Ana içeriğe geç
Sözlük

yazı ile cümle

yazı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ne yazık ki, o, rüyasını anlamadan öldü.Sadly, she died before she could realize her dream.
Senin el yazın dağınık.Your handwriting is messy.
Babam özel kuvvetlere yazılma kararıma karşı çıktı.My father opposed my decision to enlist in the special forces.
Ben gönüllü olarak askere yazıldım.I enlisted voluntarily.
Onlara yazıyorum.I'm writing to them.
Ona yazıyorum.I'm writing to him.
Bu mektubu ona yazıyorum.I'm writing this letter to him.
Ne yazık ki size zarar verebilirim.I'm afraid I may hurt you.
Ne yazık ki onlara zarar verebilirim.I'm afraid I may hurt them.
Ne yazık ki ona zarar verebilirim.I'm afraid I may hurt him.
Ne yazık ki onu incitebilirim.I'm afraid I may hurt her.
Ne yazık ki onları incitirim.I'm sorry I hurt them.
Tom bir roman yazıyor.Tom is writing a novel.
Ne yazık ki, bu yapılmadı.Unfortunately, this wasn't done.
Ne yazık ki, biz onun işinin geri kalanını bilmiyoruz.Unfortunately, we don't know the rest of his work.
Ne yazık ki, biz onun eserlerinin geri kalanına aşina değiliz.Regrettably, we aren't familiar with the rest of her works.
Onun el yazısı okunaksızdır.His handwriting is unreadable.
Ne kadar da güzel yazıyorsun!How beautifully you write!
Tom, Mary'ye bir mektup yazıyor.Tom is writing a letter to Mary.
Dan orduya yazıldığını ailesine bile söylemedi.Dan didn't even tell his family that he was enlisting in the army.
Ne yazık ki, cömertlik kocamın belirgin özelliklerinden biri değil.Unfortunately, munificence is not one of the salient features of my husband.
O bir şey yazıyor.He is writing something.
İngilizce yazımı fonemik değildir.English spelling is not phonemic.
Dan, Linda'nın el yazısında bir mektup aldı.Dan received a letter in Linda's handwriting.
Bu kitap çok iyi yazılmış.This book is very well written.
Bu kitap iyi yazılmış.This book is well written.
Duvarlarda duvar yazısı var.There's graffiti on the walls.
Ne yazık ki Tom bizimle gelemiyor.It's a pity that Tom can't come with us.
Tom Mary'ye üzerinde adresi yazılı bir kağıt parçası verdi.Tom handed Mary a piece of paper with his address written on it.
Yazın nasıl gidiyor?How's your summer going?
Sen bunu yazıyor musun?Are you writing this down?
Ne hakkında yazıyorsun?What are you writing about?
Dan ve Linda yazı birlikte geçirdiler.Dan and Linda spent the summer together.
İnsanlar yazın genellikle buralarda ne yapar?What do people usually do in the summer around here?
Tom'a bu yaz bizimle kalmak için gelmesini öneren yazı yazdım.I've written to Tom suggesting that he come stay with us this summer.
El yazın gerçekten çok güzel.You have really good handwriting.
Ülkemin adı hiç artikel olmadan yazılır.The name of my country is written without any article.
Ülkemin adı herhangi bir artikel olmadan yazılır.The name of my country is written without any article.
Yazıcı çalışmıyor.The printer doesn't work.
Yazar yazıyor.The writer is writing.
Kız yazıyor.The girl is writing.
İrlandalı bir kız yazıyor.An Irish girl is writing.
Keşke oluşan adaletsizliği çözebilsem. Ne yazık ki bu mümkün değil.I wish I could undo the injustice that has occurred. Unfortunately, that is not possible.
Ne yazık ki, haklısın.Unfortunately, you're right.
Tom ve Mary yazı birlikte geçirdiler.Tom and Mary spent the summer together.
Ne yazık ki ne söylediğini anlamıyorum.I'm afraid I don't understand what you're saying.
O makale İngilizce yazıldı.That article was written in English.
Ne yazık ki, umudum bir yanılsamaymış.Unfortunately, my hope was an illusion.
Bu yazılımı nasıl yükseltebilirim?How can I update this software?
Bu yazılımı nasıl güncelleştirebilirim?How can I update this software?
Bu kitap basit İngilizceyle yazılmıştır, bu nedenle okumak senin için kolay olmalı.This book is written in simple English, so it should be easy for you to read.
Not Fransızca yazıldığı için onu okumam kolaydı.Since the note was written in French, it was easy for me to read.
Tom bana üzerinde adresi yazılı olan bir kağıt parçası uzattı.Tom handed me a piece of paper with his address written on it.
Yazılması gereken her şeyi zaten yazdım.I've already written everything that needs to be written.
Not Fransızca yazıldığı için okuyamadım.Since the note was written in French, I couldn't read it.
Tom odasında, büyük annesine bir mektup yazıyor.Tom is in his room, writing a letter to his grandmother.
Bu gün senin için söylediğim bütün şarkılar benim tarafımdan yazıldı.All the songs I sang for you today were written by me.
Sayfada yazılı tek kelime "kurbağa" kelimesiydi.The only word written on the page was the word "frog."
Bu rapor kötü yazılmış ve hatalarla dolu.This report is badly written and is full of mistakes.
Dün Fransızca yazılmış bir e-posta aldım.I got an email yesterday that was written in French.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod