90,000 kişi yerinden edilmiştir.Küüditati enam kui 90 000 inimest.
Dünyanın her yerinde bulunurlar.Neid võib leida üle kogu maailma.
Dünyanın her yerinde müzikaller sahnelenmektedir.Selles on artistid üle kogu maailma.
Akron birden fazla yerleşim yerinde verilmiş bir isimdir.Acre on mitme koha nimi.
Kimdir benim yatağımı yerinden oynatan?Kes läheb tänavatele meie oma laste eest võitlema?
1.800 kişi öldü ve yaklaşık 100.000 kişi yerinden oldu.Hukkus 1198 inimest, neist umbes 100 olid lapsed.
Fasulyenin bugün dünyanın pek çok yerinde yaygın olarak tarımı yapılmaktadır.Tänapäeval on pitsa populaarne toit mitmel pool maailmas.
Güney Devon Demiryolu motor evlerinin bir kısmı hala yerinde durmaktadır.Radviliškise rajooni territooriumile jääb osaliselt Tytuvėnai regionaalpark.
Ülkenin pek çok yerinde yeni kurumlar ve yapılar inşa ettiler.Hiljem rajati piirkonnas palju uusi ehitisi ja teid.
Daha önce caminin yerinde Muğla Mevlevîhânesi bulunuyordu.Valli ees on nähtavasti varem olnud kraav.
Yüzük Savaşı sırasında Orta Dünya'nın her yerindeydi.Idarindel sõdis kogu sõja ajal rinde kesksektoris.
Olay yerinde bulunan 4 polis de yaralandı.Vigastada sai ka neli politseinikut.
Sosyalist parti açıkça sosyalist olarak adlandırılan, dünyanın birçok yerinde varolan siyasal parti ismidir.Demokraatlik Partei on poliitiliste ühenduste nimetus paljudes maailma riikides.
Yine yaz mevsiminde deniz sahillerinin birçok yerinden denize girilebilir.Suve lõpul tuleb meririst madalasse rannavette paljunema.
Ayrıca kadınların hem ev kadını olmaları hem de iş yerinde çalışıyor olmaları da konulaştırıldı.Sel viisil said nad veenduda, et nende naised olid ikka kodus oma naisekohuseid täitmas.
Olay yerindeki delilleri topladıktan sonra görevlilerden birisi sigara dumanı kokusu alır.Tulekahju alguses nägid mõned inimesed suitsu eskalaatori kohal.
Son cemaat yerinden üst kata giriş vardır.Ülemiselt korruselt avaneb vaade linnale.
Yapamazsa, yerinde duramaz ve kontrolden çıkabilir.Kui tal see ei õnnestu, peab ta väljakult lahkuma ja tal ei ole võimalik punkti saada.
Uzay araştırmalarında bu aktivitelere "yerinde kaynak temini" denir.Ta on kosmoselaeva pardal "olukordade kiireloomulisuseks vaimselt ette valmistatud".
Burada yanlış kullanılan bir adlandırmaya işaret etmek yerinde olacaktır.Juhised koostamiseks antakse ette Makefile nimelise failiga.
Ağılcık mahallesi daha önce başka bir yerde kurulmuş iken, şimdiki yerinde davarları için "ağıl" kurmuşlardır.Kuna nad eluajal pidid oma kongis vaikima, siis teevad nad selle nüüd linnu kujul tasa.
Şimdi yapının yerinde Taksim Gezi Parkı vardır.Praegu asub väljakul liiklustorni koopia.
Sungur Adı dünyanın birçok yerinde gerek ad gerekse yer olarak geçmektedir.Abaka on mitme asula nimi maailmas.
Kimler duruyor yerinde, güller kuruyor elimde." sözlerinden oluşur.Mis kuradi asi see on?!" karjus Rose käsi laiutades.
Asenovgrad şarapları ülkenin her yerinde beğenilmektedir.Vínland Viikingid Vinlandis.
Öğrenciler ve gençlik grupları ülkenin birçok yerinde yürüyüş aktivitelerine katılır.Ekspeditsioonid ja reisid viisid teda paljudesse maailma paikadesse.
Daha iyi görüş sağlamak için gemilerin olabildiğince yüksek bir yerinde bulunur.Rõdud on kinnitatud laevakerest väljapoole, et pakkuda paremat vaadet.
10 sene önce hiçbir yerde Dünya gezegeninin hiçbir yerinde10 évvel ezelőtt egyetlen árva közgazdászt sem találtál volna sehol ezen a Földön, aki a
% 1 kişisi, en son% 3 zamanında% 2 yerinden bağlandı.%1, %2 から %3 に最終ログインしています。
% 1 kişisi, en son% 3 zamanında% 2 yerinden bağlandı.% 1, az utolsó bejelentkezés:% 2 -% 3.
% 1 kişisi, en son% 3 zamanında% 2 yerinden bağlandı.%1, dernière connexion depuis %2 le %3.
% 1 kişisi, en son% 3 zamanında% 2 yerinden bağlandı.% 1, edellinen käynti% 2 kello% 3.
% 1 kişisi, en son% 3 zamanında% 2 yerinden bağlandı.%1, laatst aangemeld vanaf %2, bij %3.
% 1 kişisi, en son% 3 zamanında% 2 yerinden bağlandı.% 1, ligado pela última vez de% 2 a% 3.
% 1 kişisi, en son% 3 zamanında% 2 yerinden bağlandı.% 1, naposledy prihlásený z% 2 o% 3.
% 1 kişisi, en son% 3 zamanında% 2 yerinden bağlandı.% 1, ostatnio zalogowany z% 2% 3.
% 1 kişisi, en son% 3 zamanında% 2 yerinden bağlandı.% 1, poslední přihlášení s% 2% 3.
% 1 kişisi, en son% 3 zamanında% 2 yerinden bağlandı.% 1, senast ansluten från% 2 vid% 3.
% 1 kişisi, en son% 3 zamanında% 2 yerinden bağlandı.% 1, sidst logget på fra% 2,% 3.
% 1 kişisi, en son% 3 zamanında% 2 yerinden bağlandı.% 1, ultima autentificare de la% 2 la% 3.
% 1 kişisi, en son% 3 zamanında% 2 yerinden bağlandı.%1, ultima conexión de %2 a %3.
% 1 kişisi, en son% 3 zamanında% 2 yerinden bağlandı.%1, ultimo collegamento da %2 il %3.
% 1 kişisi, en son% 3 zamanında% 2 yerinden bağlandı.% 1, zadnjič prijavljen na% 3 iz% 2.
% 1 kişisi, en son% 3 zamanında% 2 yerinden bağlandı.%1, zuletzt angemeldet von %2 am %3.
% 1 kişisi, en son% 3 zamanında% 2 yerinden bağlandı.% 1, за последно сте били тук в% 2 на% 3.
% 1 kişisi, en son% 3 zamanında% 2 yerinden bağlandı.% 1, останнє з' єднання з% 2 о% 3.
% 1 kişisi, en son% 3 zamanında% 2 yerinden bağlandı.% 1, последнее подключение из% 2 в% 3.
% 1 kişisi, en son% 3 zamanında% 2 yerinden bağlandı.% 1, נכנס לאחרונה מ ־% 2 בתאריך% 3.
% 1 kişisi, en son% 3 zamanında% 2 yerinden bağlandı.Ο παίκτης% 1, συνδέθηκε τελευταία φορά από το% 2 στις% 3.
% 1 kişisi, en son% 3 zamanında% 2 yerinden bağlandı.الأخير بوصة من عند.
20.yüzyıl bu probleme bir çözüm önerdi, ama bütünüyle beklenmedik, taşları yerinden oynatan bir biçimde.1920年代にクルト・ゲーデルが 連続体仮説を偽であると 証明することは不可能だと示し
20.yüzyıl bu probleme bir çözüm önerdi, ama bütünüyle beklenmedik, taşları yerinden oynatan bir biçimde.20세기에 와서 전혀 기대하지 않았던 패러다임이 깨지는 방법으로 이 문제의 해결책을 보게 되었습니다.
20.yüzyıl bu probleme bir çözüm önerdi, ama bütünüyle beklenmedik, taşları yerinden oynatan bir biçimde.A 20. század eldöntötte a problémát, de igen váratlan, meghökkentő módon.
20.yüzyıl bu probleme bir çözüm önerdi, ama bütünüyle beklenmedik, taşları yerinden oynatan bir biçimde.Secolul XX a rezolvat acestă problemă, neaşteptat, printr-o schimbare radicală a paradigmei.
20.yüzyıl bu probleme bir çözüm önerdi, ama bütünüyle beklenmedik, taşları yerinden oynatan bir biçimde.Thế kỉ 20 đã có những bước tiến trong vấn đề này, nhưng theo cách hoàn toàn ngoài mong đợi.
20.yüzyıl bu probleme bir çözüm önerdi, ama bütünüyle beklenmedik, taşları yerinden oynatan bir biçimde.Решение данной проблемы было найдено в XX веке, однако оно заставило полностью пересмотреть научную парадигму.
20.yüzyıl bu probleme bir çözüm önerdi, ama bütünüyle beklenmedik, taşları yerinden oynatan bir biçimde.Розв'язок цієї задачі з'явився у 20 столітті, несподівано зруйнувавши усталену парадигму.
20.yüzyıl bu probleme bir çözüm önerdi, ama bütünüyle beklenmedik, taşları yerinden oynatan bir biçimde.במאה ה-20 נמצא פתרון לבעיה, בצורה לגמרי בלתי צפויה ומהפכנית.
20.yüzyıl bu probleme bir çözüm önerdi, ama bütünüyle beklenmedik, taşları yerinden oynatan bir biçimde.وقد تم إيجاد حل لهذه المشكلة في القرن العشرين، ولكن بطريقة نموذجية غير متوقعة أبداً.
21 yıl oldu, ama bu duygular hala yerli yerinde duruyor.21년 전 일인데도 여전히 생생하게 살아있습니다.