Ana içeriğe geç
Sözlük

yeğ ile cümle

yeğ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
"Bu lüks dairede yeğenim Francis ait mi?""Μήπως αυτό το πολυτελές διαμέρισμα ανήκει στον ανιψιό Francis μου;"
"Bu lüks dairede yeğenim Francis ait mi?""Дали този луксозен апартамент принадлежат към моя племенник на Франсис?"
"Bu lüks dairede yeğenim Francis ait mi?""Означает ли это роскошный плоские принадлежат мой племянник Фрэнсиса?"
"Bu lüks dairede yeğenim Francis ait mi?""Чи означає це розкішний плоскі належать мій племінник Френсіса?"
"Bu lüks dairede yeğenim Francis ait mi?""هل هذه الشقة الفاخرة تنتمي إلى فرانسيس ابن أخي؟"
"Bu lüks dairede yeğenim Francis ait mi?""絶対に。"
Bu nedenlerden dolayı,kendisini Avrupa ile vatandașları arasında yegane köprü olarak tanımlamaktadır.Ebben a minőségében a maga nemében egyedülállóhíd szerepet tölt be az Európai Unió és annak polgárai között.
Bu nedenlerden dolayı,kendisini Avrupa ile vatandașları arasında yegane köprü olarak tanımlamaktadır.I den egenskapen utgörkommittén en unik bro mellan EU och medborgarna.
Bu nedenlerden dolayı,kendisini Avrupa ile vatandașları arasında yegane köprü olarak tanımlamaktadır.Prin aceasta,Comitetul se afirmăca punte unicăîntre Europa și cetăţenii ei.
Bu nedenlerden dolayı,kendisini Avrupa ile vatandașları arasında yegane köprü olarak tanımlamaktadır.Tällä tavoin komitea vahvistaa asemansa ainutlaatuisena siltana EU:n jakansalaisyhteiskunnan välillä.
Bu nedenlerden dolayı,kendisini Avrupa ile vatandașları arasında yegane köprü olarak tanımlamaktadır.Tím potvrzuje svou roli mostu mezi Evropou a jejímiobčany, kterýje svého druhu jedinečný.
Bu nedenlerden dolayı,kendisini Avrupa ile vatandașları arasında yegane köprü olarak tanımlamaktadır.Докладчиците могат да потърсят помощта и на външни експерти.
Bunlar çocukların düşünebileceği yegane şeyler.Ce sont les seules choses auquelles les enfants s'interessent.
Bunlar çocukların düşünebileceği yegane şeyler.Das sind die einzigen Dinge, woran Kinder denken.
Bunlar çocukların düşünebileceği yegane şeyler.Det är sådant som barn bekymrar sig om.
Bunlar çocukların düşünebileceği yegane şeyler.Dit zijn de enige dingen die kinderen bedenken.
Bunlar çocukların düşünebileceği yegane şeyler.Hanya ini satu-satunya yang dipikirkan anak-anak.
Bunlar çocukların düşünebileceği yegane şeyler.Queste sono le uniche cose che importano ad un bambino.
Bunlar çocukların düşünebileceği yegane şeyler.To są jedyne rzeczy, o których myślą dzieci.
Bunlar çocukların düşünebileceği yegane şeyler.To so edine stvari, o katerih otroci razmišljajo.
Bunlar çocukların düşünebileceği yegane şeyler.هذه هي فقط الأشياء التي يفكر فيها الأطفال.
Burada yaptığım yegane şey ikide biri dörtte ikiye çevirmek oldu.여기에서 2 분의 1 을 4 분의 2 로 바꾼 것이 전부입니다
Burada yaptığım yegane şey ikide biri dörtte ikiye çevirmek oldu.2分の1を4分の2にしただけです.
Burada yaptığım yegane şey ikide biri dörtte ikiye çevirmek oldu.וכל מה שעשיתי , החלפתי חצי לשני רבעים
Burada yaptığım yegane şey ikide biri dörtte ikiye çevirmek oldu.وكل ما فعلته هنا هو انني حولت 1/2 الى 2/4
Burası bilimsel amaçlarla, ABD içerisinde kenevir yetiştirmenin yasal olduğu yegane devlet destekli bölge이곳은 연방정부가 자금을 지원하는 곳으로는 유일하게 미국에서 과학적 연구를 위해 합법적으로 대마초를 재배하는 곳입니다.
Burası bilimsel amaçlarla, ABD içerisinde kenevir yetiştirmenin yasal olduğu yegane devlet destekli bölgeזה האתר היחיד בארה"ב שממומן ע"י הממשלה ושבו החוק מתיר לגדל קנאביס לטובת מחקר מדעי.
Burası bilimsel amaçlarla, ABD içerisinde kenevir yetiştirmenin yasal olduğu yegane devlet destekli bölgeهذا هو الموقع الوحيد الممول اتحاديا حيث يتم زراعة القنب الهندي القانونياً للبحث العلمي في الولايات المتحدة.
Burası bilimsel amaçlarla, ABD içerisinde kenevir yetiştirmenin yasal olduğu yegane devlet destekli bölge合法的に大麻を栽培する施設です 米国内での科学的調査が目的です 研究用のマリファナを栽培しています
"Bu sizin ve tartışmak yeğenim için bir konudur.""Aceasta este o problemă pentru tine si nepotul meu pentru a discuta".
"Bu sizin ve tartışmak yeğenim için bir konudur.""C'est une question pour vous et mon neveu pour en discuter."
"Bu sizin ve tartışmak yeğenim için bir konudur.""Das ist eine Angelegenheit für Sie und mein Neffe zu diskutieren."
"Bu sizin ve tartışmak yeğenim için bir konudur.""Dat is een zaak van u en mijn neef te bespreken."
"Bu sizin ve tartışmak yeğenim için bir konudur.""Det är en fråga för dig och min brorson att diskutera."
"Bu sizin ve tartışmak yeğenim için bir konudur.""Det er et spørgsmål for dig og min nevø at diskutere."
"Bu sizin ve tartışmak yeğenim için bir konudur.""Đó là một vấn đề cho bạn và cháu trai của tôi để thảo luận về."
"Bu sizin ve tartışmak yeğenim için bir konudur.""Ez a kérdés az Ön számára, és az unokaöcsém, hogy megvitassák."
"Bu sizin ve tartışmak yeğenim için bir konudur.""Itu adalah masalah untuk Anda dan keponakan saya untuk membahas."
"Bu sizin ve tartışmak yeğenim için bir konudur.""그건 당신하고 토론 내 조카의 문제입니다."
"Bu sizin ve tartışmak yeğenim için bir konudur.""Questa è una questione per voi e mio nipote da discutere."
"Bu sizin ve tartışmak yeğenim için bir konudur.""Se kuuluu sinulle ja minun veljenpoika keskustella."
"Bu sizin ve tartışmak yeğenim için bir konudur.""To jest sprawa dla Ciebie i mojego siostrzeńca do przedyskutowania".
"Bu sizin ve tartışmak yeğenim için bir konudur.""To je stvar za vas in moj nečak, da bi razpravljali."
"Bu sizin ve tartışmak yeğenim için bir konudur.""To je vec pre vás a môj synovec diskutovať."
"Bu sizin ve tartışmak yeğenim için bir konudur.""To je věc pro vás a můj synovec diskutovat."
"Bu sizin ve tartışmak yeğenim için bir konudur.""Αυτό είναι ένα θέμα για σας και τον ανιψιό μου για να συζητήσουν."
"Bu sizin ve tartışmak yeğenim için bir konudur.""Това е въпрос за вас и племенника ми, за да обсъдят."
"Bu sizin ve tartışmak yeğenim için bir konudur.""Це справа для вас, і мій племінник, щоб обговорити".
"Bu sizin ve tartışmak yeğenim için bir konudur.""Это дело для вас, и мой племянник, чтобы обсудить".
"Bu sizin ve tartışmak yeğenim için bir konudur."واضاف "هذا هو الامر بالنسبة لك وابن أخي لمناقشة".
"Bu sizin ve tartışmak yeğenim için bir konudur."チャッピーは、問題を抱えたようだ。
Bu, yeğenim Charlotte.Aceasta e nepoata mea, Charlotte.
Bu, yeğenim Charlotte.Así que esta es mi sobrina, Charlotte.
Bu, yeğenim Charlotte.Đây là cháu tôi, Charlotte.
Bu, yeğenim Charlotte.Dit is mijn nichtje Charlotte.
Bu, yeğenim Charlotte.Ihr hört also meine Nichte, Charlotte.
Bu, yeğenim Charlotte.이것은 제 조카 샬롯입니다.
Bu, yeğenim Charlotte.Questa è mia nipote, Charlotte.
Bu, yeğenim Charlotte.Tehát ő az unokahúgom, Charlotte.
Bu, yeğenim Charlotte.To moja siostrzenica Charlotte.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod