"Biz Elbe yelken, rüzgar gemi KD Jonas-in-the-Balina denilen ...."Отплава от Елба, вятър СИ в кораба, наречен The Jonas-кит ....
"Biz Elbe yelken, rüzgar gemi KD Jonas-in-the-Balina denilen ...."אנחנו להפליג מן האלבה, שנקרא NE הרוח בספינה ג'ונאס-in-the-לוויתן ....
"Biz Elbe yelken, rüzgar gemi KD Jonas-in-the-Balina denilen ....واضاف "اننا أبحرت من الألب ، ودعا الرياح NE في السفينة وجوناس في داخل الحوت ،....
"Biz Elbe yelken, rüzgar gemi KD Jonas-in-the-Balina denilen ....いくつかは、クジラが彼の口を開くことができないと言うが、それは寓話is ....
Bu da teknenin altındaki su. Direk, yelkeni ayakta tutan şeydir.Tady dole je voda.
Bu da teknenin altındaki su. Direk, yelkeni ayakta tutan şeydir.その支柱が、その帆を揚げるものです。
Bu direk yelkeni ayakta tutan şey. daha anlaşılır olması için bunu bir gönder şeklinde çizeceğim.A więc maszt jest tym, co podtrzymuje żagiel. Mogę narysować to jako słup, to będzie trochę wyraźniejsze.
Bu direk yelkeni ayakta tutan şey. daha anlaşılır olması için bunu bir gönder şeklinde çizeceğim.C'est ce qui retient la voile. Je peux le dessiner comme un poteau, pour que ca soit plus clair
Bu direk yelkeni ayakta tutan şey. daha anlaşılır olması için bunu bir gönder şeklinde çizeceğim.Dat is wat het zeil omhoog houdt. Ik zal het als een paal tekenen, zodat het wat duidelijker wordt.
Bu direk yelkeni ayakta tutan şey. daha anlaşılır olması için bunu bir gönder şeklinde çizeceğim.Det är vad som håller seglet uppe. Jag kan rita det som en stolpe så det blir lite tydligare.
Bu direk yelkeni ayakta tutan şey. daha anlaşılır olması için bunu bir gönder şeklinde çizeceğim.Det er den mast, der holder sejlet. Vi kan tegne det sådan her, så det er mere tydeligt.
Bu direk yelkeni ayakta tutan şey. daha anlaşılır olması için bunu bir gönder şeklinde çizeceğim.그것이 돛을 지탱하고 있는 것이다. 나는 이것을 조금 더 분명히 하기 위해서 기둥으로 그리겠다.
Bu direk yelkeni ayakta tutan şey. daha anlaşılır olması için bunu bir gönder şeklinde çizeceğim.Questo tiene su la vela Lo disegno come un palo, così è un po' più chiaro.
Bu direk yelkeni ayakta tutan şey. daha anlaşılır olması için bunu bir gönder şeklinde çizeceğim.Tohle tedy drží plachtu. Můžu to namalovat jako kůl, ať je to jasnější.
Bu direk yelkeni ayakta tutan şey. daha anlaşılır olması için bunu bir gönder şeklinde çizeceğim.To je tá tyč na ktorú je upevnená plachta. Nakreslím to ako tyč aby to bolo viditeľnejšie.
Bu direk yelkeni ayakta tutan şey. daha anlaşılır olması için bunu bir gönder şeklinde çizeceğim.Саме це і підтримує парус. Я можу намалювати її у вигляді стовпця, так буде зрозуміліше.
Bu direk yelkeni ayakta tutan şey. daha anlaşılır olması için bunu bir gönder şeklinde çizeceğim.Това е, към което са прикрепени платната . Мога да го начертая като стълб, за да бъде малко по-ясно.
Bu direk yelkeni ayakta tutan şey. daha anlaşılır olması için bunu bir gönder şeklinde çizeceğim.זה מה שמחזיק את המפרש אני יכול לציר את זה כעמוד כדי שנראה ברור יותר
Bu direk yelkeni ayakta tutan şey. daha anlaşılır olması için bunu bir gönder şeklinde çizeceğim.هذا هو ما يعطل الابحار استطيع رسمها كعامود حتى تكون اوضح قليلاً
Bu direk yelkeni ayakta tutan şey. daha anlaşılır olması için bunu bir gönder şeklinde çizeceğim.少しわかりやすくするように、それを棒として描かせてもらいます。 よければ、それに影を付けて下さいね。
Bu tuz sel Yelken, rüzgarlar, senin iç geçiriyor, onlarla Senin gözyaşları ve onlar azgın -Jadranje v ta sol poplav, vetrov, tvoji vzdihi, Who, - divja s tvoje solze in se z njimi, -
Bu tuz sel Yelken, rüzgarlar, senin iç geçiriyor, onlarla Senin gözyaşları ve onlar azgın -이 소금 홍수로 세일링, 바람, 그대 휴,, - 그들은 그대의 눈물, 그리고 그들과 함께 맹렬한 -
Bu tuz sel Yelken, rüzgarlar, senin iç geçiriyor, onlarla Senin gözyaşları ve onlar azgın -Navegando en este diluvio de sal, el viento, suspira tu, ¿Quién, - furioso con tus lágrimas y con ellos, -
Bu tuz sel Yelken, rüzgarlar, senin iç geçiriyor, onlarla Senin gözyaşları ve onlar azgın -Plachtenie v tejto soli povodne, vetra, tvoje vzdychy, kto, - vyčíňanie sa tvoje slzy a oni s nimi, -
Bu tuz sel Yelken, rüzgarlar, senin iç geçiriyor, onlarla Senin gözyaşları ve onlar azgın -Plachtění v této soli povodně, větru, tvé vzdechy, kdo, - řádění se tvé slzy a oni s nimi, -
Bu tuz sel Yelken, rüzgarlar, senin iç geçiriyor, onlarla Senin gözyaşları ve onlar azgın -Sailing trong lũ muối, gió, thở dài ngươi, ai, hoành hành với những giọt nước mắt Chúa và với họ,
Bu tuz sel Yelken, rüzgarlar, senin iç geçiriyor, onlarla Senin gözyaşları ve onlar azgın -Segeln in diesem Salz Flut, die Winde, deine Seufzer; Who, - tobt mit deinen Tränen, und sie mit ihnen -
Bu tuz sel Yelken, rüzgarlar, senin iç geçiriyor, onlarla Senin gözyaşları ve onlar azgın -Segling i detta salt översvämning, vindarna, din suckar, Who, - rasar med dina tårar och de med dem, -
Bu tuz sel Yelken, rüzgarlar, senin iç geçiriyor, onlarla Senin gözyaşları ve onlar azgın -Sejlads i dette salt oversvømmelse, vinden, dit suk, Who, - raser med dine tårer, og de med dem, -
Bu tuz sel Yelken, rüzgarlar, senin iç geçiriyor, onlarla Senin gözyaşları ve onlar azgın -Vela in questo diluvio sale, i venti, i tuoi sospiri, Chi, - infuria con le tue lacrime e con loro, -
Bu tuz sel Yelken, rüzgarlar, senin iç geçiriyor, onlarla Senin gözyaşları ve onlar azgın -Vela neste dilúvio de sal; os ventos, suspira tua; Who, - raging com tuas lágrimas e com eles, -
Bu tuz sel Yelken, rüzgarlar, senin iç geçiriyor, onlarla Senin gözyaşları ve onlar azgın -Vitorlázás ebben a só árvíz, a szél, te sóhajt, Ki, - dühöngő a te könnyek, és velük, -
Bu tuz sel Yelken, rüzgarlar, senin iç geçiriyor, onlarla Senin gözyaşları ve onlar azgın -Voile dans ce flot de sel; les vents, les soupirs, ton, qui, - rage avec tes larmes et ils avec eux, -
Bu tuz sel Yelken, rüzgarlar, senin iç geçiriyor, onlarla Senin gözyaşları ve onlar azgın -Żeglarstwo w tej powodzi sól, wiatry, twoje westchnienia, Kto, - szaleje ze twoje łzy, a oni z nich -
Bu tuz sel Yelken, rüzgarlar, senin iç geçiriyor, onlarla Senin gözyaşları ve onlar azgın -Zeilen in dit zout vloed, de wind, uw zucht, Who, - woedt met uw tranen en ze met hen, -
Bu tuz sel Yelken, rüzgarlar, senin iç geçiriyor, onlarla Senin gözyaşları ve onlar azgın -Ветроходство в тази сол от наводнения; ветрове, твоите въздишки; Кой, - бушува със сълзите ти и те с тях, -
Bu tuz sel Yelken, rüzgarlar, senin iç geçiriyor, onlarla Senin gözyaşları ve onlar azgın -Парусный спорт в этой соли потопа, ветры, твои вздохи; Кто, - бушует с твоими слезами, и они с ними, -
Bu tuz sel Yelken, rüzgarlar, senin iç geçiriyor, onlarla Senin gözyaşları ve onlar azgın -שיט במבול זה מלח, רוחות, נאנחת עמך; מי - משתוללת עם הדמעות שלך והם איתם -
Bu tuz sel Yelken, rüzgarlar, senin iç geçiriyor, onlarla Senin gözyaşları ve onlar azgın -الإبحار في هذه الفيضانات الملح ، والرياح ، وتتنهد خاصتك ، من ، -- الهائج بالدموع خاصتك وانهم معهم ، --
Bu tuz sel Yelken, rüzgarlar, senin iç geçiriyor, onlarla Senin gözyaşları ve onlar azgın -突然の穏やかなし、汝の嵐に翻弄された身体をオーバーになります。 - どのように今、妻!
Direk, yelkeni ayakta tutan şeydir.A maszt jest tym, co podtrzymuje żagiel.
Direk, yelkeni ayakta tutan şeydir.And then the mast is the thing that holds up the sail. És akkor az árbóc az amely tartja a vitorlát.
Direk, yelkeni ayakta tutan şeydir.A sťažeň je tá tyč, na ktorú je upevnená plachta.
Direk, yelkeni ayakta tutan şeydir.E l'albero è ciò che tiene su la vela.
Direk, yelkeni ayakta tutan şeydir.En de mast is dat ding dat het zeil omhoog houdt.
Direk, yelkeni ayakta tutan şeydir.Et après le mât est la chose qui tient la voile.
Direk, yelkeni ayakta tutan şeydir.그리고 돛대는 돛을 지탱하는 물건이다.
Direk, yelkeni ayakta tutan şeydir.Masten är den här som håller seglet uppe.
Direk, yelkeni ayakta tutan şeydir.Masten er den, der holder sejlet.
Direk, yelkeni ayakta tutan şeydir.А щогла - це те, що підтримує парус.
Direk, yelkeni ayakta tutan şeydir.И след това мачтата е нещото, което държи корабното платно.
Direk, yelkeni ayakta tutan şeydir.התורן הוא מה שמחזיק את המפרש
Direk, yelkeni ayakta tutan şeydir.ومن ثم فالسارية عبارة عن هذا الشيئ الذي يعطل الابحار
Doğrudan benim yelken, dinç baylar!Bezpośredni mój żagiel - On, krzepki panowie!
Doğrudan benim yelken, dinç baylar!Chỉ đạo cánh buồm của tôi - On, quý ông mạnh me!
Doğrudan benim yelken, dinç baylar!Directa la vela -, señores lujuriosos!
Doğrudan benim yelken, dinç baylar!Directe ma voile -, messieurs vigoureux!
Doğrudan benim yelken, dinç baylar!Direct mijn zeil - Op, wellustige heren!
Doğrudan benim yelken, dinç baylar!Direct naviga meu - La, domnilor robuste!
Doğrudan benim yelken, dinç baylar!Direkte mein Segel - On, lustvolle Herren!