ABD'de Tennessee’de bulunan yerli iskeleti kalıntılarında saptanmıştır.Их обнаружили на остатках скелетов индейцев в Теннесси, США.
Fox'un seçilmesi, yerli halk arasında müzakerelerin mümkün olacağına dair umutlarını artırdı .Избрание Фокса дало индейцам надежду, что переговоры состоятся.
Ebeveynleri yerli kökenlidir ; Babası Mixtec ve annesi Triqui .Её родители имеют коренное происхождение; отец — миштек, а мать — трике.
Çoğunlukla Mersin'in yerli halkı ve üniversite öğrencileri bulunmaktadır.В основном это индийские студенты и предприниматели.
Genel sınırları 1834 yılındaki Yerlilerle İlişkiler Kanunu ile belirlenmiştir.Границы индейской территории установил «Закон об отношениях с индейцами» 1834 года.
Burada Yunan yerlileri tarafından ihtiyaçları giderildi.Их исполнили греки.
Az sayıda yerli kabileler mevcuttur.Автохтонные индейские племена немногочисленны.
Bu sinagogların biri Sefaradlara, biri yerlilere diğeri ise Sicilyalılara aitti.Генуэзцы говорят одно, неаполитанцы — другое, сицилийцы — третье.
Yasal olarak Kızılderili olarak kabul edilen herkes için 1876’dan beri Yerli Yasası yürürlüktedir.Статус индейца юридически определён Индианским актом от 1876 года.
Yerli şef.Индийский полководец.
Adanın yerli halkı yoktur.Этот удалённый остров не имел коренных обитателей.
Yeni Zelanda yerlileri Maori'lerin dilinde Wellington kentinin adı üç değişik biçimde geçer.Среди коренного населения Новой Зеландии, полинезийского народа маори, город известен под тремя названиями.
Yerlice konuşabiliyor musunuz ?Умеет ли котенок говорить?
Bütün malzemeler yerlidir.Все компоненты отечественные.
Yerli bir motiftir.По происхождению индеец.
Yerli türdür.Отечественная порода.
Yerli kuşlardır.Местные птицы.
Richard'ı görür, adanın yerlilerinden birisidir.Ричард говорит, что он один из местных людей.
E3 sırasında Cevat Yerli IGN, Gamasutra, Develop ve daha sonra GameSpot ile küçük röportajlar yapmıştır.Во время E3 Джеват Ерли дал небольшие интервью сайтам IGN, Gamasutra и Develop, а позднее и GameSpot.
Genel olarak, İtalya'daki köleler, yerli İtalyanlardı.С географической точки зрения — это были люди со всей Италии.
Yasal olarak Yerli olarak tanımlanabilmek için şart, bilinen tek bir Yerli kabilesinden gelmekti.Названа в честь одноимённого племени индейцев.
Köyün yerli halkı Lazlardır. ^ "Ulaş, Turkey Page" (İngilizce).В патриотическую тему «Вставайте, люди русские!»
Devlet memurlarının yerli kumaş kullanması zorunluluğu getirildi.Чиновников обязали ходить в национальной тибетской одежде.
Yerli bedevi halk bu mağaraların bazılarını "su deposu" olarak kullanagelmişlerdir.Среди коренного населения этих мест водопад был известен как «Гремящий дым».
Ancak, kıtanın iç kesimleri ise yerlile dışında kimse tarafından bilinmiyordu.Про страну, из которой она родом, почти ничего неизвестно, кроме того что она похожа на Индию.
Philadelphia yerlisidir ve Layola Marymount Üniversitesi mezunudur.Родом из Филадельфии, выпускник университета Лойолы Меримаунт.
Yöredeki yerli halka Manav ve macirlar da denilmektedir.Жителей города называют козе́льцами или козельча́нами.
Büyük çoğunluğu köyün yerlisidir.Большинство индийцев — сельские жители.
En ünlü yerlisi, Bulgar şarkıcı Lili İvanova'dır.Также эту песню исполняет популярная болгарская певица Лили Иванова.
Ąhą̀, Dinjii Zhuh kʼyùu lèe ginihkhìi Evet, Yerlice biliyorum.Тиму́р Керимсулта́нович Занги́ев (осет.
Yine tahminlere göre bu taş heykeller yerlilerin ruhlarla iletişim kuran atalarıdır.Недаром говорят, что камни — окаменевший дух предков.
Drúadan Ormanı'nın yerlileri Drúedaindi.Ужасы Дрейлинского леса Доколе?..
Yaşayanların %98'i yerli halktır.16,98 % жителей — иностранцы.
Adanın yerli halkı Çamorolar nüfusun büyük kısmını oluştururlar (% 57).Они играют очень важную роль в жизни крестьян — большинства индусов острова (80 %).
Amerika'ya Avrupa asıllılar gelmeden önce bu bölgede yerleşik yerli Amerikan ahali bulunmaktaydı.Район, в котором ныне расположен город, до прихода европейцев был заселён индейцами.
Ơ Đu halkı (Vietnamca: Người Ơ Đu), Vietnam ve Laos'ta yaşayan yerli etnik grup.Thái Đỏ) — этническая группа на территории Вьетнама и Лаоса.
İslamköy'ü yerli ve yabancı turistler ziyaret etmektedir.Здесь часто можно увидеть иностранцев и китайских туристов.
Amerikan Yerlileri nüfusun % 11.3'ünü oluşturur.Латиноамериканцы составили 11,4 % населения.
Yabancı tüccarlar yerli tüccarlarla aynı haklara sahip oldu.Торгующие крестьяне получили сравнимые с купечеством торговые права.
Yerli ve yabancı dergilerde yazıları yayımlandı.Публикуется в отечественных и зарубежных журналах.
İç Yamyamlık denen bu uygulama bazı Avustralya Yerli kabilelerinde ölüye saygı anlamı taşırdı.Самым страшным из подобных увечий была практика в некоторых австралийских племенах на мальчиках.
Şehrin adı da Tupi yerlisi dilinden gelmektedir ve "Saklı Sular" anlamına gelir.Название провинции также пришло из саамских языков и означает «обильная вода».
Teksas topraklarının göreceli yerlisi olmayıp sonradan gelenler: Teksas Apaçileri (İng.Род характерен исключительно для Нового Света и встречается только в Неотропике (от Техаса, США до Аргентины).
Yerliler, ona baktı ve uzun süre sonra iyileşti.После этого мальчик стал быстро поправляться и скоро совсем выздоровел.
Babası İş Isidorovich Gaidai (1886-1965) bir demiryolu çalışanı, Poltava bir yerli idi.Отец — Иов Исидорович Гайдай (1886—1965), железнодорожный служащий, уроженец хутора Ореховщина на Полтавщине.
Güllü Agop ilk yerli tiyatro topluluğunu kurdu.Именно Лопе де Вега выстроил здание настоящего национального испанского театра.
Kısmen yerli kuşlardandır ama birçoğu güneye veya kıyılara doğru göç eder.В большей части ареала — кочующая птица, местами перелётная, на юге — оседлая.
Türk tebasına bağlı şehrin yerlilerinin Arapçası akıcıydı.Увидеть русского, живущего на индейской территории, было очень интересно.
Ojeda yerlilere karşı vahşiliğiyle ünlüydü.На первый взгляд, закон был составлен вполне благожелательно по отношению к индейцам.
Büyük olasılıkla, üç yoldaş, yerliler tarafından öldürüşmüştü.Четверо братьев и сестёр были впоследствии убиты нацистами.
Rusya ve Ukrayna'nın aksine, Belarus'da "yerli pasaport" yoktur.على عكس روسيا وأوكرانيا، فإنه لا توجد جوازات سفر داخلية في روسيا البيضاء.
Bazı yerli Müslümanlar da ekmek, üzüm ve para vererek yardımda bulundular.وساعد بعض المسلمين المحليين أيضًا في توزيع الخبز والعنب والمال.
Arap Vatandaşlar kendilerini yerli halk olarak görürler .المواطنين العرب يعتبرون أنفسهم من السكان الأصليين.
Sebebiyse, İspanyolca bilen en az bir yerliye rastlamasıdır.على الأقل تلك التي يعلم بها الأسبان.
Adanın yerli halkı yoktur.وليس لهذه الجزر أي سكان أصليين.
Ekonomi önemli ölçüde dışsal ranttan beslenmektedir; bu yüzden, güçlü bir yerli üretime gereksinim yoktur.يعتمد الاقتصاد على الإيجار للخارج بشكل كبير وبالتالي مامن حاجة لقطاع إنتاجي محلي قوي.
Bu canlılar güney ve batı Avustralya sularının yerlisidir ve genellikle sığ, ılık sularda kalırlar.الموطن الأصلي لهذه المخلوقات هو جنوب وغرب أستراليا، وغالبا ما تبقى في المياه الضحلة معتدلة الحرارة.
Mihail Mil kreasyonları çok sayıda yerli ve uluslararası ödül kazandı ve 69 dünya rekoru kırdı.ربحت اختراعات ميخائيل ميل العديد من الجوائزِ المحلية والدولية ووضعت في المرتبة ال 69 عالمياً.
1500 yılında İspanya'ya dönüşünde köle olarak satmak üzere yanında çok sayıda yerli götürdü.عند عودته إلى إسبانيا في 1500 م، أخذ معه العديد من الأسرى الذين باعهم كعبيد.
Ayrıca birçok yerli kadına da tecavüz edilmiştir.واغتصبوا أيضا عدة نساء..."