yeniçeri ile cümle

yeniçeri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Yeniçeriliğe, kardeşliğe, Bektaşi felsefesine inanıyor.In Confessio worden de broederschap, de filosofie en de missie verder beschreven.
Özellikle Yeniçeriler artık padişaha karşı gelmekteydi.Vooral de Gentenaars gingen lelijk te keer.
Yeniçerilerin diğer birliklere göre belirgin farklılıkları vardı.Kellner wees echter op duidelijke verschillen.
Yeniçeriler bu boşluğa kaşıklarını takmışlardır.Deze kousen hebben een naad op de kuit.
Yeniçeriler kaçmaya başladılar.Anarchiści zaczęli uciekać.
Örneğin kitapta yer yer: Yeniçeri ağası gece gündüz sarhoş bir hâldeydi.Na zachodniej połówce przedstawiona jest Księga Nut, a na wschodniej Księga Nocy.
Burada daimi Yeniçeri garnizonları olurdu.W tych grodach stacjonowały stałe garnizony.
16. yüzyılın sonuna kadar Yeniçeri Ocağı ordunun %10'u kadardı.Pod koniec XVI wieku jazda kozacka stanowiła mały odsetek całości kawalerii, około 10%.
Bayezid kırk dokuz gün direndi, fakat yeniçeriler başarılı oldu.Tym razem rzucił 29 punktów, ale Wizards przegrali.
Belgrad’da ilk yeniçeri hareketi.Pierwsza tego typu na Grenlandii.
Zeki ve akıllı olmayanlar ise yeniçeri ocağına gönderilirdi.Więźniowie chorzy i niezdolni do pracy kierowani byli do obozu macierzystego.
Yeniçeriler, maaşlarını (ulûfe) üç ayda bir alırlardı.Część z nich niesie trzy mikoshi (lektyki bóstw).
Ulufe, Yeniçerilere verilen maaştı.Podane ceny są w jenach.
Ardından Tophane nâzırı oldu, 1604'te yeniçeri ağalığına getirildi.Według istniejących dokumentów historycznych, powstał on w 1604 roku na miejscu drewnianego.
Bunun üzerine Yeniçeriler İnebolulu İbrahim Çelebi dayı seçmiştir.Abraxas suffusa ingår i släktet Abraxas och familjen mätare.
Bundan birkaç ay sonra Edirne yangını ve onu müteakip yeniçerilerin ayaklanması hadisesi vukua geldi.Detta väckte missnöje hos vissa och några dagar efter det Mäntsäläupproret mördades hon av en revolverman.
İlk başlarda Yeniçeri ocağının kaldırılmasından yanaydı.I början var restaurangvagnarna exklusiva.
Yeniçeriler saraya hakim oldular.Kolonisterna tog hand om trädgården.
Yeniçeriler birbirlerine çok bağlıydı, kendilerini birbirlerinin ailesi olarak görürlerdi.Trots rivaliteten ser de varandra som bästa vänner.
Zorba olarak bilinen bazı yeniçeri üyeleri çeteler kurmuşlardı.Ett visst antal av rikshovråden skulle vara protestanter.
Bu direk üç başlı ejderha suretini gösterip başının birisini bir yeniçeri kılıç ile bir vuruşta kırmıştır.Häxmästaren själv uppträdde sedan på en svart springare och höjde sitt svärd.
Modern Fransız ordusu karşısında yeniçeri sistemi ancak bir saat dayanabildi.Fransmännen kunde inte hålla tillbaka de tyska trupperna mer än några enstaka timmar.
Yeniçeriler kaçmaya başladılar.Вавилоняни почали тікати.
Yeniçeriler mükemmel okçulardı.Відомо, що інки були чудовими ткачами.
Ağa Kapısı binası Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılmasından sonra yeniden yapılırcasına tamir edildi.Крім того, було розбито вікна кафе після того, як їх відремонтували.
Yeniçeriler ve Boğaz yamakaları şehri talan etmeye baslamışlardı.Радянські танки і піхота почали обходити місто.
Bölgede daha sonra konuçlanan Türk garnizonununda ise iki bin yeniçeri ve 184 ateşli silah vardı.Турецький гарнізон мав дві тисячі яничарів та 184 гармат.
Yeniçeriler kaçmaya başladılar.Simpsonovi začnou utíkat.
1826 - Sultan II. Mahmud, Yeniçeri Ocağı'nı kaldırdı.1826 – Sultán Mahmut II. vydal dekret o zrušení janičářského sboru.
Bunun üzerine Yeniçeriler İnebolulu İbrahim Çelebi dayı seçmiştir.Abrahám tedy jakožto potomek Šéma na ni tedy má zákonný nárok.
Yeniçeriler şehirde bir terör ortamı yarattılar.Fašisté ve městě rozpoutali teror.
Fakat yeniçeriler tarafından çok tutulmaktaydı ve bunun için canına dokunulması uygun görülmemekteydi.Měli špatné známky a nezáleželo jim tolik na tom, zda budou chyceni.
Kaçabilen yeniçeriler ise yakalandıkları yerde öldürülmüştür.Ti, kteří se snažili uprchnout, byli zabiti na místě.
Kasım 1689'da Yeniçeri Ağası olmuştur.Uvnitř se nachází zvon Marie z roku 1689.
Bayezid kırk dokuz gün direndi, fakat yeniçeriler başarılı oldu.V aktivní službě byl 16 let a vykonal celkem 39 startů z čehož byly čtyři neúspěšné.
Yeniçeriler kafalarına "börk" adı verilen şapkalar takmışlardır.Starší ženy nosily na hlavách tzv. pleny.
İlk yeniçeriler savaş esirlerinden ve kölelerden oluşmuştur.Primele unități ieniceri erau formate din prizonieri de război și sclavi.
Bu dönemde, Osmanlı tarihinde ilk defa yeniçerilerin kaldırılması gündeme geldi.Pentru prima dată în istorie, ienicerii și-au exprimat dezaprobarea față de modul de aprovizionare.
Ama yeniçeriler üstünlük sağladılar.Poziția moderaților însă a prevalat.
Yeniçeriler şehirde bir terör ortamı yarattılar.Haitele au provocat groază în zonă.
Babası yeniçeri ocağı mensubu İvaz Odabaşı'dır.Tatăl său a fost locotenentul de grăniceri Nistor Cena.
Yeniçeri ocağına girdi.Au intrat în Camera Invențiilor.
Zeki ve akıllı olmayanlar ise yeniçeri ocağına gönderilirdi.Persoanele singure sau fără copii au fost trimise direct la lagărul de la Drancy.
Bundan 3 gün sonra ayaklanan yeniçeriler, kazanlarını Etmeydanı'na çıkararak gösterilere başladılar.Generații mai târziu, evenimentele catastrofale i-au determinat să plece.
Kendisi de Yeniçeri ocağında yetişmiştir.A becenevét (Csuka) is az Eddában kapta.
Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılmasından sonra bir süre süresiz askerlik uygulandı.A Zeppelin-léghajók használata ezt követően hosszú időre megszűnt.
Daha sonra bir süreliğine Mısır’daki yeniçerilerin ağalığını yaptı.Hosszú ideig megtévesztette az egyiptológusokat.
Fakat yeniçeriler tarafından çok tutulmaktaydı ve bunun için canına dokunulması uygun görülmemekteydi.Nagyon elfoglalt voltam a turnék miatt, ami különben sem lett volna jó a gyerek számára.
Babası gibi o da yeniçeri ocağına yazıldı.Bátyjához hasonlóan híveivel együtt deportálták.
Yeniçeriler yorulmuştu.Oppilaat väsyvät.
1826 - Sultan II. Mahmud, Yeniçeri Ocağı'nı kaldırdı.1826 – Sulttaani Mahmud II tukahdutti verisesti janitsaarikapinan.
IV. Murat'ın yeniçerileri.4. Professori Walterin hirviöt.
Bu değişiklik, halk ile yeniçeri hizipler arasında çatışmaya neden olmuştu.Vaihdokset kuitenkin johtivat konfliktiin Hentusen ja muiden välillä.
Yeniçerilik kurularak eğitimli bir ordunun temelleri atılır.Napatuista miehistä aletaan kouluttaa sotilasryhmää.
İlk yeniçeriler savaş esirlerinden ve kölelerden oluşmuştur.Οι μονομάχοι ήταν αιχμάλωτοι πολέμου ή δούλοι.
Yeniçerilerin arasında sadece ticaretle uğraşanlar yoktu.Δεν ανακάλυψε μόνο δεινόσαυρους.
1741'de yeniçeri katibi görevi verildi ve 1743'de azledildi.Εισήλθε στον στρατό της Πρωσίας το 1741 και διορίστηκε το 1744 υποστράτηγος.
6.000'den fazla yeniçeri öldürüldü.Σφάχτηκαν περισσότερο από 69.000 άνθρωποι.»
Bu olay, 4000 (-8,000) Yeniçeri'nin ölümüyle sonuçlanmıştır.Dette resulterede i at 4.000(-8.000) janitsharer blev dræbt.
Yeniçeriler yorulmuştu.Zuluerne var udmattede.

İlgili Sayfalar