Bizim görüşümüz yerel üretim, yerli gıda hareketi gibi, üretim için.Onze visie is lokale productie, zoals de beweging voor lokale voeding, voor productie.
Bizim görüşümüz yerel üretim, yerli gıda hareketi gibi, üretim için.Unsere Vision ist also die lokale Produktion, vergleichbar der "Local Food"-Bewegung.
Bizim görüşümüz yerel üretim, yerli gıda hareketi gibi, üretim için.Visi kami adalah pengerjaan secara lokal, seperti pergerakan untuk makanan lokal, untuk produksinya.
Bizim görüşümüz yerel üretim, yerli gıda hareketi gibi, üretim için.Viziunea noastră este producţia locală, precum mişcarea pentru alimentaţie, pentru producţie.
Bizim görüşümüz yerel üretim, yerli gıda hareketi gibi, üretim için.Το όραμά μας είναι τοπική παραγωγή, όπως η τοπική κίνηση για τα τρόφιμα, για την παραγωγή.
Bizim görüşümüz yerel üretim, yerli gıda hareketi gibi, üretim için.Нашата визия е за местно производство, като движението за местни храни, но за производството.
Bizim görüşümüz yerel üretim, yerli gıda hareketi gibi, üretim için.החזון שלנו הוא ייצור מקומי, בדומה לתנועת המזון המקומי.
Bizim görüşümüz yerel üretim, yerli gıda hareketi gibi, üretim için.وتتمثل رؤيتنا في التصنيع المحلي ، مثل حركة المواد الغذائية المحلية ، للإنتاج.
Bizim görüşümüz yerel üretim, yerli gıda hareketi gibi, üretim için.製品製造の地産地消です そこで世界中でその地域の副産物を
Bizim, yerlilerin, o kasabada nasıl yaşsadıklarını ve nasıl hissettiklerini.¿Cómo nosotros, pueblos indígenas, viven y sienten en esa aldea.
Bizim yıllardır yerli yerinde duran bir sistemimiz var.Creo que hemos tenido un sistema en curso por muchos años.
Bizi yönlendiren inanılmaz bir yerli kadın vardı.Avevamo un'incredibile donna del posto come guida.
Bizi yönlendiren inanılmaz bir yerli kadın vardı.Có một người phụ nữ địa phương tuyệt vời đã hướng dẫn chúng tôi.
Bizi yönlendiren inanılmaz bir yerli kadın vardı.Contamos con la guía de una vecina admirable.
Bizi yönlendiren inanılmaz bir yerli kadın vardı.Det fanns en fantastisk lokal kvinna som ledde oss.
Bizi yönlendiren inanılmaz bir yerli kadın vardı.Een geweldige Japanse vrouw legde het ons uit.
Bizi yönlendiren inanılmaz bir yerli kadın vardı.Es gab eine wundervolle einheimische Frau, die uns anleitete.
Bizi yönlendiren inanılmaz bir yerli kadın vardı.가르쳐 준 훌륭한 현지 여자 분이 한분 계셨던 것은 매우 운이 좋았던겁니다.
Bizi yönlendiren inanılmaz bir yerli kadın vardı.O localnică minunată ne-a îndrumat.
Bizi yönlendiren inanılmaz bir yerli kadın vardı.Pomagała nam niezwykła miejscowa kobieta.
Bizi yönlendiren inanılmaz bir yerli kadın vardı.Tivemos uma senhora local fantástica que nos orientou.
Bizi yönlendiren inanılmaz bir yerli kadın vardı.Une autochtone incroyable nous guidait.
Bizi yönlendiren inanılmaz bir yerli kadın vardı.Vedla nás úžasná místní žena.
Bizi yönlendiren inanılmaz bir yerli kadın vardı.Viedla nás jedna úžasná miestna žena.
Bizi yönlendiren inanılmaz bir yerli kadın vardı.Volt egy nagyszerű helyi asszony, aki irányított minket.
Bizi yönlendiren inanılmaz bir yerli kadın vardı.Είχαμε μια καταπληκτική κυρία, από το μέρος εκεί, που μας καθοδηγούσε.
Bizi yönlendiren inanılmaz bir yerli kadın vardı.Нами руководила удивительная местная жительница.
Bizi yönlendiren inanılmaz bir yerli kadın vardı.Удивителна местна жена ни ръководеше.
Bizi yönlendiren inanılmaz bir yerli kadın vardı.אישה מקומית נפלאה אחת הדריכה אותנו.
Bizi yönlendiren inanılmaz bir yerli kadın vardı.وقد كانت معنا امرأة محلية مدهشة قامت بإرشادنا.
Bizi yönlendiren inanılmaz bir yerli kadın vardı.破損した写真は気をつけないと さらに破損しかねません
Biz karışık bir kültürde büyüdüm bu yüzden babam yerli,.Dorastaliśmy w mieszanej kulturze.
Biz karışık bir kültürde büyüdüm bu yüzden babam yerli,.- Ja, mijn moeder was blank en mijn vader was Aboriginal, dus wij groeiden op in een gemengde cultuur.
Biz karışık bir kültürde büyüdüm bu yüzden babam yerli,.Nous avons grandi dans une culture mixte.
Boston'da ben güneyliydim. Chicago'da, oranın yerlisiydim.В Бостоне я говорю с южным акцентом, а в Чикаго с квебекским.
Böylece gerçek konulara ve gerçek yerli kadınlara hitap edebilir.Così il libro affronta questioni reali che interessano davvero le donne native.
Böylece gerçek konulara ve gerçek yerli kadınlara hitap edebilir.Таким образом, это затрагивает реальные проблемы и затрагивает настоящих индейских женщин.
Böylelikle yerlilerin büyük kýsmýnýn yok olmasý çok zaman almadý çünkü saftýlar.- Direkt, med Christopher Columbus lanstigande i den Karibiska regionen som idag
Böylelikle yerlilerin büyük kýsmýnýn yok olmasý çok zaman almadý çünkü saftýlar.카리브해 지역에 상륙하자마자
Böylelikle yerlilerin büyük kýsmýnýn yok olmasý çok zaman almadý çünkü saftýlar.- Unmittelbar, nachdem Christopher Columbus in der Karibik angekommen war, wo heute
Böylelikle yerlilerin büyük kýsmýnýn yok olmasý çok zaman almadý çünkü saftýlar.- Сразу же с прибытием Христофора Колумба на территорию Карибского региона, что сегодня является
Bu cinayetten sonra Kaiowá liderleri ve Guarani yerlileri bir araya gelerek Aty Guasu meclisini kurdular.Dopo la strage, i capi del Kaiowà e il popolo Guarani si sono riuniti per un'assemblea - l' Aty Guasu.
Bu cinayetten sonra Kaiowá liderleri ve Guarani yerlileri bir araya gelerek Aty Guasu meclisini kurdular.Luego del crimen, los líderes de los Kaiowá y los guaraníes se reunieron para una asamblea - el Aty Guasu.
Bu durum, yerli üretime ek olarak (35Detta är fallet för viss marijuana i Europa där, utöver inhemsk produktion (35
Bu durum, yerli üretime ek olarak (35Tämä pätee osaan kannabisruohosta
Bu durum, yerli üretime ek olarak (35To je případně kterého rostlinného konopí v Evropě, kde kromě domácí produkce (35
Bu durum, yerli üretime ek olarak (35To velja za marihuano v Evropi, kjer sta bili poleg domače proizvodnje (35
"Bu fotoğraf için bana 20 pezo ver." diyor yerli kadın.A 20 pesos za mou dceru. A ještě 20 za mého syna.
"Bu fotoğraf için bana 20 pezo ver." diyor yerli kadın." Et vingt pesos pour ma fille. " " Et vingt de plus pour mon fils. "
Bu genç yerli dil dijital aktivistlerini anlamlı şekilde bir araya getirmek gibi zorlu bir görev bulunmakta.ويبقى التحدي في إيجاد وسائل مجدية لربط هؤلاء النشطاء الشباب ببعضهم وبناء شبكة مهعم هي خطوة في الاتجاه الصحيح.
Bugünkü Yerli nüfusuyla ilgili istatistikler,운디드 니 학살이 1세기이상 지난
Bugünkü Yerli nüfusuyla ilgili istatistikler,Statisticile de azi despre populaţia Nativă,
Bugünkü Yerli nüfusuyla ilgili istatistikler,Statistik tentang penduduk pribumi hari ini,
Bugünkü Yerli nüfusuyla ilgili istatistikler,הסטטיסטיקה על האוכלוסיה האינדיאנית כיום,
Bugünkü Yerli nüfusuyla ilgili istatistikler,الإحصائيات حولا السكان الأصليين اليوم،
Bugünkü Yerli nüfusuyla ilgili istatistikler,先住民の人口統計が 明らかにするのは
Bugün, yerliler gibi modern avcı ve toplayıcılara baktığımızda음. 여러분이 원주민과 같은 현대의 사냥, 수렵꾼들을 보면
Bugün, yerliler gibi modern avcı ve toplayıcılara baktığımızdaNézzük a modern vadászó-gyűjtögetőket, például Ausztráliában.
Bugün, yerliler gibi modern avcı ve toplayıcılara baktığımızdaובכן, אתם מסתכלים על ציידים-אוספים מודרניים כמו אבוריג'ינלים,
Bugün, yerliler gibi modern avcı ve toplayıcılara baktığımızdaحسناً , إذا نظرتم إلى إجتهادات الصيد الحديث للأبوروجينال ( سكان أستراليا الأصليين ) ,