Burada yeşil bir alan vardı; şimdi o bir süpermarket.Here stood a green field; now it is a supermarket.
Yeşil çay mı yoksa siyah çay mı tercih edersin?Do you prefer green or black tea?
Çim tepenin diğer tarafında her zaman yeşildir.The grass is always greener on the other side of the hill.
Tom önceden bir sarhoştu ama şimdi bir yeşilaycı.Tom was previously a drunk, but now he's a teetotaler.
Tom yeşil bir mayo giyiyordu.Tom was wearing a green swimsuit.
Yeşil bir arabam var.I have a green car.
Biz küçük bir tepe üzerindeki bir yeşil alanda piknik yaptık.We had a picnic in a green field on a small hill.
Kitap yeşil.The book is green.
O ışık yeşildir.That light is green.
Maria'nın en sevdiği içecek yeşil çaydır.Maria's very favorite drink is green tea.
Meyve yeşildir.The fruit is green.
Macar bayrağı kırmızı, beyaz ve yeşildir.The Hungarian flag is red, white and green.
İtalyan bayrağı, yeşil, beyaz ve kırmızıdır.The Italian flag is green, white and red.
Yüzme havuzundaki su aniden yeşile döndü.The water in the swimming pool suddenly turned green.
Tom saçını yeşile boyadı.Tom dyed his hair green.
Tom'un yeşil gözleri var mı?Does Tom have green eyes?
Yeşil gömleğimi gördün mü?Have you seen my green shirt?
Esperanto'da yeşil, umudunu sembolize eder.In Esperanto, green symbolizes hope.
Dükkanlar, parlak oyuncakları ve yeşil dallarıyla neşeli görünüyor.The shops look merry with their bright toys and their green branches.
Ne tür meyve yeşildir?What kind of fruit is green?
Tom'un gözleri yeşildir.Tom's eyes are green.
Yeşil giymek isteğe bağlıdır.Wearing green is optional.
Tom'un göz rengi yeşildir.Tom's eye color is green.
Ne kadar yeşilsin?How green are you?
Tom yeşil bir vinil koltuğa oturdu ve bütün gün bira içti.Tom sat in a green vinyl armchair and drank beer all day.
Arazi güzel yeşil çimlerle kaplıdır.The field is covered in nice green grass.
Tom bir yeşil karta sahip.Tom has a green card.
Tom'un yeşil kartı var.Tom has a green card.
Mary'nin yeşil gözleri var.Mary has green eyes.
Anne Shirley, saçlarına ne yaptın? Neden, yeşil!Anne Shirley, what have you done to your hair? Why, it's green!
O yeşil şey de ne?What's that green stuff?
Yeşil gözlerim var.I have green eyes.
Tom'un evi yeşil bir çatıya sahiptir.Tom's house has a green roof.
Çim yeterince yeşil değil.The grass isn't green enough.
Yapraklar neden yeşildir?Why are leaves green?
Kırmızı kutu yeşil bir küp içeriyor.The red box contains a green cube.
Bu kırmızı kutular ve yeşil küpler beni delirtiyor!These red boxes and green cubes make me crazy!
Yeşil küp pürüzsüzdür.The green cube is smooth.
Orada yeşil bir küp var.There's a green cube standing there.
Minibüs yeşile boyandı.The van was painted green.
Kamyonet yeşil renge boyandı.The van was painted green.
Çevreci partiler sembol ve isimlerinde genelde yeşil rengi kullanırlar.Environmentalist parties generally use the color green in their symbols and names.
Bir baykuş yeşil ağacın üzerine kondu.An owl is perched on the green tree.
Çiçekler daha renkli ve çim daha yeşil görünüyor.The flowers seem more colourful, and the grass greener.
Hayır, çiçekler yeşil değil, kırmızı, beyaz, sarı veya mavi renktedir.No, the flowers are not green, but red, white, yellow or blue.
Masanın üstünde yeşil bir kitap var.On the table is a green book.
Işık yeşildi.The light was green.
Yeşil biberden hoşlanmam.I don't like green peppers.
Yeşil fasulyeden hoşlanmam.I don't like green beans.
Tom kapıyı yeşile boyadı.Tom painted the door green.
Yeşil bezelyeden hoşlanmam.I don't like green peas.
Yeşil araban var mı?Do you have a green car?
Tom asla yeşil biber yemezdi.Tom used to never eat green peppers.
Yeşil bir kazağın var mı?Do you have a green sweater?
Tom duvarı yeşil renkte boyadı.Tom painted the wall green.
Biraz yeşil çay içtim.I drank some green tea.
Tom, duvarları açık yeşil renkte boyadı.Tom painted the walls light green.
Yeşil çayı beğenmiyorum.I don't like green tea.
Bu muz yeşildir.This banana is green.
Oynayacak hiç yeşil alan yok.There are no green spaces to play in.