Şalt sahaları çitle çevrilirler veya yeraltına inşa edilebilirler.Cistele pot fi construite la suprafața solului sau cufundate sub nivelul solului.
Öte yandan, küçük üreticilerin pek çoğu özellikle İsviçre'de yeraltına geçerek üretimi sürdürdü.Industria era reprezentată prin întreprinderi mici, în special din domeniul alimentar.
Onunla birlikte yeraltı ininde yaşarlar.Locuiește cu el în bazele secrete.
Ba_Pef, Mısır'da küçük bir yeraltı tanrısı.Apepi - faraon din Egiptul de Jos.
Yeraltını kara bir güneşle aydınlatır.În ultimul plan strălucește un soare mare.
Beş hattan oluşan metro ağı çoğunlukla yeraltından ilerlemektedir.Acesta care constă în cinci linii, cea mai mare parte dintre ele aflându-se în subteran.
Yeraltı dünyasını büyük bir aile gibi düşünmek gerekir.Această comunitate tribală împărtășea o legătură comunitară asemănătoare unei mari familii.
1969 yılından itibaren Strüktür ve Yeraltı Kaynakları Kürsüsünü yönetti.Începând cu 1769, părăsesc zona și primesc autorizație pentru a se muta pe deal.
Yeraltı suları, aynı zamanda ambalajlanarak maden suyu olarak satılmaktadır.După cum se știe, globul pământesc este aprovizionat cu apă în mod inegal.
Londra'da ayaklanma için yeraltı faaliyetleri yürütülüyordu.Ca urmare, în Londra au izbucnit revolte violente.
Bir tahmin 1850'de 100.000 kölenin Yeraltı Demiryolu aracılığıyla kaçtığını belirtmektedir.Egyes becslések szerint 1850-ben 100 000 rabszolga szökött meg a földalatti vasúton keresztül.
Onlar sınır ötesine görünmeden geçebilmek için yeraltı tünellerini kullanarak geçmek zorundadırlar.Földalatti alagutakon keresztül szelik át a határt, hogy elkerüljék az átvizsgálást.
Almanca adı olan U-Bahn, Untergrundbahn yani "yeraltı demiryolu" kelimesinin kısaltmasıdır.Német neve U-Bahn Berlin, mely az Untergrundbahn (földalatti vasút) rövidítése.
Dokuz yeraltı zindanının girişini bulana kadar Link çeşitli yaratıklarla savaşmak zorundadır.Link fejlődése során harcolnia kel lényekkel, és meg kel találnia a 9 dungeon bejáratát.
Metro-2 (Rusça: Метро-2), Moskova metrosuna paralel ve varlığı tartışılan bir gizli yeraltı tünelidir.A Metro-2 (oroszul: Метро-2) egy feltételezett titkos metróhálózat Moszkvában.
Alt dünya ise yeraltıdır.Az alsó az alvilág.
Kökleri toprağın tüm katlarını delip yeraltı okyanusuna kadar uzanır.Gyökerei mélyre hatolnak, egészen a talajvíz szintjéig.
Yeraltı kaynakları bakımından çok zengin bir bölgedir.Természeti erőforrásokban szegény régió.
Kenya yeraltı madenleri açısından fakir bir ülkedir.Izrael ásványkincsekben szegény ország.
Daha sonra tekrar yeraltından kaçar.A föld alól aztán ismét a felszínre tör.
Yeraltı Günlükleri Serisi.Tengerentúli naplójegyzetek.
Gelişmiş bir ulaşım ağına sahiptir; yeraltında alışveriş merkezleri ve metro istasyonları vardır.Alatta metróállomás, mellette buszállomás, bevásárlóközpont, rendőrség található.
Yaklaşık 700 alana sahip yeraltı garaj garajının tahmini maliyeti 2600 milyon dolardır.A kb. 4200 tonnát nyomó szerkezet építése várhatóan 200 millió dollárba kerül.
Hayvanlar yeraltında uyumaktaydı.A rabszolgák az emeleten aludtak.
Delia Webster ve Yeraltı Demiryolu.Sallai István és Kisszállás.
Yeraltının böylesi kutsal bir kutubu ve kazığı vardır.A kolostor parkjában Szent tó és Szent kút is van.
Yeraltı kaynak suları denize bu bölgede ulaşır.Így e terület vizei végső soron a Balti-tengerbe jutnak.
Bu topuza, "Yeraltı Tokmağı" da denirdi.Ő maga is felfedezett egy ilyen lényt, a "csótányegeret".
Mahalleye 2008 senesinde yeraltı kaynağından içme suyu temin edilmiştir.1990-ben már majdnem minden lakásba hálózaton jutott el az ivóvíz.
(Su kanallarından bazıları yeraltından da geçmektedir.)(Az ásatásból kikerült földtömeget most a nézőtér alatti töltés tartalmazza.)
Sonraki yaşamının çoğunu hapiste, yeraltında ve sürgünde geçirdi.Legtöbbjük életét vesztette a csatában vagy fogságba került.
Yeraltı su kaynakları erişim noktası da bu bölgede yaklaşık -200 metre civarındadır.A talajvíz ezeken a helyeken 2 m körül található.
Hindistan beş adet yeraltı nükleer denemesi gerçekleştirir.Az ember is okozhat földrengéseket a föld alatti kísérleti atomrobbantásokkal.
Ve yapılan araştırmaya göre bu köyün altında doğal yeraltı sularından oluşan bir nehir bulunmuştur.A víztározó létrehozásával egy folyó menti falu víz alá került.
Londra Metrosu, dünyanın en eski yeraltı demiryolu ağıdır.Lontoon metro on maailman vanhin maanalainen rautatie.
Binlerce yıl önce yedi katlı yeraltında Tarsus'ta yaşayan yılanlar vardı.Tuhansia vuosia sitten oli käärmeitä, jotka elivät seitsemän kerrosta Tarsuksen maan alla.
Ayının yaşadığı yer de toprak ve yeraltıdır.Alueen maasto on vuoristoinen ja karu.
Bakırdağ: Yeraltındadır.Jukka Rislakki: Maan alla.
Yeraltındaki ruhların (Körmözlerin) önderidir.Tämä on Sielut Sulauttava Syleily.»
Freeman düşen kayalar ve yıkılan bina parçalarına rağmen güveli bir şekilde yeraltına ulaşır.Kun Freeman on kallionjyrkänteitä pitkin noussut huipulle, hän saapuu pienelle pihalle.
Yeraltı termal sıcak su Sorgun'un bir bölümünde ısınmada da kullanılmaktadır.Lämmin käyttövesi lämmitetään osittain kaukolämmöllä.
Yeraltına kazılan tünellerde ise sinyal elde edilemez.Lattialle pudonnutta nenäliinaa kukaan ei huomaisi.
Bazı bölgelerde lületaşı tabakaları yeraltı suları seviyesinden daha aşağıdadır.Osassa huoneiston huoneista lattiataso voi olla vähäisessä määrin maanpinnan alapuolella.
Yeraltı Dünyasına giden geçidin kapısıdır.Hän on myös alamaailman sisäänkäynnin vartija.
Hava saldırısı üç tünel ve iki yeraltı roketatarı vurdu .Alus vaurioitui pahoin kolmesta pommista ja kahdesta raketista.
Bu yeraltı şehrinde 823 yapı ve mağara bulunmaktadır.Piireissä on 818 maalaiskuntaa.
Dokuz yeraltı denizinin birleştiği yerdedir.Rannoille on rakennettu yhdeksän vapaa-ajan asuntoa.
Yine sürgünde olan İspanyol Komünist Partisi de faaliyetlerine yeraltında devam etmek durumunda kalacaktır.Myös maanpaossa toiminut Portugalin kommunistinen puolue tuki miehitystä.
20 metre aşağıda olan göl yüzeyi aşırı yeraltı suyu kullanımı nedeniyle daha da alçalmaktadır.Metsäinen mäki kohoaa vajaa 20 metriä Salajärven vedenpintaa korkeammalle.
Bruce Wayne, Batman'i Gotham'ın yeraltı dünyasına korku saçmak için yaratmıştır.Lonnie piti Batmania syypäänä Gothamin kaaokseen.
Sulamada yeraltı suyu kullanılır.Alajuoksun vettä käytetään kasteluun.
Yeraltı mağaralarını araştırmayı sever.Hän tutkii mielellään maanalaisia luolia.
Her günün sonunda yeraltı dünyasına inerek, ölülerin kaderini belirler.Στο τέλος κάθε μέρας κατεβαίνει στον Κάτω Κόσμο, όπου αποφασίζει για τη μοίρα των νεκρών.
Öte yandan, küçük üreticilerin pek çoğu özellikle İsviçre'de yeraltına geçerek üretimi sürdürdü.Από την άλλη, οι μικροί παραγωγοί ήρθαν αντιμέτωποι με μεγάλες δυσκολίες, ειδικά στην Κεντρική Αμερική.
Buna karşın antlaşma, yeraltında nükleer denemeye izin veriyordu.Η συνθήκη όμως αυτή δεν απαγόρευε τις υπόγειες πυρηνικές δοκιμές.
İstasyonlardan 20'si yeraltında, 2 tanesi ise yer seviyesindedir.Από τους 23 σταθμούς, 21 σταθμοί βρίσκονται κάτω από το έδαφος και δύο είναι σε επίπεδο επιφάνειας.
Sonraki yaşamının çoğunu hapiste, yeraltında ve sürgünde geçirdi.Μεγάλο μέρος της ενήλικης ζωής του το πέρασε στη φυλακή, στην εξορία ή στην παρανομία.
Dokuz yeraltı zindanının girişini bulana kadar Link çeşitli yaratıklarla savaşmak zorundadır.Υπάρχουν εχθροί που πρέπει να πολεμήσει για να εντοπίσει τις εισόδους σε εννέα υπόγεια.
1933 yılında Almanya'ya geçerek komünist yeraltı hareketine katıldı.Το 1933 βρέθηκε στη Γερμανία για κομμουνιστική δράση.
Harikalar Diyarı'nın gerçek adı Yeraltı Diyarı'dır.Το κάτω από το έδαφος στρώμα λέγεται υπέδαφος.