Ana içeriğe geç
Sözlük

yeğ ile cümle

yeğ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Yokluğunda yerini yeğeni Stevie Young doldurdu.Durante dicha gira, lo sustituyó su sobrino Stevie Young.
Herakleios, yeğeni Martina ile evlendi.Heraclio se casó con su propia sobrina, Martina.
Tuffy - Bir gri bir çocuk bezi giyiyor ve Jerry yeğeni mouseling.Tuffy - Un ratón gris niño que usa el pañal y que es sobrino de Jerry.
Soyadlarını Lumbroso'ya değiştiren yeğenlerden ikisi sonradan İtalya'ya göç edip ünlü birer haham oldular.Otros dos sobrinos también cambiaron sus nombres a Lumbroso y se hicieron rabinos famosos en Italia.
Yeğeninin kızın bir başkasına nişanlı olduğunu bildirip Tonio'yu reddeder.Declara que su sobrina está comprometida con otro hombre y despide a Tonio.
İsveç kralı V. Gustaf'ın yeğeniydi.Sobrina del rey Gustavo V de Suecia.
Antakya'da naip olan yeğeni Tancred, Antlaşma'nın şartlarını reddetti.Su sobrino, Tancredo, quien fue regente en Antioquía, se negó a aceptar los términos del Tratado.
Ama yapmak istediğim yegane şey buydu."Pero eso era lo único que siempre he querido hacer».
Yeğeni Gratianus'un başarısını kıskanan Valens zaferi kendi başına kazanmak istediğine karar verdi.Valente, celoso del éxito de su sobrino Graciano, decidió actuar para obtener por sí mismo la victoria.
Yegane amacımız haddimizi bildirmek, kendi kendimize hem de!Debemos aplicarnos las cláusulas incluso a nosotros mismos.
Lena Pearce: Nicole'ün kızı, Jackson'ın kız kardeşi, Aiden'ın yeğeni.Nicole Pearce: Hermana de Aiden Pearce y madre de Jackson y Lena.
İkinci evliliğini, 1235 yılında, Papa III. Innocentius'un büyük yeğeni Luciana (Lucienne) di Segni ile yaptı.Su segundo matrimonio fue en 1235 con Lucía de Segni, la sobrina nieta del papa Inocencio III.
Gecekondu sahibi ve yeğeninin ifadeleri üzerine soruşturma başlatıldı.Así comienza para el detective una búsqueda de su sobrino.
(“Büyücünün Yeğeni”, daha sonra, bu kitaptan önce okunması için yazılıyor).Su afición por la escritura es reciente.
Papa II. Pius'un yeğenlerinden biriydi.Era sobrino de Pío II.
Marius kaybedilen yerleri geri alabildi ve yegane komutan olarak kaldı.Mario es capaz de recuperarse de estas derrotas y consigue el mando único.
Yakanip esir alındı ve yeğeninin emirine uyularak idam edildi.Fue capturada finalmente y encarcelada por sus sobrinos.
Kral Faysal'ın, 25 Mart 1975'te yeğeni tarafından öldürülmesinin ardından tahta geçti.El rey Faisal fue asesinado por su sobrino el 25 de marzo de 1975 y le sucedió Jalid.
Sultan Sencer yeğeni olan "Suleyman Sah"ı Harezm valisi yaptı ve kendisi Merv'e geri döndü.Sanjar instaló a su sobrino Suleiman Shah como gobernante de Corasmia y regresó a Merv.
Yeğeni de kendisi gibi ünlü Olivia Molina'dır.Su nieta Olivia Molina es igualmente actriz.
Bunun üzerine Robin onun kendi yeğeni olduğunu anlar ve onu kendi çetesine alır.Ram acepta porque también debe buscar a su hermano.
Senin mutluluğunun ve istikbalinin yegane yaratıcısı, İhanetin bütün zincirlerini kıralım!¡Tú que estás maldito por el poder de la oscuridad, líbrate de sus cadenas ahora!
(Cranmer, bu arada Osiander’in yeğeniyle gizlice evlendi.)(En ese momento Cronin estaba casado con la sobrina de Griffith, Mildred).
Ama amca-yeğen savaşa girmeyi göze alamadılar.Los proveditores venecianos no se encontraban aun autorizados a participar en la batalla.
Rusesabagina bugün karısı, çocukları ve evlat edindiği yeğenleriyle birlikte Belçika’da yaşamaktadır.Iturrusgarai vive hoy en día en Patagonia con su mujer y su pequeña hija.
Yeğeni Dudley'i çok sevmektedir.Dudley, la siniestra ama de llaves.
Eugene: Bay Beady ve Bayan Beady'nin yeğenidir.Eugene Beady, sobrino de la Señora Beady (conocido como El Mocoso).
Üstad'ın yeğeni.La Hija del Profesor.
Bu yazıtı Apa Yeğen İrkin yazdı.Así que me mandó una foto de mi sobrino.
Yeğeni Ebu Cehil onunla konuşmuş ve gururunu okşayarak fikrini değiştirmesini sağlamıştır.El hermano la intenta convencer con promesa y amenazas.
Aynı zamanda Ron Weasley'nin yeğenidir.Es la tía abuela de Ron Weasley.
Yeni magister militum olarak yerine yeğeni Gundobad geçti.Su título de magister militum pasó a su sobrino Gundebaldo.
Yeğeni II. Vasili'ye karşı Moskova tacını talep etti.Reclamó el trono de Moscú contra su sobrino Basilio II de Rusia.
Bir süre sonra annesini kaybedince tüm sevgisini yeğenlerine verdi.Así que volcó todo su cariño en sus sobrinos.
Yerine yeğeni geçti.Le sucedió su sobrino.
Baron, özgün adı olan von Ungern-Sternberg yerine Ungern von Sternberg kullanımını yeğlemiştir.Aunque nacido von Ungern-Sternberg, cambió su nombre al aristocrático Ungern von Sternberg.
3 Ağustos'ta veliaht Lij Iyasu'nun yeğeni Ambassel'li Menen Asfaw ile evlendi.El 3 de agosto se casó con Menen Asfaw de Ambassel, sobrina del heredero al trono Lij Iyasu.
863–925),Teutberga’nın yeğeni Arles Kontu Theobald of Arles (c.854–895), conde de Arlés, sobrino de Teutberga.
Ardından, yeğeni I. Kubâd (488-531) tahta yükseldi.Fue sucedido por su sobrino Kavad I (488-531).
İrini'nin bir yeğeni olduğu da bilinmektedir.Jack se da cuenta entonces de que Aaron es su sobrino.
Leiva Brezilyalı eski Millî futbolcu Leivinha'nın da yeğenidir.Es sobrino del ex futbolista internacional Leivinha.
Maiyetinin bir diğer üyesi, Mulugeta Yeggazu ise Adowa Muharebesine genç bir erkek olarak katılmıştı.Otro miembro de su séquito, Mulugeta Yeggazu, luchó en Adwa cuando era joven.
Nina Cortex: Neo Cortex'in yeğenidir.Debemos encontrar a Nina Cortex, la sobrina del Dr. Neo.
Lakin İbrahim'in bu nisvandan pek hoşnut olduğu için onları yegane lafları ile tenkid edebiliyordu.Abramo era di carattere estroverso, e con facilità trovava chi l'ascoltasse.
İlkine yeğlense de bu akıl da insanı kemale erdirmez.A prima vista, quindi, per l'uomo non c'è alcuna certezza.
Bir kişi herhangi bir dayısının yeğenidir.Una persona è nipote di suo zio.
Erwin Pröll'ün yeğenidir.È nipote di Erwin Pröll.
Maya Lin Çin'in ilk bayan mimarı olarak anılan Lin Huiyin'nın yeğenidir.È nipote di Lin Huiyin, che si dice sia la prima donna architetto della Cina.
Dul kalan karısına göre Castellano, Gambino Ailesi'nin patronu olan Paul Castellano'nun yeğenidir.Castellano era nipote del boss della Famiglia Gambino Paul Castellano.
Onların yegâne görevi, halka açık gösterilere ya da kamu çalışmalarına para harcamaktı.Il loro unico compito era gestire la spesa di denaro per l'esposizione di giochi o opere pubbliche.
Nina Cortex: Neo Cortex'in yeğenidir.Nina è la nipote di Neo Cortex.
Stendhal, Dumas gibi geçmişe yönelmek yerine içinde yaşadığı toplumu betimlemeyi yeğledi.Pindaro suggerisce invece che abbia cercato di raggiungere la dimora degli dei come altri prima di lui.
Tangut kralı barış istemeyi yeğledi.Tuttavia il re cominciava a desiderare la pace.
Lise yıllarında iken yazdığı şiirleri, yeğeni ile arkadaş olduğu, yazar Heinrich Böll'e göndermişti.Compose alcune poesie che inviò anche allo scrittore Heinrich Böll, essendo amico del nipote.
Antakya'da naip olan yeğeni Tancred, Antlaşma'nın şartlarını reddetti.Suo nipote, Tancredi, che era reggente di Antiochia, rifiutò di accettare i termini del trattato.
Yeğeni Elif'le arası çok iyiydi.Aveva invece un ottimo rapporto con l'adorato nipote Guglielmo.
Aktör ve şarkıcı Kevin Colson'un da yeğenidir.L'attore e cantante Anthony Montgomery è suo nipote.
Oyuncu Blythe Danner'in yeğeni ve Oscar'lı yıldız Gwyneth Paltrow'un kuzenidir.Inoltre Kate è la nipote dell'attrice Blythe Danner e cugina della vincitrice di Oscar Gwyneth Paltrow.
Laparoskopi yeğlenen bir yöntemdir.La biopsia è il metodo favorito di diagnosi.
Benjamin Geronimo'nun en sevdiği yeğenidir.Greg è il suo nipote preferito.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod