Ana içeriğe geç
Sözlük

yerleşme ile cümle

yerleşme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bugün futbol sahasının bulunduğu alanda eski isimle Ceharköy yerleşmesi yer alıyordu.A practice football field now occupies the space where the former parking lot was.
Fotoğraflar ^ TAY – Yerleşme Dönem AyrıntılarıCall to duty III - Event Details
Göçebeler ve Selçuklular ülkeyi istila etmiş ve Gürcülerin topraklarına yerleşmeye başlamışlardı.Survivors abandoned the region and began to settle in the pasturelands of the interior.
Kazı başkanı David French, yerleşmeyi MÖ 6500-6400 yıllarına tarihlendirmektedir.The referee Michael Alexander scored it 60-53.
Amik Ovası'ndaki Kalkolitik Çağ yerleşmelerinin en büyüğü olarak görülür.The beginning of the Viking Age in Estonia can be considered the most active period of the fort.
Urartular'ın çekilmesinden sonra ise bir Geç Hitit yerleşmesi kurulmamıştır.Owing to later building work, no trace remains.
Böylece sayıları artmaya devam etmekte ve hatta artık büyük şehirlere girip yerleşmektedirler.Then, they curve to the west and enter the main part of the city.
Brüksel'e yerleşmeden önce EPSA'nın merkezleri Leiden, Hollanda'da idi.Before being settled in Brussels, EPSA had its headquarters in Leiden, The Netherlands.
Yerleşme planı oldukça ilginçtir.Pre-scheme was quite interesting.
Buraya yerleşmeye karar verirler.They decide to stay here.
1633'te yerleşmeye yardımcı olmak üzere ilk Afrikalı köleler getirildi.In 1633, the first slaves were imported from Africa to aid in the plantations.
Evli çiftin kadın tarafının yanına yerleşmesine ise anayerli (matrilocal) adı verilir.His wife (name unknown) gave birth to twins.
Bütün bunlar yerleşmedeki topluluğun, yerleşme içi gömü geleneği olduğunu göstermektedir.Their gift is that wherever they went and settled, they created the formula for corruption.
Buralarda Roma/Bizans döneminde yapılan yerleşmeler kısa süreli ve geçici olmuştur.Bina's stay in Norway was short but productive.
Buraya yerleşmelerinin diğer bir sebebi şu an hala akmakta olan bir çeşmenin bulunması.Their only way to save their house is the land title that was now yet found.
Köy 3 yörük ailesinin bölgeye yerleşmesi ile oluşmuştur.The community has seen 6 generations of the family make its home here.
Böylece sanırım temel egitim ortaya çıkan fakat henüz yerleşmeyen bir düşüncedir.So I believe primary education is an idea which is arrived but not yet implemented.
Bu nedenle bunun ortaya çıktığı fakat henuz yerleşmemiş bir fikir oldugunu düşünmekteyim.So I do believe this is an idea which has arrived, but simply not implemented.
Yine, ortaya çıkan fakat henüz yerleşmemiş bir fikir.Again, an idea which is arrived, but not yet implemented.
Holmes, kendini aşağı yerleşme onun koltuk ve gözlerini kapatarak.Holmes, settling himself down in his armchair and closing his eyes.
Arka planda, Barclays, ihtiyacı Lloyds yerleşmek.Well, behind the scenes, Barclays needs to settle with Lloyds.
Brüt yerleşme ne kadar net farklılıklar borçlu bankalar arasında işlemci gerekir olabilir.Gross Settlement Processor how much the net differences owed between the banks should be.
O, kolunu koltuğa daha derinden kendini yerleşmek istiyorsunuz.He would settle himself even more deeply in his arm chair.
Bu 1800'lerin sonunda insanlar Montana gibi yerlere yerleşmeye başladıkları zaman başladı.Well, it started back in the late 1800s when people started settling in places like Montana.
Hayır... ...onun yanına ben yerleşmek istedim.No. I asked to be near her.
Bu durumda ise, bir parazit bir farenin içine giriyor. Amacı bir kedinin midesine yerleşmek.A parasite gets into a mouse and needs to get into the belly of a cat.
Anın içinde bir gizem var. önce yerleşmesi gerek.There's a mystery in the moment.
Uluslararası Yerleşmeleri ulusal para daralma başlamasını sağlar.International Settlements, to begin shrinking national money supplies.
Ayrıca Boston'a yeniden yerleşmekten de gurur duyuyorum aslında büyüdüğüm yere.Also proud to have relocated here to Boston, where I actually grew up.
Yerleşmek, henüz değil.Settle? Not yet!
Güney Kore'de yaşamak, yerleşmek umduğumdan çok daha zordu.Settling down in South Korea was a lot more challenging than I had expected.
Sürüngenler artık yüksek arazilere yerleşmek için gerekli ekipmana sahipti.Reptiles were now equipped to colonize the uplands.
Yerleşmemişse çok kullanmışsınızdır, fazlalığı mendille alın ve bir daha kine daha az kullanın.If there is, wash your face with water, which immediately neutralizes the glycolic.
Tüm aile 30larda Fransa'ya yerleşmeye geldiThe whole family came to settle in France in the '30s.
Ama yerleşmek yerine,But instead of settling down,
Norveç'e yerleşmeniz gerektiğini duyduğunda ne düşündün?What did you think when you've heard that you should move to Norway?
Pil bir tezgah gibi üzerine oyulmuş bir eski ahşap yerleşmek oturdu.I sat down on an old wooden settle, carved all over like a bench on the Battery.
Uzun vadede tabii ki, oraya yerleşmemizi de olanaklı kılabilirdi.In the long run, of course, it would also make it possible for us to move out there.
Orası cidden ne kötü bir yerleşme ve ikamet yeridir!It is indeed an evil halt and an evil abode;"
Orada ebedi kalacaklardır. Orası ne güzel bir yerleşme ve ikamet yeridir.And abide there for ever: What an excellent destination and abode!
Henüz iman kalplerinize yerleşmedi.Better say: 'We submit'; for belief has not yet penetrated your hearts."
Onlardan her biri (iman etmeden) naîm cennetine yerleşmeye mi hevesleniyor?Does every one of them wish to enter the garden of tranquility?
Sonra da yeri döşeyip yerleşmeye hazırladı.And afterwards spread out the earth.
Sizin için yeryüzünde bir süreye kadar yerleşme ve faydalanma vardır, buyurdu.In the earth a sojourn shall be yours, and enjoyment for a time.'
De ki: Siz iman etmediniz, ama "Boyun eğdik" deyin. Henüz iman kalplerinize yerleşmedi.Say: 'You do not believe; rather say, "We surrender"; for belief has not yet entered your hearts.
De ki: Siz iman etmediniz ama "İslâm olduk." deyin. Henüz iman kalplerinize yerleşmedi.Say: 'You do not believe; rather say, "We surrender"; for belief has not yet entered your hearts.
Eğer sabredip dayanabilirlerse, cehennem zaten kendi yerleşme yerleridir.In this state, whether they bear with patience (or not), Fire alone shall be their abode.
Orası ne güzel bir yerleşme ve ikamet yeridir.Happy is it as abode and station!
& Yerleşme zamanı( 1/ 10 saniye):Dwell time (1/ 10 sec):
Buna rağmen, ailem yeni eşimi sevdi ve yerleşmeye başladı.However, my family loved my new wife and she began to settle in.
Dassin Yunanistan'a yerleşmeden önce Avrupa'ya sürgüne gitmişti.Dassin sought exile in Europe before settling in Greece.
Yerleşmek için en uygun yerlerse tepelerdi.The only places suitable for settlements were hills.
Doğru Galakside Doğru Yere YerleşmekThe right location in the right kind of galaxy
Latium'daki Tarih Öncesi Yerleşmelere Dair Modern ÇalışmalarModern studies on the settlement of prehistoric Latium
Demir Çağı yerleşmesinin kalıntıları Pabbay'da da görülebilir.Remains of an Iron Age settlement can also been seen on Pabbay.
Utnapiştim'in uzaklara, nehirlerin ağzına, yerleşmesine izin verin."Let Utnapishtim reside far away, at the mouth of the rivers."
Ancak daha sonra yerleşmeye ve toprakta çalışmaya başladılar.Only later they began to settle and work on the land.
1924'te çift kibbutzdan ayrıldı ve Kudüs'e yerleşmeden önce kısa bir süre Tel Aviv'de yaşadı.In 1924, the couple left the kibbutz and lived briefly in Tel Aviv before settling in Jerusalem.
Hızla çoğaldığı gibi bu tür, otluk-çimlik yerlere yerleşmeye yatkındır.[1]As it increases rapidly, this species is suitable for naturalisation in grass.[2]
Buhra tüccarları 1820'lerde Singapur'a yerleşmeye başladı.Bohra traders started settling in Singapore in the 1820s.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod