Ana içeriğe geç
Sözlük

yerine getirmek ile cümle

yerine getirmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
15
HARF
6
HECE
9
ORT. KELİME
Polis arabası, polisler tarafından resmi görevlerini yerine getirmek amacıyla kullanılan taşıttır.Militärfahrzeuge sind alle Fahrzeuge, die von Streitkräften zur Erfüllung ihrer Aufgaben verwendet werden.
Mısırlı ebeler, bu emri yerine getirmekten korkarlar.Die Ägypter haben Angst davor, ihre Meinung zu sagen.
Dört meleğin her biri belli bir görevi yerine getirmektedir.Enfin, quatre anges portent chacun un Evangile.
30 Aralık 1960'ta Peiper verdiği sözleri yerine getirmek için Porsche'ye dava açtı.Peiper engage, le 30 décembre 1960, un procès contre son employeur pour obtenir ce qui lui avait été promis.
Muhtarımız tarafsız olarak görevini yerine getirmektedir.La commission exerce sa mission en toute indépendance.
Başlangıçta yapmanız gereken en önemli şey görevleri yerine getirmektir.Le premier est ton devoir.
İlk amacımız restoranımızın gereksinimlerini yerine getirmektir.Les premiers étages servaient aux besoins domestiques.
Bu kararı yerine getirmek için özel bir komisyon kuruldu.Une commission spéciale a été créée à cet effet.
Görevi onun bencilce isteklerini yerine getirmektir.Sa carrière est retardée par ses sympathies jansénistes.
Genelde belli bir kültün dinî gereklerini yerine getirmek onları bir araya getirirdi.Mais au fur et à mesure, une certaine relation de complicité les unit.
Askerler emirlerini yerine getirmek zorundadır.Los soldados deben cumplir sus órdenes.
Bu kararı yerine getirmek için özel bir komisyon kuruldu.Se estableció una comisión especial para dicho propósito.
Oyunda amaç, tır şoförlüğü yapıp kargo görevini yerine getirmektir.Esto hacía que el conductor hiciera la tarea de conducir y cobrar el valor del pasaje.
İbâdet Allah'ın emirlerini yerine getirmek, yasakladığı bütün haramlardan uzaklaşmak mânâsındadır.Quindi esso trasgredisce i limiti impostigli da Allah e disobbedisce ai Suoi comandamenti.
Farkındalık yaratmak ve toplum hizmetinde sosyal görevi yerine getirmek için Yönetişim Merkezi.Centre of Governance per incentivare la conoscenza e l'esercizio del ruolo sociale nel servire la società.
Benedict rahipleri hala kilisede resmi görevlerini yerine getirmektedirler.Tuttora i monaci benedettini officiano la chiesa.
Bu emri yerine getirmek için her türlü silahı kullanmak zorundadırlar.Tutte queste armi ebbero necessità di essere impiegate.
Bu kararı yerine getirmek için özel bir komisyon kuruldu.A questo scopo è stata creata una commissione speciale.
Mısırlı ebeler, bu emri yerine getirmekten korkarlar.La Chiesa egiziana ritenne di seguire tale insegnamento.
Bu kararı yerine getirmek için özel bir komisyon kuruldu.Для проведения в жизнь этого постановления создали специальную комиссию.
Farkındalık yaratmak ve toplum hizmetinde sosyal görevi yerine getirmek için Yönetişim Merkezi.Центр управления для повышения уровня осведомленности и осуществления социальной роли в служении обществу.
Bu oyuncak bebekler cinsel davranışları yerine getirmek için farklı pozlamalar yapabilirler.Такие куклы могут принимать различные позы для совершения половых актов.
Dört meleğin her biri belli bir görevi yerine getirmektedir.У каждого из пяти духов в услужении ангелы.
Başlangıçta yapmanız gereken en önemli şey görevleri yerine getirmektir.Ваша главная задача — выполнить его.
Görevi onun bencilce isteklerini yerine getirmektir.سلوك الآخر هو بسبب رغباته الأنانية.
Gruplararası İşbirliği: Her iki grup da hedefleri yerine getirmek için işbirliği halinde çalışmalıdır.التضافر (بالإنجليزية: collaboration) هوالعمل معا لتحقيق هدف ما.
Bu kararı yerine getirmek için özel bir komisyon kuruldu.وتم تأسيس لجنة خاصة لمعالجة هذه القضايا.
Muhtarımız tarafsız olarak görevini yerine getirmektedir.Exerce as suas funções com total independência.
Pişmanlık bir eylemi yerine getirmekten dolayı ortaya çıktığı gibi, eylemsizlikten dolayı da ortaya çıkabilir.Ou ainda, pela consequência do ato, poderá haver tristeza.
Gruplararası İşbirliği: Her iki grup da hedefleri yerine getirmek için işbirliği halinde çalışmalıdır.Parceiros de trabalho, os dois têm em comum o desejo de salvar vidas.
Bazen sorumluluğunu yerine getirmek yerine durumu daha da kötü hâle getirecek ürünler satın alır.Em contra-partida, há aqueles que assumem mais do que sua parcela de culpa.
Daima Voldemort'un emirlerini yerine getirmek üzere hareket eder.Sempre reclama quando Janete a chama de Waldemar.
Fikir iyi ama yerine getirmek zor.A ideia é boa, mas é difícil de implementar.
Benedict rahipleri hala kilisede resmi görevlerini yerine getirmektedirler.De Benedictijner-monniken houden nog godsdienstoefeningen in de kerk.
Dört meleğin her biri belli bir görevi yerine getirmektedir.Iedere aartsengel heeft een specifieke taak.
İnsanların ihtiyaçlarını yerine getirmek için ızdırap döngüsünde kalmayı tercih etmişlerdir.Ludziom pozostała jedynie nadzieja jako pociecha w ich nieszczęściach.
Türkiye'de bu koşulları yerine getirmek için yoğun çabalar bulunmaktadır.Działania odniosły założony cel w Turcji.
Harbiye Nazırlığı orduya ait idari tasarrufları yerine getirmekle yükümlüydü.Zbytkower szczególnie wzbogacił się na dostawach dla wojujących armii.
Babası vefat eden Oğuz onun ölmeden önceki son arzusunu yerine getirmek istemektedir.Po śmierci ojca syn próbuje realizować polecenia, które ojciec nakazał mu przed śmiercią.
İl yönetim kurulunun amacı millî siyasette, meclisle ortak çalışarak çeşitli amaçları yerine getirmektir.Rada do Spraw Ogólnych ma za zadanie zapewniać spójność prac różnych składów Rady.
Görevi onun bencilce isteklerini yerine getirmektir.Jej zadaniem jest odcięcie egoizmu.
Sisteme üye bankalar belli likidite ve rezerv şartları yerine getirmek zorundadırlar.Till exempel måste banker enligt lag upprätthålla en viss soliditet och likviditet.
Bu kararı yerine getirmek için özel bir komisyon kuruldu.En kommitté tillsattes för att följa upp beslutet.
İl yönetim kurulunun amacı millî siyasette, meclisle ortak çalışarak çeşitli amaçları yerine getirmektir.Kyrkoherdens uppgift är sedan att leda arbetet i församlingen i enlighet med målen.
Amanda Waller'ın emirlerini yerine getirmek için görevlendirilmiştir.Hon följer blint alla order Hilt ger.
Bu oyuncak bebekler cinsel davranışları yerine getirmek için farklı pozlamalar yapabilirler.Такі ляльки можуть приймати різні пози для вчинення статевих актів.
Babasının amacını yerine getirmek için çalışıyordur ve Go Gur Yeo adında yeni bir ülke kurar.Вона готується зустріти Новий рік зі своїм нареченим Іпполітом.
İlk amacımız restoranımızın gereksinimlerini yerine getirmektir.Обов'язково потрібно задовольняти перші потреби відвідувачів.
Başlangıçta yapmanız gereken en önemli şey görevleri yerine getirmektir.Я вважаю, що єдине, що має сенс — до кінця виконувати свій обов'язок.
Luftwaffe bu görevi yerine getirmekte başarısız oldu.Італійським військам не вдалось виконати поставлені завдання.
Bu kararı yerine getirmek için özel bir komisyon kuruldu.Для з'ясування причин була створена спеціальна комісія.
Bu kararı yerine getirmek için özel bir komisyon kuruldu.K tomuto účelu byla ustanovena zvláštní komise.
Başlangıçta yapmanız gereken en önemli şey görevleri yerine getirmektir.Určit si priority – nejdůležitější úkol splnit hned jako první.
Kam'ın en önemli görevleri bozulan dengeyi tekrar yerine getirmek ve hastaları iyileştirmektir.Cea mai importantă sarcină a șamanului era să vindece bolnavii.
R2-D2 prensesten aldığı görevi yerine getirmek istemesi ile Yaşlı Obi-Wan Kenobi'yi aramaya başlar.Însă R2-D2 pleacă în căutarea celui căruia trebuie să îi predea planurile stației, Obi-Wan Kenobi.
Mısırlı ebeler, bu emri yerine getirmekten korkarlar.A korabeli egyiptomi naptár is ehhez igazodott.
Polis arabası, polisler tarafından resmi görevlerini yerine getirmek amacıyla kullanılan taşıttır.Poliisiauto on poliisien virkatehtäviensä suorittamiseen käyttämä auto.
Bu kararı yerine getirmek için özel bir komisyon kuruldu.Asiaa selvittämään asetettiin uusi komitea.
Hukuk alanında ise edim borçlu kişinin yerine getirmekle yükümlü olduğu davranış biçimidir.Velvoite on velkasuhteessa olevan velallisen velvollisuus tehdä velkojalle tietty suoritus.
Başlangıçta yapmanız gereken en önemli şey görevleri yerine getirmektir.Ensimmäiset kolme ehtoa ovat velvollisuuseettiset.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yerine getirmek ile cümle - Sayfa 2 - yerine getirmek kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App