Ben bir fırçayla nasıl kanci yazılacağını öğreniyorum.I've been learning how to write kanji with a brush.
Tom yerel gazete için yazılar yazardı.Tom used to write articles for the local newspaper.
Tahtada ne yazılı olduğunu okuyabiliyor musun?Can you read what's written on the blackboard?
Doktora teziniz İngilizce yazılmış olmalı.Your PhD thesis has to be written in English.
Arkadaşlarım tarafından yazılmış müzik çalmayı severim.I like to play music written by my friends.
Şu anda Tom'a bir mesaj yazıyorum.I'm writing a message to Tom right now.
Bu rapor çok uyduruk yazılmış.This report is very sloppily written.
Söylediklerimi yazın lütfen.Please write down what I say.
Lütfen buraya adınızı yazın.Please write your name here.
Lütfen isminizi buraya yazın.Please write your name here.
Onun doktora tezi İngilizce yazılmak zorunda.Her PhD thesis has to be written in English.
Zaman müthiş bir öğretmendir, ama ne yazık ki tüm öğrencilerini öldürür.Time is a great teacher, but unfortunately it kills all its pupils.
Ben şu anda kız arkadaşıma bir mektup yazıyorum.I'm just writing a letter to my girlfriend.
Mary'e mi mesaj yazıyorsun?Are you texting Mary?
Bu bir yazım hatası.It's a slip of the pen.
Agrafili insanlar bir beyin hasarı nedeniyle yazı yazamazlar.People with agraphia can't write due to a brain injury.
Tarih galipler tarafından yazılır.History is written by the victors.
Tarih kazananlar tarafından yazılır.History is written by the winners.
Belli ki bir yazım hatası var.It's obviously a typo.
Bence bu gramer hatasından çok, bir yazım hatası.I think it's just a typo, rather than a grammatical error.
Sekreterim metinlerimi yazıyor ve asistanım telefonda konuşuyor.My secretary is typing my texts and my assistant is talking on telephone.
Matematik profesörü, kanıtı yazı tahtasına yazdı.The math professor wrote the proof on the chalkboard.
O, annesine bir mektup yazıyor.He's writing his mother a letter.
Yazı yazdığım kalem Tom'a aittir.The pen I am writing with belongs to Tom.
Çok yazık.It's a pity.
Yazın, kızlar genellikle ya nehirde ya da parkta yüzmeye gider.In summer, the girls usually go swimming either at the river or at the park.
Tom onun el yazısını tanıdı.Tom recognized her handwriting.
Tom Mary'nin el yazısını tanıdı.Tom recognized Mary's handwriting.
Ertesi sabah o, posta kutusunda elle yazılmış bir mektup buldu.The next morning he found a handwritten letter in the letterbox.
Bu mektup büyük bir aceleyle yazıldı ve birçok hata içerir.This letter was written in great haste and contains many errors.
Ne yazık ki bu güzel sözler benim değil.Unfortunately those beautiful words are not my own.
Bu yazıda çevrilemezleri nasıl çevireceğinizi öğreneceksiniz.In this article you will learn how to translate the untranslatable.
Ben o kitap için bir eleştiri yazısı yazacağım.I will write a review of that book.
Bu cümle bir karışıklık. Bir yabancı tarafından mı yazıldı?This sentence is a mess. Was it written by a foreigner?
Ne yazık! O iyi bir profesördü. Huzur içinde yatsın.What a pity! He was a good professor. May he rest in peace.
O, kitapçıdaki İngilizce yazılmış bir kitabı aldı.He has bought a book written in English in the book store.
O, kitapçıdaki İngilizce yazılmış bir kitabı satın aldı.He has bought a book written in English in the book store.
Şimdi bir mektup yazıyor musun?Are you writing a letter now?
Yazım çok önemlidir.Orthography is very important.
Yazın soğuk karpuz gibi bir şey yok.There's nothing like cold watermelon in the summer.
Yazık oldu.It was a bummer.
El yazısı kompozisyonlar kabul edilmeyecektir.Handwritten essays won't be accepted.
Ne yazık ki Tom'un bir can yeleği yoktu ve o yüzemedi.Unfortunately, Tom didn't have a lifejacket and he couldn't swim.
Ne yazık ki artık birçok insan bize güvenmiyor.Unfortunately, many people don't trust us anymore.
Şu anda yeteri kadar paramız yok, ne yazık ki.We don't have enough money now, unfortunately.
Ne yazık ki, o olmadı.Unfortunately, that didn't happen.
Ne yazık ki o olmadı.Regrettably, that didn't happen.
Bir yazıcım yok.I don't have a printer.
Neden blog yazıyorsun?Why do you blog?
Biz yazın genellikle dışarıda sundurmada yemek yeriz.We usually eat outside on the porch in the summer.
Tom bir yazılım mühendisidir.Tom is a software engineer.
Ne yazık ki, o olmayacak.Unfortunately, that won't happen.
Hâlâ şarkılar yazıyorum.I still write songs.
Bu çok bilgilendirici bir yazı.This is a very informative article.
Yalan söylediğin için yazıklar olsun.Shame on you for lying.
Ne yazık ki plan ters tepti.Unfortunately, the plan backfired.
Bu iyi yazılmış bir makale.This is a well-written article.
O şarkı Tom tarafından yazıldı.That song was written by Tom.
Yazın berbat.Your writing is horrible.
Hedeflerinizi yazın.Write your goals down.