Ne yazık ki babamız cennette değil, bir hücrede.Unfortunately, our father is not in heaven, but in a jail cell.
Sümercenin bilinen en eski yazılı dil olduğu düşünülüyor.Sumerian is thought to be the oldest known written language.
Yazılımınızın düzenli aralıklarla güncellenmesi gerek.Your software needs to be updated periodically.
Yazılımını güncelle.Update your software.
Yazılımınızı güncelleyin.Update your software.
Yazılımınız güncel.Your software is up-to-date.
Yazılımım güncel mi?Is my software up-to-date?
Yazılım güncellendi.The software has been updated.
Yazılımınız güncellenmeli.Your software should be updated.
Yazılımınızın güncellenmesi gerek.Your software needs updating.
Yazılımımı güncelledim.I updated my software.
Yazılımını güncelledim.I updated your software.
Yazılımım güncellendi mi?Was my software updated?
Yazılımımı güncelle.Update my software.
Yazılımımı günceller misin?Would you update my software?
Yazılımımı güncelleyebilir misin?Can you update my software?
Yazılımı güncelleyebilir misin?Can you update the software?
Yazılımımızı güncelleyebilir misin?Can you update our software?
Videoyu oynatabilmeniz için yazılımınız güncel olmalı.Your software should be up-to-date to play the video.
Tüm kitap elle yazılmış.The entire book was written by hand.
Yazın dağlara gitmeyi tercih ederim.I'd rather go to the mountains in summer.
Ne yazık ki Tom tutuklanacak.I'm afraid Tom will be arrested.
Ne yazık ki, senin görüşünü paylaşmıyorum.Unfortunately, I don't share your opinion.
Ne yazık ki, senin görüşlerini paylaşmıyorum.Unfortunately, I don't share your views.
Fal kurabiyelerinin içinde bulunan falları kim yazıyor?Who writes the fortunes that are inside fortune cookies?
Arkadaşlarım bir anı yazısı yazmam için beni zorladı.My friends pushed me to write a memoir.
Ne yazık ki onu görmedim.What a pity that I did not see it.
Kelimeyi büyük harfle yazınca anlamı biraz daha farklı oluyor.The word takes on a somewhat different meaning when capitalized.
Tom el yazısını gizlemeye çalıştı.Tom tried to disguise his handwriting.
Ben bir mektup yazıyordum.I was writing a letter.
Lütfen doğum tarihinizi buraya yazın.Please write your date of birth here.
Cinas ne yazık ki çevrilemez.The pun is unfortunately untranslatable.
Bir Japon yazını yaşadınız mı?Have you experienced a Japanese summer?
Yazın gölette çıplak yüzmeyi severim.In the summer I like to swim naked in the pond.
Kutsal yazıların orijinal dilini hiç kimse bilmez.Nobody knows the original language of their holy writings.
Kutsal yazılar, çöl insanlarından geliyor.The holy writings come from desert people.
Ne yazık ki ambulans çok geç geldi.Unfortunately, the ambulance arrived too late.
Ne yazık ki Tom bugün buraya gelemedi.It's a pity that Tom couldn't be here today.
Bu mektubun Tom tarafından yazıldığını mı düşünüyorsun?Do you think this letter was written by Tom?
Ne yazık ki komplikasyonlar olabilir.Unfortunately, there may be complications.
Hiç Fransızca yazılmış kitabın var mı?Do you have any books written in French?
Tom'un el yazısını okumak çok zor.Tom's handwriting is very hard to read.
Tom'un el yazısı neredeyse okunaksız.Tom's handwriting is almost illegible.
Yazık olmuş Tom da gelemedi.It's a shame Tom couldn't come, too.
Ne yazık ki, yardım çok geç geldi.Unfortunately, help came too late.
Tom'un el yazısı okunaksız.Tom's handwriting is unreadable.
Bu rapor Tom tarafından yazıldı.This report was written by Tom.
O kitap Fransızca yazılmış.That book is written in French.
Müdür yeni bir biçim kullanarak raporun yeniden yazılmasını istiyor.The manager wants the report rewritten using the new format.
Bir anahtar yazı masasının üstünde duruyor.A key is lying on the writing-table.
Bu kitap başlangıç seviyesindeki kişilere yönelik yazılmıştır.This book is geared towards beginners.
Yazım hatası fark ettiğin için teşekkürler.Thanks for spotting the typo.
Bu nasıl yazılıyor?How is that spelled?
Onunki geriye doğru eğimli iken onun el yazısı ileri doğru eğimlidir.His handwriting slants forwards, whereas hers slants backwards.
Tom yeni bir kitap yazıyor.Tom is writing a new book.
Sen bile aygıt yazılımını güncelleştirmedin.You haven't even updated the firmware?
Yazın kısa kollu gömlekler giyerim.In the summer, I wear short-sleeve shirts.
El yazısı metin okunamıyor.The handwritten text is illegible.
Ne yazık ki o bana daha önce söylemedi.What a pity that she didn't tell me earlier.
Eğer şimdi vazgeçersen büyük bir yazık olur.It would be a great pity if you gave up now.