Ebeveynleri yerli kökenlidir ; Babası Mixtec ve annesi Triqui .I suoi genitori sono di origine indigena; il padre è mixteco, mentre la madre è trichi.
Yerli bir motiftir.Ha origini Indiane.
Mahallenin asıl yerlileri yazın gelirler.I due fratelli arriveranno in autunno.
Yerli Esperanto dilini konuşuyordu.Parla l'esperanto da madrelingua.
Solomon Trimble, Sam Uley: 19 yaşlarında bir Quileute yerlisi.Solomon Trimble è Sam Uley, membro della tribù indiana dei Quileute.
Ancak, yerliler tarafından köye götürülüp esir edilmişlerdir.Durante il viaggio vengono attaccati e catturati dagli indiani.
Tatil yöreleri olan Las Vegas, Reno, Lake Tahoe ve Laughlin yerli ve yabancı turistlerin çekim merkezleridir.Aree Resort come Las Vegas, Reno, Lake Tahoe e Laughlin attirano visitatori da tutto il paese e oltre.
Avustralya'nın yerli yılanlarının yurtdışına çıkarılması da yasaktır. ^ Notechis.Inoltre è illegale esportare un serpente nativo australiano.
Büyük çoğunluğu köyün yerlisidir.Quasi l'intera popolazione del villagio è indigena.
Kentin yerli halkı, Makonde kabilesidir.L'etnia di origine è la Makonde.
Tahminlere göre Lewis ve Clark'ın seferlerine kadar bu alanda 10.000'in üzerinde yerli halk yaşamaktaydı.Secondo la spedizione di Lewis e Clark, se ne contavano circa 2.000.
Eserde ayrıca bölgede yaşayan yerli halklar da betimlenmiştir.Il termine fu applicato anche agli abitanti indigeni dell'area.
White'nin yerlilerle ilişkileri düzeltme çabalarına rağmen sorun çözülemedi.A causa delle relazioni deteriorate dell'India con il Pakistan, la questione rimase irrisolta.
Kendi yerli topraklarından, doğdukları topraklardan Romalılar sürülmekte.”Devo seguire il mio popolo e la nazione dove sono nato".
Dergi her hafta yerli ve yabancı şarkıların listesini yayınlamıştır.La radio presenta ogni settimana una selezione di generi poeti e poesie.
Wallace'ın yönetimi altında, City'nin en ünlü yerli oyunculardan biri Gary Lineker as takım kadrosuna girdi.Con Wallace, uno dei più famosi pupilli di casa Leicester, Gary Lineker, riuscì ad emergere in prima squadra.
Son yıllarda yerli ve yabancı turistler tarafından büyük bir ilgiyle gezilmektedir.Negli ultimi anni è diventata popolare tra i turisti stranieri.
Magec ya da Magek, Kanarya Adalarında Tenerife adasının yerli halkı olan Guançelerin ışık ve güneş tanrısı.Magec era il dio del sole e la luce per gli antichi abitanti di Tenerife (Isole Canarie), i Guanci.
Yerli ve yabancı turistler tarafından ziyaret edilmektedir.Da qui scappano italiani e stranieri".
Adanın yerli halkı yoktur.Nessuno di questi territori ha una popolazione indigena.
Seçtiği savaşçıların çoğu bölge yerli etnik gruplardan oluşmaktaydı.La gran parte delle truppe impiegate era di provenienza indiana.
Louisville şehrinin yerlisidir, oyuncu Amanda Randolph'ın kızkardeşidir.Nata a Knoxville (Tennessee), era la sorella minore dell'attrice Amanda Randolph.
Başlangıçta, bütün yabancı varış yerli postalar Şanghay içinden gidiyordu.Inizialmente la posta internazionale veniva smistata solamente a Shanghai.
Amerikan Yerlileri nüfusun % 11.3'ünü oluşturur.Gli afro-americani rappresentano l'11,2% della popolazione.
Yerlilerin oranı % 88.14.Cattolici 8.4%.
Köye ilk yerleşim Irmak Bucağı yerlileri tarafından yapılmıştır.La prima città fu distrutta dai nativi.
Crusoe'nun adadaki tek arkadaşı kurtardığı ve ona ingilizce ögrettigi Friday adinda bir yerlidir.Il suo compagno è Venerdì, un indigeno che Robinson salvò a cui ha insegnato la lingua inglese.
Sinema Yerli, Türk filmleri yayınlan kanaldır.Alcune fonti riportano che il film è canadese.
İsveç'in yerli futbol ödül töreni Fotbollsgalan da 2009 ve 2010 yıllarında burada yapıldı.La cerimonia di premiazione degli Oscar del calcio si è svolta dal 1997 al 2010.
Burada Yunan yerlileri tarafından ihtiyaçları giderildi.Le origini dei Greci.
Turnuvaya yerli-yabancı 40 takım ve yaklaşık 200 sporcu öğrenci katılmıştır.All'opera collaborarono circa 200 studiosi italiani e quasi 400 stranieri.
Kızıl kuyruklu şahin Amerika Yerlileri kültüründe önemli bir yere sahiptir.Le hot rod sono importanti nella cultura americana.
Calumet = Kuzey Amerika yerlileri tarafından kullanılan bir tür “Barış Çubuğu”.Il calumet (pronunciato calumé) è una pipa da cerimonia degli Indiani dell'America Settentrionale.
Alanda izleyiciler ile birlikte yerli ve yabancı basın mensupları da bulunmaktaydı.Attualmente ospita la stampa o qualche delegazione estera in visita.
Yerli halk tarafından "Söfker" olarak adlandırılmaktadır.Viene chiamata comunemente "Puszta" dagli Ungheresi.
Birincisi, bu savaş Birleşik Devletler ve Batılı Yerli Amerikanlar arasında yapılan ilk savaş olmuştur.Fu uno dei primi conflitti tra nativi americani e coloni europei.
Grönlandlı Vikingler bu yerli halklara “skrælingjar” demiştir.I norreni groenlandesi chiamarono questi coloni in arrivo "skræling".
Belfalas'ın yerlilerin pek çoğunun ataları da Númenorlular'a dayanmaktaydı.Numerose strade di Belgrado sono tornate ai loro nomi pre-comunisti.
Maoriler Yeni Zelanda yerlileridir.I greco-neozelandesi sono dei cittadini della Nuova Zelanda di origini greca.
Avustralya yerlileri ya da Avustralya Aborijinleri Avustralya kıtası yerlilerine verilen ad.Vengono detti aborigeni gli australiani appartenenti alle popolazioni autoctone dell'Australia.
Favori yerli biran nedir?Какое твоё любимое местное пиво?
Yerli bir konuşucuyla Fransızca öğrenmek istiyorsan, lütfen benimle irtibat kur.Если ты захочешь изучать французский с носителем языка, пожалуйста, свяжись со мной.
Ę̀hęʼ, Dene denistsʼą̀ʼ Evet, Yerlice biliyorum.Ę̀hęʼ, Dene denistsʼą̀ʼ Да, я говорю по-тагиш.
Rusya ve Ukrayna'nın aksine, Belarus'da "yerli pasaport" yoktur.В отличие от Украины и России, в Белоруссии отсутствует внутренний паспорт.
Yerlice biliyor musun ?Ну, Тверскую вы знаете?
Yerli Şaraplar arasında Savuto ile Gallo sayılabilir.Среди местного вина выделяются марки Savuto и Gallo.
On beş kontluktan dokuzu şu an Arizono'da olan bölgelerde ikamet eden çeşitli yerli grupların adını almıştır.Всего 9 из 15 округов были названы в честь различных коренных народов, проживающих на территории Аризоны.
Levi, Finlandiya'da dört kez en iyi yerli kayak merkezi seçilmiştir.Леви был выбран 4 раза лучшим лыжным курортом Финляндии.
Yeni Sahtu adı Büyük Ayı Gölünün (Great Bear Lake) yerlice karşılığından (Sahtú) gelir.По новому ГОСТу жёсткость выражается в градусах жесткости (°Ж).
Bazı yerli Müslümanlar da ekmek, üzüm ve para vererek yardımda bulundular.Некоторые местные мусульмане также оказывали помощь, давая пострадавшим хлеб и деньги.
Köy kökenli kişiler "yerli", daha sonra yerleşenler ise "gelme" olarak nitelendirilir.А люди попроще назвали бы город «помойкой», что также соответствовало бы истине.
Ama Ruslar yerli halka etnik temizlik uyguladılar.Русский народ осуществит свободу народностей.
Yerliler avlayıp yerler.Кидани кочевали и охотились.
KNT-308, Türkiye'nin ilk yerli, keskin nişancı tüfeğidir.KNT-308 (Keskin Nişancı Tüfeği-308) - является первой винтовкой своего рода в Турции.
John ve Basil hiçbir yerli Hristiyan'ın Zengi'nin tarafına geçmemesini sağladı.Иоанн и Василий заверили, что ни один из местных христиан не перебежит к Занги.
TV CG 1 - Haberler ve yerli üretim.ТВЦГ 1 — Новости и внутренняя политика.
Annesi Hong Kong'un yerlisidir, babası Guangzhou'ludur.Его мать — уроженка Гонконга, а отец из Гуанчжоу.
Yeni Zelanda'nın yerli halkı Maoriler ise nüfusun %14,9'unu oluşturmaktadır.Представители коренного народа, маори, составляют около 14,9 % населения.
"İlk yerli uçak".«Первым делом самолёты…».
"Nur Yerlitaş: Yolda suratıma tüküren oldu!".«Он смотрел прямо мне в лицо; он целился в мою голову.