yerleşik ile cümle
yerleşik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ama İspanya'daki popülasyon yerleşiktir.Ciutadilla är en kommunhuvudort i Spanien.
Dağılım kuşağının kuzeylerinde nadir yerleşik olarak bulunurlar.Den är en sällsynt gäst norr om sitt utbredningsområde.
Kırsal kesimde, göçebe Bedevilerin sayısı, yerleşik tarımcılarınkinden yüksektir.Resultatet är att antalet utflyttade kapverdier är större än antalet som bor kvar.
Yerleşik hayata geçtiler.Den är fortfarande bebodd.
B.j. costaricensis Nikaragua ile Panama arasında yerleşiktir.S. z. bouchellii - förekommer från Nicaragua till Panama.
Köy halkı Yörük asıllı olup yerleşik hayata geçeli uzun zaman olmuştur.Hjärterö har sedan länge varit bebodd.
1931'de Moskova'da yerleşik bir kukla tiyatrosu kurdu.У 1931 заснував і очолив Центральний театр ляльок у Москві.
Yerleşik olanlar çiftçiler ya da kentlilerdi.Він був є і буде собакою фермерів та пастухів.
Mahallede yerleşik olarak 553 nüfus vardır.У селі мешкає 553 людей.
Lady Gaga Enigma, Amerikalı şarkıcı Lady Gaga'nın bir yerleşik gösterisidir.Lady Gaga Enigma - це концертна резиденція американської співачки і авторки пісень Леді Ґаґи.
Yerleşik Avusturya egemenliği, Prusya'nın İmparatorluk siyasetinde 18. yüzyıldaki varlığını hesaba katmadı.Однак, вбудоване в систему домінування Австрії не враховувало появу Пруссії в імперській політиці.
'A Room of One's Own' Today '(Göçebe Bir Hayat mı, Yerleşik Bir Hayat mı?«Будинок останнього шансу» (фр.
1622 yılında kızılderililerin yerleşik kolonistlere karşı yaptığı katliam.У 1622 році майже на чверть населення колонії знищено повсталими індіанцями.
Birçok halkın yerleşik hayata geçmesi.Населяють широкий спектр місць життя.
Orada yerleşik olan milyonlarca Ermeniye ne oldu peki?Де ж вони ділися ці 10 мільйонів українського населення?
19. yüzyılın ikinci yarısında Alevi bir aşiret olan Haydaranlılar bucakta yerleşikti.Десь із другої половини XIX століття почали з'являтися двоповерхові із цегляним першим поверхом.
Yerleşik olarak yaşarlar.Живуть зграями.
Yerleşik nüfusu 6.590 'dır.Населення — 6590 ос.
Onlar da direkt olarak bugün oturdukları mekana yerleşmiş olup, ilk yerleşiklerdendirler.Vždyť kdo je (i dnes) schopen přijímat život v jeho prvotní čistotě a pravdivosti?
'A Room of One's Own' Today '(Göçebe Bir Hayat mı, Yerleşik Bir Hayat mı?Třetí singl "Rest of My Life" (ft.
Telefonun yerleşik bir kamerası yokdur.Telefon neobsahoval fotoaparát.
Karabağlıların yerleşik hayat tarzını benimsemişlerdir.Daniové žijí usedlým způsobem života.
Yerleşiktirler, kuşların çoğu göç etmez.Je stálá, většina ptáků nemigruje.
Hane halkı borçlanma oranı, ülke yerleşiklerinin finansal kurumlara olan borçlarının milli gelire oranıdır.Peníze na její vnitřní výzdobu věnovali místní občané.
Ayrıca 8 MB yerleşik bellek vardı.Proto měly také L2 mezipaměť 8 MB.
Norman işgali öncesi İngiltere Orta Çağdaki çeşitli hükümetlerin aksine yerleşik bir merkeze sahipti.Angličané vyvinuli, na rozdíl od ostatních evropských středověkých států, trvalé sídlo vlády.
Mahallede yerleşik nüfus yaklaşık olarak 40 civarındadır.Sociální jednotky mají v průměru kolem čtyřiceti jedinců.
Kızılderililerin bu hareketine karşılık yaklaşık 500 yerleşik silahlandı ve kızılderililere saldırdı.V této bitvě bylo pobito přibližně 50 000 indických vojáků a prchajících obyvatel.
Yerleşik hayata geçtiler.Začali žít usedlým životem.
Tam bir göçebeye döndürdüler beni, hiçbir zaman yerleşik bir mekânımız olmadı.Stěhovali se z jedné zemi do druhé a neměli nikde trvalý pobyt.
Bölgenin ilk kaydedilen yerleşik halkı Keltlerdir.Prvními písemně doloženými obyvateli tu byli Keltové.
Yunan ve Türk kuşları göçmendir ama diğer populasyonlar yerleşiktirler.Păsările din Grecia și Turcia sunt migratoare, dar restul familiilor sunt sedentare.
İkincil bileşen olan Upsilon Andromeda B, bir kırmızı cücedir ve geniş bir yörüngede yerleşiktir.A doua stea din sistemul binar (Upsilon Andromedae B) este o pitică roșie cu o orbită largă.
'A Room of One's Own' Today '(Göçebe Bir Hayat mı, Yerleşik Bir Hayat mı?Clasările discului single „One Day in Your Life”.
Tojolaballar: Chiapas’ın orman ve vadilerinde yerleşiktirler; 58.000 kişi bu dili konuşur.Tojolabal: Ei sunt situați în pădurea și canioanele din Chiapas, 58.000 de oameni.
"Yerleşiklerin geçmişi yeniden yazıldı: 30,000 yıl geri git".Platoul nostru i-a adus înapoi cu 30 de ani."
Bir yamaca yerleşiktir.Sat întemeiat de secui.
Tür, kendi alanının içinde yerleşiktir.Din punct de vedere geografic este amplasată în câmpia Tisei.
Bu ılıman alanların yerleşik kuşudur ve kışları göç etmez.În felul acesta vom face loc altor plante care nu necesită repaus pe perioada iernii.
Göçebe toplumların bu yerleşik hayata geçme eğilimi kasaba ve şehirlerin kurulması ile kendini gösterir.Organizarea socială a societății apusene este subordonată aceluiași scop al edificării cetății lui Dumnezeu.
Başkent Ankara'da 129 yerleşik büyükelçilik bulunmaktadır.96 de localități au statut de oraș în Norvegia.
Lady Gaga Live at Roseland Ballroom, Amerikalı şarkıcı Lady Gaga'nın ilk yerleşik gösterisi.A Lady Gaga Live at Roseland Ballroom Lady Gaga amerikai énekesnő első rezidencia koncertsorozata.
Ayrıca, Firewire (IEEE 1394) için yerleşik desteği eklendi.A FireWire-on keresztüli IP (TCP/IP over IEEE 1394) támogatása is ki lett véve.
Yerleşik olanlar çiftçiler ya da kentlilerdi.A falvak lakottak, vagy gazdátlanok lehetnek.
Bu dönemde insanlar yerleşik hayata geçmiştir.Ez azt jelenti, hogy ezekben az időszakokban itt emberi település volt.
Eyalette 14,000 yıldır bu topraklarda yerleşik olarak yaşayan Kızılderililer kabileleri vardı.Több ezer évig őslakos indiánok lakták a területet.
Yerleşik nüfus bulunmamaktadır.Nem érint lakott települést.
Tam bir göçebeye döndürdüler beni, hiçbir zaman yerleşik bir mekânımız olmadı.Újoncként megállták a helyüket és egyszer sem voltak kieső helyen.
Spaarne ırmağının kıyısında yerleşik kent, bu nedenden ötürü Spaarnestad olarak da adlandırılır.A Spaarne folyó melletti fekvésből eredően a városkát később Spaarnestadnak is nevezték.
Sahası boyunca yerleşiktirler.Járjuk hát végig az épületet.
Halkın buradaki yerleşik tarihi yaklaşık 150 yıldır.Több beszámoló szerint a város már legalább 150 éve létezik.
'A Room of One's Own' Today '(Göçebe Bir Hayat mı, Yerleşik Bir Hayat mı?Päivä elämää : hieman arkipäivän demokratiaa (En dag av mitt liv), suom.
Bunların yaklaşık yarısı ABD'de yerleşiktir.Viennistä noin puolet viedään Yhdysvaltoihin.
Yerleşik düzenin doğumlar üzerinde etkisi vardır.Sisarusten välisellä syntymäjärjestyksellä on vaikutuksia.
En çok akredite yerleşik Atina ve Roma'da bulunmaktadır.Välilaskupaikat olivat Ateena ja Rooma.
Krek Mekan ve yerleşik sahnesinin bulunduğu bu binada çalışmalarını Nisan 2014'e kadar sürdürmüştür.Samassa rakennuksessa toimivat yläaste ja lukio vuoteen 2014 asti.
Topluluğun ana şirketi, Tokyo'nun Minato semtinde yerleşik olan Sony Corporation'dur.Ketjun perustaja ja omistaja on Sony Corporation, ja sen pääkonttori sijaitsee Minatossa, Tokiossa.
Hane halkı borçlanma oranı, ülke yerleşiklerinin finansal kurumlara olan borçlarının milli gelire oranıdır."Yksityinen velka on velkaa, mutta julkinen velka on yksityissektorin finanssivarallisuutta."
Amerika'ya Avrupa asıllılar gelmeden önce bu bölgede yerleşik yerli Amerikan ahali bulunmaktaydı.Alueen luolissa on asuttu ennen eurooppalaisten tuloa Etelä-Amerikkaan.
1903 yılından bu yana Avrupa'da benzin tahrikli vagon ilk başarılı dizi yerleşik.Το 1903 κατασκεύασε την πρώτη επιτυχημένη σειρά βενζινοκίνητων σιδηροδρομικών οχημάτων στην Ευρώπη.