Yerlice biliyor musun ?洋楽はわかる。
Yerli halklar ^ "Selam olsun barış ödülü alan kadınlara!". birgun.net.「日本ひ○こ○り協会BEWE支部」 護くんに女神の祝福を!
Asya, Afrika ve Avrupa kadar yoğun olmasa da Amerikalı yerli halklar da büyükbaş hayvanlara sahiptiler.世界の他の地域(アジア、アフリカ、ヨーロッパ)ほど広く広まってはいないが、アメリカ・インディアンも家畜を飼った。
Aynı anda yanlarında getirdikleri yerli ölür.彼女との間に生まれた双子も夭折した。
İki yüz elli yerli figüran Ağustos başında seçildi.8月前半には250名ものエキストラが選ばれた。
İtalyan ve Sloven dilleri yerli diller olarak kabul edilir.イタリア語およびスロベニア語以外では以下のように呼ばれる。
Burada Yunan yerlileri tarafından ihtiyaçları giderildi.ギリシャ系の出身であった。
İlk olarak 1523'te,Fransiskan misyoner Pedro de Gante tarafından yerliler için ilkel okullar açılmıştı.先住民族のための最初の学校は1523年に修道士のペドロ・デ・ガンテによって創設された。
Amerikan, Amerika'daki yerli halklar.アメリカ州の先住民族
Ebeveynleri yerli kökenlidir ; Babası Mixtec ve annesi Triqui .先住民族(英語版)の両親を持ち、父はミシュテカ、母はトリケ族である。
Çin şu anda giderek yerli yenilikleri amaçlamakta ve kalan zayıflıkları düzeltmeyi hedeflemektedir.中国は現在次第に目標を中国独自の技術革新へと変えつつあり、これまで弱点とされていた分野を改善することを目標とするようになっている。
"İlk yerli uçak".初の国産機。
Cuba (Bari) yerli kabilesi ile mükemmel ilişkileri vardı.彼等はワンパノアグ族インディアンと良好な関係を築いた。
KNT-308, Türkiye'nin ilk yerli, keskin nişancı tüfeğidir.KNT-308 - AWライフルそっくりのトルコ製狙撃銃。
15 yerli Yahudi ölümle cezalandırılıp yakıldı.8人のユダヤ人たちが拷問にかけられ、火炙りにされた。
Amerika’daki yerli halklar avcı-toplayıcıydı.アメリカ大陸の住人の多くは狩猟採集民だった。
Efsaneye göre, buranın ilk Viking yerlisi, Þrasi Þórólfsson, şelalenin arkasındaki mağaraya hazine gömmüş.それによると、この地に最初に入植したヴァイキングであるソラシ・ソゥロゥルフソン (Þrasi Þórólfsson) がスコゥガフォスの裏側に財宝を埋めた。
Shawnee Yerlileri tarafından adlandırılmıştır.ネオヒルズ族を自称していた。
Amerika'ya Avrupa asıllılar gelmeden önce bu bölgede yerleşik yerli Amerikan ahali bulunmaktaydı.ヨーロッパ人がこの地域に入って来る以前、多くのインディアン部族が住んでいた。
Şimdi bunun yerli halk tarafından yapıldığı bilinmektedir.これは、原住民らによって観測された。
Mezo Amerikan yerlileri geçmişteki yolculukları tasvir etmek için kullandılar.メソアメリカのインディアンは、像を使って過去の世代の旅を描いた。
Yerlice konuşabiliyor musunuz ?敬語を話せる。
Yerli halkların kimler oldukları konusunda çok farklı görüşler vardır.加害者が誰なのかについて、異なる見解がある。
Bu yerli kayıt, Department of Indian Affairs and Northern Development tarafından gerçekleştirilmektedir.この法律はインディアン問題および北方開発大臣によって運用されている。
Yerlilerle girdiği çatışmalarda sol gözünü kaybetti.以前移民を巡る争いで左半身を失っている。
Ąhą̀, Dinjii Zhuh kʼyùu lèe ginihkhìi Evet, Yerlice biliyorum.著:長江優子、みうらかれん。
Yerliler kendilerine bir evet-hayır sorusu sorulduğunda 'Bal' ya da 'Da' şeklinde yanıt verirler.そのため、彼らにイエス・ノー質問をするたびに、彼らはBalまたはDaと答える。
Siraya (西拉雅族) Tayvan'ın yerli halklarından biridir.サアロア族(Saaroa)は台湾原住民の一つ。
Yine de bölge ağırlıklı olarak Hıristiyan yerlilerden oluşmakta idi.しかしそれは先住民の過酷な労働の上に成り立っていた。
Şehir, ana dinlerin öğretilerini içine alan yerli inanış Kaodaiizm dininin kurulduğu yer olmakla ün salmıştır.国際連合は、主な宗教の祝祭について、国際的に認知されるべき祝祭を公式に認定している。
Kazâzedeler, yerlilerle bir anlaşmaya varamamış ve Aralık'ın 17'sinde köyden kaçmışlardır.先住民とは意思疎通ができなかったらしく、12月17日、遭難者たちは集落から逃走。
Ayrıca bu krallığa bağlı yerli krallıklar da mevcuttu.これに対し王室領も存在した。
Ulusal seçmeleri ise ülkenin yerli televizyon yayıncısı Télé Luxembourg organize etmiştir.主催者である中京テレビによる公募で決定した。
M SU(n)'de bulunan yerli holonomi bir Kähler ölçüsüne sahiptir.太地の恵比寿神社にはクジラの骨の鳥居(鯨の鳥居)がある。
Yerli Bulgar ve Rumlarında işbirliği ile 500'den fazla kadın, erkek ve çocuk şehit edilmiştir.ロシア・ウクライナ・ウズベキスタンに跨り、女性や子ども50人以上を殺害した。
Oysa aynı dönemlerde 9 adet yerli yapım Tenten macerası üretilmişti.その時点では9件の構成資産が推薦されていた。
1757'deki Fransız-Yerli Savaşı'nı konu alır.1756年、フレンチ・インディアン戦争に従軍する。
Yerliler bu kuşu, kümes hayvanlarının korunması için evcilleştirirler.鳥によってはこのストレスのために毛引きをするようになるかもしれない。
Ę̀hęʼ, Dene denistsʼą̀ʼ Evet, Yerlice biliyorum.田中啓文『ハナシがちがう!
Saldırı bir beyaz adamın atının bir yerli tarafından çalınması üzerine gerçekleştirildi.白人が黒人を襲って殺した人種暴動だった。
Dhivehi, Maldiv yerlilerince konuşulur.ダウール語 はダウール族に話される言語。
Ligin 6 resmi maçında oynamayan yerli ya da yabancı uyruklu sporcular play-off maçlarında oynayamaz.ペルー国籍を持たない選手は4人まで出場できる。
Ayrıca birçok yerli kadına da tecavüz edilmiştir.その他、多くの家臣が処罰された。
Büyük olasılıkla, üç yoldaş, yerliler tarafından öldürüşmüştü.彼らの内の8名はナチスによって殺害された。
Ülkenin yerlileri vatanında göç etmek zorunda kalmıştır.土人の家 原住民の住処。
Çocuk yerli halkça büyütülür;lakin çok da kendilerindenmiş gibi kabullenilemez.母が韓国人だが、本人はあまりそれを積極的に出さない。
Bunlardan hiç olmazsa bir kısmının yerli olduğu aşikardır.最初他們其中至少一部分人是印度教徒。
Yerli nüfus içinde günlük mevcut sigara tüketenler %51 erkekler ve %49 kadınlar ile oran çok yüksektir.其中土著人的烟民比例要高得多,据报告51%的土著男性和49%的土著女性目前每天都要吸烟。
Yerlilerle girdiği çatışmalarda sol gözünü kaybetti.在末日軍攻打玄武國時失去了左眼。
Yöremizin yerli halkı işte bu oymakların neslinden gelmektedir.及遷鳳翔知府,諸黨人以言懾之,竟不敢之任。
Kaliforniya antik çağlardan beri sayısız Amerika Yerlilerince meskûn edilmiştir.加利福尼亚州自古以来就生活着许多美洲原住民。
Yerli balıkçılar tarafından "To Filiko Teras" (Arkadaş canlısı canavar) olarak bilinmektedir.它被当地渔民称为“To Filiko Teras”,翻译为”友好的怪物“。
Yukon Yerli Dil Merkezi韩国地理 岭南地方
Yerli Amerikalılar arasında daha yaygındır; beyazlar ve Meksikalı Amerikalılar arasında daha nadirdir.该病在美洲土著人中很常见而在美国白人和墨西哥裔美国人中不是很常见。
Ancak işçiliklerini yerliler yapar.我们只关心那里的印度人。
Yerel bir geleneğe göre, adanın yerlileri Thomas tarafından MS 52'de Hristiyanlığa çevrilmişlerdir.根据岛上的记载,早在公元52年,岛民就已经在圣多马的指引下皈依基督教 。
1757'deki Fransız-Yerli Savaşı'nı konu alır.1754年,法國印第安戰爭爆發。
Kitap, Ezop ve Fenelon'dan çevrilmiş metinlerden ve yerli fıkralardan oluşmaktadır.《大般若經》、《華嚴經》、《大方等大集經》、《大寶積經》、《法華經》、《大般涅槃經》等經典。
Yerliler, cephanelerinin azalması sonucunda geri püskürtüldüler.西班牙人在弹药不足的情况下继续前进。
Ayrıca birçok yerli kadına da tecavüz edilmiştir.多名女性被强奸。