Ana içeriğe geç
Sözlük

yerinde ile cümle

yerinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
15 Mayıs 392'de Valentinianus Galya'da Vienne'deki ikamet yerinde kendini asmış bir şekilde bulundu.392. május 15-én II. Valentinianust felekasztva találták a galliai Viennában.
Antarktika haricinde dünyanın her yerinde bulunurlar.Az Antarktisz kivételével világszerte előfordul.
Bilinci yerindedir.A lélekfogóba.
Bu toynaklıların fosillerine dünyanın her yerinde rastlanabilir.Ezeket a kemény cipős set táncokat a világon mindenhol ugyanúgy adják elő.
Günümüze bu eski yerleşim yerinden kalıntılar kalmıştır.Ennyi maradt az egykori épületből.
Yakın dönemde dünyanın hemen her yerinde topluluğuyla turneler yaptı.A turné során a világ szinte minden részén felléptek.
Maalesef defineciler bu taşı da yerinden aşagi yuvarlamışlar.Emiatt nem kizárt, hogy a kőtáblát máshonnan hozták át ide.
Kurtarma ekibi en kısa zamanda olay yerindeydi.A felmentő sereg az utolsó pillanatban érkezett meg.
Babam bu fikri çok yerinde bularak muvafakatını bildirdi.Apám ezt is az őrület megnyilvánulásának tartotta.
Yapamazsa, yerinde duramaz ve kontrolden çıkabilir.Ha ez így van, nem vagyunk és nem is lehetünk biztonságban tőle.
Bu yüzden dünyanın birçok yerinde yaygındırlar.A világ számos részén elterjedt.
Ertesi sabah bayrak Almanlar tarafından yerinden sökülür.Reggelre azt veszik észre, hogy a táborból eltűntek a németek.
Dünyanın birçok yerinde gökdoğan popülasyonları giderek çoğalmaya başlamıştır.A megújuló energiába egyre nagyobb sebességgel fektetnek a különböző országok a világon.
Hakimiyeti Arda'nın her yerinde yer alıyordu.A település ekkor Arad vármegyéhez tartozott.
Bu kuruluşun belirlediği kurallar dünyanın her yerinde kabul edilmiştir.Ez a meghatározás az egész világon elfogadott.
Yarışma, Güney Kore'nin başkenti Seul şehrinin "KBS Concert Hall" adlı yerinde düzenlenecektir.A helyszín a szöuli KBS Concert Hall volt.
İmparatorluğun her yerinden gelen gönüllüler kaleyi savunmaktadır.A császár parancsára minden családból egy férfinak be kell vonulnia a hadseregbe a birodalom védelmére.
Bu sayıma göre 6 yerleşim yerinde toplam 189 nüfus kaydedildi.Az ottani meghatározás szerint pedig mind a 169 település városnak minősül.)
Her yerinden kanlar geliyordu.Mindenütt vértócsában feküdtek az emberek.
Dünyanın her yerinde Che'nin öldürülmesini protesto eden gösteri yürüyüşleri yapıldı.Világszerte tüntetéseket tartottak tiltakozásul meggyilkolása ellen.
Akımın amacı dünyanın her yerinden yetenekleri bir noktada buluşturmaktır.Tagjaink közös munkájukat a világ bármely részéről végezhetik.
Yüzük Savaşı sırasında Orta Dünya'nın her yerindeydi.Brí volt az emberek legnyugatibb városa Középföldén a Gyűrűháború idején.
Dünyanın birçok yerinde pizza evlere servis edildiği için tüketimi oldukça yüksektir.A világ számos részén hagyományos gyógyászati módszerek miatt nagy igény van a tobzoskák pikkelyeire.
Fakat Randy'nin keyfi yerindedir.Stephanie is a szórakozóhelyre jár.
Sadece birkaç tanesi şu anda yerindedir.Manapság már csak néhány van belőlük.
Dünyanın pek çok yerinde amatör ve profesyonel çok sayıda yarışma düzenlenmektedir.Világszerte számtalan amatőr és profi bajnokságot rendeznek a műfajban.
Yerinde Uşşak dörtlüsüne Neva'da Buselik beşlisi eklenmesiyle meydana gelmiştir.A négy nyakú "quad" gitárt is az ő kérésére fejleszették ki.
Sadece freskler yerinde kaldı (In situ).Freskói csak töredékesen maradtak fenn.
Daunte olay yerinde ölürken, Haley ağır yaralanmıştır.Miután Lydia meghal Haley teljesen összeomlik.
"Dünyanın her yerinde şarkı söylemek istiyorum".Mindenhol eléneklik a Miatyánkot.
Karşılıklı Konuşmalar Dobbs: Odada kimse yok ama odanın her yerinde kan var.Az áldozatokon semmilyen külsérelmi nyomok nincsenek, egy óvónő lakása viszont csupa vér, de a nő sehol.
Bugünkü bazilikanın yerinde, 18. yy'da hayvan savaşlarına ev sahipliği yapan Hetz Tiyatrosu vardı.A mai bazilika helyén a 18. században Heccszínház (Hetz-Theater) állt, mely állatviadaloknak adott helyet.
Olay yerinden geçen yazar Edmund White: "herkes huzursuz, sinirli ve canlı.Ohikulkumatkalla ollut kirjailija Edmund White muisti, että ”Kaikki ovat levottomia, vihaisia ja uskaliaita.
"İsa oradan geçerken, vergi toplama yerinde oturan birini gördü.Jeesus saapui paikalle ja huomasi puussa istuvan Sakkeuksen.
Yüzük Savaşı sırasında Orta Dünya'nın her yerindeydi.Sormuksen sodassa taisteltiin ympäri Keski-Maata.
Avrupa kıtasının her yerinde yaşayabilirler.Voit haastaa minkä tahansa toisen olohuoneen Euroopassa.
Henri Paul ve Dodi al Fayed olay yerinde hayatını kaybetti.Paul ja Dodi Al-Fayed kuolivat kolarissa heti.
Türkiye’nin her yerinde bilinen, tanınan Çobanoğlu yıllarca radyo programları yaptı.He ovat tunnettuja Tōkain alueella toimittuaan vuosia tunnetuissa radio-ohjelmissa.
Adada, Türkiye'nin başka bir yerinde bulunmayan pek çok tür bulunmaktadır.Saaristossa on monia lajeja, joita ei esiinny muualla Suomessa.
Katil hemen olay yerinden uzaklaşır.Murhaajat katosivat nopeasti paikalta.
Sonrasında da görülmemişti olay yerinde.Tämä ei kuitenkaan ollut viimeinen kerta kun hänet nähtiin.
O sırada Sally oradan geçmekte olan bir kamyonete binerek olay yerinden uzaklaşır.Keskustellessaan tapahtuneesta Eddie ajaa vahingossa jonkin yli.
Her yerinden kanlar geliyordu.Savua oli joka paikassa.
Dünyanın pek çok yerinde, amatör ve profesyonel bisikletçiler için çeşitli yarışlar yapılır.Lähes kaikissa kilpaurheilulajeissa on eri sarjat amatööreille ja ammattilaisille.
Dünyanın her yerinde yaşadılar.Niitä elää kaikkialla maapallolla.
Üsküp bu tarihten sonra şimdiki yerinde inşa edilmiştir.Kolmas rakennettiin tämä jälkeen nykyiselle paikalle.
Tunalıgil, olay yerinde yaşamını yitirdi.Joka tapauksessa teos katosi hänen mukanaan.
Uçaktaki 15'i ordu görevlisi olan 22 kişi anında olay yerinde öldü.Koneessa olleista 23 ihmisestä 22 oli kuollut välittömästi.
Eskiden parkın yerinde Akçiçek Açık Hava Sineması bulunmaktaydı.Säästöpankin talon paikalla sijaitsi aiemmin elokuvateatteri Imatra.
Heykel bu güne kadar bulunamadı ama kaidesi yerinde duruyor.Patsas ei ole säilynyt nykyaikaan, eikä sen sijaintipaikkaa tunneta.
Başkentleri olan Tenochtitlan, modern Meksiko şehrinin yerindedir.Tenochtitlánin paikalla on nykyisin Meksikon pääkaupunki México.
Dünyanın birçok yerinde, yaygın olarak "Japon barbeküsü" olarak da anılır.Japanin ulkopuolella sarjaan viitataan usein kutsumalla sitä japanin baseballiksi.
Vefat ettiğinde bilinci yerindeydi.Hän oli kuollessaan sokeutunut.
Günümüze bu eski yerleşim yerinden kalıntılar kalmıştır.Näistä vanhoista teollisuuslaitoksista ei ole nykyään jäljellä mitään.
Son cemaat yerinden üst kata giriş vardır.Seutu kuuluu Ylä-Kaman ylänköön.
Bu yurt gezilerinde halkın sorunlarını dinledi ve teşkilatını yerinde denetledi.Matkoillaan hän kuunteli rahvaan valituksia ja ratkoi kiistakysymyksiä.
1.5 milyondan fazla insan yerinden edildi.Heitä arvioidaan olevan yli 1,5 miljoonaa henkeä.
Taşlar yerinden oynadı"."Pikkukivet lentää!"
Ev temelleri yerli yerindedir.Rakennukset ovat alkuperäisillä paikoillaan.
Resmi devlet ziyaretleri için, ziyaret yerinde genel göndere çekme tavsiye edilebilir.Virallisten valtiovierailujen vuoksi voidaan suosittaa vierailupaikkakunnalla yleistä liputusta.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod