Ana içeriğe geç
Sözlük

yerinde ile cümle

yerinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İlk ve orta eğitimini doğum yerinde tamamladı.Základnú a strednú školu absolvoval vo svojom rodisku.
Soğuk algınlığının ekonomik etkisi, dünyanın birçok yerinde yeteri kadar anlaşılmamaktadır.Ekonomskega vpliva prehlada se v večjem delu sveta ne razume dobro.
Adada, Türkiye'nin başka bir yerinde bulunmayan pek çok tür bulunmaktadır.Mnogih ni mogoče najti nikjer drugje na Irskem.
15 Mayıs 392'de Valentinianus Galya'da Vienne'deki ikamet yerinde kendini asmış bir şekilde bulundu.15. maja 392 so našli Valentinijana obešenega v njegovi rezidenci v Viennu.
90,000 kişi yerinden edilmiştir.90 000 od njih še vedno leti.
İskenderiye Kütüphanesi'ne dünyanın her yerinden koleksiyonlar hediye edilmiştir.Zbirke v Bibliotheci Alexandrini so bile podarjene iz vsega sveta.
Mola yerinde kervan dinlenmeye çekilir.Na stojalu si je vsaj malo odpočil.
Şu anda, bu seramikler İran'da 100'den fazla yerleşim yerinde bilinmektedir.Danes obstaja na Japonskem več kot sto ohranjenih gradov ali delno ohranjenih.
Yine BSTV gibi internet üzerinden dünyanın her yerinden dinlenebilen bir radyodur.Internet je kot globalno omrežje vedno v razvoju.
Ayrıca kadınların hem ev kadını olmaları hem de iş yerinde çalışıyor olmaları da konulaştırıldı.Mož je spoznal, da ima tudi žena doma veliko dela.
Jamu, Endonezya'nın her yerinde, özellikle Cava adasında kolaylıkla bulunabilir.Do tega bi lahko prišlo kjer koli v Franciji, čeprav še najbolj verjetno v okolici Pas-de-Calaisa.
DNA'yı tanıma yerinden 20-30 baz uzakta keserler.Molekulo DNK razcepijo približno 20-30 baznih parov stran od prepoznavnega mesta.
Günümüzde bu şehrin yerinde Leşkergah şehri bulunmaktadır.Danes na lokaciji gradu stoji privat domačija.
Maalesef defineciler bu taşı da yerinden aşagi yuvarlamışlar.Te najdbe dokazujejo, da je bilo to področje poseljeno že v kameni dobi.
Yine yaşlıların ifadesine göre bu mesire yerinde yıllarca önce bir de kilise bulunmaktaymış.Po ljudskem pričanju naj bi pred leti na lokaciji gradu stal prvotno ženski samostan.
Yılanlar Antarktika ve çoğu ada dışında dünyanın her yerinde bulunur.Živijo na vseh celinah, razen Antarktike in večine manjših otokov.
Hızlı ve yerinde müdahale ile tam bir iyileşme sağlanabilir.Pri njih je mogoče z urgentno endoskopsko papilotomijo doseči hitro in bistveno boljšo ozdravitev.
İçinde dünyanın her yerinden getirilmiş özel ağaçlar ve bitkiler bulunur.V umetnih biomih so rastline, ki prihajajo s celotnega sveta.
Uçaktakiler olay yerinde hemen can verdi.V letalu so potniki glasno zaploskali.
Sonrasında katil araçla olay yerinden uzaklaştı.Nato je vstal in z večjim delom spremstva odšel iz vagona.
Çünkü zaten dünyanın bir yerinde muhakkak gece yarısıydı.Zvečer, okoli enajste ure se je popravil red v mestu.
Dünyanın hiçbir yerinde meydana gelen olaylara kayıtsız kalamayız.Pasaulyje neįmanoma išvengti būtinybės.
Rentan Jutsu, dünyanın her yerinde bulunan ve “Lungmei” denen bir gücü kullanır.Rentan Jutsu naudoja galią, vadinamą „Lungmei“, kuri egzistuoja visoje žemėje.
Bunları Afganistan'a götürüp savaşın orta yerinde bırakın."Turime pradėti nuo Afganistano prieš pradėdami kovą Palestinoje“.
Råsunda 1937'de açıldı ancak bunun öncesinde de yerinde 1910'da açılmış eski stadyum bulunmaktaydı.Stadionas atidarytas 1937 m. nugriauto senojo stadiono, statyto 1910 m., vietoje.
Beşiktaş taraftarı gibisi dünyanın hiçbir yerinde yok.Panašaus parko nėra visame pasaulyje.
Ülkenin birçok yerinde protesto gösterileri düzenlendi.Visoje šalyje vyko masiniai protestai.
Günümüzde ise dünyanın birçok yerinde yetiştirilebilmektedir.Dabar auginamas daugelyje pasaulio valstybių.
Keyfi yerinde olduğunda kalın sesle şarkı söyler.Kad jis nusiramintų, ji tyliai padainuoja lopšinę.
Devekuşları dünyanın her yerinde çiftliklerde üretilmektedir.Augalų pasėliai auginami visame pasaulyje.
Şu anda, bu seramikler İran'da 100'den fazla yerleşim yerinde bilinmektedir.Šiuo metu žinoma per 130 stambesnių šios kultūros gyvenviečių.
Ama kimse yerinden kaldıramıyordur.Niekas negali atsirasti iš niekur.
Çünkü zaten dünyanın bir yerinde muhakkak gece yarısıydı.Jos metu apie vidurdienį dangaus skliautas prašviesėja.
Katil hemen olay yerinden uzaklaşır.Vos sėkmingai išsprunka iš nusikaltimo vietos.
Dünyanın sığır yetiştiriciliği yapılan her yerinde görülür.Paplitusi visur, kur auginami galvijai.
Çeşitli nesneleri yerinden oynatmakta kullanılan aletler.Dūmai išgaunami įvairiais tam skirtais prietaisais.
Turunç Amerika’nın keşfinden sonra bu kıtanın soğuk bölgeleri hariç her yerinde yetiştirilmeye başlanmıştır.Dar iki Amerikos atradimo, šie vaisiai paplito po žemyną.
Yine BSTV gibi internet üzerinden dünyanın her yerinden dinlenebilen bir radyodur.Tai internetinė radijo stotis, kurią galima klausyti bet kuriame pasaulio kampelyje.
Şu an bu kilisenin yerinde köyün ilköğretim okulu bulunmaktadır.Dabar toje vietoje stovi mokyklos bendrabutis.
Bu sayıma göre 6 yerleşim yerinde toplam 189 nüfus kaydedildi.Įregistruoti 186 ūkininkų ūkiai.
Bu şehrin yerinde günümüzde Mısır'ın Luxor şehri bulunmaktadır.Egipte yra Luksoro miestas.
Louisiana'da, New Orleans'ın 53 farklı yerindeki sel koruma sistemi başarısız oldu.Federalinė apsaugos nuo potvynio sistema Naujajame Orleane nesuveikė beveik penkiasdešimtyje vietų.
İki arkadaş aynı iş yerinde çalışmaktadır.Abi gimnazijos dirbo tose pačiose patalpose.
Madagaskar üzerindeki bitki ve hayvan türlerinin %90’ı dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmamaktadır.37 % augalijos ir 90 % salose gyvenančių roplių yra unikalūs ir nerandami jokioje kitoje pasaulio vietoje.
Tuz oranı gölün her yerinde aynı değildir.Šis ežeras ne toks kaip Vakarų ežerai.
Türkiye'nin hemen her yerinde görülür.Lietuvoje aptinkamas visur.
Diğer saldırgan ise olay yerinden kaçarak uzaklaşır.Pasikėsinimo vykdytojai iš įvykio vietos paspruko nepastebėti.
Holartik ekozonun çoğu yerinde, enlem boyunca yayılmış çeşitli hayvan türleri bulunmaktadır.Kambro periode atsirado beveik visi šiuo metu žinomi gyvūnų tipai.
Lila ile birlikte seyirci de yerinden sıçrar.Jis kartu su Liza pradeda aptarinėti, kas vyksta kieme.
Şimdi yerinde yeller esiyor.Dabar jo vietoje skverelis.
İnsanlar dünyanın her yerinde yaşıyorlar.Žmonės gyvena visose pasaulio vietose.
Kasabanın yeniden inşası için dünyanın her yerinden bağışlar toplandı​​.Linn on kogu maailmast tulnud annetuste toel taastatud.
Hitler'in arabası öğleden sonra Braunau'dan, Hitler'in doğum yerinden Avusturya'ya girdi.Hitleri auto ületas piiripunkti pärastlõunal, läbides Braunau Inni ääres, Hitleri sünnikodu.
Ülkenin birçok yerinde protesto gösterileri düzenlendi.Üle riigi toimus protestimeeleavaldusi.
Tüm kalkış alanıda çakıl kaplaması var , en tehlikeli yerinde asfaltlandı.Kõik kukkumistsoonid on kaetud kruusaga ja kõige ohtlikumad kohad – asfaldiga.
Lavazza dünyanın her yerinden kahve ithal etmektedir.Cappuccino on väga levinud jook kohvikutes kõikjal maailmas.
Bu şehrin yerinde günümüzde Mısır'ın Luxor şehri bulunmaktadır.Tänapäeval on Teeba kohal Luxori linn.
DNA'yı tanıma yerinden 20-30 baz uzakta keserler.Ensüüm lõikab DNA-d 20–30 aluspaari kauguselt seondumisalast.
Günümüzde ise dünyanın birçok yerinde yetiştirilebilmektedir.Tänapäeval kasvatatakse teda laialdaselt kogu maailmas.
In situ, "yerinde" manasına gelen Latince bir deyiştir.In situ tähendab ladina keeles 'koha peal'.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod