Geçen ay bu eve taşındık ama henüz yerleşmedik.We moved into this house last month, but we still haven't settled down.
Onlar o yıl Virginia'ya yerleşmeye karar verdiler.They decided to settle down in Virginia that year.
Yerleşmek ve tarih testi için çalışmak zorundasın.You have to settle down and study for the history test.
Londra'nın bir banliyösüne yerleşmeye karar verdiler.They decided to settle in a suburb of London.
Yeni Zelandaya yerleşmeyi planlıyorlar.They are planning to settle in New Zealand.
Onlar Amerika Birleşik Devletleri'nde yerleşmeyi kolay buldular.They found it easy to settle in the United States.
Tom yerleşmeyi reddetti.Tom refused to settle down.
Tom yerleşmek ve bir aile kurmak için hazır.Tom is ready to settle down and start a family.
O yerleşmek ve çocuk sahibi olmak istiyor.She wants to settle down and have children.
O yerleşmek istediğini söylüyor.He says that he wants to settle down.
Ben asla bir yerde yerleşmeyeceğim.I am never going to settle down in one place.
Yerleşmek için bir puanımız var.We have a score to settle.
Yerleşmen gerekiyor.You need to settle down.
Tom yerleşmek istediğini söylüyor.Tom says that he wants to settle down.
O, Arkhangelsk'te onunla yerleşmek istiyordu.She wanted to settle down with him in Arkhangelsk.
İnsanların Ay'a yerleşmesi birçok kişinin hayalini süslemiştir.Having people on the moon has been a dream for many.
Yerleşmek zorunda değilsiniz.You don't have to settle.
Mars'a yerleşmek mümkün mü?Can Mars be colonized?
Tom yerleşmek istemiyor.Tom doesn't want to settle down.
Sami yerleşmek istedi.Sami wanted to settle down.
İsrail'e belirli bir statüte olmadan yerleşmekteydiler.They had settled in Israel without official status.
21 Mayıs 1910 tarihinde, Tel Aviv adı, bu yeni yerleşmeye verildi.On 21 May 1910, the name Tel Aviv was adopted.
Oraya yerleşmek istemiş olabilir fakat seyahatinin sebepleri konusunda ihtilaflar vardır.He may have hoped to settle there, but there is controversy about the reasons for his travels.
Kolej, Oxford'a yerleşmeden önce beş kez yer değiştirmişti.The college changed its location five times before settling in Oxford.
Aslında yerleşme, bu kazılardan önce de biliniyordu ve ünlüydü.In fact, the settlement was known and famous before these excavations.
Klinikte kan ve idrar testleri embriyonun yerleşmesinden 12 gün sonra gebeliği gösterebilir.Blood and urine tests can detect pregnancy 12 days after implantation.
18. yüzyılda daha fazla Yahudi Moldova'ya yerleşmeye başladı.In the 18th century, more Jews started to settle in Moldavia.
Sonunda Perm'e yerleşmesine izin verildi.He was finally allowed to settle in Perm.
Reit im Winkl'deki yerleşmenin ilk işaretleri 12. yüzyıldadır.The first signs of settlement in Reit im Winkl are in the 12th century.
Sims, 1990'ların başına kadar Pensilvanya'ya yerleşmeden önce tam yedi ayrı eyalette yaşadı.Sims lived in seventeen states before settling in Pennsylvania in the early 1990s.
Yahudiler Kudüs'ten atılmışlar ve üç mil yarıçapında yerleşmelerine izin verilmemiştir.Jews were expelled from Jerusalem and were not allowed to settle within a three-mile radius.
Esençay yerleşmesinin ismi ise Bidevi (Bedevi)'den gelmektedir.Its name in Thai comes from sai (intestine) and from ua (to stuff).
Türk göçmenler çok sayıda ve çok hızla Trakya'ya yerleşmeye başlamışlardı.A large number of Turkish immigrants began to settle in Thrace very quickly.
Ariovistus da bu arazilere kendi kabilesinden olan 120,000 kişinin yerleşmesini sağladı.Ariovistus settled the land with 120,000 of his people.
Kıyı kesimi düzlük alanlarla kaplanmıştır ve yerleşme bu alanlardadır.There are people living along the lake in houses, and so that part is theirs.
Macarlar’ın bu bölgeye yerleşmesi 895 ve 900 yılları arasında oldu.Hungarians arrived in the area between 895 and 900.
Ailesi Paris'e yerleşmeden önce Viyana, Prag ve daha sonra Berlin'de bulunmuştur.His family relocated in Vienna, Prague and later in Berlin, before settling in Paris.
Bunlar yerleşme içi gömü geleneğine işaret etmektedir.These refer to where the stabilizing system is located.
Yerleşmenin kalesi, Watermouth Kalesi, şu anda bir eğlence parkı olarak kullanılır.The settlement's castle, named as Watermouth Castle, is currently used being as a theme park.
17. yüzyılda Yahudilerin hala Hırvatistan'da yerleşme hakları yoktu.In the 17th century, Jews were still not permitted to settle in northern Croatia.
Kalıcı nüfus 18. yüzyılda yerleşmeye başlamıştır.Permanent population developed in the 18th century.
Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri Projesi aracılığıyla 1992 kazılar tekrar başlatılmıştır.Excavations restarted in 1992 by Turkish archaeologists through the TAY project.
Okyanusya'ya hiçbir zaman büyük ölçüde yerleşme olmamıştır.A significant percentage never make it to the ocean.
Valens onları müttefik olarak 376 yılında Tuna'nın güneyine yerleşmelerine izin vermişti.Valens allowed them to settle as foederati on the southern bank of the Danube in 376.
Köy, yerleşim olarak iki dağın ortasındadır ve yerleşmenin içerisinden su akmaktadır.The town's water comes from two reservoirs in the mountains behind the town and from wells.
Daha sonra da buraya 1736 yılında yerleşmeleri sağlanır.He was still living there in 1736.
Şehrin ilk bilinen yerleşmeleri 1370'lerde gerçekleşti.The earliest European settlement of the area began in the 1730s.
Sonrasında De Weldon Amerika Birleşik Devletleri'ne yerleşmeye karar vermiştir.Soldo decided to meanwhile take refuge in America.
Aşağı Bet Şean Vadisindeki başlıca yerleşmedir.It is certainly at the bottom of a steep valley.
Nueva España'daki ilk yerleşmelerden biridir.She is a descendant of the first Spanish settlers of New Mexico.
Kavakdere köyü ise dağınık yerleşme yapısına sahiptir.The adult leaves have a disjunct arrangement.
Türkiye Arkeolojik Yerleşmeler Projesi tarafından 2008 yılında bir inceleme daha yapılmıştır.The location was the subject of an archeological investigation in 2008.
Ailesi 1911'de Varşova'ya yerleşmeye karar verdi.In 1911 his family moved to Warsaw.
Halbuki buraya yerleşmeye karar vermişlerdir.It was here they decided to settle.
Çocukluğunun çoğunu New York'a yerleşmeden önce Fransa ve İtalya'da geçirdi.Davalos spent most of her childhood in France and Italy, before settling in New York.
Kıbrıs'a yerleşmesinden önceki yaşamı hakkında fazla bilgi yoktur.Not much is known about his life prior to his departure for Brazil.
İsviçre'ye yerleşmek zorunda kaldı.He settled in Switzerland.
Benzerleri Konya / Çukurkent ve Ilıcapınar yerleşmelerinde de ele geçmiştir.They were flattened against each other (appressed) and scale-like (imbricate).
Bununla birlikte yerleşmede iki tabaka olduğu anlaşılmaktadır.However, it seems to contain at least two groups.
Kariplerin adada geniş çiftlikleri ve yerleşmeleri vardı.Several generations ago there were farms on the island.