Ana içeriğe geç
Sözlük

yenge ile cümle

yenge kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Görüş yeteneği atnalı yengeçlerinde rafine oldu, onlar denizi ilk terk edenlerdendi.Het zicht werd verfijnd bij de degenkrabben, die bij de eersten waren om de zee te verlaten.
Görüş yeteneği atnalı yengeçlerinde rafine oldu, onlar denizi ilk terk edenlerdendi.시각은 투구게 에서 더욱 개선되었습니다. 바다에서 처음으로 떠난 것들 중 하나인
Görüş yeteneği atnalı yengeçlerinde rafine oldu, onlar denizi ilk terk edenlerdendi.La visión se perfeccionó en los cangrejos de herradura, uno de los primeros en salir del mar.
Görüş yeteneği atnalı yengeçlerinde rafine oldu, onlar denizi ilk terk edenlerdendi.La vista si raffinò nei granchi a ferro di cavallo, tra i primi a lasciare il mare.
Görüş yeteneği atnalı yengeçlerinde rafine oldu, onlar denizi ilk terk edenlerdendi.La vue s'est améliorée chez les limules, qui furent parmi les premiers à quitter l'océan.
Görüş yeteneği atnalı yengeçlerinde rafine oldu, onlar denizi ilk terk edenlerdendi.Näkökyky sai uusia muotoja molukkiravussa - ne olivat ensimmiä, jotka jättivät meren.
Görüş yeteneği atnalı yengeçlerinde rafine oldu, onlar denizi ilk terk edenlerdendi.Pfeilschwanzkrebse hatten hochentwickelte Sehorgane; sie waren unter den ersten, die die Meere verließen.
Görüş yeteneği atnalı yengeçlerinde rafine oldu, onlar denizi ilk terk edenlerdendi.Skrzypłocze miały już lepszy wzrok, jako jedne z pierwszych wyszły z morza.
Görüş yeteneği atnalı yengeçlerinde rafine oldu, onlar denizi ilk terk edenlerdendi.Tầm nhìn được cải thiện ở họ sam, một trong những loài đầu tiên rời khỏi biển.
Görüş yeteneği atnalı yengeçlerinde rafine oldu, onlar denizi ilk terk edenlerdendi.Vederea s-a rafinat la crustaceele potcoavă, printre primii care au părăsit marea.
Görüş yeteneği atnalı yengeçlerinde rafine oldu, onlar denizi ilk terk edenlerdendi.Zrak sa zlepšil krabom tŕnistým, ktorí opustili more medzi prvými.
Görüş yeteneği atnalı yengeçlerinde rafine oldu, onlar denizi ilk terk edenlerdendi.Η όραση εξευγενίστηκε στα ξιφόσουρα, μεταξύ των πρώτων που εγκαταλείπουν τη θάλασσα.
Görüş yeteneği atnalı yengeçlerinde rafine oldu, onlar denizi ilk terk edenlerdendi.Зрението било усъвършенствано при раците-подкори, сред първите, напуснали морето.
Görüş yeteneği atnalı yengeçlerinde rafine oldu, onlar denizi ilk terk edenlerdendi.У мечехвостов зрительный аппарат был совершеннее, они одни из первых покинули море.
Görüş yeteneği atnalı yengeçlerinde rafine oldu, onlar denizi ilk terk edenlerdendi.הראייה התעדנה בסרטני הפרסה, מהראשונים שעזבו את הים.
Görüş yeteneği atnalı yengeçlerinde rafine oldu, onlar denizi ilk terk edenlerdendi.الروئية كانت مُحسنة فى سرطان حدوة الحصان، من بين أول من غادر البحر.
Görüş yeteneği atnalı yengeçlerinde rafine oldu, onlar denizi ilk terk edenlerdendi.海から上がった生物の一つでした カブトガニは今も同じ営みを続けます 敵は随分昔に潰えました
HaNi senin yengen artık!Bây giờ chị ấy là chị dâu của con.
HaNi senin yengen artık!C'est ta belle-soeur maintenant.
HaNi senin yengen artık!E cumnata ta acum.
HaNi senin yengen artık!Hon är din sägerska nu.
HaNi senin yengen artık!Lei è tua cognata ora.
HaNi senin yengen artık!Ona je zdaj tvoja sestra.
HaNi senin yengen artık!Sekarang dia adalah kakak iparmu.
HaNi senin yengen artık!Sie ist nun deine Schewster.
HaNi senin yengen artık!To jest teraz twoja szwagierka.
HaNi senin yengen artık!Ze is je schoonzus nu.
HaNi senin yengen artık!Είναι νύφη σου τώρα.
HaNi senin yengen artık!Теперь она твоя невестка.
HaNi senin yengen artık!.היא גיסתך עכשיו
HaNi senin yengen artık!.فهي زوجة أخاك الآن
HaNi senin yengen artık!そうだわ!婚姻届出さなきゃ
- Has Fatmagül Yenge seen it as well? - We've all seen it, Emre.-Έχει δει ως καλά Yenge Fatmagül; -Όλοι έχουμε δει αυτό, Τζον.
Hawthorne adında bir kabuklu yengecim var.Ik heb een heremietkreeft die Hawthorne heet en die niet zoveel respect krijgt als heremietkreeft.
Hawthorne adında bir kabuklu yengecim var.여기에 허톤이라는 이름의 소라개가 한 마리가 있습니다.
Hawthorne adında bir kabuklu yengecim var.יש לי סרטן נזיר בשם הווט'ורן,
Hawthorne adında bir kabuklu yengecim var.ويوجد ايضاً سلطعوناً الذي يدعى " هاوثورن "
Hawthorne adında bir kabuklu yengecim var.ヤドカリのホーソンは
Hayalet yengeçler normalde yiyecek için kumu tararlar ancak daha etli bir yemeğe de hayır demezlerCua ma thường sàng cát để lọc lấy thức ăn, nhưng chúng luôn để mắt tìm xem có gì nhiều thịt hơn không.
Hayalet yengeçler normalde yiyecek için kumu tararlar ancak daha etli bir yemeğe de hayır demezlerTito krabi normálně hledají potravu v písku, ale rádi si zpestří jídelníček.
Hayalet yengeçler normalde yiyecek için kumu tararlar ancak daha etli bir yemeğe de hayır demezlerסרטני 'רוחות-רפאים' בדרך-כלל מנפים את החול למצוא מזון אך הם תמיד פוקחים עין .למשהו 'בשרי' יותר
Hayalet yengeçler normalde yiyecek için kumu tararlar ancak daha etli bir yemeğe de hayır demezlerشبح سرطانات البحر ينخل الرمل عادة للغذاء، لكن هم دائما لهم عين للشيء الأكثر لحما
Hello, yenge.Hola, Yenge.
Hello, yenge. I was afraid I wouldn't make it.. שלום, yenge. . פחדתי שלא אשרוד.
Hello, yenge.Γεια σας, yenge.
Hello, Yenge?Γεια σας, Yenge;
İçine bir yengeç koyunBeletenni egy rákot.
İçine bir yengeç koyunBỏ vào một con cua
İçine bir yengeç koyunColocar um caranguejo dentro dela.
İçine bir yengeç koyunDať doň kraba.
İçine bir yengeç koyunEinen Krebs hinein geben.
İçine bir yengeç koyunEr een krab in stoppen.
İçine bir yengeç koyun꽃게를 안에 넣고
İçine bir yengeç koyunLägga en krabba i den.
İçine bir yengeç koyunPoner un cangrejo adentro.
İçine bir yengeç koyunPune un crab în interior.
İçine bir yengeç koyunVanjo dal raka.
İçine bir yengeç koyun"Vložit do něj kraba."
İçine bir yengeç koyunWłożyć do środka kraba.
İçine bir yengeç koyunY mettre un crabe.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod