Burada gördüğünüz gibi, bunu yengeçlere yapay diken takarak yaptık ve daha sonra onları test ettik.עשינו זאת על ידי חיבור הקוצים המלאכותיים הללו לסרטנים, ולאחר מכן בחנו אותם.
Burada gördüğünüz gibi, bunu yengeçlere yapay diken takarak yaptık ve daha sonra onları test ettik.وقد فعلنا ذلك بوضعنا لهذه الأشواك الإصطناعية في السرطانات كما ترون هنا، ثم بعد ذلك اختبرناهم.
Burada gördüğünüz gibi, bunu yengeçlere yapay diken takarak yaptık ve daha sonra onları test ettik.カニに試してもらいました この考え方は正しかったでしょうか?正解でした
Bu Yengeç Bulutsusu ve bizden uzaklığı 6500 ışık yılı civarında.Toto je Krabí mlhovina, která je vzdálená asi 6 500 světelných let.
Bu Yengeç Bulutsusu ve bizden uzaklığı 6500 ışık yılı civarında.Це Крабоподібна туманність, вона знаходиться на відстані 6500 світлових років.
Bu yengeçler yiyecek bulmak için onları tımar etmeye bayılırlarCrabilor de stâncă le place să le cureţe de alge, paraziţi şi piele moartă.
Bu yengeçler yiyecek bulmak için onları tımar etmeye bayılırlarKrabi je zbavují řas, parazitů a odumřelé kůže.
Bu yengeçler yiyecek bulmak için onları tımar etmeye bayılırlarLoài cua chân ngắn rất thích chuốt vây cho chúng để ăn tảo, các loài kí sinh và da chết.
Bu yengeçler yiyecek bulmak için onları tımar etmeye bayılırlarΤα κόκκινα καβούρια... τις καθαρίζουν για τα φύκια, τα παράσιτα και το νεκρό δέρμα.
Bu yengeçler yiyecek bulmak için onları tımar etmeye bayılırlarКрабы вида Cалли-Лайтфут удаляют с их кожи водоросли, паразитов и частички повреждённых тканей.
Bu yengeçler yiyecek bulmak için onları tımar etmeye bayılırlarסרטן הסלע האדום אוהב .לנקות אותן מאצות, טפילים ועור מת
Bu yengeçler yiyecek bulmak için onları tımar etmeye bayılırlarسرطانات قدم سالي الخفيف يحبون صقلهم للطحالب،و الطفيليات والجلد الميت
- Come on... - Yenge...- Vamos ... - Yenge ...
- Come on... - Yenge...-Έλα... - Yenge...
- Come on... - Yenge.... קדימה... - Yenge...
DG: Gördüğünüz gibi, burada yaşayan bir yengeç var.Bạn thấy đấy, đây là 1 loài cua sống ở dưới này
DG: Gördüğünüz gibi, burada yaşayan bir yengeç var.보이시죠- 이 아래에 살고 있는 게입니다.
DG: Gördüğünüz gibi, burada yaşayan bir yengeç var.דייב: אתם יכולים לראות -- הנה סרטן שחיים שם למטה.
DG: Gördüğünüz gibi, burada yaşayan bir yengeç var.ديفيد جالو: يمكنكم ان تروا -- ها هنا سرطان البحر الذي يعيش هناك.
DG: Gördüğünüz gibi, burada yaşayan bir yengeç var.彼はワームをつかむことが出来ます
Don't worry yenge, we are going to prepare all tomorrow orders today ...No te preocupes Yenge, vamos a preparar todos los pedidos mañana de hoy ...
Don't worry yenge, we are going to prepare all tomorrow orders today ...Μην ανησυχείτε yenge, πρόκειται να προετοιμάσουν όλα αύριο τις παραγγελίες σήμερα...
Don't worry yenge, we are going to prepare all tomorrow orders today .... אל תדאג yenge, אנחנו הולכים להכין כל מחר הזמנות היום...
Fatmagül isn't with me, Yenge.Fatmagül δεν είναι μαζί μου, Yenge.
Fatmagül, Mukaddes. Mukaddes will be your yenge.Σας είπα κάτι κακό που πρέπει να έχει συμβεί.
Fatmagül, Mukaddes. Mukaddes will be your yenge.. אמרתי לך שמשהו רע קרה.
Fikirlerden biri yengeç çiğnemesinden geliyor.Az egyik ötletem a rákrágás megfigyeléséből adódik.
Fikirlerden biri yengeç çiğnemesinden geliyor.Een idee komt uit de studie van kauwende krabben.
Fikirlerden biri yengeç çiğnemesinden geliyor.En idé kommer från tuggande krabbor.
Fikirlerden biri yengeç çiğnemesinden geliyor.Jeden nápad přišel od žvýkání krabů.
Fikirlerden biri yengeç çiğnemesinden geliyor.Jeden z pomysłów nasunęła obserwacja przeżuwających krabów.
Fikirlerden biri yengeç çiğnemesinden geliyor.게의 저작 운동을 보고 한 가지 아이디어를 떠올렸는데,
Fikirlerden biri yengeç çiğnemesinden geliyor.Một trong những ý tưởng đó được đề xuất qua bài học về hành động nhai của con cua
Fikirlerden biri yengeç çiğnemesinden geliyor.O idee vine din observarea modului de mestecare al crabilor.
Fikirlerden biri yengeç çiğnemesinden geliyor.Salah satu konsep itu berasal dari kepiting pengunyah.
Fikirlerden biri yengeç çiğnemesinden geliyor.Une de ces idées vient d'études sur la mastication des crabes.
Fikirlerden biri yengeç çiğnemesinden geliyor.Un'idea viene dalla masticazione dei granchi.
Fikirlerden biri yengeç çiğnemesinden geliyor. Yengeçleri çiğnemeyi kastetmiyorum.Eine Idee kommt vom Kauen der Krebse und ich meine nicht, dass wir Krebse kauen.
Fikirlerden biri yengeç çiğnemesinden geliyor. Yengeçleri çiğnemeyi kastetmiyorum.Uma ideia vem de lições tiradas da mastigação dos caranguejos.
Fikirlerden biri yengeç çiğnemesinden geliyor.Y una idea proviene de las lecciones de masticación de los cangrejos.
Fikirlerden biri yengeç çiğnemesinden geliyor.Одна из идей возникла при изучении жевания крабов.
Fikirlerden biri yengeç çiğnemesinden geliyor.ורעיון אחד מגיע מנסיון של לעיסת סרטנים.
Fikirlerden biri yengeç çiğnemesinden geliyor.وأتت إحدى الأفكار من دروس مضغ السراطين
Fikirlerden biri yengeç çiğnemesinden geliyor.僕らがカニを噛むんじゃないよ
Gerçekten üzgünüm. Yenge..Ne diyeceğimi bilemiyorum정말 미안하다.
Gördüğünüz gibi, burada yaşayan bir yengeç var. Bu solucanların ucunu kapmayı başarmış.Pueden ver que ahí hay un cangrejo que vive allá abajo, ha logrado agarrar la punta de una de estas lombrices.
Gördüğünüz gibi, burada yaşayan bir yengeç var.Hier zie je een krab die daar leeft.
Gördüğünüz gibi, burada yaşayan bir yengeç var.Lo vedete - c'è un granchio che vive laggiù.
Gördüğünüz gibi, burada yaşayan bir yengeç var.Most egy rákot láthatnak, ami megél itt a mélyben.
Gördüğünüz gibi, burada yaşayan bir yengeç var.Sie können sehen - hier ist eine Krabbe, die dort unten lebt.
Gördüğünüz gibi, burada yaşayan bir yengeç var.To miejscowy krab.
Gördüğünüz gibi, burada yaşayan bir yengeç var.Tu môžete vidieť kraba, ktorý žije tam dole.
Gördüğünüz gibi, burada yaşayan bir yengeç var.Vedeţi -- acesta este un crab care trăieşte acolo jos.
Gördüğünüz gibi, burada yaşayan bir yengeç var.Vous voyez - voici un crabe qui habite là.
Gördüğünüz gibi, burada yaşayan bir yengeç var.Zde můžete vidět kraba, žijícího tam dole.
Gördüğünüz gibi, burada yaşayan bir yengeç var.Μπορείτε να δείτε -- εδώ είναι ένα καβούρι που ζει εκεί.
Gördüğünüz gibi, burada yaşayan bir yengeç var.А вот краб, живущий на большой глубине.
Gördüğünüz gibi, burada yaşayan bir yengeç var.Виждате... ето един рак, който живее там долу.
Görüş yeteneği atnalı yengeçlerinde rafine oldu, onlar denizi ilk terk edenlerdendi.A látás tovább finomodott a tarisznyarákoknál, amelyek az elsők közt hagyták el a tengert.
Görüş yeteneği atnalı yengeçlerinde rafine oldu, onlar denizi ilk terk edenlerdendi.A visão aperfeiçoou-se nos caranguejos-ferradura, entre os primeiros a deixar o mar.