Fakat ziyafet masasına döndüğü zaman kendi yerinde Banco'nun hayaletinin oturduğunu görür.Однако, когда он возвращается к столу, то видит, что призрак Банко сидит на своём месте.
Sağlığı yerinde olanlar oruç tutarlar.В раю люди будут вечно наслаждаться благами, уготованными им Аллахом.
Apple Park açıldığında, 700 yeni elektrikli araç şarj portu yerinde eklenecek.После открытия Apple Park будут доступны 700 зарядных станций на стоянке.
Ülkenin her yerinden editöre mektuplar yağmaya başladı."Письма летели к редактору со всех концов страны».
Kimdir benim yatağımı yerinden oynatan?Кто затащил меня в постель?
Bütün soyguncular da hızlıca olay yerinden uzaklaştı ve hiçbiri yakalanmadı.Все бандиты быстро разошлись, ни один из них не был пойман.
Dünyanın her yerinde bulunurlar.Встречаются по всему миру.
Bıraktıkları hiçbir şey yerinde değildir.Ничто из того, что он видит, не стоит на месте.
Boğazın denize açılan yerinde iki bekçi evi yapılmıştır.Для съёмок на берегу моря были выстроены два домика.
Devekuşları dünyanın her yerinde çiftliklerde üretilmektedir.Хлебные зерновые культуры выращивают на всех континентах нашей планеты.
İsrail Filarmoni Orkestrası ülkenin her yerinde ve yurt dışında birçok konser verir.Израильский филармонический оркестр играет как в Израиле, так и за рубежом.
Kuşkum çok yerindeymiş.").Хотя на душе было достаточно скверно».
Bunlara sürrealist demek yerinde olur" dedi.Ты увидишь, где это сможет направить тебя».
Sonrasında katil araçla olay yerinden uzaklaştı.После он на автомобиле скрылся с места преступления.
1962'de Stalin'in heykeli yerinden kaldırıldı, ve 1967'de bunun yerine Ermenistan Ana heykeli dikildi.В 1962 году статуя Сталина была снята с пьедестала, в 1967 году на нём был сооружён монумент Мать-Армения.
1922 yılında ülkenin pek çok yerinde, kasaba ve köylerde bir dizi öncü grupları oluşturuldu.На протяжении 1922 года возникают пионерские отряды в целом ряде городов и селений.
Adanın uzunluğu yaklaşık 400 km; eni ise en geniş yerinde 144 km'yi bulur.Остров достигает 394 км в длину и 144 км в своей самой широкой части.
Katil hemen olay yerinden uzaklaşır.Он немедленно выехал на место происшествия.
Mükemmel kalitede içme suyu Almanya'da ülkenin he yerinde herhangi bir zaman temin edilebilmektedir.Членам клуба гарантируется срочная техническая помощь в любой точке Германии в любое время суток.
Kalbim yerinden fırlayacak gibi oldu.Мое сердце билось так, словно хотело выпрыгнуть из груди.
Bir kişi olay yerinden bir şey alır veya orada kendisinden bir şey bırakır.Путник Путник — странник; тот, кто находится в пути; идёт или едет куда-либо.
Saldırgan, kurbanın öldüğünü düşünüp olay yerinden ayrıldı.Злодеи подумали, что он мёртв, и ушли.
Bu katedral kentin hemen hemen yer yerinden görülebilmektedir.Памятник можно увидеть практически из любой точки города.
Ülkenin her yerinde onu aramaktadır.Искали по всей стране.
Tür, yazları Avrupa'nın birçok yerinde ve Asya'da bulunur, kışları tropikal Afrika'ya göç eder.Птица гнездится в Европе и западной Азии, на зиму улетает в тропическую Африку.
Yerleşim yerinden alınan kömür örneklerin analizi, İ.Ö 4945 yılını gösteriyor.Уголь с нижнего горизонта датируется 4945 годом до нашей эры.
Bu ören yerinde bulunan mantar biçimindeki peribacalarının benzeri yoktur.У одомашненных крыс это не так выражено.
Ayrıca Suriye içinde 6,3 milyon kişi yerinden edilmiştir.Ещё 6,5 млн. сирийцев являлись внутренне перемещёнными лицами.
Seküler hümanist kuruluşlar dünyanın her yerinde bulunmaktadır.Заповедники для сниджетов существуют по всему миру.
İskenderiye Kütüphanesi'ne dünyanın her yerinden koleksiyonlar hediye edilmiştir.Собрания трудов в Библиотеке Александрина были пожертвованы со всего мира.
Dünya'nın pek çok yerinde Umbrella sanayi kuruluşları bulunmaktadır.В Билоиле имеется широкий спектр отраслей промышленности.
İçinde dünyanın her yerinden getirilmiş özel ağaçlar ve bitkiler bulunur.Здесь располагается богатая коллекция цветов и деревьев со всего мира.
Dünyanın birçok yerinde pizza evlere servis edildiği için tüketimi oldukça yüksektir.Эта пицца доступна во многих магазинах в стране.
Aişe geri döneceklerini umarak konaklama yerinde beklemeye başladı ve oturduğu yerde uyuyakaldı.Посчитав, что всё его приключение ему, наверное, привиделось, он отправляется спать домой.
Ancak maalesef burada da şansları yerinde gitmiyor.Хотя бывает, что не везёт и ему.
Trabzonsporlu futbolcu arkadaşlarımın şu an yerinde olmak istemezdim.В данный момент как профессиональный футбольный клуб «Морозовцы» не существует.
Bunlardan birini yerinden çıkarmak sabitleyici kablo kesilmeli ya da kilidi açılmalıdır.Чтобы украсть один из них необходимо или перерезать крепление, или открыть замок.
Şarkı, ABD Billboard Hot 100 listesine 88 numaradan girmiş ve sonraki hafta yerinde kalmıştır.Она дебютировала в американском чарте Hot 100 на 88 позиции и выпала из него на следующей неделе.
Diğer saldırgan ise olay yerinden kaçarak uzaklaşır.Не справившись с последним, компания сбегает с места происшествия.
Madagaskar üzerindeki bitki ve hayvan türlerinin %90’ı dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmamaktadır.Более 90 % видов не встречаются больше нигде на Земле.
Uçaktakiler olay yerinde hemen can verdi.На авиаторов сразу же обрушилась слава.
Michael ise yerinden kalkarak Laurie'ye arkadan saldırmıştır.Это позволяло объяснить, почему Майкл так настойчиво преследовал Лори.
Her yerinden kanlar geliyordu.Повсюду валялись кости.
Yerleşim yerinde birçok eski mezar ve sütunlar mevcuttur.На территории заповедника находится ряд древних захоронений и гробниц.
Kibutz gibi Dünya'nın başka bir yerinde benzer kitlevî bir yerleşme bilinmemektedir.Такой лестницы, как и другого такого дома, в Киеве не существует.
Günümüzde bu şehrin yerinde Leşkergah şehri bulunmaktadır.Действительно, в черте города по сей день существует такая местность.
Motosikletli çarpmanın etkisiyle olay yerinde öldü.Умер от последствий несчастного случая — был сбит мотоциклистом.
Iusaaset bu ağacın kendine ait olduğunu söyleyince, Amunet bunu yerinden çıkardı.Полагая, что солдаты хотят поцеловать его руку, халиф протянул им её.
Çocuk.korkunç bir şekilde parçalanmıştı ve her yerinden kanlar fışkırıyordu.Ямы засы́пали только слегка, и через песок проступала кровь.
10 Haziran 1807 yıllında A. F. Deryabin demir fabrikası yerinde silah fabrikasının temeli attı.10 июня 1807 года под началом Дерябина на базе железоделательного завода был заложен Ижевский оружейный завод.
Dünyanın her yerinde müzikaller sahnelenmektedir.Повсюду можно увидеть музыкальные представления.
2003 yıllında eski sirk binasının (1943) yerinde yeni sirk binası açıldı.В сентябре 2003 года открылось новое здание цирка на месте построенного в 1943 году.
1993 yılında Kore Ulusal Müzesi'nin eski yerinde bulunan mevcut binasına taşındı.17 февраля 1993 года переехал на нынешнее место в бывшее здание Национального музея.
Selülit vücudun her yerinde ortaya çıkabilir, ama en yaygın etkilenen alanlar ayaklar ve yüzdür.Воспалительный процесс может быть на любом участке тела, но чаще локализуется на коже лица и голенях.
Eğer tapınak küçük ise yalnızca kapalı bir mantapa ve bir ibadet yerinden oluşur.Подклет у храма отсутствует, трапезная невелика и по длине соответствует помещению храма.
Her yerinden kanlar geliyordu.كانت هناك دماء في كل مكان.
Bugüne dek Türkiye'nin her yerinden 1 milyondan fazla kadın konulu belge derlenmiştir.وحتي يومنا هذا وثقت أكثر من مليون مستند يخص النساء في كل مكان في تركيا.
Soğuk algınlığının ekonomik etkisi, dünyanın birçok yerinde yeteri kadar anlaşılmamaktadır.إنّ الأثر الاقتصاديّ للزُكام غير مَفهوم بوضوح في أرجاء كثيرة من العالم.
İnşaatı 1892-1894 tarihleri arasında yapılmış ve aynı yerleşim yerindeki kiliselerden üçüncüsü olmuştur.تم بناء الكنيسة بين عامي 1892 و 1894، ويعد المبنى الثالث من سلسلة من الكنائس على نفس الموقع.
Bu sayıma göre 6 yerleşim yerinde toplam 189 nüfus kaydedildi.وتحتوي المنطقة في المجموع على 169 مستوطنة.