Yerlice biliyor musun ?Widzisz zabarwienie?
Shawnee Yerlileri tarafından adlandırılmıştır.Zostaje nazwany przez tubylców Ganimes.
15 yerli Yahudi ölümle cezalandırılıp yakıldı.15 trydenckich wyznawców judaizmu zostało osądzonych, skazanych na śmierć i spalonych żywcem.
Demokrat Parti (ABD) üyesi olan Akaka, yerli Hawaii soyundan ilk Amerikan Senatörüdür.Senator Akaka był pierwszym amerykańskim senatorem rdzennie hawajskiego pochodzenia.
Yerli bir motiftir.Jest pochodzenia indiańskiego.
BEA, IFPI tarafından Belçika'nın yerli müzik endüstrisi birliği olarak listelenmiştir.BEA jest lokalnym stowarzyszeniem przemysłu muzycznego w Belgii wchodzącym w skład IFPI.
Yerli dilden anlıyabiliyor musun ?Znacie oryginalną wersje?!
Yerli halklar MÖ 2400 yıllarında buraya yerleşmişlerdi.Indianie z plemiona Pueblo zamieszkiwali te regiony przez przeszło 2 tysiące lat.
Ailesi Kütahya'nın yerlilerindendi.Jego rodzina pochodziła z regionu Kumamoto.
Burada Yunan yerlileri tarafından ihtiyaçları giderildi.Współdziałał z powstańcami greckimi.
1779 - James Cook, Sandviç Adaları yerlileri tarafından öldürüldü.1779: James Cook został zabity przez tubylców na wyspie Hawaiʻi.
Geminin teknelerinden birinin çalınması üzerine yerlilerle çıkan tartışmada Cook öldürüldü (14 Şubat 1779).14 lutego 1779 roku, w trakcie potyczki z tubylcami, zginął kapitan Cook.
Kıyıya ulaştığımızda 1500 kadar yerli üç bölüm halinde gruplanmıştı.Gdy dotarliśmy do brzegu, miejscowi uformowali się w trzy oddziały w liczbie ponad 1500 ludzi.
Yerel bir geleneğe göre, adanın yerlileri Thomas tarafından MS 52'de Hristiyanlığa çevrilmişlerdir.Lokalna tradycja utrzymuje, że mieszkańcy nawróceni zostali na chrześcijaństwo przez Tomasza Apostoła w 52 r.
Canudos Savaşı (1896-1897) Brezilya Devleti ile Canudos yerlileri arasında gerçekleşmiştir.Książka opowiada o Wojnie w Canudos (1896-1897), która miała miejsce w interiorze stanu Bahia.
Avrupalılar'ın yerleşmesinden önce bölgede Tsimshian yerlileri yaşamaktaydı.Region ten przed przybyciem Europejczyków zamieszkiwali Indianie Tupinamba.
Dijital yerliler, dijital göçmenler ve sınıf yönetimi.Marzena Żylińska, Cyfrowi tubylcy i cyfrowi imigranci w jednej klasie., .
Babası melez ve annesi yerli Wayuu halkının bir üyesidir.Jej ojciec jest Metysem, a matka Indianką Wayuu.
Beyazıt Tiyatrosu’nda yerli operetler sahneleniyordu.Występował na scenach Białostockiego Teatru Lalek.
Dergi her hafta yerli ve yabancı şarkıların listesini yayınlamıştır.Czasopismo wychodziło raz w tygodniu, zamieszczając wiadomości krajowe i zagraniczne.
Sonuçta bölgede yerleşim yerli halkı umursamaksızın devam etti.Ze zrozumiałych względów ludność autochtoniczna niechętnie przyjmowała przesiedleńców.
Ayrıca Antik Mısır'ın son yerli hükümdarıdır.Była to ostatnia dynastia władców pochodzenia rdzennie egipskiego.
Ąhą̀, Dinjii Zhuh kʼyùu lèe ginihkhìi Evet, Yerlice biliyorum.Dzmitryj Uładzimirawicz Dudzik, błr.
1988 yılından beri tarifelerde bir azalma sağladı yerli Atlantic Airways ile yarıştı.Rok później wyspiarze zyskali pełnię udziałów w linii Atlantic Airways.
Babası İnka kökenli bir mestizo, annesi ise Bask yerlisi idi.Ojciec miał szwajcarskie pochodzenie, a matka była Baskijką.
Üç yerli Protestan kadınlar Katolik çoğunluğundan yakılarak öldürülmüş.Autor twierdzi, że protestanci zabili więcej Indian niż katolicy.
Yerli etkinleştirme sunucunun performansını etkiler.Na pracę serca ma wpływ pobudzenie receptorów.
Nüfusun yarısını Rize kökenli Hemşinliler, ve diğer yarısını ise yerli Kıpçak Türkleri oluşturmaktadır.Połowę składu osobowego jednostki stanowili Szwajcarzy, zaś drugą połowę – Korsykańczycy.
Ama Ruslar yerli halka etnik temizlik uyguladılar.Niemcy likwidowali miejscową inteligencję.
İnternette gazete takibinde dijital yerliler ve dijital göçmenler.Cyfrowi tubylcy są przeciwstawiani cyfrowym imigrantom.
İlk binalar Picunche yerlileri tarafından yapılmıştır.Pierwsze budynki powstały z pomocą Indian szczepu Picunche.
Başlangıçta yerli dinler baskındı.Początkowo próbowano podporządkować tubylców przez negocjacje.
Teçhizatlar yerli üretime girdi.Utwór porusza tematykę indiańską.
Eserde bir bilim-adamının yerli köylüler ve doğa ile mücadelesini anlattı.Przebywając na wsi oddawał się z zamiłowaniem studiom natury oraz ludu wiejskiego.
17. yüzyılın başında, şehir Darién'den gelen korsanlar ve yerli halk tarafından defalarca saldırıya uğradı.W XII wieku miasto kilkukrotnie było niszczone przez piratów duńskich.
Çünkü adada çok uzun yıllardan beri yaşayagelen bir yerli halk vardır.Jenka: Bardzo stara wiedźma, która żyje na wyspie od długiego czasu.
Bölgenin yerli halkları Kanada Atabasklarından olan Denetalardır.Dlatego też nasze podręczniki uznawane są przez wydziały oświaty w prowincjach kanadyjskich.
Bütün malzemeler yerlidir.Okazuje się jednak, że wszystkie miejsca są zarezerwowane.
Yerli Amerikan kabileleri ve yerel hayvanlar da county'lere adlarını vermiştlerdir.Jego meble i figury zwierząt były eksportowane do Ameryki.
Bath'ın iki tane yerli gazetesi vardır: Bath Chronicle ve Bath Times.Bath har två huvudsakliga lokala tidningar, Bath Chronicle och Bath Times.
Africanis ayrıca Güney Afrika'daki bütün yerli köpekler için bir şemsiye terimdir.Africanis är också ett samlingsnamn för alla inhemska hundar i Sydafrika.
Gandi'nin görüşüne göre 1906 yılı Askere Alma Yönetmeliği, Hintleri Yerlilerden daha alt seviyeye düşürüyordu.Enligt Gandhis uppfattning förde utkastet till förordning från 1906 indiernas status under de inföddas nivå.
17. yüzyılın başında, şehir Darién'den gelen korsanlar ve yerli halk tarafından defalarca saldırıya uğradı.I början av 1600-talet, attackerades staden flera gångar av pirater och ursprungsbefolkningen från Darién.
Yerli kökenden olan Juárez fakir bir aileden geliyordu.Juaréz utgick från en fattig indianfamilj.
Birincisi, bu savaş Birleşik Devletler ve Batılı Yerli Amerikanlar arasında yapılan ilk savaş olmuştur.Det var den första stora striden mellan USA och Nordvietnam.
Yerliler avlayıp yerler.Jakt och Jägare.
Arktik bölgedeki altı yerli topluluklarından biri olup Arctic Council'de daimi temsilcidir.Samerådet är en av de sex organisationer för ursprungsbefolkningar som finns representerade i Arktiska rådet.
Güney amerika ve Afrika yerlileri de bu tip yay kullanırlardı.För indianstammarna i Sydamerika fungerade det på samma sätt.
Günümüzde kasaba, yabancı ve yerli turizmin bir durak yeridir.Fortfarande drar orten en viss inhemsk och utländsk turism.
Avustralya yerlileri bu yaratıklara Yowi adını vermişlerdir.Australien har berättelser om en varelse som de kallar Yowie.
Tarahumara Meksika da yaşayan bir yerli halktır.Tarahumara är ett urfolk i Mexiko.
İlk Avustralyalılar günümüzdeki Avustralya yerlisi olan Aborijinlerin atalarıdır.Sannolikt rörde det sig om förfäder till Australiens aboriginer.
Nüfusun üçte birini oluşturan Yerliler ise tümüyle ihmal edildi.Det faktum att en tredjedel av den amerikanska befolkningen var arbetslös gjorde dem försiktiga.
Ąhą̀, Dinjii Zhuh kʼyùu lèe ginihkhìi Evet, Yerlice biliyorum.Terrängen runt Kīmān az̧ Z̧ullaylah aş Şaghīrah är mycket platt.
Şehir, 1531 yılında İspanyol Ordusu ile yerli yerleşimciler tarafından kurulmuştur.Staden grundades år 1531 av en spansk armé och en redan bosatt ursprungsbefolkning.
İlk binalar Picunche yerlileri tarafından yapılmıştır.De första byggnaderna uppfördes med hjälp av urinvånarna, picuncheindianerna.
Sahraaltı Afrika'nın en çok konuşulan yerli dillerinin çoğu bu gruptadır.Nästan alla språk med någon större spridning i subsahariska Afrika tillhör denna språkfamilj.
Gemide Dünya'nın çeşitli dönemlerindeki yerlilerle karşılaşırlar. ^ "Four to Doomsday".Marineringstid cirka två timmar i kylskåp. ^ ”Peru”.
Şehrin yerlileri şehir merkezine "Toon" demektedir.I Indien används termen för huvudpostkontoret i en stad.
Yerlilerin çoğunluğu siyah derilidir.Majoriteten av befolkningen är miskitoindianer.