Bugün, yerliler gibi modern avcı ve toplayıcılara baktığımızda彼らは アイザ山という場所で石斧用の石を採掘します
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.Así que la cultura, la cultura aborigen del norte, tradicionalmente ha sido muy estacional.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.Daher hat sich das Leben der nordischen Ureinwohner stark nach den Jahreszeiten gerichtet.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.Därmed har kulturen, den nordiska ursprungskulturen, traditionellt varit högst säsongsberoende.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.Deci cultura, cultura nordică aborigenă, a fost în mod tradiţional extrem de sezonieră.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.De cultuur, de oorspronkelijke cultuur van het noorden, is dus traditioneel erg seizoensgebonden.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.Donc la culture, la culture aborigène du nord, a été par tradition hautement saisonnière.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.Ennek megfelelően az északi bennszülött kultúra hagyományosan évszakhoz kötött életet él.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.Então, a cultura aborígene do norte, tem sido tradicionalmente altamente sazonal.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.Jadi budaya, budaya asli utara, secara tradisi sangat tergantung pada musim.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.그래서 북쪽의 토착 문화는 전통적으로 계절에 따라 매우 다릅니다.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.Kultura północnych aborygenów tradycyjnie zależała od pór roku.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.La cultura quindi, quella degli aborigeni del nord, tradizionalmente è molto stagionale.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.Så kulturen, den nordlige aboriginal kultur, har traditionelt set været utrolig sæsonpræget.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.Takže kultúra - severná domorodá kultúra - je tradične vysoko sezónna.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.Takže kultura, severská aboriginská kultura, byla tradičně vysoce sezónní.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.Thế nên nền văn hóa thổ dân phương bắc từ xưa đã phụ thuộc theo mùa.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.Zato so prvotni prebivalci na severu tradicionalno precej sezonska kultura.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.Οπότε ο πολιτισμός, αυτός των ιθαγενών του βορά, είναι κατά παράδοση εξαιρετικά εποχιακός.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.Поэтому культура северных аборигенов традиционно делится на времена года.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.Така че културата, северната аборигенна култура, традиционно е силно сезонна.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.Тому, культура північних аборигенів, традиційно поділяється на пори року.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.אז התרבות הצפונית בקרב הילידים היא באופן מסורתי מאוד עונתית.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.لذلك فالثّقافة، ثقافة السّكان الأصليّين في الشّمال، تتّسم بالموسميّة للغاية.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.昔からとても季節に影響をうけています 冬には長く眠り
Bunlar kamuda çalışıyorlar. Bunlar sürücülerdir. Bunlar yerlidirler.Государственные служащие, водители, прислуга.
Bunlar yerlidirler.De er lokale beboere.
Bunlar yerlidirler.Ils sont employés de maison.
Bunlar yerlidirler.그리고 그들은 파출부들입니다.
Bunlar yerlidirler.Pracujú v domácnosti.
Bunlar yerlidirler.Sie sind Hausangestellte.
Bunlar yerlidirler.Son empleadas domésticas.
Bunlar yerlidirler.Sono autisti. Sono domestici.
Bunlar yerlidirler.Sunt servitori.
Bunlar yerlidirler.Urzędnicy państwowi. Kierowcy. Służący.
Bunlar yerlidirler.Zij zijn huisbedienden.
Bunlar yerlidirler.Είναι οικιακοί υπηρέτες.
Bunlar yerlidirler.Те са домашни работници.
Bunlar yerlidirler.אלה עוזרי ועוזרות בית.
Bunlar yerlidirler.إنهم خدم المنازل.
Bunlar yerlidirler.彼らは主に水や医療 住居などの必需品やサービスに出費します
Bunu, 1896'da misyonerlik gezisine çıkmış olan Güney Alaskalı isimsiz bir Kwakutl yerlisinden öğrendim.A fost spus de un indian Kwakutl anonim, din sudul Alaskăi, unui misionar în 1896 şi iată-l!
Bunu, 1896'da misyonerlik gezisine çıkmış olan Güney Alaskalı isimsiz bir Kwakutl yerlisinden öğrendim.Den berättades av en anonym Kwakiutl-indian i södra Alaska för en missionär 1896, och här är den.
Bunu, 1896'da misyonerlik gezisine çıkmış olan Güney Alaskalı isimsiz bir Kwakutl yerlisinden öğrendim.Egy névtelen dél-alaszkai Kwakutl indián mondta el egy misszionáriusnak 1896-ban, és most halljuk.
Bunu, 1896'da misyonerlik gezisine çıkmış olan Güney Alaskalı isimsiz bir Kwakutl yerlisinden öğrendim.Ein nicht bekannter Kwakutl Indianer in Süd-Alaska erzählte es einem Missionar im Jahr 1896, und hier ist es:
Bunu, 1896'da misyonerlik gezisine çıkmış olan Güney Alaskalı isimsiz bir Kwakutl yerlisinden öğrendim.Foi contado por um índio kwakutl do sul do Alasca a um missionário em 1896, e é assim.
Bunu, 1896'da misyonerlik gezisine çıkmış olan Güney Alaskalı isimsiz bir Kwakutl yerlisinden öğrendim.Fue contado por un indígena anónimo Kwakutl del Sur de Alaska a un misionero en 1896, aquí va.
Bunu, 1896'da misyonerlik gezisine çıkmış olan Güney Alaskalı isimsiz bir Kwakutl yerlisinden öğrendim.Fu raccontato da un anonimo indiano Kwakutl dell'Alaska del sud ad un missionario, nel 1896.
Bunu, 1896'da misyonerlik gezisine çıkmış olan Güney Alaskalı isimsiz bir Kwakutl yerlisinden öğrendim.Il a été dit par un anonyme, un Indien Kwakutl du Sud de l'Alaska, à une missionnaire en 1896, et le voici.
Bunu, 1896'da misyonerlik gezisine çıkmış olan Güney Alaskalı isimsiz bir Kwakutl yerlisinden öğrendim.Nó được một người da đỏ Kwakult vô danh ở phía nam Alaska kể cho một nhà truyền giáo vào năm 1896.
Bunu, 1896'da misyonerlik gezisine çıkmış olan Güney Alaskalı isimsiz bir Kwakutl yerlisinden öğrendim.Pesem je povedal anonimen kwakutlski Indijanec iz južne Aljaske nekemu misijonarju leta 1896.
Bunu, 1896'da misyonerlik gezisine çıkmış olan Güney Alaskalı isimsiz bir Kwakutl yerlisinden öğrendim.Tuto báseň vyprávěl neznámý Indián z jižní Aljašky, misionářovi v roce 1896 a zde je.
Bunu, 1896'da misyonerlik gezisine çıkmış olan Güney Alaskalı isimsiz bir Kwakutl yerlisinden öğrendim.Разана е от анонимен индианец-куакутл от южна Аляска на мисионер през 1896, ето я.
Bunun üzerine bazı yerli kadın sanatçı ve yazarlar bu sayılara göğüs germeye çalışıyorlar.In risposta a tale situazione, alcune artiste e scrittrici stanno lavorando per dare un volto a questi numeri.
Bu olayla, Amerikan Yerlileri tarihinde yeni bir dönem başladı.Avec cet évènement, une nouvelle ère dans l'Histoire amérindienne commence.
Bu olayla, Amerikan Yerlileri tarihinde yeni bir dönem başladı.Com este acontecimento, começou uma nova era na história dos indígenas americanos.
Bu olayla, Amerikan Yerlileri tarihinde yeni bir dönem başladı.Con questo evento cominciò una nuova era per la storia dei nativi americani.
Bu olayla, Amerikan Yerlileri tarihinde yeni bir dönem başladı.Dengan peristiwa ini, era baru dari sejarah kaum pribumi Amerika dimulai.
Bu olayla, Amerikan Yerlileri tarihinde yeni bir dönem başladı.Este evento marca una nueva era en la historia de los indígenas de EE.UU.
Bu olayla, Amerikan Yerlileri tarihinde yeni bir dönem başladı.Ez az esemény egy új korszak kezdetét jelentette a bennszülött amerikaiak történetében.