yerleşik ile cümle

yerleşik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çingenelerin göçebe yaşam tarzı yerleşik toplumlarınkinden çok farklıdır.De nos jours, le mode de vie des Istro-roumains ne diffère pas de celui de la population majoritaire.
Hane halkı borçlanma oranı, ülke yerleşiklerinin finansal kurumlara olan borçlarının milli gelire oranıdır.Un emprunt national est une dette financière à long terme de l'État auprès de ses citoyens.
Bu ılıman alanların yerleşik kuşudur ve kışları göç etmez.Es un residente de zonas templadas y no emigra en invierno.
Yerleşik hiyerarşiler toplumsal gerçeklere karşı giderek sert ve dokunulmaz hale gelir.Las jerarquías enraizadas se vuelven cada vez más rígidas y desconectadas de las realidades sociales.
Çoğu kadastro donatımının standart bir seçenek olarak yerleşik bir UHF bandı radyo modemi vardır.Gran parte del equipo topográfico terrestre tiene un módem de banda UHF integrado como opción estándar.
Yerleşiktirler ve kuşların çoğu göç etmez.Es residente, y la mayor parte de estas aves no migra.
Hane halkı borçlanma oranı, ülke yerleşiklerinin finansal kurumlara olan borçlarının milli gelire oranıdır.La deuda interna, la parte de la deuda pública de un país cuyos acreedores son ciudadanos del mismo.
Orada yerleşik arızalı bir bomba bulunmaktadır.Supongamos que hay una bomba debajo de esta mesa entre nosotros.
Fakat yerleşikler kızılderililere saldırmaya devam ettiler.Pero los federales siguieron luchando contra los invasores.
Orada yerleşik olan milyonlarca Ermeniye ne oldu peki?¿Pero adónde irían cuatro millones de libertos?
Quantum'da 16 GB'lık bellek yerleşiktir, ancak genişletilebilir bellek yoktur (ör.La memoria interna es de 16 GB, pero no puede ser expandida.
Venetler, Armorica yarımadasının güneyinde Morbihan körfezi boyunca yerleşiktiler.Los vénetos habitaban el sur de Armórica, junto a la bahía de Morbihan.
Yerleşik olarak yaşarlar.¿Están habitadas?
Kikladlar'ın hayatı yerleşik yaşam üzerine kuruluydu ve taş evlerde yaşarlardı.Las tierras de George eran rentables y vivían en una casa grande.
Köyde, yerleşik nüfus tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadır.Dentro de la Reserva existen algunos asentamientos humanos que se dedican a actividades agrícolas y ganaderas.
Mahallede yerleşik nüfus yaklaşık olarak 40 civarındadır.La población en sus alrededores no supera los 40 habitantes.
Yerleşiktirler, kuşların çoğu göç etmez.Es residente permanente, la mayoría de las aves no migran.
Bu dönemde Avarlarda göçebe hayattan yerleşik hayata geçiş gözlemlenmektedir.Durante este recorrido s ven ciervos en libertad.
Bunlar göçebe ve yerleşik yaşayanlara acı deneyimler yaşattılar.Llega a ser muy perjudicial para las personas y seres vivos que aquí habitan.
Köyü oluşturan halkın çoğu daha önce göçebe olup daha sonra yerleşik hayata geçen halktan oluşmuştur.La construcción del mismo anegó parte del pueblo que tuvo que ser posteriormente reconstruido.
E-posta eki sınırı: 25 MB (yerleşik 'Büyük Dosyalar Ekle' uygulaması aracılığıyla 100 MB'a kadar.Intercambio de archivos (gratis): Enviar de forma rápida y segura archivos de gran tamaño (25 mb).
Gençoyuncular Sahnesi, Ankara'da yerleşik bir tiyatro topluluğudur.Un joven cineasta europeo realiza una película con menores acogidos en un centro de Tánger, Marruecos.
Yerleşik Bluetooth v2.1 + EDR (Gelişmiş Veri Hızı) A2DP profili ile stereo ses çıkışını destekler.La tecnologia Bluetooth v2.1 +EDR (Enhanced Data Rate) supporta l'uscita audio stereo con il profilo A2DP.
Ama İspanya'daki popülasyon yerleşiktir.Mi piacerebbe essere nel mercato spagnolo.
Tromso de buz devrinden beri yerleşik bir hayat olduğu bilinmektedir.Ice salvò quante più vite possibili con uno scudo di ghiaccio.
Bu şehirlerde yerleşik vatandaşlar Türkçe konuşurlar.Gli abitanti di questa provincia parlano curdo.
'A Room of One's Own' Today '(Göçebe Bir Hayat mı, Yerleşik Bir Hayat mı?Allora "A Hard Day's Night", "Una Notte Di Dura Giornata").
Halkın buradaki yerleşik tarihi yaklaşık 150 yıldır.La città moderna risale a circa 150 anni fa.
Daha sonra buranın coğrafi olarak daha elverişli olduğu kanısına varılıp yerleşik hayata geçilmiştir.In seguito veniva, e viene tuttora, applicato alla schiena come uno zaino.
Yüzyıllardır Anadolu topraklarında bulunan Tokat'ta yerleşik Latifoğlu ailesinin bir ferdidir.È stata per secoli l'abitazione tradizionale urbana del Marocco.
Rişvan aşiretinin Kâhta'da yerleşik Zürevkan kolunun lideriydi.Gavez: era un potente boss della malavita di New York.
Mahallede yerleşik olarak 553 nüfus vardır.Nel territorio comunale si trovavano 553 unità edificate.
Tarıma dayalı yerleşik düzene geçişleri yaklaşık 4 bin yıl öncesine dayanmaktadır.Il periodo orbitale di A attorno al baricentro del sistema è di oltre 14.000 anni.
Yerleşik ve gezici kuşlardır.Sono uccelli monogami e territoriali.
Güneyde yaşayanları yerleşikken, daha kuzeyde yaşayan popülasyonlar göçmendir.Si ritiene che almeno le popolazioni più meridionali effettuino spostamenti migratori verso il nord.
Bu göçerlerin bir kısmı 1970-1980 yılları arsında yerleşik hayata geçmiş ve tarımla da uğraşmışlardır.Interi paesi tra gli anni Quaranta e gli anni Settanta si spopolarono a causa di questo fenomeno.
Yerleşik bir yaşam düzeni yoktur.Non ha residenti stabili.
1994'te Harvard Üniversitesi'nin yerleşik bestecisi oldu ve bunu 2000 yılına kadar sürdürdü.Nel 1994 è "Distinguished Composer in Residence" presso la Harvard University, dove rimane fino al 2000.
Mahallenin yerleşik nüfusu 93 kişi kadardır.La popolazione residente è pari a 94 abitanti.
Yerleşik olanlar çiftçiler ya da kentlilerdi.Alcuni erano medici o anche agricoltori.
En çok akredite yerleşik Atina ve Roma'da bulunmaktadır.I primi soccorsi giunsero dalla vicina città di Atina e da Roma.
Yerleşik Bluetooth v2.1 + EDR (Gelişmiş Veri Hızı) A2DP profili ile stereo ses çıkışını destekler.Встроенный Bluetooth v2.1 +EDR (Enhanced Data Rate) поддерживает стереоаудиовывод по профилю A2DP.
Buna ek olarak, kullanıcı, yerleşik iPAQ File Store flash sürücüsüne 80 MB kapasiteye erişebilir.Кроме того, пользователю доступен встроенный флеш-накопитель iPAQ File Store объёмом 80 Мб.
Saldırı ağaçları yerleşik hata ağaçları fnotasyonu ile ilişkilidir.Деревья атак также связаны с созданием дерева ошибок.
Ayrıca 512 MB RAM ve 8 GB yerleşik veri depolama birimi de bulunuyor.Также располагает 512 Мб оперативной памяти и 8 Гб встроенной для хранения данных.
Yerleşik ekran 96x68 piksel çözünürlüğe sahiptir.Встроенный дисплей имеет разрешение 96х68 пикселей.
Ama İspanya'daki popülasyon yerleşiktir.Оседлая популяция в Испании.
Yerleşik olarak yaşarlar.Живут стаями.
Yerleşik bir yaşam düzeni yoktur.Организованный отдых отсутствует.
Fakat yerleşikler kızılderililere saldırmaya devam ettiler.Оставшиеся в живых шахтёры выдвинули обвинения против индейцев.
Sahası boyunca yerleşiktirler.Селились они просторно.
1622 yılında kızılderililerin yerleşik kolonistlere karşı yaptığı katliam.В 1676 году опять начались стычки между колонистами и индейцами.
1670'li yıllarda erkek pantolonlarına yerleşik cepler dikilmeye başlanmıştır.В XVII веке карманы начали вшивать в мужскую одежду.
Çingenelerin göçebe yaşam tarzı yerleşik toplumlarınkinden çok farklıdır.Образ жизни селитьбенцев резко отличался от жизни окружающего населения.
Amerika'ya Avrupa asıllılar gelmeden önce bu bölgede yerleşik yerli Amerikan ahali bulunmaktaydı.Район, в котором ныне расположен город, до прихода европейцев был заселён индейцами.
Özbeklerin aksine yerleşik değil göçebedirler ve hayvancılıkla geçinirler.Они не были предназначены для постоянного проживания, но предоставляли убежище для жителей и скота.
Los Angeles'ta yerleşikti ve düşük maliyetli cüce radyo alıcıları konusunda uzmanlaştı.Переехал в Лос-Анджелес в бедности, но полный энергии.
Dolayısıyla devlet organları burada yerleşik idi.При нём же развивали государственные учреждения.
'A Room of One's Own' Today '(Göçebe Bir Hayat mı, Yerleşik Bir Hayat mı?«One Ham’s Family» (1943 г.)
De Havilland Canada'nın orijinal yeri şimdi Downsview Park'ta yerleşik olan Canadian Air & Space Museum'dur.ومقر هافيلاند كندا الأصلي اصبح الآن مقرا لمتحف الجو والفضاء الكندي والذي يقع في ما يعرف الآن داونسفيو بارك.
İlgili Sayfalar