Ana içeriğe geç
Sözlük

yeğ ile cümle

yeğ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Bu arada, bu, benim iki yaşındaki yeğenim, Guy.Dit is trouwens mijn tweejarige neefje Guy.
Bu arada, bu, benim iki yaşındaki yeğenim, Guy.Esto por cierto, sucede con mi sobrino de dos años, Guy.
Bu arada, bu, benim iki yaşındaki yeğenim, Guy.Igaz is, ez itt Guy, a két éves unokaöcsém .
Bu arada, bu, benim iki yaşındaki yeğenim, Guy.Mimochodem, tohle je můj dvouletý synovec Guy.
Bu arada, bu, benim iki yaşındaki yeğenim, Guy.Mimochodom, toto je môj 2-ročný synovec Guy.
Bu arada, bu, benim iki yaşındaki yeğenim, Guy.Questo, a proposito, è il mio nipotino di due anni, Guy.
Bu arada, bu, benim iki yaşındaki yeğenim, Guy.To mój dwuletni siostrzeniec - Guy.
Bu arada, bu, benim iki yaşındaki yeğenim, Guy.Voici d'ailleurs mon neveu de deux ans, Guy.
Bu arada, bu, benim iki yaşındaki yeğenim, Guy.Αυτός, παρεμπιπτόντως, είναι ο δίχρονος ανιψιός μου, ο Γκάι.
Bu arada, bu, benim iki yaşındaki yeğenim, Guy.А это Гай, мой двухлетний племянник.
Bu arada, bu, benim iki yaşındaki yeğenim, Guy.Между другото, това е две годишният ми племеник, Гай.
Bu arada, bu, benim iki yaşındaki yeğenim, Guy.Між іншим, це мій дворічний племінник Гай.
Bu arada, bu, benim iki yaşındaki yeğenim, Guy.זהו, דרך אגב, אחייני בן השנתיים, גיא.
Bu arada, bu, benim iki yaşındaki yeğenim, Guy.هذا، على فكرة، هو ابن أخي "جاي" ذو السنتين.
Bu arada, bu, benim iki yaşındaki yeğenim, Guy.誤解がないように 明らかにしておきたいのですが
Bu deneyime en büyük yegâne katkı televizyon izlemek, diğeri banyoda olmak, oturmak.Cea mai mare sursă unică pentru apatie este urmărirea televizorului, a doua este să stai în baie.
Bu deneyime en büyük yegâne katkı televizyon izlemek, diğeri banyoda olmak, oturmak.De grootste bijdrager aan die ervaring is televisie kijken, de volgende is in de badkamer zijn, zitten.
Bu deneyime en büyük yegâne katkı televizyon izlemek, diğeri banyoda olmak, oturmak.Den enskilt största orsaken till detta är att titta på tv, den andra är att sitta på toaletten.
Bu deneyime en büyük yegâne katkı televizyon izlemek, diğeri banyoda olmak, oturmak.Den größten Beitrag zu diesem Erleben hat das Fernsehen, den nächsten das Sitzen auf der Toilette.
Bu deneyime en büyük yegâne katkı televizyon izlemek, diğeri banyoda olmak, oturmak.Den største enkeltstående bidragsyder til den oplevelse er at se TV, den næste er at sidde på badeværelse.
Bu deneyime en büyük yegâne katkı televizyon izlemek, diğeri banyoda olmak, oturmak.Điều góp phần lớn nhất vào trạng thái này là xem tivi; tiếp theo là ngồi trong phòng tắm.
Bu deneyime en büyük yegâne katkı televizyon izlemek, diğeri banyoda olmak, oturmak.El mas grande contribuidor para esta experiencia es mirar televisión, la otra es estar sentado en el baño.
Bu deneyime en büyük yegâne katkı televizyon izlemek, diğeri banyoda olmak, oturmak.Il contributo maggiore a tale situazione è guardare la televisione, il successivo è stare in bagno, seduti.
Bu deneyime en büyük yegâne katkı televizyon izlemek, diğeri banyoda olmak, oturmak.Le plus grand participant à celà est de regarder la télévision, le suivant est d"être aux toilettes, assis.
Bu deneyime en büyük yegâne katkı televizyon izlemek, diğeri banyoda olmak, oturmak.Najczęstszym czynnikiem wywołującym ją jest oglądanie telewizji, kolejny to siedzenie w łazience.
Bu deneyime en büyük yegâne katkı televizyon izlemek, diğeri banyoda olmak, oturmak.Največji doprinos k tovrstni izkušnji je gledanje televizije; naslednje je sedenje v kopalnici.
Bu deneyime en büyük yegâne katkı televizyon izlemek, diğeri banyoda olmak, oturmak.Největším zdrojem tohoto pocitu je sledování televize, dál sem patří to, že jste v koupelně a sedíte...
Bu deneyime en büyük yegâne katkı televizyon izlemek, diğeri banyoda olmak, oturmak.그런 경험을 일으키는 가장 큰 한 가지 요인은 TV 시청이고, 그 다음은 화장실에 앉아있는 것입니다.
Bu deneyime en büyük yegâne katkı televizyon izlemek, diğeri banyoda olmak, oturmak.Най-големият проводник на това преживяване е гледането на телевизия, а следващият е да седиш в тоалетната.
Bu deneyime en büyük yegâne katkı televizyon izlemek, diğeri banyoda olmak, oturmak.התורם הבלעדי והמרכזי לחוויה הזו זה צפייה בטלויזיה, הדבר הבא זה להיות בשירותים, ישיבה.
Bu deneyime en büyük yegâne katkı televizyon izlemek, diğeri banyoda olmak, oturmak.وأكبر مساهم في هذا الشعور هو مشاهدة التلفاز، يليه أن تكون في دورة المياه، جالسا
Bu deneyime en büyük yegâne katkı televizyon izlemek, diğeri banyoda olmak, oturmak.その次はトイレで座っているとき 時にはテレビを見ているときでもその7-8%の時間は
Bugün işe gitmelerinin yegane sebebi başka nasıl hayatlarını kazanabileceklerini bilmemeleri.Ils vont au travail, ils pensent que c'est la façon de gagner sa vie.
Bugün işe gitmelerinin yegane sebebi başka nasıl hayatlarını kazanabileceklerini bilmemeleri.Ze gaan naar werk om te kunnen leven...
Bugün işe gitmelerinin yegane sebebi başka nasıl hayatlarını kazanabileceklerini bilmemeleri.Отиват на работа с мисълта, че това просто е начинът, по който се изкарва прехраната.
Bu ifadenin y ' yegöre integrali nedir?Jaká je primitivní funkce tohohle výrazu podle y?
Bu ifadenin y ' yegöre integrali nedir?Jaka jest antypochodna tego wyrażenia względem y?
Bu ifadenin y ' yegöre integrali nedir?Qual è l'antiderivata di questa espressione rispetto a y?
Bu ifadenin y ' yegöre integrali nedir?¿Qué es la primitiva de esta expresión ¿con respecto a y?
Bu ifadenin y ' yegöre integrali nedir?Was ist die Stammfunktion von diesem Ausdruck in Bezug auf y?
Bu ifadenin y ' yegöre integrali nedir?. 이 표현식이 y에 대한 역도함수는 무엇일까요?
Bu ifadenin y ' yegöre integrali nedir?Каква е антипроизводната на този израз по отношение на у?
Bu ifadenin y ' yegöre integrali nedir?ما هو أنتيديريفاتيفي من هذا التعبير وفيما يتعلق بنعم؟
Bu ifadenin y ' yegöre integrali nedir?何がこの式のyに関する不定積分ですか。 何がこの式のyに関する不定積分ですか。 さて、見てみましょう。
"Bu lüks dairede yeğenim Francis ait mi?""Ali to razkošno stanovanje pripadajo moj nečak Francis?"
"Bu lüks dairede yeğenim Francis ait mi?""Apakah ini datar mewah milik keponakanku Francis?"
"Bu lüks dairede yeğenim Francis ait mi?""Are acest apartament de lux aparţin nepotul meu Francis?"
"Bu lüks dairede yeğenim Francis ait mi?""Betyder det luksuriøse lejlighed tilhører min nevø Frans?"
"Bu lüks dairede yeğenim Francis ait mi?""Czy to luksusowe mieszkanie należy do mojego bratanka Franciszka?"
"Bu lüks dairede yeğenim Francis ait mi?""Điều này căn hộ sang trọng thuộc Francis cháu trai của tôi?"
"Bu lüks dairede yeğenim Francis ait mi?""Est-ce luxueux appartement appartiennent à mon neveu de Francis?"
"Bu lüks dairede yeğenim Francis ait mi?""Ez luxus lakás tartozik unokaöcsém Francis?"
"Bu lüks dairede yeğenim Francis ait mi?""Heißt das luxuriöse Wohnung zu meinem Neffen Francis gehören?"
"Bu lüks dairede yeğenim Francis ait mi?""Hör här lyxiga lägenheten till min brorson Francis?"
"Bu lüks dairede yeğenim Francis ait mi?""Is dit luxueuze flat behoren tot mijn neef Francis?"
"Bu lüks dairede yeğenim Francis ait mi?""이 고급스러운 플랫 내 조카 프란시스에 속해 있습니까?"
"Bu lüks dairede yeğenim Francis ait mi?""Questo lussuoso appartamento appartengono a mio nipote Francesco?"
"Bu lüks dairede yeğenim Francis ait mi?""Tarkoittaako tämä ylellinen tasainen kuuluvat veljenpoikani Francis?"
"Bu lüks dairede yeğenim Francis ait mi?""Znamená to, luxusní byt patří mého synovce Františka?"
"Bu lüks dairede yeğenim Francis ait mi?""Znamená to, luxusný byt patrí môjho synovca Františka?"
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod