Ana içeriğe geç
Sözlük

yerli ile cümle

yerli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Burada yine bir Yemen yerlisi olan Na'ama Amrani ile evlendi.Here he married Na'ama Amrani, also a native of Yemen.
Bir teklif çünkü "Yerlilere güvenmek gerçekten zor.A proposal because "It is difficult, indeed, to count on the natives.
O zamanlar İspanyol hükümet memurlarının yerli kadınlarla evlenmesi yasaktır.Den spanischen Regierungsbeamten war es damals verboten, einheimische Frauen zu heiraten.
15 ile 24 yaş arasındakilerin % 24’ü kendi “yerli” dillerini bu dönemde tekrar öğrenmeye başlamışlardır.Von den 15 bis 24-Jährigen sprechen mittlerweile 24 % wieder ihre indigene Sprache.
Fakat Whorf, 1930 yılında Meksika’da Pima ve Aztek (Meksika yerli dili) dili eğitimi almıştır.Whorf konnte aber 1930 in Mexiko Pima und aztekische Sprachen studieren.
Arap Vatandaşlar kendilerini yerli halk olarak görürler .Die arabischen Israelis betrachten sich selbst als indigenes Volk.
Kallikrates ve Amenartes yerliler tarafından kurtarılırve beyaz kraliçelerinin önüne getirilirler.Kallikrates und Amenartes wurden von Eingeborenen gerettet, die sie zu ihrer weißen Königin brachten.
Dünyanın en zehirli yılanları öncelikli olarak Avustralya yerlisi olan yılanlardır.Die giftigsten Schlangen der Welt sind überwiegend in Australien heimisch.
Kanada yerlilerinin dilleri, günümüzde yok olma tehlikesiyle en çok karşı karşıya olan diller arasındadır.Von den Sprachen der Ureinwohner Kanadas sind die meisten heute mehr gefährdet denn je.
Bunlar, yerli bayanların yerli olmayan erkeklerle yaptıkları evliliklerden olan torunlarıdır.Sie sind die Nachkommen von Indianerinnen, die Nicht-Indianer geheiratet haben.
Pronoiar, büyük olasılıkla verilen toprağın yerli halkından bile değildi.Der Pronoiar stammte höchstwahrscheinlich nicht einmal aus dem Gebiet, das ihm gegeben worden war.
Adanın yerli halkı yoktur.Die Insel hat keine Ureinwohner.
Yerlice biliyor musun ?Kennst Du Krölle-Bölle?
Bin kadar türünden yaklaşık 300'ü Avrupa'da yerli bitkidir.Von den etwa 1000 Arten sind rund 300 in Europa heimisch.
Babası Hiram Thorpe’un İrlandalı bir babası ve Sac ve Fox Ulusu’ndan yerli bir annesi vardı.Sein Vater Hiram Thorpe hatte einen irischen Vater und eine Mutter aus dem Indianerstamm der Sauk-Fox.
Yerliler avlayıp yerler.Die Männer jagen und fischen.
Yabancı tüccarlar yerli tüccarlarla aynı haklara sahip oldu.Fremde Kaufleute unterlagen den gleichen Restriktionen wie einheimische.
1920'li yılların sonlarında memleketinin yerli kültürü artan bir büyüleyicilikle kendisine tesir eder.In den späten 1920er Jahren übte die indianische Kultur seiner Heimat eine zunehmende Faszination auf ihn aus.
Ateş Toprakları'nda da az sayıdaki yerli memelilerden biri olarak yaşar.Auch auf der Insel Feuerland lebt er als eines von wenigen heimischen Landsäugetieren.
Yerli halk, nüfusun geri kalanından daha gençtir.Die Indianer sind im Schnitt erheblich jünger als die übrige Bevölkerung.
Yasal olarak Kızılderili olarak kabul edilen herkes için 1876’dan beri Yerli Yasası yürürlüktedir.Rechtlich exakt definiert das Indianergesetz (Indian Act) seit 1876, wer ein Indianer ist.
İlk binalar Picunche yerlileri tarafından yapılmıştır.Die ersten Gebäude Santiagos wurden mit Hilfe von Picunche-Indianern errichtet.
Shawnee Yerlileri tarafından adlandırılmıştır.Benannt wurde es nach dem Indianervolk der Shawnee.
Ayrıca birçok yerli kadına da tecavüz edilmiştir.Außerdem hat er einige einheimische Frauen geraubt.
Burada Yunan yerlileri tarafından ihtiyaçları giderildi.Dies lieferten die griechischstämmigen Städte.
Böylece diğer taraftan bu çocuklar bu statülerini kaybediyorlar ve bunun için bir yerliyle evleniyorlardı.Doch verlieren wiederum deren Kinder diesen Status, es sei denn, sie heiraten einen Status-Indianer.
1988 yılından beri tarifelerde bir azalma sağladı yerli Atlantic Airways ile yarıştı.Seit 1988 konkurrierte sie mit der einheimischen Atlantic Airways, was zu einer Senkung der Flugpreise führte.
Yerlilerce Agiocochook, ya da "Yüceruh'un Evi", olarak bilinirdi.Von den Indianern wurde der Berg Agiocochook, „das Zuhause des Großen Geistes,“ genannt.
En büyük 3 dil ise yaklaşık %93’ünü ana dil olarak “yerli” dillerini kullananlar oluşturmaktadır.Die drei größten Sprachen repräsentierten dabei rund 93 % der indigenen Muttersprachler.
Yerli bir motiftir.Es ist indianischer Herkunft.
"Nur Yerlitaş: Yolda suratıma tüküren oldu!".Balun: Euch spuck ich ins Gesicht.
Mapuche yerlilerinin dilinde Conguillío kelimesi çam fıstıklı su anlamına gelir.In der Sprache der Mapuche-Indianer bedeutet Conguillio so viel wie Wasser mit Pinienkernen.
Kuzey Amerika'nın birçok yerli mitolojilerinde kır kurdu önemli bir rol oynamaktadır.In der Mythologie vieler nordamerikanischer Indianerstämme nimmt der Kojote eine zentrale Rolle ein.
İlk olarak 1523'te,Fransiskan misyoner Pedro de Gante tarafından yerliler için ilkel okullar açılmıştı.Eine der ersten Schulen für Indianer wurde 1523 von Bruder Pedro de Grante gegründet.
Ojeda bu seyahat sırasında yerlilerle meydana gelen çatışmalarda öne çıktı.Während dieser Reise entstanden Streitigkeiten mit den Indianern.
Birincisi, bu savaş Birleşik Devletler ve Batılı Yerli Amerikanlar arasında yapılan ilk savaş olmuştur.Es war der erste bewaffnete Konflikt zwischen der US-Armee und Indianern im Westen.
Lumad 'yerli' veya 'öz' anlamına gelen Cebuano terimidir.Lumad ist ein Cebuano-Begriff für "Ureinwohner" oder "indigen".
Sağ kalan yerlilerin çoğu doğuya göç etmek durumunda kaldı.Viele Indianer blieben tatsächlich im Osten.
Yerli dilden anlıyabiliyor musun ?Sprecht ihr denn Provinzial-Sprachen?
Amazon Yağmur ormanlarında bazı yerli grupları şaman eylemlerinde bulunmaktadırlar.Im Regenwald des peruanischen Amazonasgebietes leben einige isolierte Völker.
Maoriler Yeni Zelanda yerlileridir.Maori sind das indigene Volk Neuseelands.
Şef Mahko’nun torunu olan Geronimo, bir Bedonkohe Apaçi yerlisiydi.Geronimo, der große Apachenhäuptling war aus dem Indianerreservat ausgebrochen.
13. şirket, Alaska'da yerleşik olmayan yerliler içindir.Eine dreizehnte Gebietskörperschaft wurde später für die nicht mehr in Alaska lebenden Ureinwohner geschaffen.
Bu koloni idareleri, yerli halkı kapsamıyordu.Diese Kolonisation wurde jedoch durch die einheimische Bevölkerung bekämpft.
Cap-Vert'ın yerli halkı balıkçılar ve çiftçilerden oluşmaktadır.Der Rest der Duala-Bevölkerung waren Fischer oder Bauern.
Kesin olarak bilinen Thorpe’un Yerli Toprakları’nda doğduğudur ancak doğum sertifikası bulunamamıştır.Es ist bekannt, dass er im Indianer-Territorium zur Welt kam, doch seine Geburtsurkunde bleibt unauffindbar.
1779 - James Cook, Sandviç Adaları yerlileri tarafından öldürüldü.Hier wurde 1779 James Cook (Captain Cook) von den Hawaiiern erschlagen.
Türkçe adı Büyük Ayı Gölünün (Great Bear Lake) yerlice karşılığından (Sahtú) gelir.So wird etwa vom Namen कुरु Kuru die Bezeichnung कौरव Kaurava, „Nachfahre des Kuru“ abgeleitet.
Amerikan, Amerika'daki yerli halklar.Die Ureinwohner Nordamerikas.
Yerliler, savaş danslarında vücutlarını bununla boyardı.Die Inder stellten Kriegselefanten für die Schlacht.
Buna karşın sanat alanında yerli Anadolu geleneği kesintisiz bir biçimde sürmektedir.Wenn auch an anderer Stelle besteht die Stiftstradition so indirekt weiter.
Jacksonville'in bulunduğu mevki yüzyıllarca yerli Amerikalar olan "Timucua" halkı tarafından yerleşilmişti.Die Gegend, in der Summerside liegt, wurde jahrhundertelang von Mi’kmaq-Indianern besiedelt.
Yerli köylü kendi çabalarınca çok küçük çapta arıcılık yapmaktadır.Der Wirt schlägt sie bei jedem noch so kleinen Fehler.
Svanlar bölgenin yerli halkıdır.Aborigines waren die Ureinwohner in der Region.
İsrail'de Necef Çölü'nün yerlilerinden olup Sina Yarımadası'ndaki bedevilerle güçlü bağları vardır.Beduinen Im Süden Israels lebt eine große Zahl von Beduinen.
Elindeki son pusulayı da yerlilere kaptırmıştır.Es enthält auch von ihm übertragene Gesänge der Indianer.
2006 nüfus sayımında 698.025 yerli, il etnik gruplardan birine mensuptur.Bei der Volkszählung von 2006 gaben von diesen Ureinwohnern 698.025 an, zu einer der First Nations zu gehören.
Bundan dolayı halk “yerli” tanımını tercih etmekteydi.Er traf sich lieber mit einem „guten Indianer“.
Brighton kentini yılda sekiz milyon civarında yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret edilmektedir.Jährlich wird er von etwa acht Millionen Einheimischen und Touristen besucht.
Yerel bir geleneğe göre, adanın yerlileri Thomas tarafından MS 52'de Hristiyanlığa çevrilmişlerdir.Nach lokaler Überlieferung wurden die Einwohner im Jahre 52 vom Apostel Thomas zum Christentum bekehrt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod