yerleştirmek ile cümle
yerleştirmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Bu yüzden bu DNA'yı alıp, virüs gibi bir gen terapi vektörüne koyarak, nöronlara yerleştirmek zorundayız.遺伝子治療用ベクターというウィルスみたいなものに取り込み それをニューロンに導入すれば良いだけでした これは遺伝子治療が大いに進んだ時期で
Dilim 1'de, yerleştirmek için kaç tane farklı seçeneği var?그러니까 1번 자리에 그가 얼마나 많은 선택지를 거기에 넣을 수 있을까요?
Dilim 1'de, yerleştirmek için kaç tane farklı seçeneği var?Така че слот номер 1, колко различни възможности за избор може той да постави там?
Dilim 1'de, yerleştirmek için kaç tane farklı seçeneği var?ونعين العدد 1، كم خيار مختلف يمكن وضعه هناَ؟
Düşünce şu, her ülkeyi harite üzerinde yerleştirmek, ama alanını belirli bir birime göre ölçeklendirmek.Dabei wird jedes Land auf einer Karte dargestellt und das Gebiet einer messbaren Größe angepasst.
Düşünce şu, her ülkeyi harite üzerinde yerleştirmek, ama alanını belirli bir birime göre ölçeklendirmek.Ideea era să reprezinte fiecare ţară pe o hartă, dar redusă la scară conform unei ponderi.
Düşünce şu, her ülkeyi harite üzerinde yerleştirmek, ama alanını belirli bir birime göre ölçeklendirmek.방법은, 지도에 각 나라를 지정해 놓고 하지만 어떠한 변수에 따라서 스케일을 바꾸는 것 이었습니다.
Düşünce şu, her ülkeyi harite üzerinde yerleştirmek, ama alanını belirli bir birime göre ölçeklendirmek.La idea es representar a cada país en un mapa, midiendo el área de acuerdo a alguna cantidad.
Düşünce şu, her ülkeyi harite üzerinde yerleştirmek, ama alanını belirli bir birime göre ölçeklendirmek.L'idea è di rappresentare ogni nazione su una mappa, proporzionandone l'area rispetto a una qualche grandezza.
Düşünce şu, her ülkeyi harite üzerinde yerleştirmek, ama alanını belirli bir birime göre ölçeklendirmek.Så ideen er at repræsentere hvert land på et kort, men at skalere området ifølge en bestemt kvantitet.
Düşünce şu, her ülkeyi harite üzerinde yerleştirmek, ama alanını belirli bir birime göre ölçeklendirmek.Идеята е, че всяка държава е представена на картата, но територията й се определя от някаква величина.
Düşünce şu, her ülkeyi harite üzerinde yerleştirmek, ama alanını belirli bir birime göre ölçeklendirmek.אז הרעיון הוא להציג כל מדינה על מפה, אך למדוד את האיזור על פי מידה מסויימת.
Düşünce şu, her ülkeyi harite üzerinde yerleştirmek, ama alanını belirli bir birime göre ölçeklendirmek.و لذلك فأن الفكرة هو أن نمثل كل بلد على خريطة , و لكن نقيس المنطقة بناء على كمية ما.
Düşünce şu, her ülkeyi harite üzerinde yerleştirmek, ama alanını belirli bir birime göre ölçeklendirmek.各国の面積にして表すというアイデアです これが通常の世界地図です
Fakat bugün sonunda altyapının, üzerinde uzlaşılan ve halkın yerleştirmek istedigi birşey olduguna inanıyorum.Aber heute, glaube ich, ist Infrastruktur etwas auf das man sich geeinigt hat und das man einführen will.
Fakat bugün sonunda altyapının, üzerinde uzlaşılan ve halkın yerleştirmek istedigi birşey olduguna inanıyorum.하지만 오늘날에는 기간시설이 중요해졌습니다 사람들이 그 중요성에 공감하고 설치하길 원하죠
Fakat bugün sonunda altyapının, üzerinde uzlaşılan ve halkın yerleştirmek istedigi birşey olduguna inanıyorum.Maar tegenwoordig vinden mensen infrastructuur eindelijk iets dat uitgevoerd moet worden.
Fakat bugün sonunda altyapının, üzerinde uzlaşılan ve halkın yerleştirmek istedigi birşey olduguna inanıyorum.Myslím však, že dnes v otázce infrastruktury panuje obecná shoda a lidé ji chtějí rozšířit.
Fakat bugün sonunda altyapının, üzerinde uzlaşılan ve halkın yerleştirmek istedigi birşey olduguna inanıyorum.Pero hoy creo que finalmente la infraestructura es algo que tiene consenso y que la gente desea implementar.
Fakat bugün sonunda altyapının, üzerinde uzlaşılan ve halkın yerleştirmek istedigi birşey olduguna inanıyorum.Но сегодня, я думаю, приоритет инфраструктуры, наконец, стал бесспорным и люди готовы осуществить эту идею.
Fakat bugün sonunda altyapının, üzerinde uzlaşılan ve halkın yerleştirmek istedigi birşey olduguna inanıyorum.אבל היום אני מאמין שסוף סוף תשתית זה משהו אשר מוסכם ואשר אנשים רוצים לישם
Fakat bugün sonunda altyapının, üzerinde uzlaşılan ve halkın yerleştirmek istedigi birşey olduguna inanıyorum.لكن الان اعتقد ان الجميع متفق ان البنية التحتية هو شيء يجب انجازه
Fakat bugün sonunda altyapının, üzerinde uzlaşılan ve halkın yerleştirmek istedigi birşey olduguna inanıyorum.認識され実行に移されようとしています 政治にもこの声は反映されています
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.Aber dahinter steckt mehr als nur gute Ergonomie, als einfach Knöpfe an den richtigen Stellen anzubringen.
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.Ale to coś więcej niż ergonomia, niż umieszczanie przycisków w odpowiednim miejscu
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.Dat is meer dan gewoon goede ergonomie, de knoppen op de juiste plaats zetten.
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.Este mai mult decat pur si simplu ergonomia, amplasarea butoanelor la locul potrivit.
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.이건 버튼들을 적절한 위치에 배치하는, 단순한 인간공학을 넘어서는 문제입니다.
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.Ma è più che semplice ergonomia, il mettere i bottoni al posto giusto.
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.Mais c'est plus qu'une bonne ergonomie, en mettant les boutons au bon endroit.
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.Pero eso es más que simplemente buena ergonomía, poner lo botones en el lugar adecuado.
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.Több ez annál, mint csak egyszerű ergonómia, elhelyezni a gombokat a megfelelő helyre.
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.Zároveň je to viac než len dobrá ergonómia, dávať gombíky na správne miesta.
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.Но това е повече, отколкото просто добра ергономичност, поставяне на копчетата на правилното място.
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.Но это больше, чем просто хорошая эргономика, размещение кнопок в правильном месте.
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.זה יותר מסתם הנדסת אנוש (ארגונומיה), הנחת הכפתורים במקום הנכון.
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.كل ذلك أكبر من مجرد غلاف جذاب أو وضع الأزرار في المكان المناسب
Fakat bu sadece iyi ergonominin otesindedir, taslari uygun yerlere yerlestirmek.ボタンを正しい場所に置くといったこと以上のものです 多くの場合それは、文化やその背景を理解することから始まり
Grafikleri kaydırdığınız zaman, bu yerleştirmek için en zor şeylerden biri olabilir. .여러분이 그래프를 평행 이동 시킬 때 습관을 들이는 게 가장 어려운 것 중 하나 입니다
Grafikleri kaydırdığınız zaman, bu yerleştirmek için en zor şeylerden biri olabilir. .عندما نقوم بتحريك الرسوم البيانية، فإن هذا يمكنه ان يكون واحداً من اصعب الاشياء للفهم
Grafikleri kaydırdığınız zaman, bu yerleştirmek için en zor şeylerden biri olabilir. .これが最も難しい点です。 グラフをいろいろ試してみてください。
Hayatlarının tamamı birçok farklı yerden parçalar alıp onları mozaik cam üzerine yerleştirmekle geçecek.A sua vida será passada a pegar em pedaços de muitos lugares diferentes e a juntá-los num único mosaico.
Hayatlarının tamamı birçok farklı yerden parçalar alıp onları mozaik cam üzerine yerleştirmekle geçecek.그들의 인생 전체는 서로 다른 장소에서 온 다양한 조각들을 하나의 스테인드글라스로 만들어 내는 데에 사용될 것입니다.
Hayatlarının tamamı birçok farklı yerden parçalar alıp onları mozaik cam üzerine yerleştirmekle geçecek.Passeranno tutta la vita a prendere pezzi di molti luoghi diversi ed a metterli insieme come in un mosaico.
Hayatlarının tamamı birçok farklı yerden parçalar alıp onları mozaik cam üzerine yerleştirmekle geçecek.Spędzą całe życie na poznawaniu wielu różnych miejsc i łączeniu ich w jedną całość.
Hayatlarının tamamı birçok farklı yerden parçalar alıp onları mozaik cam üzerine yerleştirmekle geçecek.Και όλη την ζωή τους θα μαζεύουν κομμάτια από διαφορετικά μέρη και τα ενώνουν σε ένα βιτρό.
Hayatlarının tamamı birçok farklı yerden parçalar alıp onları mozaik cam üzerine yerleştirmekle geçecek.Всю свою жизнь они будут собирать части различных мест и складывать их вместе в единый витраж.
Hayatlarının tamamı birçok farklı yerden parçalar alıp onları mozaik cam üzerine yerleştirmekle geçecek.וכל חייהם יעברו בנטילת פיסות ממקומות שונים וצירופן ביחד למין תשבץ שלם המורכב כאילו מפיסות זכוכית צבעוניות.
Hayatlarının tamamı birçok farklı yerden parçalar alıp onları mozaik cam üzerine yerleştirmekle geçecek.それをステンドグラスのように 組み立てながら 人生を送ります 彼らにとって 故郷とは 進行中の作品なのです
İnsanları, açıkça belirtilmiş amaçları olan, önceden hazırlanmış, bir yapının içine yerleştirmek.Arrastrar a toda esa gente hacia una estructura predefinida que posea metas explícitas.
İnsanları, açıkça belirtilmiş amaçları olan, önceden hazırlanmış, bir yapının içine yerleştirmek.Bevonjuk azokat az embereket egy megtervezett struktúrába, amielynek kitűzött céljai vannak.
İnsanları, açıkça belirtilmiş amaçları olan, önceden hazırlanmış, bir yapının içine yerleştirmek.D'amener ces personnes dans une structure préconçue qui a des objectifs explicites.
İnsanları, açıkça belirtilmiş amaçları olan, önceden hazırlanmış, bir yapının içine yerleştirmek.Incluir essas pessoas numa estrutura pré-formada que tenha objetivos explícitos.
İnsanları, açıkça belirtilmiş amaçları olan, önceden hazırlanmış, bir yapının içine yerleştirmek.Je zet die mensen in een voorgekauwde structuur die expliciete doelen heeft.
İnsanları, açıkça belirtilmiş amaçları olan, önceden hazırlanmış, bir yapının içine yerleştirmek.이 사람들을 어떤 사전에 조직된 구조, 명확한 목표가 있는 틀에 집어넣는 것이죠.
İnsanları, açıkça belirtilmiş amaçları olan, önceden hazırlanmış, bir yapının içine yerleştirmek.Prendere quelle persone e metterle in una struttura già strutturata che ha degli scopi chiari.
İnsanları, açıkça belirtilmiş amaçları olan, önceden hazırlanmış, bir yapının içine yerleştirmek.Sa atragem aceste persoane intr-o structura pre-existenta care are scopuri explicite.
İnsanları, açıkça belirtilmiş amaçları olan, önceden hazırlanmış, bir yapının içine yerleştirmek.Um diese Menschen in eine vorgefertigte Struktur zu ziehen, die klare Ziele hat.
İnsanları, açıkça belirtilmiş amaçları olan, önceden hazırlanmış, bir yapının içine yerleştirmek.Untuk menarik orang-orang itu untuk berperan dalam sebuah struktur yang memiliki tujuan yang spesifik.
İnsanları, açıkça belirtilmiş amaçları olan, önceden hazırlanmış, bir yapının içine yerleştirmek.Združiť ľudí do predurčenej štruktúry s jasnými cieľmi.