Ana içeriğe geç
Sözlük

yerli ile cümle

yerli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Saskatchewan isminin Plains yerlilerine ait olduğu kabul edilir.Er gehört dem indianischen Volk der Plains Cree an.
Guevara yerli muhaliflerden yardım alacağını ve işbirliği içinde olacağını ummuştu.Booth hoffte, von den Bewohnern der Südstaaten freundlich und dankbar für seine Tat aufgenommen zu werden.
Yerlilerin kullandıkları dillerden yararlanma, gittikçe artmaktadır.Der Gebrauch indigener Sprachen nimmt wieder deutlich zu.
Yerli uygulamalar.Koreanische Bräuche.
İsveç'in yerli futbol ödül töreni Fotbollsgalan da 2009 ve 2010 yıllarında burada yapıldı.Die Qualifikation zur Fußball-Weltmeisterschaft der Frauen 2011 wurde in den Jahren 2009 und 2010 ausgetragen.
Yüzdeyüz yerli sermayeyle kurulmuştur.3) anerkannte niederländische Hunderasse.
Bunun dışında kaktüsün özsuyu toksik olup, yerlilerce balık öldürme amaçlı kullanılmaktadır.Der Saft des Stenocereus gummosus ist giftig und wurde von Indigenen zum Fischen verwendet.
Bu amaçla yerli oyun yazarlarını teşvik eder.Darüber hinaus fördert er auch andere indigene Schriftsteller.
Yerlice konuşabiliyor musunuz ?Sie sprechen die Sprache Ndjébbana.
Adaya yerleşen İspanyol sömürgeciler yerli Taino halkını neredeyse tamamen yok etti.Alle drei japanischen Kolonnen waren jetzt in unmittelbarer Nähe von Tainan.
Yerli halklar ^ "Selam olsun barış ödülü alan kadınlara!". birgun.net.Paix aux chaumières!“ „Krieg den Palästen!
Yerli ve yabancı turistler tarafından ziyaret edilmektedir.Es wird auch von weißen und ausländischen Besuchern aufgesucht.
Sulama programlarının uygulanabilmesi için yerli halka bankacılık hizmetlerinin sunuldu.Die örtlichen Banken haben entsprechende Förderprogramme aufgelegt.
Altay Türklerinden Telengitler yerli nüfusu oluştururlar.Die indigenen Dayak bilden hier die Minderheit.
Sabit Yerli kavramında yasalar ve halkın yönetimden istedikleriyle sayısal bir bağlantı vardır.Am Begriff Status Indian hängt eine Anzahl von Rechten und Ansprüchen gegenüber der Regierung.
Teçhizatlar yerli üretime girdi.Teile der Elektronik stammen dabei aus indischer Produktion.
Yerli çocukların köleleştirilmesi de savaşı kışkırtan diğer bir sebeptir.Ihr Nazihunde, Ihr seid schuld an diesem Krieg.
13. şirket, yerleşik olmayan yerliler için oluşturulmuştur.Die übrige Landfläche wurde für nicht-indianische Siedler freigegeben.
Yerlilerin oranı % 88.14.Ausländeranteil: 14,8 % .
Filma-Cass kurulduğu yıldan itibaren yerli ve yabancı marketler için 2300'den fazla reklam filmi yapmıştır.AB „Šilutės baldai“ produziert über 300 verschiedene Produkte für den einheimischen sowie Auslandsmarkt.
Demokrat Parti (ABD) üyesi olan Akaka, yerli Hawaii soyundan ilk Amerikan Senatörüdür.Zu seinem Nachfolger wurde Daniel Akaka ernannt, der erste US-Senator hawaiianischer Abstammung.
Tasarım ve üretim %100 yerlidir.Die Baulastverpflichtungen liegen zu hundert Prozent beim Land.
Yerli Rumlarla iyi komşuluk ilişkileri içinde bulundular.Mit den neuen ägyptischen Mietern kommt es bald zu gut nachbarlichen Beziehungen.
Bu insanlar ABD'nin yerlileri (kızılderililer) olarak bildiğimiz insanların atalarıdır.Die Satsop zählen zu den als Native Americans bezeichneten Indianer in den USA.
Yerlilerin hepsi yeni gelenlere karşı düşman.Les habitants sont tous hostiles aux nouveaux venus.
Bath'ın iki tane yerli gazetesi vardır: Bath Chronicle ve Bath Times.Bath a deux journaux locaux principaux : le Bath Chronicle et le Bath Times.
Çatışmanın ardından Yerliler Prophetstown'ı terk etti.Après la bataille, les Amérindiens abandonnent Prophetstown.
15 yerli Yahudi ölümle cezalandırılıp yakıldı.Quinze Juifs sont condamnés à mort et brûlés.
1930'larda bazı yerliler Savoonga'ya taşındılar.Pendant les années 1930, quelques habitants partirent pour Savoonga.
1830'da ise 17,000 nüfuslu Cebelitarık'ta 1300 "yerli" ve 600 mülteci Yahudi bulunmaktaydı.En 1830, sur 17 000 personnes civiles, 1300 étaient des « natifs » juifs et 600 des immigrants juifs récents.
İlk Avustralyalılar günümüzdeki Avustralya yerlisi olan Aborijinlerin atalarıdır.Ces premiers Australiens sont les ancêtres lointains des Aborigènes d'Australie d’aujourd’hui.
1500 yılında İspanya'ya dönüşünde köle olarak satmak üzere yanında çok sayıda yerli götürdü.Pour son retour en Espagne en 1500, il emmène avec lui beaucoup de captifs qu'il vend comme esclaves.
Babası Hiram Thorpe’un İrlandalı bir babası ve Sac ve Fox Ulusu’ndan yerli bir annesi vardı.Son père, Hiram Thorpe, a un père irlandais et une mère nord-amérindienne Sauk et Fox.
Yerli Flickr ve Facebook entegrasyonu.Exportation native vers Flickr et Facebook.
Kwä̀nä̀schis Teşekkür ederim Yukon Yerli Dil MerkeziSouthern Tutchone, Yukon Native Language Centre.
Aynı anda yanlarında getirdikleri yerli ölür.Il est alors mis à mort par les indigènes.
Bu dönemde yerli ve yabancı uzmanlar birçok eski yerleşim bölgesinde araştırma ve kazılar gerçekleştirdiler.Beaucoup de chercheurs azerbaïdjanais et étranger ont fait de recherches sur ce village unique.
Adanın yerli halkı yoktur.Les îles ne possèdent aucune population indigène.
Böylece Cortez, yerlilerle iletişim kurabilmeyi başardı.C'est de cette façon que les Oblats ont échangé des contacts avec les autochtones.
Yerliler, cephanelerinin azalması sonucunda geri püskürtüldüler.Les Amérindiens sont finalement repoussés lorsqu'ils viennent à manquer de munitions.
Bunlardan hiç olmazsa bir kısmının yerli olduğu aşikardır.Parfois, certaines sont indigènes.
(Yerli kadınlara bu hak tanınmamıştır.) Danimarka: Sadece yerel seçimlerde kadınlara oy hakkı tanınmıştır.20 avril, Danemark : les femmes obtiennent le droit de vote aux élections communales.
Yerli bir motiftir.Il a des origines amérindiennes.
Annesi Hong Kong'un yerlisidir, babası Guangzhou'ludur.Sa mère est originaire de Hong Kong et son père est de Guangzhou, en Chine.
Amerikan, Amerika'daki yerli halklar.Le tipi des indiens d'Amérique.
Ortak ve karşılıklı işbirlik yoluyla üye ülkelerin yerli bilim ve teknolijik kapasitelerini geliştirmek.Équipe spéciale sur l'intégration des systèmes de savoirs autochtones et locaux.
Haçlılar yerli halkça kovuldu.Les populations indigènes furent souvent férocement traitées.
Genel sınırları 1834 yılındaki Yerlilerle İlişkiler Kanunu ile belirlenmiştir.Ses limites sont définies par l'Indian Intercourse Act (en) de 1834.
Bu, yerlilerin rahat nefes almalarını sağladı.Je m'assure toujours qu'ils puissent bien respirer.
Haiti'nin asıl yerli halkı Arawak (ya da Taíno)'lardır.Les premiers habitants du territoire furent les Amérindiens Patos (ou Araxanes).
Yerlilerce Agiocochook, ya da "Yüceruh'un Evi", olarak bilinirdi.La montagne est appelée Agiocochook, la « demeure du grand esprit », par les Amérindiens.
1958 yılında, Eskişehir Demiryolu Fabrikası adıyla ilk yerli lokomotifi imal etmek üzere yenilenir.En 1985, on propose pour la première fois la construction d'une nouvelle locomotive électrique.
Bazı yerli Müslümanlar da ekmek, üzüm ve para vererek yardımda bulundular.Quelques Musulmans de la ville viennent à leur aide en distribuant du pain, du raisin et quelques monnaies.
Yerlilerin oranı % 88.14.Les asiatique 8,4%.
Ülkenin altyapısı zorla çalıştırılan yerlilere kurdurulur.Par exemple, les assimilados étaient exemptés du travail forcé imposé aux indigènes.
Bazı türleri yerli balıkların neslini tehdit eder.Ces espèces menacent les populations de poissons.
Ancak, yerliler tarafından köye götürülüp esir edilmişlerdir.Cependant, elle se fit rattraper et capturer par les villageois.
Bunun üzerine yerli kadın, hamile kadını öldürür.C'est la raison pour laquelle elle est contre-indiquée chez les femmes enceintes.
Yerli kültür grubunu Ova Kızılderilileri oluşturur.Le pays y présente ses cultures indigènes,.
Bu arazilerde küçük yerli Alaskalı Amerikalı yerleşkeleri bulunmaktadır.Cela s'explique par le faible nombre d'Amérindiens vivant actuellement aux États-Unis.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod