Oradan Eski Calabar'a yelken açacak ve 350 kişi alacaktı.From there he was to sail Old Calabar and buy 350 people.
Daha sonra kölelerin satılacağı Karayipler'e yelken açması talimatı verildi.He was then instructed to sail to the Caribbean where the slaves were to be sold.
Yelkenli yarışı 24. sırada tamamladı.[1]The sailboat finished 24th in the race.[1]
Yelkenlinin mürettebatı hiçbir kayıp vermedi ve Girit'te kıyıya yüzdü. [1]The schooner's crew suffered no casualties and swam to shore on Crete.[29]
Bu onu dünyanın en uzun süre denizde kalan yelkenli hayalet gemilerinden biri yapacaktı.This would make her one of the longest sailing ghost ships in the world.
Fedot ve bazı arkadaşları doğuya, Kolyma ırmağına yelken açtılar.Fedot and some of his companions sailed east to the Kolyma River.
1497-98'de Hindistan'a yelken açan ünlü Portekizli kaşif.Famous Portuguese explorer who sailed to India in 1497–98.
Béthencourt, birlikte yola çıktığı seksen mürettebattan elli üçüyle yelken açtı.Of the eighty crew with which he set out, Béthencourt sailed with fifty-three.
Adrias Türkiye kıyılarına kaçtı ve derme çatma onarımlardan sonra İskenderiye'ye yelken açtı.[1]Adrias escaped to the Turkish coast and after makeshift repairs, sailed to Alexandria.[19]
Alcock daha sonra tıp eğitimine başlamak için evine yelken açabildi.Alcock was then able to sail home to begin his medical training.
1649'da Kanada'ya yelken açtı ve Ağustos sonunda Quebec'e vardı.He sailed for Canada in 1649 and arrived at Quebec in late August.
Roma Filosu gece ay ışığı altında Lilybaem'dan kuzeye yelken açtı.Die Flotte segelte in mondloser Nacht von Lilybaeum nach Norden.
"Yelkenli Gemilerin Tarihi".Geschichte der Segelschiffe.
Bugün yelken hem hobi hem de spor olarak pek çok kişi tarafından benimsenmektedir.Das Segeln selbst wird heute nur noch als Hobby und Sport betrieben.
Bu yelkenli ile Guam halkının özgürlüğü, cesareti ve korkusuzca denizlere açılmaları simgelenmektedir.Dies symbolisiert die Freiheit und den Mut der damaligen Bewohner, furchtlos über das Meer zu fahren.
Ancak yardımcı olması için yelken donanımına da sahiptir.Und so entwenden sie auch sein Segelboot.
Baudouin karısı Marie bu olaydan habersiz Akra'ya yelken açmıştı.Balduins Ehefrau Marie war, in Unkenntnis der Ereignisse, ins Heilige Land nach Akkon gesegelt.
Yelken yönleri ve geminin gidiş açısı doğru gözükmüyordu.Kurs und Ladung des Schiffes blieben unklar.
Yine iki kişilktir ve balon yelkeni vardır.Ihm gehörten zwei Luftschiff- und zwei Ballongeschwader an.
Kuzeydeki 88. enleme yelken açan ilk kâşifti.Er war zudem der erste Mensch, der den 88. nördlichen Breitengrad überquerte.
Uluslararası Yelken Federasyonu tarafından da tanınmaktadır.Sie werden vom europäischen Schwimmverband LEN anerkannt.
Tuor Ulmo'nun Huzursuzluğunu fark eder ve gemisi Eärrámë ile yanına Idril'i alarak Batıya yelken açar.Tuor selbst liebt das Meer und fährt, als er alt wird, mit Idril in den Westen.
Aldarion kendini evliliğe zorlanıyor hissediyordu bunun için yeniden yelken açmaya karar vermişti.Durch die Heirat entschloss sich Lauw, die Seefahrt aufzugeben und wollte zunächst Landwirt werden.
Cowes: uluslararası yelkencilik merkezi.In: Schiffahrt International.
Kurbanları götüren gemi, siyah yelkenlidir.Das Schwarze Meer, in dem die Schiffe beschossen wurden, ist für die Schifffahrt frei.
Ancak beyaz renkli yelkenleri açmayı unutmuştur.Bei der Konservierung wurde auf das Wiederherstellen der weißen Farbgebung verzichtet.
Bu gemiler çoğunlukla kürekli olmayıp yelkenliydi.Diese Schiffe führten meist auch Segel.
Bunun anlamı yelkenin alanını küçülterek, rüzgârdan daha az faydalanmaktır.Daraus ergibt sich eine effektivere Nutzung der Segelfläche, und das Boot krängt weniger.
İlçede ayrıca bir yelken kulübü vardır.Auf Poel gibt es auch einen Segelklub.
Onun önerisi sonrasında kaptan daha da güneye, antarktik bölgelere doğru yelken açar.Das Schiff verschlägt es immer weiter südlich, bis es in die Antarktis gerät.
Görünmeyen tayfalar yelkenleri sararlar.Die Seitenschiffjoche sind quer überwölbt.
Plymouth Şirketinin ilk gemisi, Richard, 1606'da yeni dünyaya doğru yelken açtı.En août 1606, le premier vaisseau de la Plymouth Company, le Richard, navigua vers le Nouveau Monde.
Papa III. Honorius tarafından Roma'da tac giydirildikten sonra, Nisan 1217 tarihinde Brindisi'den yelken açtı.Couronné à Rome par le pape Honorius III, il prit la mer à Brindisi en avril 1217,.
Yelken Atarcası da bu kalıntıyla ilişkilidir.Ceci est également associé à la marée.
Ortadaki büyük gemi yelkenlerini toplamaya başlamıştır.Celle-ci commence à accueillir certains bateaux de croisière de taille moyenne.
Bu kez Nakşa Adası'na yelken açıldı.Celui-ci est ramené en urgence sur l'île.
Brik, iki adet kare şeklinde direk pilonu olan bir yelkenli gemidir.Un brick est un type de bateau à voile à 2 mâts.
Barcolana regatta, Kuzey İtalya'daki Trieste Körfezi'nde her yıl düzenlenen yelken yarışı.La Barcolana est une régate qui se court chaque année dans le golfe de Trieste, en Italie.
İngiliz denizaltısı, geminin kalan mürettebatını bir yelkenliye teslim etti.Les Britanniques emprisonnèrent le reste de son équipage.
Bu gemiler de Faleron'a yelken açmıştır.Ils habitaient au-delà de la mer de Rhûn.
Zaten kısa süre sonra Byzantion'a yelken açmışlardır.Ils commercent jusqu'à Byzance.
Bu üzüntü ile Theseus adayı terk eder ve yelkenleri değiştirmeyi unutur.C'est le cœur déchiré que Thésée doit quitter Ariane et il oublie de changer les voiles de son navire.
Kutlu Torunlar (Yelkenci.Pocket jeunes adultes).
Bu yöntem Japon IKAROS (İng: IKAROS) güneş yelkeni uzayaracı ile başarılı bir şekilde test edilmiştir.Le concept de voile solaire a été démontré par le projet japonais IKAROS.
IKAROS ilk operasyonel güneş yelkeni oldu.IKAROS fue el primero con una versión operativa de Vela Solar.
Şiddetli rüzgâra karşı yapılacak en etkili önlem, yelkene camadan vurmaktır.La forma más simple de hacer pasar energía a través del suelo es golpeándolo.
Sonuç olarak, Himerios sonuç vermeyen kuşatmayı bıraktı ve başkent için yelken açtı.Himerio luego abandonó el asedio infructuoso y navegó a la capital imperial.
İlçede ayrıca bir yelken kulübü vardır.También hay en funcionamiento un club de natación.
Görünmeyen tayfalar yelkenleri sararlar.Los marinos descubridores onubenses.
Türkiye’nin ilk ve şimdilik tek, yelkenli okul gemisidir.Es el primer y hasta ahora único túnel submarino en Grecia.
Eğer rüzgar iyi esiyorsa gemi yelkenle de hareket ettirilebiliyordu.Si esto continua así podría poner en peligro a la nave.
2008 Pekin Olimpiyatları'nın yelken yarışları bu şehirde yapılmıştır.En esta ciudad se realizaron parte de las competiciones náuticas de los Juegos Olímpicos de Pekín 2008.
8 Mart 1901, İstanbul - ö. ?), Türk yelkenci.Política regional de Marruecos 1/8/1999 El Sáhara lastra a Marruecos.
Yelken Atarcası da bu kalıntıyla ilişkilidir.La eslora de flotación está relacionada con las capacidades de navegación del navío.
Ülkesine dönmek için uzun yolu seçerek bir yelkenliyle Büyük Okyanus'a açıldı, Tahiti'de birkaç ay geçirdi.Realizó un viaje a lo largo del océano Pacífico y se quedó algunos meses en Asia.
Plymouth Şirketinin ilk gemisi, Richard, 1606'da yeni dünyaya doğru yelken açtı.Nell'agosto del 1606, la prima nave della Plymouth Company, la Richard, salpò alla volta del Nuovo Mondo.
Ülkesine dönmek için uzun yolu seçerek bir yelkenliyle Büyük Okyanus'a açıldı, Tahiti'de birkaç ay geçirdi.Scelsero di ritornare in Italia via mare ed impiegarono solamente quattro mesi.
Salma, yelkenli teknenin vazgeçilmez bir parçasıdır.GM: Non possiamo salvare la nave.
Cunda yakası: yelkenin seren yakalarına gelen uçlarına denir.Puerto Zapato: punto d'arrivo per chi attraversa il Mar dei Lamenti.
Üniversite, Yelken sporuna ilgiyi artırmak için bir proje hazırlamıştır.Lo sport si è evoluto da raduno in uno sport, con una maggiore attenzione per la navigazione.