Soğuk algınlığının ekonomik etkisi, dünyanın birçok yerinde yeteri kadar anlaşılmamaktadır.Tác động tới kinh tế của cảm lạnh đã không được hiểu đúng trên toàn thế giới.
Her yerinden kanlar geliyordu.Máu me ở khắp mọi nơi".
Son cemaat yerinden üst kata giriş vardır.Bãi Tân Ấp thuộc địa phận phố Tân Ấp trên.
Başkentleri olan Tenochtitlan, modern Meksiko şehrinin yerindedir.Thủ đô của họ, Tenochtitlan mà ngày nay là nơi của thủ đô hiện đại của Mexico, Thành phố México.
Lonely Planet'in sıralamasına göre, Bakü, gece hayatı için dünyanın en önemli on gidilecek yerinden biridir.Theo xếp hạng Lonely Planet thị Baku thuộc nhóm 10 điểm đến hàng đầu về cuộc sống về đêm.
Tarih öncesi çağlardan bu yana gökyüzü dünyanın her yerindeki kültürlerden insanların ilgisini çekmiştir.Về mặt lịch sử, các ngôi sao đã trở thành quan trọng đối với các nền văn minh trên toàn thế giới.
Dünyanın her yerinde bulunurlar.Nó có khắp nơi trên thế giới.
15 Mayıs 392'de Valentinianus Galya'da Vienne'deki ikamet yerinde kendini asmış bir şekilde bulundu.Tuy nhiên, vào ngày 15 tháng 5 năm 392, Valentinianus đã treo cổ tại nơi cư trú của ông ở Vienne.
Çünkü zaten dünyanın bir yerinde muhakkak gece yarısıydı.Vì thế, lúc giữa trưa mặt trời gần như ở vị trí cao nhất.
Dünyanın her yerindeki Yahudiler yedi gün yedi gece yemeğini sukotlarda yer.Quận Tạo nghe theo, bèn lập đàn chay ở chùa Thiên Mụ trong 7 ngày 7 đêm.
Bu tür, Avrupa ve Asya'nın her yerinde bulunur.Loài này có ở khắp châu Âu và tây nam Asia.
Bunun üzerine Miley Lilly'yi evinin gizli bir yerindeki dev Hannah Montana dolabını gösterir.Giới thiệu Miley là chính cô và là Hannah Montana tại một địa điểm giống Quảng trường Thời đại.
Aninden tamir yerinden araba gelmeye başlar.Đường bộ bắt đầu được cải thiện khi xuất hiện ô tô.
Mayın üzerinde bulunan düzenekler sayesinde yerinden oynatıldığında patlamaktaydı.Những quả mìn đó sẽ nổ khi người ta cầm lên tay.
Asenovgrad şarapları ülkenin her yerinde beğenilmektedir.Rượu vang Virginia được sản xuất tại nhiều nơi trong bang.
Eğer tapınak küçük ise yalnızca kapalı bir mantapa ve bir ibadet yerinden oluşur.Nguyên thủy của đền là một ngôi đền nhỏ và đối diện về phía Đông với ngôi đền là một cái án thờ.
Adada, Türkiye'nin başka bir yerinde bulunmayan pek çok tür bulunmaktadır.Nhật Bản cũng có nhiều loài đặc hữu không được tìm thấy ở nơi khác.
Kimler duruyor yerinde, güller kuruyor elimde." sözlerinden oluşur.Tôi có thể đeo chiếc mũi đỏ nếu bất kể ai trả tiền cho tôi."
Çapraz ateş sonucu Cömert olay yerinde öldü.Đặng Nguyên Giác bị Hoa Vinh bắn chết trên chiến trường.
Diğer bir rivayete göre, bu yaşlı nine padişaha, "Atalarınızın kazıkları mola yerinde kalsın," der.Ngài nói: "Theo điển lệ phong thưởng, tướng sĩ Mông Cổ nên ở trước bọn họ."
Geçmişte Keltler Avrupa'nın çoğu yerinde bulunuyordu.Trong thời gian này, Borges đã thấy phần lớn châu Âu.
Çocuk.korkunç bir şekilde parçalanmıştı ve her yerinden kanlar fışkırıyordu.Lửa đã cháy và máu đã đổ, trên khắp dải biên cương.
Bu toynaklıların fosillerine dünyanın her yerinde rastlanabilir.Các động vật móng guốc này có thể tìm thấy trên khắp thế giới.
Bu şehrin yerinde günümüzde Mısır'ın Luxor şehri bulunmaktadır.Đây có lẽ chính là nơi hiện tại của thành phố Molalla ngày nay.
Dünyanın pek çok yerinden insanlar bu güzelliği görmek için gelir.世界中多くの人々がこれらの美しさを見に訪れている。
Bir kişi olay yerinden bir şey alır veya orada kendisinden bir şey bırakır.消滅(しょうめつ)または消失(しょうしつ)とは、あるものが消える(跡形も無くなくなる様)事である。
Kimdir benim yatağımı yerinden oynatan?わたしの憩う場所はどこにあるのか。
Global Game Jam (GGJ), her yıl dünyanın birçok yerinde aynı anda düzenlenen bir game jam'dir.グローバルゲームジャム(英: Global Game Jam)は年に一回、世界各地で同時開催されるゲームジャムである。
Sonra helikopterle olay yerinden giderler.その後、ヘリで脱出。
Kuşkum çok yerindeymiş.").相当追い詰められていたのではないかと」と語った。
Bütün soyguncular da hızlıca olay yerinden uzaklaştı ve hiçbiri yakalanmadı.強盗団たちはあっという間に方々に散らばり、捕まった者はいなかった。
Ürünler, bir fırına benzer şekilde yerinde pişirilir, ancak diğer ilgili ürünleri yapmaz veya satmaz.商品はパン屋のものと同じ方法でその場で焼かれるが、他の関連商品を作ったり売ったりすることはない。
Martha Tabram ise 7 Ağustos 1888 tarihinde 39 yerinden bıçaklanarak öldürülmüştür.マーサ・タブラム 1888年8月7日、全身を39箇所も刺されて殺害された。
Ancak Kent yerinden kımıldamadı.コングはその場から動けない。
Fotoğrafçı Adams sadece infaz yerinde bulunmasına rağmen, Güney Vietnamlıların beyanını doğrulamıştır.カメラマンのアダムズは南ベトナム側の説明を確認したが、彼は処刑のために居合わせただけだった。
Onun yerinde olmak istemektedir.自らの居場所を求めている。
1863'te Mainländer Almanya'ya döner ve babasının iş yerinde çalışmaya başlar.1863年、マインレンダーは父の事業を手伝うためにドイツへ帰国する。
Kafası yerinde çıkabilir.頭の上に乗れる。
Geri döndüğünde arabasını yerinde bulamamıştır.誰もいないようなので車に戻る。
Yılanlar Antarktika ve çoğu ada dışında dünyanın her yerinde bulunur.生息域は、南極大陸を除く全大陸、およびほとんどすべての島。
Selülit vücudun her yerinde ortaya çıkabilir, ama en yaygın etkilenen alanlar ayaklar ve yüzdür.蜂巣炎は身体のどこにでもおこりえるが最もよく診られるのは脚と顔である。
Dünyanın her yerinde müzikaller sahnelenmektedir.■各地方の音楽シーンを世の中に知ってもらう。
(Aklî dengesi yerinde olmayan birinin evlenmesi gibi.)(この時点では未だ明智と結婚していない)。
Günümüzde Anadolu’nun pek çok yerleşim yerinde çömlek yapılmaktadır.現在でもメリダには多くのローマ建築が残されている。
Diğer bir deyişle, merkez bankasının bağımsızlığından ziyade, özerkliğinden bahsetmek yerinde olacaktır.もっとも、これは中央銀行の独立性に反するとも言える。
Fakat Randy'nin keyfi yerindedir.そこに古賀の面白さがある。
Ama gerçekte, İsrail’deki tedavi, dünyanın her yerindeki tedaviyle aynıydı.しかし、手術など治療方法は日本と全く同じだった。
Ateş (ocak): Konaklama yerinde ısınma ve pişirme için yakılan ocak ateşidir.火盾(ひたて) 掌に炎を纏い、相手の攻撃を一瞬で焼き消す。
Saldırgan, kurbanın öldüğünü düşünüp olay yerinden ayrıldı.彼はデイヴを殺してしまったと思い、現場から逃走した。
90,000 kişi yerinden edilmiştir.90万人が避難。
Bu dana oyunu bugün Dünyanın her yerinde oynanan Golf oyununun aynısıdır.ポコポコゲーム この世界における卓球に似た球技。
1.5 milyondan fazla insan yerinden edildi.150万人が死亡。
Dünyanın hemen her yerinde rastlanabilir.世界中どこでも理解できるべきである。
Bilinci tamamen yerinde ama kanama yüzünden bitkin düşüyor gibiydi.彼の意識は完全に清明であるようでしたが、出血のため体力を消耗していました。
Olay yerinde büyük bir uçak enkazına rastlanmadığı söylentileri dolaştı.彼女は突如として機内に起こった異常を語った。
Üçü Paul'ün iş yerinde buluşurlar.ポールのところで止まってもよい。
2003 yılında tekrar restorasyon amacı ile yerinden alınmıştır.2003年、比例復活により再選。
Bu, Anadoluda başka bir yerleşim yerinde görülmeyen bir adettir.これは、他の宮都にはみられない建物遺構である。
Poltava'nın birçok yerinde doğal gaz ve petrol yatakları vardır.プル川流域には天然ガスや石油資源が豊富である。
İki arkadaş aynı iş yerinde çalışmaktadır.二人はひょんなことから知り合い、同じ職場で働くことになる。