Lavrov, 40 yıldan daha fazla üretken yazarlık yaptı.J.Fowlesas rašė daugiau nei 40 metų.
Nüfusun %98'lik okur yazarlık oranı vardır.92 % visos populiacijos yra raštingi.
Daha sonra yazarlık, öğretmenlik ve yayımcılıkla uğraştı.Ten jis mokėsi menų, žurnalistikos ir literatūros.
Önce İkdam’da tercümanlık ve düzeltmenlik, ardından Tercüman-ı Hakikat’de yazarlık yaptı.Tõlkimise käigus on tehtud parandusi ja täpsustusi, mistõttu tõlge on usaldusväärsem originaalist.
Okur-yazarlık oranı %98 dir.Kirjaoskuse tase on 39%.
Kitap çevirileri, gazete ve dergilerde yazarlık yaptı.Lesgi keeles antakse välja raamatuid ja ajalehti.
Başka bir deneyimim daha var: Yazarlık dersinde öğrencilere özel bir ödev veriyorum.Ho un'altra esperienza: nella mia classe di scrittura, do agli studenti un compito particolare.
Başka bir deneyimim daha var: Yazarlık dersinde öğrencilere özel bir ödev veriyorum.Ik heb nog een ervaring: in mijn schrijfklas geef ik een bijzondere opdracht.
Başka bir deneyimim daha var: Yazarlık dersinde öğrencilere özel bir ödev veriyorum.J'ai une autre expérience : dans mes cours d'écriture, je donne aux étudiants un devoir particulier.
Başka bir deneyimim daha var: Yazarlık dersinde öğrencilere özel bir ödev veriyorum.Tengo otra experiencia que contar: durante mi clase de escritura, les doy a mis alumnos una tarea especial.
Bunu kendi başımıza yapamayacağımızdan dolayı, çok süslü bir yazarlık aracı geliştirdik.우리가 모든 것을 전부 할 수는 없기 때문에 저희는 어떤 저자든지, 어떤 부모든 누구든
Bunu kendi başımıza yapamayacağımızdan dolayı, çok süslü bir yazarlık aracı geliştirdik.Nie osiągniemy tego sami.
Bunu kendi başımıza yapamayacağımızdan dolayı, çok süslü bir yazarlık aracı geliştirdik.ובגלל שאיננו יכולים לעשות זאת לבד, פיתחנו מחולל לומדות מתוחכם
Bunu kendi başımıza yapamayacağımızdan dolayı, çok süslü bir yazarlık aracı geliştirdik.ونظرا لأنه لا يمكن أن نقوم بذلك لوحدنا، لقد قمنا بتطوير أداة تأليف بارعة جداً
Bunu kendi başımıza yapamayacağımızdan dolayı, çok süslü bir yazarlık aracı geliştirdik.アプリ作成ツールを 用意しました 作家や 親や あるいは
Çinli ve Hintli kadınların okur yazarlık oranlarındaki fark oldukça keskin.Az ellentét a műveltség arányában különösen szembeszökő a kínai és indiai nők között.
Çinli ve Hintli kadınların okur yazarlık oranlarındaki fark oldukça keskin.Contrastul în privința alfabetizării e deosebit de puternic între femeile din China și cele din India.
Çinli ve Hintli kadınların okur yazarlık oranlarındaki fark oldukça keskin.Den markanta skillnaden i andelen läskunniga är störst mellan kinesiska kvinnor och indiska kvinnor.
Çinli ve Hintli kadınların okur yazarlık oranlarındaki fark oldukça keskin.Der Kontrast der Alphabetisierungsraten ist besonders scharf zwischen chinesischen und indischen Frauen.
Çinli ve Hintli kadınların okur yazarlık oranlarındaki fark oldukça keskin.El contraste en las tasas de alfabetización se agudiza, en especial, entre las mujeres chinas e indias.
Çinli ve Hintli kadınların okur yazarlık oranlarındaki fark oldukça keskin.Het contrast in alfabetisering is vooral scherp tussen Chinese vrouwen en Indiase vrouwen.
Çinli ve Hintli kadınların okur yazarlık oranlarındaki fark oldukça keskin.Il contrasto riguardo all'alfabetizzazione è particolarmente evidente tra le donne cinesi e quelle indiane.
Çinli ve Hintli kadınların okur yazarlık oranlarındaki fark oldukça keskin.식자율에 있어서의 차이는 중국 여성과 인도 여성을 비교할 때 훨씬 더 커집니다
Çinli ve Hintli kadınların okur yazarlık oranlarındaki fark oldukça keskin.Kontrast w poziomie tych umiejętności jest szczególnie widoczny w przypadku chińskich i indyjskich kobiet.
Çinli ve Hintli kadınların okur yazarlık oranlarındaki fark oldukça keskin.Perbedaan kemampuan baca tulis sangatlah tajam antara wanita Cina dan wanita India.
Çinli ve Hintli kadınların okur yazarlık oranlarındaki fark oldukça keskin.Razlika med stopnjama je še posebej očitna med kitajskimi in indijskimi ženskami.
Çinli ve Hintli kadınların okur yazarlık oranlarındaki fark oldukça keskin.Rozdíl v mírách gramotnosti je obzvláště patrný mezi čínskými a indickými ženami.
Çinli ve Hintli kadınların okur yazarlık oranlarındaki fark oldukça keskin.Sự trái ngược về tỉ lệ biết chữ thì khá là rõ ràng giữa phụ nữ Trung Quốc và phụ nữ Ấn Độ.
Çinli ve Hintli kadınların okur yazarlık oranlarındaki fark oldukça keskin.Контрастът в степента на грамотност е особено видим между китайските и индийските жени.
Çinli ve Hintli kadınların okur yazarlık oranlarındaki fark oldukça keskin.Особенно разителен контраст между уровнем грамотности китайских и индийских женщин.
Çinli ve Hintli kadınların okur yazarlık oranlarındaki fark oldukça keskin.הפער באחוזים של יודעי קרוא וכתוב גדול במיוחד בין הנשים של סין והודו.
Çinli ve Hintli kadınların okur yazarlık oranlarındaki fark oldukça keskin.التباين في معدلات التثقيف العلمي شاسع إلى درجة كبيرة بين المرأة في الصين والهند.
Çinli ve Hintli kadınların okur yazarlık oranlarındaki fark oldukça keskin.識字率の差が 特に顕著です 識字率の定義はまだ話していませんね
Eğer okur yazarlık oranını arttırabilirsek belki nüfus artışını durdurabiliriz. -있겠네요. 특히 높은 수준의 식자율에 도달하면 결국 저공 비행을 하게 될 겁니다.
Eğer okur yazarlık oranını arttırabilirsek belki nüfus artışını durdurabiliriz. -lopulta käytöstä taso että koskaan edes on mahdollisuus saada pallolla vastaan
Eğer okur yazarlık oranını arttırabilirsek belki nüfus artışını durdurabiliriz. -V takovém případě by nemuselo dojít k překročení Malthusiánského limitu.
Eğer okur yazarlık oranını arttırabilirsek belki nüfus artışını durdurabiliriz. -خصوصا إذا كان لدينا معدل عالي من الثقافة، اخيرا توقف التصاعد.
GV: Blog yazmak yazarlık yeteneklerinizi geliştirme konusunda faydalı mıydı, özellikle de kısa hikaye için?Ik zou het veel vaker moeten doen.
Her yaz, Lagos'ta, yazarlık seminerleri veriyorum.Chaque été, j'anime des ateliers d'écriture à Lagos.
Her yaz, Lagos'ta, yazarlık seminerleri veriyorum.Elke zomer geef ik schrijfworkshops in Lagos.
Her yaz, Lagos'ta, yazarlık seminerleri veriyorum.Ensino "workshops" de escrita em Lagos todos os Verões.
Her yaz, Lagos'ta, yazarlık seminerleri veriyorum.Ich gebe jeden Sommer Schreibkurse in Lagos.
Her yaz, Lagos'ta, yazarlık seminerleri veriyorum.Jag undervisar på skrivarkurser i Lagos varje sommar.
Her yaz, Lagos'ta, yazarlık seminerleri veriyorum.Každé léto vedu workshopy psaní v Lagosu.
Her yaz, Lagos'ta, yazarlık seminerleri veriyorum.여름마다 라고스에서 글쓰기 워크샵을 진행하고 있습니다.
Her yaz, Lagos'ta, yazarlık seminerleri veriyorum.Kreatív írást tanítok Lagoszban minden nyáron.
Her yaz, Lagos'ta, yazarlık seminerleri veriyorum.Opetan kirjoitustyöpajoissa Lagosissa joka kesä.
Her yaz, Lagos'ta, yazarlık seminerleri veriyorum.Predau ateliere de creaţie în Lagos în fiecare vară.
Her yaz, Lagos'ta, yazarlık seminerleri veriyorum.Prowadzę warsztaty pisarskie w Lagos.
Her yaz, Lagos'ta, yazarlık seminerleri veriyorum.Saya mengajar di pelatihan menulis di Lagos setiap musim panas.
Her yaz, Lagos'ta, yazarlık seminerleri veriyorum.Tengo workshop di scrittura a Lagos ogni estate.
Her yaz, Lagos'ta, yazarlık seminerleri veriyorum.Tôi mở một lớp dạy viết ở Lagos vào mỗi mùa hè.
Her yaz, Lagos'ta, yazarlık seminerleri veriyorum.Vsako poletje vodim tudi delavnice pisanja v Lagosu.
Her yaz, Lagos'ta, yazarlık seminerleri veriyorum.Каждое лето я преподаю семинары для писателей в Лагосе.
Her yaz, Lagos'ta, yazarlık seminerleri veriyorum.Кожного літа я веду в Лагосі семінари для письменників,
Her yaz, Lagos'ta, yazarlık seminerleri veriyorum.Преподавам на семинари за писатели в Лагос всяко лято.
Her yaz, Lagos'ta, yazarlık seminerleri veriyorum.אני מלמדת סדנאות כתיבה בלאגוס כל קיץ.
Her yaz, Lagos'ta, yazarlık seminerleri veriyorum.أقوم بتدريس ورش عمل عن الكتابة في لاغوس كل صيف.
Her yaz, Lagos'ta, yazarlık seminerleri veriyorum.どれだけ多くの人が申し込んで
Latin Amerika'daki ve dunyadaki en yuksek okur-yazarlik oranlarindan birine sahipler.Analfabetyzm tam praktycznie nie istnieje. Analfabetyzm tam praktycznie nie istnieje.