Bilgelik kazanmak altından daha değerlidir, Akla sahip olmak da gümüşe yeğlenir.Nadobudnúť múdrosti, oj, o koľko je to lepšie ako zlato! A nadobudnúť rozumnosti je výbornejšie nad striebro.
Bilgelik kazanmak altından daha değerlidir, Akla sahip olmak da gümüşe yeğlenir.Nimm an die Weisheit, denn sie ist besser als Gold; und Verstand haben ist edler als Silber.
Bilgelik kazanmak altından daha değerlidir, Akla sahip olmak da gümüşe yeğlenir.Parempi kultaa on hankkia viisautta, kalliimpi hopeata hankkia ymmärrystä.
Bilgelik kazanmak altından daha değerlidir, Akla sahip olmak da gümüşe yeğlenir.Szerzeni bölcseséget, oh menynyivel jobb az aranynál; és szerzeni eszességet, kivánatosb az ezüstnél!
Bilgelik kazanmak altından daha değerlidir, Akla sahip olmak da gümüşe yeğlenir.vinne visdom -- hvor meget bedre er det ikke enn gull! Og å vinne forstand er mere verdt enn sølv.
Bilgelik kazanmak altından daha değerlidir, Akla sahip olmak da gümüşe yeğlenir.Приобретение мудрости гораздо лучше золота, и приобретение разума предпочтительнее отборного серебра.
Bilgelik kazanmak altından daha değerlidir, Akla sahip olmak da gümüşe yeğlenir.קנה חכמה מה טוב מחרוץ וקנות בינה נבחר מכסף׃
Bilgelik kazanmak altından daha değerlidir, Akla sahip olmak da gümüşe yeğlenir.قنية الحكمة كم هي خير من الذهب وقنية الفهم تختار على الفضة.
Bilgelik kazanmak altından daha değerlidir, Akla sahip olmak da gümüşe yeğlenir.得 智 慧 勝 似 得 金 子 . 選 聰 明 強 如 選 銀 子
Bilgelik kazanmak altından daha değerlidir, Akla sahip olmak da gümüşe yeğlenir.得 智慧 勝 似 得 金子 . 選聰 明強 如 選銀子
Bilmeliyiz ki bizim cok daha guclu bir seyimiz var. yegane cephanen sevgi olsun.Мы должны знать, что у нас есть нечто, обладающее гораздо большей силой. Примите на вооружение любовь".
Bir amca yeğenine doğum günü hediyesi olarak veriyor.Albo dziecko na urodziny dostaje laptop dla siebie i rówieśnika.
Bir amca yeğenine doğum günü hediyesi olarak veriyor.Een oom geeft hem aan een nichtje of neefje als verjaardagscadeau.
Bir amca yeğenine doğum günü hediyesi olarak veriyor.Ein Onkel schenkt einer Nichte oder einem Neffen das zum Geburtstag.
Bir amca yeğenine doğum günü hediyesi olarak veriyor.삼촌이 조카에게 생일 선물로 이걸 주게 됩니다.
Bir amca yeğenine doğum günü hediyesi olarak veriyor.Một người chú tặng quà sinh nhật cho cháu gái hoặc cháu trai.
Bir amca yeğenine doğum günü hediyesi olarak veriyor.Oppure che si tratti di uno zio che lo regala ai nipoti per il compleanno.
Bir amca yeğenine doğum günü hediyesi olarak veriyor.Seorang paman memberikan laptop ini kepada keponakan sebagai hadiah ulang tahun.
Bir amca yeğenine doğum günü hediyesi olarak veriyor.Un oncle en donne un à une nièce ou un neveu pour son anniversaire.
Bir amca yeğenine doğum günü hediyesi olarak veriyor.Un tío le regala una a un sobrino para su cumpleaños.
Bir amca yeğenine doğum günü hediyesi olarak veriyor.Un unchi îl oferă unei nepoate sau unui nepot ca dar pentru ziua aniversară.
Bir amca yeğenine doğum günü hediyesi olarak veriyor.Ένας θείος δίνει στο ανίψι του έναν σαν δώρο γενεθλίων.
Bir amca yeğenine doğum günü hediyesi olarak veriyor.Дядя дарит племяннику или племяннице ноут на день рождения.
Bir amca yeğenine doğum günü hediyesi olarak veriyor.Чичо дава на племенницата си или братовчеда си това като подарък за рождения ден.
Bir amca yeğenine doğum günü hediyesi olarak veriyor.דוד נותן לאחיינית או אחיין את זה כמתנת יום הולדת.
Bir amca yeğenine doğum günü hediyesi olarak veriyor.العم يقدم لابن أو بنت أخيه أو أخته حاسوبًا كهدية عيد ميلاد.
Bir amca yeğenine doğum günü hediyesi olarak veriyor.いろんな可能性があります
Birkaç beat yapmayı denedim. Bu, yeğenim Charlotte.Voici ma nièce, Charlotte.
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi. Bazıları parayı evsizlere verdi.Ktoś kupił przytulankę dla siostrzenicy, ktoś dał pieniądze bezdomnym.
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.Een vrouw kocht een knuffeldier voor haar nichtje.
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.Egy nő azt mondta, hogy vett egy plüss állatot az unokahúgának.
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.Eine Frau sagte, sie habe ein Kuscheltier für ihre Nichte gekauft.
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.En kvinde sagde at hun havde købt et tøjdyr til sin niece.
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.Eräs nainen kertoi ostaneensa pehmolelun siskontytölleen.
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.Jedna žena koupila plyšáka pro svoji neteř.
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.한 여성분은 조카를 위해 인형을 사기도 했구요.
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.Một phụ nữ nói rằng cô ấy mua một con thú bông cho cháu gái
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.Neka ženska je rekla, da je za svojo nečakinjo kupila plišasto igračo.
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.O femeie a spus că a cumpărat un animal de pluș pentru nepoata ei.
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.Salah seorang perempuan berkata bahwa dia membelikan keponakannya mainan.
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.Uma delas comprara um peluche para a sobrinha.
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.Una donna ha detto di aver comprato un peluche per la nipote.
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.Una joven dijo que compró un muñeco de peluche para su sobrina.
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.Une femme a dit qu'elle a acheté un peluche pour sa nièce.
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.Μια γυναίκα είπε ότι αγόρασε ένα αρκουδάκι για την ανιψιά της.
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.Една жена, каза че купила плюшено животно за нейната племенница.
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.Одна дівчина сказала, що купила м'яку іграшку племінниці.
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.Одна женщина сказала, что купила племяннице плюшевую игрушку.
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.בחורה אחת אמרה שהיא רכשה בובת פרווה עבור אחייניתה.
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.قالت امرأة أنها اشترت حيوانا محشوا لبنت أختها
Bir kadın, yeğeni için oyuncak aldığını söyledi.路上生活者にお金を渡した人もいました
Bir süre için günahın sefasını sürmektense, Tanrının halkıyla birlikte baskı görmeyi yeğledi.aimant mieux être maltraité avec le peuple de Dieu que d`avoir pour un temps la jouissance du péché,
Bir süre için günahın sefasını sürmektense, Tanrının halkıyla birlikte baskı görmeyi yeğledi.a radšej si vyvolil trpieť a strádať s ľudom Božím, ako mať dočasný pôžitok hriešny.
Bir süre için günahın sefasını sürmektense, Tanrının halkıyla birlikte baskı görmeyi yeğledi.đành cùng dân Ðức Chúa Trời chịu hà hiếp hơn là tạm hưởng sự vui sướng của tội lỗi:
Bir süre için günahın sefasını sürmektense, Tanrının halkıyla birlikte baskı görmeyi yeğledi.đành cùng_dân Ðức_Chúa_Trời chịu hà_hiếp hơn là tạm hưởng sự vui_sướng của tội_lỗi :
Bir süre için günahın sefasını sürmektense, Tanrının halkıyla birlikte baskı görmeyi yeğledi.escolhendo antes ser maltratado com o povo de Deus do que ter por algum tempo o gozo do pecado,
Bir süre için günahın sefasını sürmektense, Tanrının halkıyla birlikte baskı görmeyi yeğledi.Han ville hellre utstå lidande med Guds folk än för en kort tid leva i syndig njutning;
Bir süre için günahın sefasını sürmektense, Tanrının halkıyla birlikte baskı görmeyi yeğledi.Hij wilde liever met het volk van God slecht behandeld worden dan tijdelijk genieten van de zonde.
Bir süre için günahın sefasını sürmektense, Tanrının halkıyla birlikte baskı görmeyi yeğledi.idet han heller valgte å lide ondt sammen med Guds folk enn å ha en kortvarig nydelse av synden,
Bir süre için günahın sefasını sürmektense, Tanrının halkıyla birlikte baskı görmeyi yeğledi.Inkább választván az Isten népével való együttnyomorgást, mint a bûnnek ideig-óráig való gyönyörûségét;