Ana içeriğe geç
Sözlük

yerleşme ile cümle

yerleşme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İnsan yerleşmesi için avantajlı konumu, soğuk kış rüzgarlarından korunaklı olmasında yatmaktadır.Elles ont l’avantage d’être agréables à vivre été comme hiver.
Daha sonradan bu kişiler kalıcı olarak yerleşmeye başladı.Peu à peu ces implantations devinrent permanentes.
Antik çağdaki adı ve burada bir yerleşme olup olmadığını gösteren herhangi bir kalıntıya rastlanmamıştır.Rien n'en subsiste, ou laisse deviner leur présence ancienne.
Ancak fazla yerleşme yoktur.Malheureusement il n'y a pas beaucoup de lieux pour s'asseoir.
Bu dönemlerde höyükte geçici yerleşmeler olduğu düşünülmektedir.Ils se trouvent ainsi en mesure d'entrer en séance à tout moment.
Üzücü bir karar vererek memleketinden ayrılır ve Fransa’ya yerleşmeye karar verir.Sentant la menace peser sur lui, il décida de s’exiler en France.
Yerleşmenin 1. yapı katı fazlasıyla tahrip olmuş durumda ortaya çıkarılmıştır.Cette première agglomération semble avoir été lourdement fortifiée.
Yerleşmenin ise 20 hektarlık bir alanı kapsadığı anlaşılmaktadır.Après sa fermeture, se pose la question de la reconversion de l'emprise de 20 hectares qu'elle occupe.
Bu ayrım, Halaf yerleşmelerinin evre tarihlendirmesinde temel alınmaktadır.Ces toponymes figurent la répartition sociale de la terre au moment de leur création.
Yerleşme dağınık evler birbirinden uzaktadır.Les nombreuses colonies sont éloignées les unes des autres.
Adadaki başlıca yerleşme ve liman kuzeydoğu kıyısındaki Flying Fish Cove'dur.Flying Fish Cove se trouve dans le nord-est de l'île.
Halbuki buraya yerleşmeye karar vermişlerdir.Il décida de s'installer dans ce pays.
Halaf dönemi yerleşmesi için belirgin bir mimariden söz edilmemektedir.Il n'y a aucun décor sculpté permettant de préciser la période de construction.
Dört büyük ailenin yerleşmesiyle meydana gelmiş bir köydür.Le village est composé de 4 quartiers représentant des regroupements de grandes familles.
Bu bağlamda aynı kültüre ait bir yerleşme olarak görülmektedir.Une appartenance à la même famille est considérée comme sûre.
Yaylak olarak kullanılan bu bölge aşiret büyüğünün ölümden sonra oğluna bu mevkiye yerleşmesini söyler.Après sa mort, son fils aîné lui succède sur terre dans ce rôle.
Esas yerleşmenin ise bir Erken Tunç Çağı yerleşmesi olduğu anlaşılmaktadır.En même temps, la mouluration ronde indique une période de construction plus précoce.
Yerleşme, tarımcı küçük bir yerleşme olarak görülmektedir.Cette petite construction est identifiée comme étant un probable foyer.
1935'teki sayıma göre, bu alandaki nüfusun tamamı kırsal yerleşmelerde yaşıyordu.Par contre, en 1956, il y a autant de gens habitant au village que dans les rangs.
Aşıklı Höyük, Orta Anadolu’nun Volkanik Kapadokya bölgesinde bulunan bir höyük yerleşmesidir.Un important volcanisme a lieu qui conduit à la formation de la Province magmatique centre atlantique.
Ova yerleşme kolaylığı açısından şehirlerin büyümesi ile işgal edilmektedir.Cette expansion de l’activité s’accompagne naturellement d’un agrandissement des locaux.
Amik Ovası'ndaki Kalkolitik Çağ yerleşmelerinin en büyüğü olarak görülür.Les chapiteaux de l'île de Théra peuvent être considérés comme étant la forme la plus ancienne.
Brüksel'e yerleşmeden önce EPSA'nın merkezleri Leiden, Hollanda'da idi.Avant de s’installer à Bruxelles, le siège social d’EPSA était situé à Leyde aux Pays-Bas.
Bu dönemde de köye yerleşmeler olmuştur.C'est à cette époque que se construit le village.
Japonya dışına çıkan Japonlar buraya yerleşmektedir.Les Japonais s'installent au Cambodge.
Buraya yerleşmeye karar verirler.Ils décident d'y camper.
Kolej, Oxford'a yerleşmeden önce beş kez yer değiştirmişti.El college cambió de sede cinco veces antes de asentarse en Oxford.
Esençay yerleşmesinin ismi ise Bidevi (Bedevi)'den gelmektedir.Su peculiar nombre proviene de la denominación del pago (paraje) en el que se asienta.
Çevrede beğendiği yere yerleşmesini söylemiş.Dejé que me guiara a donde le gustaría sentarse.
Urartular'ın çekilmesinden sonra ise bir Geç Hitit yerleşmesi kurulmamıştır.Si el morador consiente no hay allanamiento de morada.
"Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde Yerleşmeler".«Se definieron las sedes en la Región Norte».
Yalnızca 80 ada üzerinde yerleşme vardır; bunun dışında 6 bin ada ıssızdır.En su cuenca, hay 19 000 ríos y no menos de 4600 lagos.
Yerleşmenin 1. yapı katı fazlasıyla tahrip olmuş durumda ortaya çıkarılmıştır.La entrada principal se encuentra muy deteriorada.
Kalkolitik Çağ yerleşmesine dayanan mimari buluntu bulunmamıştır.Se desconoce cuánto tiempo más presidió la sede bracarense.
Küçük bir şehir yerleşmesidir.Se construye una pequeña fortaleza.
Bu bağlamda aynı kültüre ait bir yerleşme olarak görülmektedir.Para cuestiones prácticas son considerados como la misma entidad.
Sonunda Adana'ya yerleşmeye karar verirler.Por fin llegan al campamento de Aslan.
Halbuki buraya yerleşmeye karar vermişlerdir.Decidió establecerse allí.
Kazılarda yerleşmenin iki evreli olduğu sonucuna varılmıştır.Hay dos hipótesis sobre su llegada a los lugares de poblamiento.
Bu sırada İstanbul'a yerleşmeye karar verdi.Así, el decidió quedarse a vivir en Houston.
Bu durum, mezarlıkla ilişkili yerleşmenin çok yakın konumda, hemen üstte yer almış olmasıyla açıklanmaktadır.Esto explica porqué las tumbas del cementerio están emplazadas tan cerca las unas de las otras.
Alınan bu göçler Dünya'nın başka yerlerinde yaşayan Yahudilerin ülkeye yerleşmesinden kaynaklanıyordu.Estos asentamientos fueron formados por inmigrantes provenientes de otros estados de la república.
Gerze İlçesi nüfus büyüklüğü açısından ilin beşinci büyük yerleşmedir.Por ejemplo, el quintil más pobre de la población.
Termessos kenti iyi korunmuş bir antik yerleşmedir.La comuna cuenta con un castillo bien conservado.
Utnapiştim'in uzaklara, nehirlerin ağzına, yerleşmesine izin verin."“Ruego a Ud. tenga la bondad de irse a la cresta”.
Sonunda Perm'e yerleşmesine izin verildi.Finalmente es detenido y enviado a Perpiñan.
Yerleşme yeri olarak seçilmesinde bu çevresel özelliklerin belirleyici olduğu düşünülmektedir.Dependiendo de la precisión que se necesite los lugares decimales llegan a ser redondeados.
Sonrasında De Weldon Amerika Birleşik Devletleri'ne yerleşmeye karar vermiştir.Delaware decidió permanecer en la Unión.
Mezarlık alanı tümüyle küp mezarların olduğu yerleşme dışı bir mezarlıktır.Un cenotafio es un monumento mortuorio donde realmente no hay nadie enterrado.
İki yerleşmede de yapı planları tümüyle aynıdır.Los planos de ambos edificios son prácticamente idénticos.
Büyük bir bölümü kazılarla ortaya çıkarılan yerleşmede yenileme çalışmaları günümüzde devam etmektedir.Inmediata reconstrucción de algunas de las casas que aún hoy existen.
Kalıcı göç; yerleşmek amacıyla göç etmek.Campo de refugiados: asentamiento temporal construido para recibir refugiados.
Göçebeler ve Selçuklular ülkeyi istila etmiş ve Gürcülerin topraklarına yerleşmeye başlamışlardı.Empezaron a llegar más policías y judiciales, y se empezaron a subir al techo por las paredes.
Bu dönemlerde höyükte geçici yerleşmeler olduğu düşünülmektedir.Motivo por el cual en aquella época tuvo que ser temporalmente cerrado.
Kavakdere köyü ise dağınık yerleşme yapısına sahiptir.También coloniza fácilmente hábitats perturbados.
Eyerin en derin kısmına yerleşmek önemlidir.Está ausente en la parte más profunda.
Yerleşmenin en kısa zamanda korumaya alınması gerekmektedir.El objetivo defensivo en el suelo será, por tanto, levantarse lo antes posible.
Göçmen (muhacir), bir ülkeden başka bir ülkeye yerleşmek amacıyla göç eden kişidir.Inmigración es la llegada a un país de personas procedentes de otro país o lugar.
Kışın, göl çevresindeki yerleşmeler arasındaki ulaşım donan göl üzerinden sağlanmaktadır.In inverno, il trasporto tra gli insediamenti intorno al lago è fornito attraverso il lago ghiacciato.
Kökün yerleşmesi esnasında hipokotin bir kavis şeklinde toprağı delip çıkarak uzar.Quando la Terra viene distrutta la Guida collassa su sé stessa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod