Aslında tek demek doğru değil, bunun gibi yarışmalar dünyanın her yerinde var.Non è così singolare, ci sono concorsi che si tengono in tutto il mondo.
Aslında tek demek doğru değil, bunun gibi yarışmalar dünyanın her yerinde var.Nó thực sự không phải là duy nhất, có những cuộc thi được tổ chức khắp nơi trên thế giới.
Aslında tek demek doğru değil, bunun gibi yarışmalar dünyanın her yerinde var.Pravzaprav zdaj ni več edino, saj se tekmovanja sedaj prirejajo po vsem svetu.
Aslında tek demek doğru değil, bunun gibi yarışmalar dünyanın her yerinde var.Tatsächlich ist er nicht so einzigartig, es gibt Wettkämpfe wie diesen auf der ganzen Welt.
Aslında tek demek doğru değil, bunun gibi yarışmalar dünyanın her yerinde var.Zo uniek is ze overigens niet, er zijn over de hele wereld wedstrijden.
Aslında tek demek doğru değil, bunun gibi yarışmalar dünyanın her yerinde var.Στην πραγματικότητα δεν είναι και τόσο μοναδικός, γίνονται διαγωνισμοί σε όλον τον κόσμο.
Aslında tek demek doğru değil, bunun gibi yarışmalar dünyanın her yerinde var.В действителност, то не е единствено по рода си, такива състезания се провеждат навсякъде по света.
Aslında tek demek doğru değil, bunun gibi yarışmalar dünyanın her yerinde var.В нём нет даже ничего уникального — такие соревнования проводятся по всему миру.
Aslında tek demek doğru değil, bunun gibi yarışmalar dünyanın her yerinde var.למעשה היא לא כל כך ייחודית תחרויות כאלה מתקיימות בכל העולם
Aslında tek demek doğru değil, bunun gibi yarışmalar dünyanın her yerinde var.إنها في الواقع ليست بفريدة لهذا الحد يوجد مسابقات تعقد في جميع أنحاء العالم
Aslında tek demek doğru değil, bunun gibi yarışmalar dünyanın her yerinde var.世界中で開かれていますから 私は興味がわいて 彼らのやり方を 知りたくなりました
Asya'nın pek çok yerinde,Ázsia számos részén,
Asya'nın pek çok yerinde,아시아의 많은 부분에서,
Asya'nın pek çok yerinde,وفي الكثير من مناطق آسيا،
Asya'nın pek çok yerinde,北アメリカ オーストラリアなどでは
Atalarım Kuzey Avrupa'nın her yerinden geliyorlar.Donc mes ancêtres viennent du nord européen.
Atalarım Kuzey Avrupa'nın her yerinden geliyorlar.I miei antenati provengono dall'Europa del nord.
Atalarım Kuzey Avrupa'nın her yerinden geliyorlar.저의 조상들은 북유럽에서 왔습니다.
Atalarım Kuzey Avrupa'nın her yerinden geliyorlar.Meine Vorfahren stammen aus Nordeuropa.
Atalarım Kuzey Avrupa'nın her yerinden geliyorlar.Moi przodkowie przybyli z całej Północnej Europy.
Atalarım Kuzey Avrupa'nın her yerinden geliyorlar.Moyang saya berasal dari Eropa utara.
Atalarım Kuzey Avrupa'nın her yerinden geliyorlar.Si mis ancestros vienen de todo el Norte de Europa.
Atalarım Kuzey Avrupa'nın her yerinden geliyorlar.Strămoşii mei provin de peste tot din nordul Europei.
Atalarım Kuzey Avrupa'nın her yerinden geliyorlar.Мои предки жили в Северной Европе.
Atalarım Kuzey Avrupa'nın her yerinden geliyorlar.Моите прародители са дошли от различни места от северна Европа.
Atalarım Kuzey Avrupa'nın her yerinden geliyorlar.אז אבותי הגיעו מרחבי צפון אירופה.
Atalarım Kuzey Avrupa'nın her yerinden geliyorlar.إذا فأسلافي أتوا من كل شمال أوروبا،
Atalarım Kuzey Avrupa'nın her yerinden geliyorlar.私は 旅行に出ていない時には 北米の東海岸に住んでいます
Auckland Adaları denilen bir yerinde keşfedilen yeni ve bozulmamış bir popülasyonunu görüntülemeye gittim.약 10년전에 처음 발견된 종으로 뉴질랜드 아남극 지역의 오클랜드 제도에서 처음 발견되었습니다.
Auckland Adaları denilen bir yerinde keşfedilen yeni ve bozulmamış bir popülasyonunu görüntülemeye gittim.אשר התגלה רק לפני בערך 10 שנים באיים הסאב אנטרקטיים של ניו זילנד, מקום הנקרא איי אוקלנד.
Auckland Adaları denilen bir yerinde keşfedilen yeni ve bozulmamış bir popülasyonunu görüntülemeye gittim.والتي تم اكتشافها فقط من نحو 10 عاما في القطب الجنوبي من شبه من نيوزيلندا ، ومكان يسمى جزر أوكلاند.
Auckland Adaları denilen bir yerinde keşfedilen yeni ve bozulmamış bir popülasyonunu görüntülemeye gittim.ニュージーランドの南極圏に接するオークランド諸島に向かいました。 行ったのは冬でした。
Avrupa Birliği’nin her yerindeki eğitim kuruluşlarından gelen öğrenci de-Esse si svolgeranno al difuori dello spazio di conferenza.
Avrupa’nın her yerinde çevre standartlarınınyükseltilmesiCreșterea standardelor de mediupe tot cuprinsul Europei
Avrupa’nın her yerinde çevre standartlarınınyükseltilmesiDvig okoljevarstvenih standardov v
Avrupa’nın her yerinde çevre standartlarınınyükseltilmesiEgységeskörnyezetvé-delmi normák felállítása Európában
Avrupa’nın her yerinde çevre standartlarınınyükseltilmesiMigliorareil livelloambientalein tutta Europa
Avrupa’nın her yerinde çevre standartlarınınyükseltilmesiPodnoszenie standardów w dziedzinie ochrony środowiska w Europie
Avrupa’nın her yerinde çevre standartlarınınyükseltilmesiRenforcer les normes environnementales à travers l’Europe
Avrupa’nın her yerinde çevre standartlarınınyükseltilmesiZvýšenie environmentálnychnoriem v celej
Avrupa’nın her yerinde çevre standartlarınınyükseltilmesiZvyšování ekologických norem v Evropě
Avrupa’nın her yerinde çevre standartlarınınyükseltilmesiΗ βελτίωση των p i ε ρ ι β α λ λ ο ντικών p i ρ ο τ ύ p i ω ν στην
Avrupa’nın her yerinde çevre standartlarınınyükseltilmesiПовишаване на екологичнитестандарти в
Aynı zamanda biliyoruz ki, tel yerinde değilse 20kg'lık ağırlık olabileceği kadar hızlı olamayacak. - -І також ми знаємо, що ця маса в 20 кг не прискорюється так швидко, як могла б, якби тут не було проводу.
Aynı zamanda biliyoruz ki, tel yerinde değilse 20kg'lık ağırlık olabileceği kadar hızlı olamayacak. -אנו גם יודעים שהמסה בת 20 ק"ג אינה מאיצה בתאוצה שהייתה לה, אם היא
Aynı zamanda bu ağaçların, gövdesinin herhangi bir yerinde kök bırakma özelliği de var.Arra is képesek, hogy magába a fába bárhová gyökeret verjenek.
Aynı zamanda bu ağaçların, gövdesinin herhangi bir yerinde kök bırakma özelliği de var.Chúng cũng có khả năng mọc rể trên bất cứ nơi nào của cây.
Aynı zamanda bu ağaçların, gövdesinin herhangi bir yerinde kök bırakma özelliği de var.Ils peuvent aussi implanter des racines n'importe où sur l'arbre.
Aynı zamanda bu ağaçların, gövdesinin herhangi bir yerinde kök bırakma özelliği de var.그리고 나무 자체에 뿌리를 내릴 수도 있습니다.
Aynı zamanda bu ağaçların, gövdesinin herhangi bir yerinde kök bırakma özelliği de var.Mai au și abilitatea de a poziţiona rădăcini oriunde în arbore.
Aynı zamanda bu ağaçların, gövdesinin herhangi bir yerinde kök bırakma özelliği de var.Mogą też wypuścić korzenie w siebie same.
Aynı zamanda bu ağaçların, gövdesinin herhangi bir yerinde kök bırakma özelliği de var.Possono anche mettere radici in ogni parte dell'albero stesso.
Aynı zamanda bu ağaçların, gövdesinin herhangi bir yerinde kök bırakma özelliği de var.Sie können auch an jeder Stelle im Baum selbst Wurzeln schlagen.
Aynı zamanda bu ağaçların, gövdesinin herhangi bir yerinde kök bırakma özelliği de var.Ze hebben ook het vermogen om eender waar in de boom zelf wortels te zetten.
Aynı zamanda bu ağaçların, gövdesinin herhangi bir yerinde kök bırakma özelliği de var.Имат също и способността да поставят корени където и да било в самото дърво.
Aynı zamanda bu ağaçların, gövdesinin herhangi bir yerinde kök bırakma özelliği de var.Они также могут расположить корневую систему в любой части дерева.
Aynı zamanda bu ağaçların, gövdesinin herhangi bir yerinde kök bırakma özelliği de var.יש להם גם את היכולת להוציא שורשים בכל מקום בעץ עצמו.
Aynı zamanda bu ağaçların, gövdesinin herhangi bir yerinde kök bırakma özelliği de var.إنها كذلك قادرة على أن تضع جذورا في أي مكان في الشجرة نفسها.
Aynı zamanda bu ağaçların, gövdesinin herhangi bir yerinde kök bırakma özelliği de var.一部が腐っているセコイアは
Aynýsýndan onda da var. Ama onun görünmeyen bir yerinde.Πως θα συνεχιστεί...