Ama biz Dünya'yı yerinden oynatamayız, en azından zahmetsizce...لكننا لا يمكننا تحريك الأرض، على الأقل
Ama biz Dünya'yı yerinden oynatamayız, en azından zahmetsizce...しかし小惑星なら動かせます
Ama biz Dünya'yı yerinden oynatamayız, en azından zahmetsizce...但係我地不可以令地球移動
Ama bu aşırılık dünyanın her yerinde ki penguenlerin adapte olmak zorunda olduğu birşey.이것은 세계의 펭귄들에게 심각한 것이었습니다 적응하는 것에 대해서 말이죠.
Ama bu aşırılık dünyanın her yerinde ki penguenlerin adapte olmak zorunda olduğu birşey.Это те аномалии, к которым приходится привыкать пингвинам всего мира.
Ama bu aşırılık dünyanın her yerinde ki penguenlerin adapte olmak zorunda olduğu birşey.אבל זאת קיצוניות שהפינגווינים בכל העולם צריכים להסתגל אליה.
Ama bu aşırılık dünyanın her yerinde ki penguenlerin adapte olmak zorunda olduğu birşey.إن هذا هو الحد الأقصى الذي يمكن لطيور البطريق أن تتكيف معها - تلك الظاهرة -
Ama bu aşırılık dünyanın her yerinde ki penguenlerin adapte olmak zorunda olduğu birşey.一大事なんです こちらは水温が低下する
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Prawdziwie jako góra padłszy rozsypuje się, a skała przenosi się z miejsca swego.
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Men såsom själva berget faller och förvittrar, och såsom klippan flyttas ifrån sin plats,
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Men som et fjell faller og smuldres bort, og en klippe flyttes fra sitt sted,
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Mutta vuorikin vyöryy ja hajoaa, ja kallio siirtyy sijaltansa,
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Nej, ligesom Bjerget skrider og falder, som Klippen rokkes fra Grunden,
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Ohimè! come un monte finisce in una frana e come una rupe si stacca dal suo posto
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Ale teraz ako keď padá vrch, že sa drobí, a skala, keď sa odtrhne od svojho miesta;
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Cum se prăbuşeşte muntele şi piere, cum piere stînca din locul ei,
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Jistě že jako hora padnuc, rozdrobuje se, a skála odsedá z místa svého,
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Kelak gunung-gunung akan runtuh dan porak poranda, dan gunung batu yang kokoh bergeser dari tempatnya
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,무너지는 산은 정녕 흩어지고 바위는 그 자리에서 옮겨가고
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,La montagne s`écroule et périt, Le rocher disparaît de sa place,
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Mas, na verdade, a montanha cai e se desfaz, e a rocha se remove do seu lugar.
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Még a hegy is szétomlik, ha eldõl; a szikla is elmozdul helyérõl;
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Saj še gora se sesuje in razdrobi in skalovje preperi z mesta svojega,
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Sin embargo, la montaña cae y se deshace, y la peña es removida de su lugar
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Song núi lở ta thành ra bụi, Và hòn đá bị nhắc dời khỏi chổ nó.
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Song núi lở ta thành_ra bụi , Và hòn đá bị nhắc dời khỏi chổ nó .
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Zerfällt doch ein Berg und vergeht, und ein Fels wird von seinem Ort versetzt;
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Βεβαιως το μεν ορος πιπτον εξουδενουται, ο δε βραχος μετακινειται απο του τοπου αυτου.
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Наистина както и планината като пада унищожава се, И скалата се премества от мястото си;
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,Но гора падая разрушается, и скала сходит сместа своего;
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,ואולם הר נופל יבול וצור יעתק ממקמו׃
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,ان الجبل الساقط ينتثر والصخر يزحزح من مكانه.
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,山 崩 變 為 無 有 . 磐 石 挪 開 原 處
‹‹Ama dağın yıkılıp çöktüğü, Kayanın yerinden taşındığı,山崩 變為 無有 . 磐石 挪開 原處
Ama olay dünyanın her yerinde böyle değildi.Aber nicht überall auf der Welt.
Ama olay dünyanın her yerinde böyle değildi.Ale vypadalo to jinak. jinde ve světě
Ama olay dünyanın her yerinde böyle değildi.Dar nu așa s-a intamplat peste tot in lume.
Ama olay dünyanın her yerinde böyle değildi.그러나 모든 지역이 이와 같지는 않았습니다
Ama olay dünyanın her yerinde böyle değildi.Maar dit was niet overal in de wereld zo.
Ama olay dünyanın her yerinde böyle değildi.Mais ce n'était pas le cas partout ailleurs dans le monde.
Ama olay dünyanın her yerinde böyle değildi.Ma non avvenne lo stesso in ogni altra parte del mondo.
Ama olay dünyanın her yerinde böyle değildi.Namun hal ini tidak terjadi di seluruh dunia.
Ama olay dünyanın her yerinde böyle değildi.Nhưng trường hợp này không diễn ra ở mọi nơi trên thế giới.
Ama olay dünyanın her yerinde böyle değildi.Pero no fue igual en el resto del mundo.
Ama olay dünyanın her yerinde böyle değildi.Tak się jednak nie działo na całym świecie.
Ama olay dünyanın her yerinde böyle değildi.Αλλά δεν ισχύει το ίδιο παντού στον κόσμο.
Ama olay dünyanın her yerinde böyle değildi.Но в других странах все происходило не так.
Ama olay dünyanın her yerinde böyle değildi.Но не това е случаят навсякъде по света.
Ama olay dünyanın her yerinde böyle değildi.והוא נעצר מהר, מהר מאוד. אבל לא כך קרה
Ama olay dünyanın her yerinde böyle değildi.و لكن ، هذا ليس هو الحال ، في كل أنحاء الأرض !
Ama olay dünyanın her yerinde böyle değildi.世界中で起こったわけではなかったのです。 それでも、アメリカでの根絶があまりに早かったことから、
Ama onun görünmeyen bir yerinde. Ulan.Какво е това? <i> Un mundo mejor es posible.</i>
Ama ţimdilik her ţey yerli yerinde.Allez, allez.
Ama ţimdilik her ţey yerli yerinde.Άντε, άντε.
Ama ţimdilik her ţey yerli yerinde.Хайде, да вървим.
Ama vücudumuzun hemen her yerinde yetişkin kök hücreler var.Abbiamo anche cellule staminali adulte in tutto il nostro corpo.
Ama vücudumuzun hemen her yerinde yetişkin kök hücreler var.De asemenea avem celule stem adulte prin organism.
Ama vücudumuzun hemen her yerinde yetişkin kök hücreler var.Felnőtt őssejtek is vannak szerte a testünkben.
Ama vücudumuzun hemen her yerinde yetişkin kök hücreler var.Imamo tudi odrasle matične celice.
Ama vücudumuzun hemen her yerinde yetişkin kök hücreler var.우리는 몸 전체에 성인 줄기 세포도 갖고 있습니다.