Ana içeriğe geç
Sözlük

yaymak ile cümle

yaymak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
İspanyollar hristiyanlık inancını Japonya'da yaymak istiyorlardı.Pomagao je širenju isusovaca u Španjolskoj.
Bilgisayar yalan bilgiyi yaymak için kullanılamaz.Pri prepise genetickej informácie nie sú používané.
Çakmak ve Yaymak fiilleri ile de uzaktan bağlantılıdır.Zaplet in razplet sta ločena z intermezzom.
İspanyollar hristiyanlık inancını Japonya'da yaymak istiyorlardı.Portugalai siekė skleisti krikščionybę.
Hristiyanlık dininin ve Avrupa kültürünün yaymak istenilmesi.Susidarė palankios sąlygos krikščionybei ir europinei kultūrai plisti.
New Lanark'ta yarattığı komünel sistemi yaymak için uğraşmaya başladı.New Lanarke išliko jo įkurta pramoninė bendruomenė.
Onu Anti-Sovyet propagandasını yaymakla suçlamışlardı.Seekord süüdistati teda nõukogudevastase kirjanduse omamise ja levitamise eest.
Üsâse dedikoduları yaymaktan sorumlu tutuldular.Kuuldustest, et juhid on ära viidud vallandas pahameeletormi.
Örgütü yaymak istiyorlardı ve paraların büyük bir kısmını yurt dışından temin ediyorlardı.Nad tegutsesid aktiivselt tema teoste ettekandmise nimel ja aitasid partituure välismaale toimetada.
Almanca' da 'koku' kelimesinden gelmekte olup oksitleri turp gibi kuvvetli koku yaymaktadır.A szag görög nevéből. Oxidjainak retekre emlékeztető illata van.
Almanca' da 'koku' kelimesinden gelmekte olup oksitleri turp gibi kuvvetli koku yaymaktadır.Dalla parola greca che significa « odore ». I suoi ossidi hanno odori molto forti.
Almanca' da 'koku' kelimesinden gelmekte olup oksitleri turp gibi kuvvetli koku yaymaktadır.De la palabra griega que significa « olor ». Sus óxidos huelen fuertemente a rábanos.
Almanca' da 'koku' kelimesinden gelmekte olup oksitleri turp gibi kuvvetli koku yaymaktadır.Græsk for "lugt". Dets oksider lugter kraftigt ligesom radisser.
Almanca' da 'koku' kelimesinden gelmekte olup oksitleri turp gibi kuvvetli koku yaymaktadır.Grec pour « & #160; sent & #160; ». Son oxyde sent fortement une odeur de radis.
Almanca' da 'koku' kelimesinden gelmekte olup oksitleri turp gibi kuvvetli koku yaymaktadır.Grekiska för 'lukt'. Dess oxid luktar starkt av rädisor.
Almanca' da 'koku' kelimesinden gelmekte olup oksitleri turp gibi kuvvetli koku yaymaktadır.Griechisch für‚ riechen‘. Seine Oxide riechen stark nach Radieschen.
Almanca' da 'koku' kelimesinden gelmekte olup oksitleri turp gibi kuvvetli koku yaymaktadır.Grieks voor 'geur'. Haar oxide ruikt sterk naar radijsjes.
Almanca' da 'koku' kelimesinden gelmekte olup oksitleri turp gibi kuvvetli koku yaymaktadır.O Grego para 'cheiro'. O seu óxido tem um cheiro forte.
Almanca' da 'koku' kelimesinden gelmekte olup oksitleri turp gibi kuvvetli koku yaymaktadır.Po grecku 'zapach'. Jego tlenki mają silny zapach, jak rzodkiewki.
Almanca' da 'koku' kelimesinden gelmekte olup oksitleri turp gibi kuvvetli koku yaymaktadır.Řecké slovo pro 'pach'. Jeho oxidy silně páchnou po ředkvičkách.
Almanca' da 'koku' kelimesinden gelmekte olup oksitleri turp gibi kuvvetli koku yaymaktadır.Ελληνική λέξη 'οσμή'. Το οξείδιά του μυρίζουν έντονα όπως τα ραπανάκια.
Almanca' da 'koku' kelimesinden gelmekte olup oksitleri turp gibi kuvvetli koku yaymaktadır.Грецькою означає « пахнути ». Його оксиди пахнуть сильно, як редька.
Almanca' da 'koku' kelimesinden gelmekte olup oksitleri turp gibi kuvvetli koku yaymaktadır.يوناني لـ له مثل
Almanca' da 'koku' kelimesinden gelmekte olup oksitleri turp gibi kuvvetli koku yaymaktadır.ギリシャ語で「におい」。その酸化物はダイコンのような強い臭いがします。
Aynı zamanda bunu yapmayı diğer bilim insanlarına öğretmek ve yaymak için de sabırsızlanıyorum.간절히 바랍니다.
Aynı zamanda bunu yapmayı diğer bilim insanlarına öğretmek ve yaymak için de sabırsızlanıyorum.אלא לקדמו וללמד מדענים אחרים לעשות זאת.
Aynı zamanda bunu yapmayı diğer bilim insanlarına öğretmek ve yaymak için de sabırsızlanıyorum.ولكن أيضا لتعزيز وتعليم العلماء الآخرين كيفية القيام بذلك.
Aynı zamanda bunu yapmayı diğer bilim insanlarına öğretmek ve yaymak için de sabırsızlanıyorum.皆さんご存知のように、学者の世界は内向的になりがちです
Az gelişmiş ülkeler şu anda gelişmiş ülkelerden daha fazla CO yaymaktadır.2 industrializzati. L’efficienza dei pozzi naturali di assorbimento di CO
Az gelişmiş ülkeler şu anda gelişmiş ülkelerden daha fazla CO yaymaktadır.C O отколкото развитите страни.
Az gelişmiş ülkeler şu anda gelişmiş ülkelerden daha fazla CO yaymaktadır.Die weniger entwickelten Länder stoßen zwischenzeitlich mehr
Az gelişmiş ülkeler şu anda gelişmiş ülkelerden daha fazla CO yaymaktadır.Los países menos desarrollados emiten ahora más CO que los países desarrollados.
Az gelişmiş ülkeler şu anda gelişmiş ülkelerden daha fazla CO yaymaktadır.Menej vyspelé krajiny vypúšťajú teraz viac ako vyspelé krajiny. Prirodzené
Az gelişmiş ülkeler şu anda gelişmiş ülkelerden daha fazla CO yaymaktadır.Méně rozvinuté země nyní vypouštějí více CO než rozvinuté země.
Az gelişmiş ülkeler şu anda gelişmiş ülkelerden daha fazla CO yaymaktadır.Minder ontwikkelde landen stoten nu meer CO uit dan ontwikkelde landen.
Az gelişmiş ülkeler şu anda gelişmiş ülkelerden daha fazla CO yaymaktadır.Mindre utvecklade länder släpper nu ut mer koldioxid än industriländerna.
Az gelişmiş ülkeler şu anda gelişmiş ülkelerden daha fazla CO yaymaktadır.Nagyratörő cél, mégis mindenképp el kell érni, mert a helyzet rendkívül súlyos.
Az gelişmiş ülkeler şu anda gelişmiş ülkelerden daha fazla CO yaymaktadır.Obecnie, mniej rozwinięte kraje są źródłem większych emisji CO niż
Az gelişmiş ülkeler şu anda gelişmiş ülkelerden daha fazla CO yaymaktadır.Olhar para o futuro: para além de Quioto do que os países mais desenvolvidos.
Az gelişmiş ülkeler şu anda gelişmiş ülkelerden daha fazla CO yaymaktadır.ότι οι εκπομπές CO
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varBekymringer af min egen ligge tungt i mit bryst; Hvilket du vil udbrede, at den perst
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varBetegségeinket az enyém hazugság nehéz a mellemen, melyik akarsz terjeszteni, hogy ez perst
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varChagrins de ma propre mensonge lourd dans ma poitrine; Que tu veux propager, de l'avoir prest
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varDolores de la mentira de mi propia pesada en mi pecho, lo que tú quieres propagar, a su prest
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varDolori della mia menzogna pesanti nel mio petto; che tu vuoi propagare, alla sua prest
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varDores de mentira minha própria pesado em meu peito, o que tu queres propagar, para tê-lo prest
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varDuka dari kebohongan-Ku sendiri berat di dadaku; yang engkau menyebarkan layu, untuk memilikinya perst
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varGriefs lời nói dối của ta nặng trong vú của tôi, ngươi héo tuyên truyền, nó perst
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varGriefs moje lastne laži težko v mojih prsi; Katero hočeš širijo, da so ga perst
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varGriefs تكمن الخاصة بالألغام الثقيلة في صدري ؛ نشر أي أنت الذبول ، لأنها قد perst
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varKummer meiner eigenen liegen schwer in meiner Brust; Welche wirst du zu propagieren, um es prest
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest var내 가슴에 심한 내 자신의 거짓말의 슬픔, 그대가 시들고 전파, 그것이 perst 가지고
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varSmarten van mijn eigen liggen zwaar in mijn borst, die gij wilt verspreiden, om het te laten prest
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varSmutek z mego leżą ciężkich w piersiach, Które ty propagują, jego perst
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varSorger i min egen ligger tungt i mitt bröst, som du vissnar propagera till att den perst
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varSuferinţele de minciună propria Mea grele în piept mea; care le-ai propaga vei, să îl perst
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varSurut minun omien valheen raskas rinnassani; Mitä tahdot etenevät, on se perst
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varŽalý ja sám leží ťažké v mojej hrudi, ktorú si chceš množiť, aby si to napriek tomu
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varŽaly já sám leží těžké v mé hrudi, kterou jsi chceš množit, aby si to prest
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varΠόνους μου το δικό βρίσκονται βαριά στο στήθος μου? Ποια θέλεις διαδίδουν, να έχουν perst
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod