is indeed all-knowing and all-wise.
Anlasınlar diye ayetleri nasıl yerli yerince açıkladığımıza bak.See, how distinctly We explain Our signs that they may understand.
Şükredecek millet için böylece ayetleri yerli yerince açıklarız.So do We explain Our signs in different ways to people who give thanks.
Allah, gökleri ve yeri hak olarak (yerli yerince) yarattı.God has created the heavens and the earth with reason.
Gökleri ve yeri, yerli yerince yaratan O'dur.It is He who created the heavens and the earth with a definite purpose.
De ki: "Gerçekten Rabbim, hakkı yerli yerine koyar. O, gaybları hakkıyla bilendir."Say: "My Lord casts the truth: He is the knower of things unknown."
De ki: “Rabbim hakkı, gerçeği, yerli yerine kor. O bütün gaybları, bütün gizlileri bilir.”[21,18]Say: "My Lord casts the truth: He is the knower of things unknown."
Rahman'ın izin verdiklerinin dışında, asla konuşmazlar. Konuşan da yerli yerinde söz söyler.None will speak except who is permitted by Ar-Rahman and says what is right.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod