Ana içeriğe geç
Sözlük

yerinde ile cümle

yerinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ama vücudumuzun hemen her yerinde yetişkin kök hücreler var.Mamy także komórki macierzyste dorosłych w całym ciele.
Ama vücudumuzun hemen her yerinde yetişkin kök hücreler var.Nós também temos células estaminais adultas pelo nosso corpo.
Ama vücudumuzun hemen her yerinde yetişkin kök hücreler var.Nous avons aussi des cellules souches adultes dans tout notre corps.
Ama vücudumuzun hemen her yerinde yetişkin kök hücreler var.También tenemos células madre adultas en el cuerpo.
Ama vücudumuzun hemen her yerinde yetişkin kök hücreler var.We hebben ook volwassen stamcellen in heel ons lichaam.
Ama vücudumuzun hemen her yerinde yetişkin kök hücreler var.Wir haben auch als Erwachsene Stammzellen überall in unserem Körper.
Ama vücudumuzun hemen her yerinde yetişkin kök hücreler var.Έχουμε επίσης τα ενήλικα βλαστοκύτταρα σε όλο το σώμα μας.
Ama vücudumuzun hemen her yerinde yetişkin kök hücreler var.В нашем организме есть ещё и взрослые стволовые клетки.
Ama vücudumuzun hemen her yerinde yetişkin kök hücreler var.Също така, ние имаме възрастни стволови клетки в цялото си тялото.
Ama vücudumuzun hemen her yerinde yetişkin kök hücreler var.יש לנו גם תאי גזע בוגרים לכל אורכו ורוחבו של גופינו.
Ama vücudumuzun hemen her yerinde yetişkin kök hücreler var.لدينا أيضا خلايا جذعية بالغة في جميع أنحاء الجسم.
Ama vücudumuzun hemen her yerinde yetişkin kök hücreler var.私たちはこれらを骨髄移植に利用しています
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Ale ak ho pohltia z jeho miesta, vtedy ho zaprie a povie: Nevidelo som ťa.
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Ale gdy go wytną z miejsca jego, tedy się go miejsce zaprze, mówiąc: Niewidziałem cię.
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Ámha kiirtják helyérõl, megtagadja ez õt: Nem láttalak!
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.A však bývá-li zachvácen z místa svého, až by se ho i odečtlo, řka: Nevidělo jsem tě:
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.그 곳에서 뽑히면 그 자리도 모르는 체하고 이르기를 내가 너를 보지 못하였다 하리니
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Ko ga pa iztrebi Gospodar, kraj njegov ga zataji: Nisem te videl nikdar!
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.L`arrache-t-on du lieu qu`il occupe, Ce lieu le renie: Je ne t`ai point connu!
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Maar als de plant van zijn plaats wordt weggerukt, wordt hij daar niet eens gemist.
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Mas quando for arrancado do seu lugar, então este o negará, dizendo: Nunca te vi.
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Men när så Gud rycker bort honom från hans plats, då förnekar den honom: 'Aldrig har jag sett dig.'
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.men rives han bort fra sit Sted, fornægter det ham: "Jeg har ikke set dig!"
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Mutta kun Jumala hävittää hänet hänen paikastansa, niin se kieltää hänet: En ole sinua koskaan nähnyt.
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Nếu nó bị nhổ khỏi chỗ nó , Thì chỗ ấy bèn từ_chối nó , mà rằng : Ta chẳng hề thấy ngươi !
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Nếu nó bị nhổ khỏi chỗ nó, Thì chỗ ấy bèn từ chối nó, mà rằng: Ta chẳng hề thấy ngươi!
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Ryddes han bort fra sitt sted, så kjennes det ikke ved ham, men sier: Jeg har aldri sett dig.
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Se lo si toglie dal suo luogo, questo lo rinnega: «Non t'ho mai visto!»
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Si alguien intenta arrancarlo de su lugar, éste le niega diciendo: "¡Nunca te he visto!
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Tetapi, coba, cabutlah sekarang ilalang itu, maka seolah-olah tak pernah ia ada di situ
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Wenn er ihn aber verschlingt von seiner Stätte, wird sie sich gegen ihn stellen, als kennte sie ihn nicht.
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Εαν εξαλειφθη απο του τοπου αυτου, τοτε θελει αρνηθη αυτον, λεγων, Δεν σε ειδον.
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Но когда вырвут его с места его, оно откажется от него: „я не видало тебя!"
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Но пак, ако го изтръгне някой от мястото му, Тогава мястото ще се отрече от него, казвайки: Не съм те видял.
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.אם יבלענו ממקומו וכחש בו לא ראיתיך׃
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.ان اقتلعه من مكانه يجحده قائلا ما رايتك.
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.他 若 從 本 地 被 拔 出 、 那 地 就 不 認 識 他 、 說 、 我 沒 有 見 過 你
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.他 若 從 本地 被 拔出 、 那 地 就 不 認識 他 、 說 、 我沒有見過你
Amerika'nın her yerindeki polis kuvvetleri, Siyahi Müslüman'ları cezaevine sokmaya kararlıydı.In Städten in ganz Amerika waren polizeiliche Behörden entschlossen die schwarzen Muslime in Zaum zu halten.
Amerika'nın her yerindeki polis kuvvetleri, Siyahi Müslüman'ları cezaevine sokmaya kararlıydı.미국 전역 도시에 경찰 기관 흑인 이슬람교도 포함 하기로 결정 했다.
Ancak Afrika'nın birçok yerindeki durum hakkında bir meslektaşım bir zamalar şöyle söylemişti:Aber für viele Teile Afrikas hat es ein Kollege von mir mal so formuliert,
Ancak Afrika'nın birçok yerindeki durum hakkında bir meslektaşım bir zamalar şöyle söylemişti:Dar în multe părţi din Africa, un coleg de-al meu a spus asta odată,
Ancak Afrika'nın birçok yerindeki durum hakkında bir meslektaşım bir zamalar şöyle söylemişti:Jednak jeśli chodzi o dużą część Afryki, mój znajomy powiedział kiedyś, że
Ancak Afrika'nın birçok yerindeki durum hakkında bir meslektaşım bir zamalar şöyle söylemişti:하지만 아프리카의 많은 지역에 있는 제 동료들이 한 번은 이렇게 말했습니다.
Ancak Afrika'nın birçok yerindeki durum hakkında bir meslektaşım bir zamalar şöyle söylemişti:Maar voor veel delen van Afrika verwoordde een collega het ooit op deze manier:
Ancak Afrika'nın birçok yerindeki durum hakkında bir meslektaşım bir zamalar şöyle söylemişti:Ma in molte parti dell'Africa, come mi ha detto una volta un collega,
Ancak Afrika'nın birçok yerindeki durum hakkında bir meslektaşım bir zamalar şöyle söylemişti:Nhưng đối với nhiều nơi ở Châu Phi, một đồng nghiệp của tôi đã một lần nói theo cách này,
Ancak Afrika'nın birçok yerindeki durum hakkında bir meslektaşım bir zamalar şöyle söylemişti:Pre mnohé časti Afriky však platí to, čo raz povedal môj kolega:
Ancak Afrika'nın birçok yerindeki durum hakkında bir meslektaşım bir zamalar şöyle söylemişti:Sin embargo, en muchas partes de África, un colega una vez lo expresó de esta manera:
Ancak Afrika'nın birçok yerindeki durum hakkında bir meslektaşım bir zamalar şöyle söylemişti:Tapi di banyak tempat di Afrika seorang kolega saya sekali waktu berkata seperti ini,
Ancak Afrika'nın birçok yerindeki durum hakkında bir meslektaşım bir zamalar şöyle söylemişti:Αλλά για κάποια σημεία της Αφρικής, ένας συνάδελφός μου, είπε κάποτε,
Ancak Afrika'nın birçok yerindeki durum hakkında bir meslektaşım bir zamalar şöyle söylemişti:Но за много части на Африка, един мой колега веднъж каза следното:
Ancak Afrika'nın birçok yerindeki durum hakkında bir meslektaşım bir zamalar şöyle söylemişti:Однако для многих частей Африки больше свойственно то, что один мой коллега описывает так:
Ancak Afrika'nın birçok yerindeki durum hakkında bir meslektaşım bir zamalar şöyle söylemişti:אבל מבחינת מרבית אפריקה, אחד מעמיתי הציג זאת כך:
Ancak Afrika'nın birçok yerindeki durum hakkında bir meslektaşım bir zamalar şöyle söylemişti:والكثير من الدول الافريقية لقد قال لي مرة احد اصدقائي
Ancak Afrika'nın birçok yerindeki durum hakkında bir meslektaşım bir zamalar şöyle söylemişti:私の同僚がかつてこのように言ったことがあります 「火曜の夜の停戦合意は
Ancak iş yerinde daha fazla özel alana, daha fazla özgürlüğe ve daha fazla özerkliğe ihtiyacımız var.Aber wir brauchen viel mehr Privatsphäre, Freiheit und Eigenständigkeit bei der Arbeit.
Ancak iş yerinde daha fazla özel alana, daha fazla özgürlüğe ve daha fazla özerkliğe ihtiyacımız var.Ale potrebujeme viac súkromia a slobody, viac autonómie v práci.
Ancak iş yerinde daha fazla özel alana, daha fazla özgürlüğe ve daha fazla özerkliğe ihtiyacımız var.Ale potřebujeme více soukromí a více svobody a více samostatnosti v práci.
Ancak iş yerinde daha fazla özel alana, daha fazla özgürlüğe ve daha fazla özerkliğe ihtiyacımız var.Ale potrzebujemy więcej prywatności i wolności oraz więcej samodzielności w pracy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod